Kuşak ve Yol Girişimi'ne Karşı IMEC Projesi

Makale

Mevcut küresel düzen parçalanma eğilimi gösteren bir momentumun eşliğinde yeni bir dünya düzenine doğru dönüşüme başladı. Büyük güç rekabetinin öne çıktığı bu yeni normalde asıl muharebenin ekonomik cephede gerçekleşeceği söylenebilir....

Mevcut küresel düzen parçalanma eğilimi gösteren bir momentumun eşliğinde yeni bir dünya düzenine doğru dönüşüme başladı. Büyük güç rekabetinin öne çıktığı bu yeni normalde asıl muharebenin ekonomik cephede gerçekleşeceği söylenebilir. Geçen günlerde yapılan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nin oluşturduğu BRICS ile G20 zirveleri de bu muharebenin ayak seslerini barındırıyor.

Hindistan'da yapılan G20 Zirvesi'nin en önemli çıktısı, Hindistan'ı Orta Doğu'ya, Orta Doğu'yu da Avrupa'ya bağlayacak bir demir yolu ve liman ağı kurulması planının duyurusu oldu. Birçok uzmanın Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne (KYG) alternatif olarak algıladığı bu yeni Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Hindistan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fransa, Almanya, İtalya ve Avrupa Birliği (AB) liderleri tarafından ortaklaşa duyuruldu. Koridorla ilgili bir mutabakat zaptı da imzalandı. Hindistan'ı Körfez ülkeleri ve Avrupa'ya bağlayacak koridorun Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasındaki ticaret bağlantılarını genişleterek ekonomik kalkınmayı teşvik etmesi planlanıyor. Girişim kapsamında 2 farklı koridor söz konusudur. Bunlar; Hindistan'dan Orta Doğu'ya yönlendirilen Doğu Koridoru ve Orta Doğu'dan Avrupa'ya uzanan Kuzey Koridoru'dur. Koridor 3 kıta arasında işleyecek ve limanları birbirine demir yolu, kara yolu ve deniz yoluyla bağlayacaktır. Koridorun temel hedefleri bölgesel tedarik zincirlerinin güvenliğini sağlamak, maliyetleri düşürmek, Asya-Orta Doğu ve Avrupa arasında geniş bir entegrasyon sağlamak olarak sıralanabilir.

​​​​​​​Ev sahipleri ne düşünüyor?

Mutabakat zaptını imzalayan ülkeler 60 gün içinde hızlıca hareket ederek bir eylem planı hazırlamayı düşünüyor. Şu aşamada söz konusu koridorla ilgili yeterince bilgi bulunmuyor. Ancak ABD Başkanı Joe Biden'a göre koridor "Ezber bozan tarihi bir adım." olarak nitelendiriliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu ise Hindistan'ı Orta Doğu üzerinden Avrupa'ya bağlayan girişimi "Orta Doğu'nun ve İsrail'in çehresini değiştirecek ve tüm dünyayı etkileyecek tarihteki en büyük işbirliği projesi" olarak tanımlıyor. Netanyahu, Asya'dan Avrupa'ya altyapıyı birbirine bağlayacak bu uluslararası projenin odağında İsrail'in de yer aldığını hassaten vurguluyor. Mutabakat zaptına imza atan ülkeler arasında yer almasa da İsrail'in Hayfa Limanı koridorun en kritik geçiş noktalarından biri olacak.

Bu arada AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de koridoru "Hindistan, Orta Doğu ve Avrupa arasındaki en verimli güzergah" olarak tanımlarken, nakliye süresinin yüzde 40 oranında azalacağını ve bunun da maliyetlere yansıyacağını vurguladı. Bu bağlamda, Hindistan'la Avrupa arasında Süveyş Kanalı üzerinden 20-25 gün süren kargo akışlarının önemli ölçüde hızlanabileceği tahmin ediliyor. Ancak nakliye sırasında demir yolu ve deniz yolu arasındaki taşınma maliyetinin ne boyutta olacağı konusunda yapılmış bir çalışma bulunmuyor.

Yeni ekonomik koridorun tam merkezinde ise Suudi Arabistan bulunuyor. Suudi Arabistan özellikle son dönemde Çin'le ilişkilerini derinleştirdi ve İran'la sorunlarını minimize eden bir perspektif geliştirdi. Dolayısıyla koridor Biden yönetiminin Suudi Arabistan'ı Çin'den uzaklaştırma ve İsrail'le yakınlaştırma girişiminin bir parçası olarak düşünülebilir.

ABD'nin bu projeyle ilgili bir başka stratejik hedefi ise hem BRICS hem de G20'de önemli bir aktör olan Hindistan'ın, Çin-Rusya hattından uzaklaştırılması şeklinde okunabilir. Özellikle Suudi Arabistan'la İran'ın Çin arabuluculuğuyla yakınlaşması ve son BRICS Zirvesi'nde yaşanan gelişmeler ABD'nin bu hamlesini hızlandırmışa benziyor.

Türkiyesiz bir koridor olmaz

Koridorla ilgili haritalardan da anlaşılacağı gibi Türkiye koridor içinde bulunmuyor. İlgili duyurunun yapılmasından sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Türkiyesiz bir koridor olmaz. Doğu'dan Batı'ya trafik için en uygun hat Türkiye üzerinden geçmek durumunda." diyerek tavrını net bir şekilde ortaya koydu.

Bu noktada akla Türkiye'nin de içinde bulunduğu "Kalkınma Yolu Projesi" geliyor. Türkiye'yi Basra Körfezi'ndeki Fav Limanı'na bağlayan 1200 kilometrelik demir yolu ve otoyolu içinde barındıran "Kalkınma Yolu Projesi", yeni İpek Yolu olarak tanımlandı. Türkiye ile Irak bu konu üzerinde somut adımlar da attı.

Kalkınma Yolu Projesi'nde amaç Süveyş Kanalı'ndan çıkan hatta alternatif yaratarak daha hızlı ve ucuz bir opsiyon ortaya koymaktı. Ancak Kalkınma Yolu Projesi, Çin'in KYG ile birlikte yani Türkiye'nin de içinde bulunduğu Orta Koridor ile birlikte analiz edilmelidir. Daha doğrusu, Kalkınma Yolu Projesi Orta Koridora güneyden yapılacak çok önemli bir bağlantı olarak düşünülebilir.

Türkiye'nin IMEC'e atfedilen haritalarda yer almaması biraz da bundan kaynaklanıyor olabilir. IMEC ile yapılan hamle Süveyş Kanalı'na alternatif bir başka hattı ortaya çıkarabilir mi belirsiz. Girişim bu haliyle akıllara 2021 yılında yapılan G7 Zirvesi'ni hatırlattı. 2021 yılında İngiltere'de gerçekleşen G7 Zirvesi'nde Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatif bir planın duyurusu yapılmıştı. "Daha iyi bir dünyayı yeniden inşa et." ya da "B3W" adıyla duyurulan planın bir yol haritası yoktu. Bunun sebebi de gerekli finansmanın olmamasıydı. Hatta o günkü Almanya Şansölyesi Angela Merkel G7'nin bu plan için henüz finansman ortaya koyma aşamasında olmadığını da özellikle vurgulamıştı.
(AA)
Devamı alttaki ilgili dokümanda...

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053

2000’li yılların başından itibaren görünür hale gelmeye başlayan söz konusu en büyük tehdit Rusya menşeili olarak ifade edilmektedir. Öyle ki o yıllardaki gelişmeler bunun göstergelerindendir. Buna karşın Rusya-Ukrayna arasındaki silahlı çatışmaların başlamasıyla ortaya çıkan yeni konjonktür başta A...;

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkedeki seçimlerin ardından ilk yurt dışı ziyaretini 16-17 Mayıs 2024'te Çin'e gerçekleştirdi. Bu ziyaret, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın güçlenmesine ve işbirliğinin derinleşmesine yönelik önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. ;

SSCB’nin yıkılmasının ardından onun halefi olarak kurulan Rusya Federasyonu, 1990’ların ilk yıllarında ulusal egemenliği sağlama, ülke içindeki siyasi ve ekonomik krizleri çözüme kavuşturmaya odaklanmıştır. Çünkü SSCB'nin çöküşü, etnik ve ulusal sorunları gün yüzüne çıkarmış, birçok etnik grup bağım...;

Avrasya kıtası tarih boyunca, sahip olduğu kaynaklar itibarıyla, bünyesinde güç merkezlerinin oluşması için uygun bir alanı oluşturmuştur. Avrasya içerindeki güçlerin kendi aralarında bitmeyen mücadeleleri sonucunda ise tarihte ilk defa bu kıta dışında bir güç merkezi ortaya çıkmıştır.;

Küresel hegemonya mücadelesi giderek sertleşirken jeopolitik saiklerin daha akışkan olduğu yeni bir döneme giriliyor. Bu yeni dönemde jeopolitik dinamikleri yeniden şekillendirmeyi planlayan iddialı projeler, stratejik pozisyon almak için uygun bir konjonktür yaratmayı hedefliyor. Bu projeler arasın...;

Çin ve Rusya’ya uygulanan Batı merkezli yaptırımlar küresel jeopolitikte köklü değişimlerin önünü açarken söz konusu iki ülkeyi de ilan edilmemiş stratejik bir ittifaka doğru sürüklüyor. Rusya ekonomisi üzerinde oluşan baskı ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Çin rekabetinin derinleşmesi, Çin ve R...;

Dünya hemen her konuda sınırın “ölçüsüzce“ zorlandığı “kritik“ bir dönemden geçmektedir. Başta zihin ve beden itibarıyla bizzat insan olmak üzere aile, toplum ve devlet gibi hemen her toplumsal ve siyasal yapı bu durumun bir yansıması olarak derin bir “güvenlik krizi“yle karşı karşıyadır. Uluslarara...;

Uzay sistemleri, Çin, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri için nükleer ve nükleer olmayan görevlerde temel bir öneme sahiptir ve uzay alanı, ulusal güvenlik stratejilerinde merkezi bir rol oynamaktadır. Üç devlet arasındaki stratejik rekabet ve çekişme ortamında, tehdit algıları en kötü senaryo düş...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.