Bilgi teknolojisi, son 40 yılda bilgisayarların daha küçük, daha hızlı, daha ucuz ve daha güçlü hâle gelmesiyle çok hızlı bir şekilde gelişti. Böylece teknoloji günlük hayatımızın bir rutini haline geldi. Yeni bilgi teknolojileri insanların yaşayış ve iletişim kurma şeklini, girişimcilerin iş yapma biçimini, mevcut iş kollarını ve hangi becerilere daha az, hangi becerilere daha çok ihtiyaç duyulduğu bilgisini değiştirmiş ve değiştirmeye de devam etmektedir.
Bu çalışma Türkiye’deki geleceğin okullarını öngörmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç için iki ana araştırma sorusu oluşturulmuştur: Algı ve temel global trendler ile ilişkili olarak gelecekte okullar nasıl olacaklar? ve Türkiye’de ki geleceğin okulları için olası senaryolar nedir?
Geleceğe dair bilgi sahibi olmak insanların her dönemde ilgisini fazlası ile cezbetmiştir. İnsanlar bunun için tarih boyunca farklı yöntemler kullanmışlar ve karar alırken bu yöntemleri dikkate almışlardır. Gelecek hakkında düşünmek oldukça riskli bir yoldur çünkü toplum geleceğe bakmaktansa geriye bakmaya eğilimi vardır. Anahtar Sözcükler: Gelecek Araştırmaları, Delfi Yöntemi, Senaryo Yöntemi, Trend Analizi
TASAM'da kuruculuğunu yaptığım ESTEN’de direktörlük görevim sürüyor. “Geleceğin Okullarını Keşfetmek” temasının ikinci kitabı olacak "Eğitimde Yapay Zekâ”'yı çok değerli meslektaş ve hocalarımın katkıları ile hazırlamaya devam ediyorum.
Eğitim son yıllarda ülkemizde en çok konuşulup tartışılan konuların başında gelmektedir. Sayısı milyonları bulan öğrenci - veli - öğretmen kitlesi bir yana, Türk halkının geneli için bu ilgi öyle bir hâle gelmiştir ki; eğitim meseleleri ülkemizin en temel gündemini oluşturmaktadır. Bu hâli ile eğitime verdiğimiz anlam; bizler için sadece kurumsal olarak öğretim yapmanın ötesine geçmiş, iktisadi ve idari açıdan tüm ülkenin geleceği olarak algılanmaya başlamıştır.