TÜRKİYE, ihmal ettiği Afrika Kıtası ile ilişkilerini geliştirme yönünde, bir süreden beri, önemli sayılabilecek gayretler sarf etmektedir. Bu gayretlerin en dikkati çekeni, hiç şüphesiz, 18-21 Ağustos 2008 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Birinci Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi olmuştur.
19. ve 20. yüzyılda Balkanlar için Avrupa'nın "barut fıçısı" tabiri kulla-nılagelmiştir. Bölgenin siyasal tarih bakımından özelliklerinden en önemlisi Avrupa'nın büyük devletleri arasındaki çıkar çatışmasına sahne olmasıdır1. Bu durum, Balkan devletleri arasında ortak anlayış ve birliğin kurulamaması ile bölgenin büyük devletler bakımından arz ettiği stratejik önemden kaynaklan­maktadır2.