Tunus`daki Gerilimin Yansımaları

Kuzey Afrika’nın istikrarlı ülkelerinden biri olarak bilinen Tunus’ta işsizliği ve hayat pahalılığını protesto etmek amacıyla başlatılan protestolar, ülkede şiddet olaylarını beraberinde getirirken, söz konusu olaylarda can kayıplarının artması ve şehir merkezlerinde sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi dikkatlerin bu ülke üzerinde toplanmasına neden olmuştur.
1956 yılında bağımsızlığını Büyük Britanya’dan kazanan ve yüzölçümü bakımından Afrika’nın en büyük ülkesi olan Sudan, 9 Ocak’taki referandum öncesi dünya gündemininde yer alan ülkelerin başında gelmektedir. Ancak bugün itibariyle ülkede yaşanan krizin, referandum sonrası tüm bölgeyi doğrudan etkileyecek olduğu da kabul edilmektedir.
Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında yakın bir ortaklığın oluşturulmasını, dünya genelinde yoksulluğun azaltılmasını ve yaşam koşullarının iyileştirilerek kalkınmanın sağlanmasını amaçlayan Milenyum Kalkınma Hedefleri (MKH), 2000 yılının Eylül ayında 189 ülke tarafından kabul edilmiştir. 1990 yılındaki göstergelere göre değerlendirilen söz konusu hedeflere 2015 yılına kadar ulaşılması planlanmaktadır.1
Kalkınmanın temellerinden ve Milenyum Kalkınma Hedefleri’ne (MKH) ulaşılmasının ön koşullardan birisi olarak nitelendirilen enerjiye yönelik talep, her geçen gün hızlı bir artış göstermektedir.1 Bu nedenle enerji ihtiyacının, 21. yüzyılın temel sorunlarından birisi olacağı sıkça ifade edilirken, aynı zamanda enerji kaynaklarının ulusal ve küresel güvenliğin de temel unsurları arasında yer aldığı kabul edilmektedir.
Birleşmiş Milletlerin (BM) öncülüğünde ve Türkiye’nin ev sahipliğinde başta Afrika Birliği olmak üzere çok sayıda bölgesel örgütün temsilcilerinin katılımlarıyla 21- 23 Mayıs tarihlerinde Somali’nin yeniden yapılanmasını ve kalkınmasını amaçlayan konferans, söz konusu ülkedeki kalıcı barışın tesisi açısından önemli bir adım olarak nitelendirilmektedir.

Seçimlerin Ardından Sudan

24 yıllık uzun bir sürecin ardından ilk çok partili ve aynı zamanda oldukça tartışmalı olarak nitelendirilebilecek seçimlerin gerçekleştirildiği Sudan’da ülkenin önde gelen gazetelerinden Sudan Tribune, Ulusal Kongre Partisi (NCP) ile Güney Sudan Halkı Özgürlük Hareketi’nin (SPLM) seçim sonuçlarını kabullendiklerini duyurdu.1
1998 yılında kabul edilen ve Türk Dış Politikası’nda çok taraflı bir dış politika anlayışının güzel bir örneği olarak nitelendirilebilecek olan “Afrika’ya Açılım Eylem Planı”nda Afrika ülkeleriyle ikili ve çok taraflı siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi, uluslararası ve bölgesel kuruluşlar nezdinde Afrika ülkeleriyle temasların arttırılması,
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Afrika gezisi kapsamında Sahra altı Afrika bölgesinde yer alan Kenya, G. Afrika, Angola, Kongo D.C., Nijerya, Liberya ve Kape Verde’yi ziyaret edecek. Söz konusu gezi kapsamındaki ülkeler, genel olarak ABD’nin Afrika politikasında öncelikli konumda bulunan ve kilit olarak adlandırılan ülkeler arasında yer almaktadırlar.
Altyapı, bir bölgede ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesinde temel ya da bir diğer ifadeyle zorunlu bir gereksinimdir. Günümüz itibariyle, Afrika’nın altyapısının son derece yetersiz olduğunu ifade etmek mümkündür. Buna karşın Afrikalı liderler, kıtadaki altyapının geliştirilmesinin aciliyetini bugün daha iyi görmektedirler.
Son dönemde Afrika kıtası ile ilişkilerde büyük bir atılım gerçekleştiren Türkiye, ekonomik ve siyasi işbirliği konularında reform paketlerini uygulamaya koyarken, sahip olduğu tecrübeyi, kıtadaki ülkelere aktarma konusunda önemli faaliyetler göstermektedir. Bu süreçte, kıta ülkeleri ile kültürel ve sosyal alanlarda da gelişen ilişkileri gözlemlemek mümkündür.

10. Afrika Birliği Zirvesi

Afrika Birliği’nin 10. Zirvesi, 31 Ocak- 2 Şubat 2008 tarihleri arasında Etiyopya’nın başkenti ve aynı zamanda örgütün merkezinin bulunduğu Addis Ababa’da gerçekleştirildi.