Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Bosna-Hersek Ziyareti

Yorum

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Bosna-Hersek’i ziyaret ederek üst düzey temaslarda bulundu. Davutoğlu temasları sırasında önemli açıklamalar yaptı. Davutoğlu, Türkiye’nin Bosna-Hersek’in bütünlüğüne ve güvenliğine büyük önem verdiğini söyledi. ...

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Bosna-Hersek’i ziyaret ederek üst düzey temaslarda bulundu. Davutoğlu temasları sırasında önemli açıklamalar yaptı. Davutoğlu, Türkiye’nin Bosna-Hersek’in bütünlüğüne ve güvenliğine büyük önem verdiğini söyledi. Bosna-Hersek’in bütünlüğünün Balkanlar’da barış ortamının devam etmesi için çok önemli olduğunu, Bosna-Hersek’te ortaya çıkabilecek bir krizin tüm bölgeyi etkileyeceğini belirtti. Ayrıca Davutoğlu, “Bosna-Hersek bizim dış meselemiz değil, bir iç meselemizdir“ diyerek Türkiye’nin Bosna-Hersek’e verdiği büyük önemi bir kez daha vurgulamış oldu.

Türkiye, 1992-1995 yıllarında yaşanılan savaş boyunca Bosna-Hersek’in bütünlüğünü ve bağımsızlığını tutarlı biçimde savundu. Milosevic liderliğindeki Sırbistan hükümetinin desteklediği Sırp silahlı güçlerinin ve Tudjman liderliğindeki Hırvatistan hükümetinin desteklediği Hırvat silahlı güçlerinin Bosna-Hersek’teki Boşnaklara yönelik saldırıları karşısında Türkiye, Aliya İzetbegovic liderliğindeki Bosna-Hersek hükümetini ve Boşnakları destekledi.

Türkiye, Aralık 1995 tarihinde imzalanan Dayton Anlaşması sonucunda savaşın bitmesinden sonra da Bosna-Hersek’e ve Bosna-Hersekli Boşnaklara olan yakın ilgi ve desteğini devam ettirdi. Savaş sonrasında Bosna-Hersek’e yerleşen NATO komutasındaki çok uluslu barış gücünde (Implementation Force - IFOR) aktif olarak yer alındı. Bu gücün komutası Aralık 2004 tarihinde Avrupa Birliği Gücü (EUFOR)’ne geçtikten sonra da Türk askerleri Bonsa-Hersek’teki görevlerine devam etti.
Şu anda 2.000 personelden oluşan EUFOR 26 ülkeden oluşuyor. Bunun 21’ini Avrupa Birliği (AB) ülkeleri oluşturuyor. EUFOR içinde AB dışından Türkiye, Arnavutluk, Şile, Meksika ve İsviçre yer alıyor. Türkiye 273 personel ile EUFOR’a destek veriyor. Ayrıca Türkiye 1996 yılından buyana Bosna-Hersek Federasyonu Ordusu (Boşnak-Hırvat Ordusu)’nun modernizasyonuna destek veriyor ve Bosna-Hersek Federasyonu Ordusu’ndan gelen genç Boşnak subaylarına eğitim veriyor.

Türkiye’nin Bosna-Hersek’e desteği askeri alanla sınırlı kalmadı elbette. Ekonomik, politik-diplomatik ve kültürel alanlar da hem savaş süresince hem de savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde yoğun destek sağlandı.

Türkiye, savaş sonrasında ülkede barışın tesis edilip korunması, ülkenin yeniden yapılandırılması ve Dayton Barış Anlaşması’nın uygulanmasının sağlanması için oluşturulan Barış Uygulama Konseyi’nin Yönetim Kurulu’nda İslam Konferansı Örgütü adına yer aldı. Konseyin Yönetim Kurulu’nda ayrıca Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Japonya, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya devletleri ile AB Başkanlığı ve Avrupa Komisyonu yer alıyor.

Savaş boyunca Bosna-Hersek halkına maddi ve insani destek sağlamış olan Türkiye, savaş bittikten sonra da ülkenin yeniden inşası için önemli ekonomik desteklerde bulundu. Bu amaçla hemen savaş sonrasında 80 milyon dolarlık Eximbank kredisi açıldı ve bunun 26 milyon dolarlık kısmı hibe edildi. ENKA ve Tekfen gibi büyük Türk firmaları Bosna-Hersek’te yatırımlar yaptı. Savaş sonrasında Türkiye ile Bosna-Hersek arasında “Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması“, “Ticaret ve Ekonomik İşbirliği“ ve “Serbest Ticaret“ anlaşmaları yapıldı.

Kültürel anlamda sağlanan sayısız desteğe verilebilecek en güzel örnek, savaş sırasında Hırvat silahlı güçleri tarafından yıkılmış olan tarihi Mostar Köprüsü’nün yeniden inşa edilmesidir. Köprü, yaklaşık 50 devlet ve hükümet temsilcilerinin katıldığı bir törenle 23 Temmuz 2004’te açıldı. Böylece Türkiye, Bosna-Hersek ile olan tarihi – kültürel bağlara sahip çıktığını ve sonuna kadar bu bağların destekçisi olduğunu dünya kamuoyuna duyurdu.
Ayrıca Türkiye, uluslararası politika alnında da Bosna-Hersek’i yalnız bırakmıyor. Türk dış politikası Bosna-Hersek’in NATO’ya katılmasını destekliyor ve Bosna-Hersek’e AB tarafından vize muafiyeti uygulanmasını öneriyor. Türkiye’nin bu konudaki desteği, yapılan son ziyaret sırasında Dışişleri Bakanı Davutoğlu tarafından da dile getirildi. Yani Davutoğlu’nun son ziyareti, Türkiye’nin Bosna-Hersek’e ve Boşnaklara olan yakın ilgisini ve desteğini bir kez daha ortaya koydu ve pekiştirdi. Bu ilgi ve desteğin başlıca dört ana nedeni vardır:

(1) Bosna-Hersek ve Müslüman Boşnaklar ile Türkiye arasında tarihsel ve kültürel bağların var olması.

2) Türkiye’de, net sayısı bilinmemekle birlikte hatırı sayılır bir Boşnak nüfusun yaşıyor olması.

(3) Türk kamuoyunun hem savaş süresince hem de savaş sonrasında Boşnakları desteklemiş olması ve Boşnakların lehine aktif bir politika izlenmesi için hükümetler üzerinde bir kamuoyu baskısının oluşturulması.

(4) Sovyetler Birliği’nin dağılması, Soğuk Savaş döneminin sona ermesi ve Balkanlar’da sosyalist rejimlerin yıkılması sonrasında Türkiye’nin Balkanlar coğrafyasını ekonomik, politik-diplomatik ve kültürel alanlarda bir “açılım alanı“ olarak görmesi.

Bu dört ana nedenden dolayı Türkiye’nin Bosna-Hersek’e ve bölgedeki Boşnaklara vermiş olduğu destek gelecekte de devam edecektir. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun son ziyareti ve bu ziyaret çerçevesinde yapılmış olan açıklamalar bunun önemli bir göstergesidir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2696 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 632
Asya 98 1072
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1373 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 292
Orta Doğu 22 601
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Gorbaçov’un kişiliğinin gizemi, insan Gorbaçov ile devlet adamı Gorbaçov arasındaki ayrıma dayanıyor. Çok farklı iki insandı. Ütopyasının özünde saf bir Leninizm’in olduğu bir Sovyetler Birliği ve Lizbon’dan Vladivostok'a barışçıl bir şekilde uzanan bir Avrupa vardı. O, iktidardaki entelektüelin büy...;

İnsanlığın karşı karşıya olduğu son dönemin en önemli tehdidi şüphesiz iklim değişikliğidir. Küresel ölçekte felaket senaryolarının merkezinde yer alması bunun göstergelerindendir. Buna karşın iklim değişikliği sorunu, kriz olgusunun doğası gereği içerisinde tehditlerle birlikte birtakım fırsatları ...;

Devletlerin uluslararası ilişkilerindeki politika ve uygulamalarının iki önemli öğesi bulunmaktadır. Dış politika analizlerine de konu edilen bu öğeler süreklilik ve değişimdir. Bir ülkenin dış politikasında süreklilik öğesi genel olarak iç politikaya nazaran daha fazla hissedilmektedir. Özellikle g...;

ABD-Çin rekabeti küresel belirsizliğin yoğunlaşması ile beraber daha karmaşık ve gri bir alana doğru kayıyor. İki ülke arasında devam eden sürtünme sadece Asya-Pasifik özelinde değil dünyanın farklı kıtalarında farklı dinamiklerle gerçekleşiyor.;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...