Suriye’de Neler Oluyor?

Makale

Şam’daki Arap Birliği zirvesinin 30 Mart’ta bitmesinin ardından dünya kamuoyunda İsrail’in Suriye ve Lübnan’a yeni bir saldırı gerçekleştirme olasılığı yoğun olarak tartışıldı. İsrail ordusunun Lübnan sınırındaki hareketliliği, İsrail Başbakanı Olmert’in bundan dolayı Almanya gezisini iptali, ...

Şam’daki Arap Birliği zirvesinin 30 Mart’ta bitmesinin ardından dünya kamuoyunda İsrail’in Suriye ve Lübnan’a yeni bir saldırı gerçekleştirme olasılığı yoğun olarak tartışıldı. İsrail ordusunun Lübnan sınırındaki hareketliliği, İsrail Başbakanı Olmert’in bundan dolayı Almanya gezisini iptali, İsrailli yetkililerin Suriye’ye yönelik tehditkâr açıklamaları bölgedeki gerginliği tırmandırdı ve savaş endişelerini arttırdı. Bu tartışmanın gölgesinde kalsa da geçen hafta Suriye iç siyaseti ile ilgili ilginç iddialar gündeme geldi. İddiaların merkezinde Suriye Askeri İstihbaratının Başkanı General Asef Şevket bulunuyordu.

Cezayir’in Ech Chorouk gazetesi, Asef Şevket’in Beşşar Esad’a karşı bir darbe girişimi şüphesiyle tutuklandığını ileri sürdü. Şevket’in, 12 Şubat’ta Hizbullah lideri İmad Mughniyeh’nin Şam’da öldürülmesinde CIA ile işbirliği yaparak suikasta yardımcı olduğundan dolayı tasfiye edilmeye çalışıldığı diğer bir iddiaydı. (1) Yurtdışındaki Suriye muhalefetinin lideri sayılan Abdülhalim Haddam ise Lübnan’ın El- Müstakbel televizyonuna yaptığı açıklamada Mughniyeh suikastındaki rolünden dolayı Şevket’in ev hapsinde tutulduğunu, Şevket’in eşi Büşra Esad’ın da çocuklarıyla birlikte bulunduğu Paris’te Fransa’ya sığınma başvurusu yapsa da ret cevabı aldığını söyledi. (2) Lübnan’ın El- Şhiraa dergisi de benzer iddialarla birlikte Mughniyeh suikastına karışan iki subayın evlerinde Suriye istihbaratı tarafından infaz edildiğini yazdı. (3)
Tabi ki bu tür iddiaların Suriye yönetimini yıpratmayı amaçlayan bir kamuoyu propagandasının parçası görmek mümkün. Hatırlanacağı gibi 2005 yılında Mehlis raporu hazırlanırken özellikle İsrail istihbaratına yakınlığıyla bilinen DEBKA File adlı internet site aracılığıyla Asef Şevket’in ve Büşra Esad’ın Batılı devletlerle işbirliği ve Hariri suikastı soruşturmasında Beşşar Esad’a karşı şahitlik yapacakları haberleri yayılmıştı. Beşşar Esad’ın da kendisini kurtarmak için eniştesi Asef Şevket ve kardeşini Mahir’i BM’e teslim edebileceği ileri sürülmüştü. Bu iddialar, uluslararası baskının da yoğunlaşmasının tesiriyle o dönem Suriye’deki rejimin kısa sürede çökeceğine dair bir hava esmesine yol açtı. Beşşar Esad yönetiminin gösterdiği başarılı kriz yönetimi sonunda iddiaların hepsi asılsız çıkarken mevcut yönetim de günümüze kadar iktidarda kalmayı başardı. ABD ve İsrail’in kamuoyu propagandasını kullanmadaki deneyimleri ve gerçekleri saptırmadaki becerileri, bu tür iddialara her zaman ihtiyatla ve çok yönlü yaklaşmamızı zorunlu kılmaktadır.
Gelelim iddiaların Mughniyeh suikastı ile ilgili yönüne. Hizbullah’ın en iyi korunan ve en önemli komutanlarından biri olan Mughniyeh’e Şam’da düzenlenen saldırının şekli, zamanlaması ve yeri, profesyonel bir operasyon yapıldığı izlenimi vermektedir. Yabancı bir istihbarat örgütünün Suriye gibi istihbaratın güçlü olduğu bir ülkenin topraklarında tek başına böyle bir operasyonu yapması mümkün mü? Bu noktada Suriye istihbaratı ve güvenlik güçlerinin ihmalinin olup olmadığı önemli tartışmalardan birini teşkil etmektedir. Suriye yönetiminin suikastla ilgili kendini zan altında bırakan soru işaretlerini ve spekülasyonları ortadan kaldırabilmesi için İran ve Hizbullah’a tatmin edici bir cevap vermesi gerekiyor. Bu açıdan verilecek cevap Suriye-İran-Hizbullah ittifakının sağlamlığını ve geleceğini de sınayacaktır. Bu noktada aklımıza bazı sorular takılıyor: Bu suçu işlemiş olsun veya olmasın Asef Şevket’in kurban olarak verilebilir mi? Diğer yandan Batılı devletlerin de Şevket’i Hariri suikastından dolayı suçladığı düşünülürse Asef Şevket’in hapse atılması hem İran ve Hizbullah’ı hem de Batılı devletleri rahatlatabilir mi?
Bu sorulara cevap vermek için bir süre beklememiz gerekebilir. Asef Şevket’le ilgili iddialar oldukça muğlâk, karmaşık ve birbirinin içine geçmiş durumda. Suriyeli yetkililerin İmad Mughniyeh suikastıyla ilgili yaptığı soruşturmanın sonucunda açıklayacakları rapor durumun somutlaşması açısından belirleyici olabilir. Eğer Asef Şevket suçlu bulunursa karşısına iki seçenek çıkabilir: Hapis yatmak veya yurtdışına gitmek. Tabi bu iki kararın uygulanması da Beşşar Esad’ın tavrına bağlı olacaktır.
Sonuç olarak yakın bir zamanda Asef Şevket, Abdülhalim Haddam örneğinde olduğu gibi yurtdışına çıkar da Beşşar Esad’a muhalefet başlatırsa veya Mughniyeh suikastından dolayı uzun süreli bir hapis cezasına çarptırılırsa iddiaların gerçekliği üzerine daha rahat değerlendirmeler yapılabilir.
* Yasin Atlıoğlu, TASAM Kafkaslar-Orta Asya-Orta Doğu Çalışma Grubu, Uzman Yardımcısı
E-mail: yatlioglu@yahoo.com
Kaynakça:
(1) “Olivier Guitta, “What’s going on in Syria?“, The Middle East Times, 14 Nisan 2008
(2) Ferit Gadiri, “Where is Waldo Shawkat?“, Reform Party of Syria Blog, 13 Nisan 2008
(3) “Were Syrian officers involved in Mugniyah killing?“, Yedioth Ahronot, 12 Nisan 2008
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2680 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 630
Asya 98 1060
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 290
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2033 ) Etkinlik ( 80 )
Alanlar
Türkiye 80 2033

“Şayet Türkler olmasaydı Rus tarihi en azından 1000 yıldır boşluk içinde kalırdı!” demek yanlış sayılamaz. Zira Türk-Rus ilişkilerinin tarihi, yüzyıllardır birbiriyle komşuluk yanında aynı bölgeyi ve hatta aynı devleti paylaşan, bugün dahi paylaşmaya devam eden eşine az rastlanır bir ilişkiler yumağ...;

Dünya İslâm Forumu ve İslâm Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (ISTTP) tarafından, dördüncü defa verilecek olan İslâm Dünyası İstanbul Ödülleri açıklandı.;

II. Dünya Savaşı sonrasında ABD ve Birleşik Krallık tarafından temeli atılan Beş Göz ittifakı, Birleşik Krallık, ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda arasındaki teknik istihbarat iş birliği mekanizmasıdır. Sorumluluk sahaları açıkça beyan edilmese de üye ülkelerin dünyanın belirli bölgelerine yön...;

Soğuk Savaş Dönemi ertesinde dünyada oluşan tek kutuplu düzenin ortadan kalkmaya başladığı ve güvenlik ortamında yeni dengelerin oluştuğunun emareleri görülmeye başlamıştır. Değişimde, ABD’nin Ortadoğu bölgesinde son 20 yılda kaybettiği enerji ve kendi iç sorunlarının ortaya çıkışı mutlaka göz önünd...;

03-05 Nisan 2013 tarihinde İstanbul’da düzenlenen 2. Dünya Türk Forumu sonuç bildirgesinde; Forum bünyesinde bir “Türk Dünyası Ödülü“ ihdas edilmesi benimsenmişti. Türk Dünyası’nın vizyon ve derinliğini güçlendiren başarılı kişiler ile kurumları onurlandırmak ve teşvik etmek amacı ile farklı kategor...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı.;

Afrika 54 ülke barındıran bir kıtadır. 30 milyon km2 alana sahip olan bu kıta Akdeniz, Kızıldeniz ve Atlantik Okyanusu tarafından çevrilmektedir. Afrika, Cebelitarık Boğazı ile Avrupa Kıtası’na bağlıdır. Sömürgecilik döneminden itibaren Avrupa kıtasının etkisi altında kalmıştır. ;

ABD-Çin rekabeti özellikle son dönemde yaşanan hızlı gelişmeler eşliğinde derinleşiyor. ABD Başkanı Biden’ın Asya ziyareti ve Tayvan ile ilgili sonradan tevil edilen sözleri ilişkileri gererken Çin’e yönelik stratejinin Dışişleri Bakanı Blinken tarafından ana hatları ile açıklanması rekabeti yeni bi...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...