Sudan Cumhuriyeti (Cumhuriyetü’s-Sûdân)

Makale

Afrika kıtasındaki 53 bağımsız ülke içinde en geniş araziye sahip olan Sudan Cumhuriyeti gerek kıtadaki diğer ülkelerle gerekse İslam dünyası ile yakın münasebetleriyle tanınmaktadır. Büyük Sahra çölünün güneyinde kalan ve Kızıldeniz ile Atlas Okyanusu arasında uzanan yaşamaya elverişli coğrafi bölge İslam tarihi boyunca Bilâdü’s-Sûdân adıyla tanındı. ...

Afrika kıtasındaki 53 bağımsız ülke içinde en geniş araziye sahip olan Sudan Cumhuriyeti gerek kıtadaki diğer ülkelerle gerekse İslam dünyası ile yakın münasebetleriyle tanınmaktadır. Büyük Sahra çölünün güneyinde kalan ve Kızıldeniz ile Atlas Okyanusu arasında uzanan yaşamaya elverişli coğrafi bölge İslam tarihi boyunca Bilâdü’s-Sûdân adıyla tanındı. Siyahlar ülkesi manasına gelen bu isim bugünkü Sudan’ın batısındaki Kordofan ve Dârfûr bölgelerini de içine alıyordu. XVI. yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devletine manen bağlanan buradaki mahalli sultanlıklar Avrupalılar tarafından XIX. yüzyılın son çeyreğinde işgal edilince Çad gölünün doğusu İngiliz Sudan’ı batısı ise Fransız Sudan’ı olarak isimlendirildi.

1798-1802 yılları arasında Fransızların işgalinde kaldıktan sonra Osmanlı Devleti’nin tekrar eyaleti olan Mısır’a vali olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa idaresi altındaki toprakları güneye doğru genişletmek istedi. Bu sebeple 1821 yılında düzenlettiği askeri seferle XVI. yüzyıldan itibaren Sudan’ın merkezinde hüküm süren Func sultanlığına son verdi ve burayı Mısır Sudan’ı adıyla kendisine bağladı. 1885-1899 yılları arasında Mehdi lakaplı Muhammed Ahmed’in ve halifelerinin idaresine geçen Sudan bu tarihten itibaren 1953 yılına kadar İngiliz-Mısır Sudan’ı, 1956’ten sonra sadece Sudan olarak tanındı.

Fizikî ve Coğrafî Yapı:

Ülke kuzeyinde Mısır, kuzeybatısında Libya, batısında Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti, doğusunda Eritre, Etiyopya, güneyinde ise Kenya, Uganda ve Kongo ile çevrili olup Afrika’nın toplam yüzölçümünün yaklaşık onda birini kaplamaktadır. Düz arazilere sahip olup kuzeydeki çöl iklimi güneye indikçe değişir ve tropikal iklimin tesiriyle Ekvator ormanları bulunur. Kuzeyden güneye doğru uzanan dağlar içinde Kinyeti Dağı 3.187 metre ile en yüksek noktadır. Uzun yaz aylarından sonra kış kısa sürer ve yağışlar Nisan ayında başlayıp Ekim ayına kadar devam eder. Yılın en sıcak mevsimi Nisan-Mayıs aylarıdır. Ülkenin tabii kaynakları petrol dışında demir, bakır, krom, kurşun, tungsten, gümüş ve altın madenleridir.

Yüzölçümü: 2.505.810 km2; nüfusu 35 milyon; resmi dili Arapça (Bedeviye, Hamitçe, İngilizce, Nijer-Kordofan, Nil ve Sudan lehçeleri başa olmak üzere 100’den fazla mahallî dil konuşulmaktadır). Ülkenin resmî dini İslâm, para birimi Sudan dinarı, başkenti Hartum’dur. Başlıca kentleri; Hartum (924.505), Port Sudan (305.385), Umdurman (228.778), Kesela’dır (234.270). Nüfusunun büyük çoğunluğu müslüman olan ülkede (%80), ayrıca yerli inanç sahipleri ile güneydeki Hrıstiyanlar nüfusun geriye kalanını oluştururlar. Sudan’ın önemli kabileleri arasında Beşâre, Hedendev, Kebâbiş, Dinka ve Şîllûk yer almaktadır.

Yönetim Yapısı:

Resmi adı Sudan Cumhuriyeti olan ülkede bağımsızlık sonrası uygulamaya başlatılan çok partili siyasi yapı 1958, 1969 ve 1989 yıllarında yapılan üç askeri darbe ile kesintiye uğradı. Devlet başkanı ve 400 üyeli Millet Meclisi (Meclisü’l-Vatan) üyelerinin 275’i seçimle, 125’i ise coğrafi bölgeler göz önünde bulundurularak milli bir mutabakatla belirlenmektedir. 1969 yılında darbe yapan Cafer Muhammed Numeyri’nin Devrim İdare Konseyi 1983 yılında uygulamada İslam hukukunu kabul etmişse de 1986 yılında Ümmet Partisi ile Demokratik Birlik Partisi koalisyon hükümeti tarafından bu uygulama kaldırıldı. Fakat 1989 yılındaki darbe sonucunda İslami esaslara dayalı uygulama yeniden başlatıldı.

Ekonomik Yapı:

Func Sultanlığı (XVI-XIX) Sudan’da kurulan ilk İslam devleti olup kısa zamanda dış ticarete önem verdi ve Kızıldeniz havzasına yerleşen Osmanlı ile Hindistanlı tâcirlere köle, fildişi, demirhindi, tereyağı, kaymak, misk, dokuma ve külçe altın satarak yüksek kâr elde ediyordu. Ziraat ve hayvancılık ile bunlara bağlı gıda sanayiinin başlıca geçim kaynağı olduğu ülkede son yıllarda bulunan petrol büyük gelir sağlamaktadır. 1820’li yıllarda Mısır idaresinin Sudan’a yerleşmesinden sonra Sudan valisi Ahmet Mümtaz Paşa’nın ekimini başlattığı pamuk önemli ihraç malıdır. Bağımsızlık sonrası güneydeki ayrılıkçı hrıstiyan azınlığın sebep olduğu iç savaş yüzünden çıkan siyasi bunalımlar aynı zamanda iktisadi hayatı da etkilemektedir.

Tarih:

Afrika’nın iç bölgelerine yakınlığı yanında Nil nehrinin ülkeyi baştan başa geçmesi ve Kızıldeniz sahilindeki limanları sebebiyle Sudan tarih boyunca önemli konuma sahipti. Eski Mısır ile kurulan ve binlerce yıl süren bağları tesis eden kuzeydeki Kuşi kavminin yaşadığı Nûbe bölgesi ülkenin bilinen en eski uygarlığının beşiğidir. Asırlar boyunca bölgenin hakimi olan Kuşi krallığı eski gücünü kaybedince güneydeki Atsum krallığının saldırılarıyla M.S. 350’de yıkıldı. İmparator Jüstinyen döneminde Hrıstiyanlaığın yayıldığı Nil vadisinde Faras merkezli Nobatia, Dongola merkezli Makurra ve Sube merkezli Alve adıyla üç hrıstiyan krallık kurulmuştu.

İslam Nüfuzu:

Sudan’ın İslamlaşması hicri birinci asırdaki göçler, ticari münasebetler ve tasavvufi hareketlerle gerçekleşti. Hulefâyı Râşidîn, Emevi ve Abbasi dönemlerinde bazı Arap kabileleri önce güney Mısır’a göç etmişler ardından Nil nehri boyunca güneye ilerleyerek bölgenin Araplaşmasını da sağladılar. Mısır’daki Tolunoğulları, İhşitler, Fâtımîler ve Eyyûbiler dönemlerinde de Nûbe bölgesine seferler düzenlendi. Fatımi ordusunda çok sayıda Sudanlı ve Türk askeri bulunuyordu ve aralarındaki rekabet zamanla kavgaya dönüştüğü için Sudanlılar yenilerek Yukarı Mısır’daki Said bölgesine çekildiler. Selahaddin Eyyûbî’nin askerleri Sudanlıları yenmiş ardından kardeşi, Tûrânşâh Eyyûbî Nûbe’yi alarak Mısır’a dahil etmişti. Sudan’da İslam’ın daha geniş kesimlere yayılması Memlûkler dönemine rastlamaktadır ve 1320 yılından itibaren hrıstiyan krallıklardan Dongola, Mukurra ve Nûbe ele geçirildi. 1504 yılında Alve krallığı yerine Func krallığı kuruldu ve kral Amara Dunkus 1523 yılında İslamı kabul eden ilk yönetici oldu. 1517 yılında Mısır, ardından Hicaz ve Yemen’in Osmanlı idaresine girmesiyle Kızıldeniz sahilindeki limanlardan Sevakin ve Masavva’nın da kurulan Habeş eyaletine bağlanmalarıyla bugünkü Sudan’ın önemi daha da arttı. Batı Afrikalı müslümanlar genelde Libya ve Mısır üzerinden hacca gidiyorlardı. Ama zaman zaman çok ağır zorluklara rağmen bazen bugünkü Sudan üzerinden de gelip deniz yoluyla Kızıldeniz’i geçerek Hicaz’a ulaşıyorlardı. Hac yolculukları esnasında yol boyunca rastladıkları yerlilere İslamı tebliğ ediyorlardı.

Sudan’da İki Mahalli Sultanlık Func (1504-1821) ve Dârfûr (1650-1916):

1504 yılında Arapların da desteğini alan Funclar merkezi Sinnâr olan bir hanedan devleti kurdular. Kızıldeniz sahilini Habeş eyaleti adı altında idaresinde tutan Osmanlı Devleti bu sultanlığın topraklarına ciddi bir müdahalede bulunmamışsa da 1821 yılında Kavalalı Mehmet Ali Paşa burayı ele geçirdi ve bu hanedana son vererek Sinnâr yerine kurduğu Hartum’u merkez yaptı. Mâlikî mezhebini benimseyen ve çok sayıda medrese açan bu hanedan İslâm’ın Sudan ve Habeşistan’da yayılmasına büyük katkı sağladı. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin İslâm’ı tebliğ etmek üzere gönderdiği Şeyh İdrîs b. Muhammed Ahmed ile Şeyh Hasan Veddû Hasûne gibi alimlere araziler tahsis edip ihsanlarda bulundu. Hicaz’da ve Ezher’de İslami ilimleri tedris eden Funclular geri döndüklerinde Sinnâr’ı önemli ilim merkezi yaptılar. Dârfûr sultanlığına gelince 1640 yılında Süleyman Sulang önderliğinde Sudan’ın batısındaki Cebel Merra’da Fûr kabilesi, Nûbeliler, güneyliler ve Araplar tarafından kuruldu. Çok sayıda cami inşa eden sultanlık dini eğitime önem veriyordu. Zübeyr Paşa 1875 yılında burayı Mısır adına idaresine dahil etti. 1898 yılında tahta oturan son Darfur sultanı Ali Dinar başlangıçta karşı çıktığı Mehdi hareketine daha sonra katıldıysa da kendisini sultan olarak tanımaları karşılığında İngilizlere direnmekten vazgeçti. Fakat I. Dünya Savaşı’nı bir kurtuluş vesilesi kabul edip İngiliz idaresine karşı savaşmaya başladı ve 1916 yılında savaşırken şehit edildi.

Osmanlı Devleti’nin Habeş Eyaleti (1555-1916):

1554 yılında Habeş seraskerliğine tayin edilen Yemen Beylerbeyi Özdemir Paşa 5 Temmuz 1555 tarihinde Habeş eyaletini kurarak Sudan’ın Kızıldeniz sahilindeki Sevâkin adasını eyalet merkezi yaptı. XVI. asırda bu eyalete sekiz sancak bağlıydı. 1557 yılında eyalet merkezi bugünkü Eritre’de bir şehir olan Masavva olduysa da XVII. asırdan itibaren beylerbeyileri tekrar Sevâkin’de oturmaya başladılar. Üst rütbeli görevliler genelde Mısır’da sancak beyliği yapanlar arasından tercih ediliyordu. Bu eyalet XVIII. asır öncesi Cidde sancağı mutasarrıfı olan Mekke Şeyhülhareminin idaresine verildi. XVIII. asrın başından itibaren ise Rumeli Beylerbeyi payeli ve vezir rütbeli toplam 29 beylerbeyi tarafından idare edildi. Bölgenin muhafazası için Osmanlılar tarafından kaleler inşa edildi ve Kızıldeniz’in bir Osmanlı iç denizi haline dönüşmesiyle birlikte buradaki güney donanması Hint, Süveyş ve Moha kaptanlığına ayrıldı. Habeş eyaleti bir müddet sonra merkezden gönderilen idareciler yerine yerli kadınlarla evlenen askerlerin çocukları olan melezlerin ileri gelenlerine teslim edildi. Son dönem beylerbeyileri Masavva’daki görev yerlerine gitmeyip yerlerine mütesellimler veya ahali üzerinde nüfuzlarının azaldığı zamanlarda da melezlerden naipler seçip tayin ettiler. Maliki mezhebine bağlı oldukları halde Osmanlı idaresinin etkisiyle şer‘i mahkemelerde Hanefi fıkhı yaygındır.

<<>>

Türkiye Dönemi (1821-1881):

Kızıldeniz sahillerindeki Habeş eyaleti yanında iç kısımlarda da 1821-1885 yılları arasında Mısır valileri tarafından yine Osmanlı Devleti adına “Türkiye dönemi-Ahdü’t-Türkiyye“ dedikleri bir hakimiyet kurdular. Mısır buraya Türk asıllı memurlar dışında Avrupalı memurlar da gönderdi. Bu dönemde modern Sudan devleti şekillenerek millî bir kimlik oluşturuldu. Ancak arkası kesilmeyen direnişler de eksik olmadı. Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın ilk defa 1821 yılında oğlu İsmail Kamil Paşa komutasında güneye kaçan Memlûkleri etkisiz kılmak için gönderdiği ordu istediğini elde ettiği gibi aynı zamanda son Func sultanı IV. Badi’yi de kendisine itaat ettirdi. Fakat İsmail Kamil Paşa’nın yerliler tarafından öldürülmesi üzerine bu defa ikinci bir ordu hazırlanarak damadı Defterdar Mehmed Hüsrev Bey komutasında gönderildi ve bu defa Kordofan ele geçirildi. Yeni idare bölgeler arası bir devlet bürokrasisinin yerleşmesini sağladı. 1841 yılında Sudan bir ferman ile Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya tevdi edildi. Mehdi adıyla bilinen Muhammed Ahmed’in başkaldırısıyla 1885 yılında sonra eren Türkiye döneminde bugünkü Sudan toprakları Masavva ve Sevâkin muhafızlıkları ile Hartum, Dongola, Berbera, Tâka, Sinnâr, Bahrü’l-Ebyaz, Bâlâ-yı Nil, Kordofan, Dârfûr, Bahrü’l-Gazel ve Harar adıyla on bir müdürlüğe ayrıldı.

Mehdi dönemi (1881-1899):

1848 yılında Dongola’da doğan Muhammed Ahmed Samaniye şeyhi Muhammed Şerif Nuruddâim’in öğrencisi idi. Kısa zamanda hocasına cephe aldığı gibi kendini de Mehdi ilan ederek Sudan’daki Türkiye dönemini yıkmak için mücadeleye girişti. 1885 yılında Hartum ve ülkenin büyük bir kısmı eline geçiren Mehdi, Asr-ı Saadet dönemine benzer bir devlet kurmayı hedeflediyse de zaferini henüz tatmadan yakalandığı tifüs hastalığından aynı yıl içinde vefat etti. Yerine geçen halifesi Abdullah et-Tayşî 1899 yılında İngiltere karşısında giriştiği savaşta öldürülünce Mehdi’nin oğlu Abdurrahman (ö.1959) hareketin önderi oldu ve Ensâr adıyla dinî/siyasî bir güç olarak modern Sudan tarihindeki yerini aldı. XX. yüzyılda Ensar hareketi Abdurrahman’ın oğullarından Ümmet Partisi başkanı Sıddık (ö.1961) ve Gelenekçi Parti başkanı Hadi (1915-1970) arasında ikiye ayrıldı.

Mehdi ailesi 1970 yılında Cafer Numeyri’nin rejimine karşı direnişe geçtiyse de kısa zamanda bastırıldı. Hadi Etiyopya’ya kaçarken öldürüldü, ailenin diğer fertleri de sürgün edildi. Sıddık’ın ölümü üzerine yerine oğlu Sadık el-Mehdi geçti ve iki dönem başbakanlık yaptı (1966-67 ve 1986-1989). 1989 yılında darbe yapan Ömer Hasan Ahmed el-Beşir Sadık el-Mehdi’nin Ümmet Partisi ile Ali Mirgani’nin Demokratik Birlik Partisi’nin koalisyon hükümetini devirip iktidarı ele geçirdi. Mehdi ailesinin bir çok ferdi yeniden tutuklandı veya ev hapsine konuldu. Ülkede çok sayıda siyasi parti olup bunların en güçlüleri Ümmet Partisi, Demokratik Birlik Partisi, İslami Milli Cephe, Sudan Halkı Bağımsızlık Hareketi, Cumhuriyetçi Kardeşler, Sudan Komünist Partisi ve Baas Partisidir.

Sudan’daki tarikatlar:

Bütün Afrika kıtasında olduğu gibi Sudan’da da XVI. yüzyıldan itibaren Kadiriye ve Şazeliye tarikatları özellikle Func Sultanlığı döneminde yaygınlaştı. XIX. yüzyılın başında Fas’tan Hicaz’a gelen ve buradaki faaliyetleri ile bir çok yeni tarikatın ortaya çıkmasına vesile olan Ahmed İbn İdris’e intisap eden Sudanlı müntesipleri Samaniye, İdrisiye, Mirganiye, Raşidiye, İsmailiye ve Meczûbiye adıyla yeni tarikatların doğmasına sebep oldular. Sudan’ın meşhur mutasavvıfları arasında Şeyh Abdürrarahim el-Bürâî, Seyyid Muhammed Osman el-Mirgânî, Şeyh İsmail el-Velî, Şeyh el-Ca‘lî, Şeyh Muhammed Abdü’l-Burhânî, eş-Şeyhü’l-Hafyân ve Şeyhü’l-Fâtih Garîbullah gelmektedir.

Sudan’da eğitim:

Sudan’da eğitim faaliyetleri diğer Afrika ülkelerine göre epeyce ileridedir. Ülke genelinde otuza yakın devlet üniversitesi ve özel üniversite bulunmaktadır. 1953 yılında açılan Hartum Üniversitesinden sonra Sudan Teknik Üniversitesi, Dârfûr Üniversitesi, Cezîre Üniversitesi ve Cûba Üniversitesileri eğitime başladılar. Ayrıca özellikle yüksek dini tahsil için Umdurman Kur’ân ve İslam İlimler Üniversitesi açıldı. Sudan’ı İslam Dünyası ve Afrika’da önemli kılan eğitim kurumlarının başında temeli ilk defa 1960’lı yıllarda atılan ancak 1977 yılında Afrika İslam Merkezi, 1992 yılında da üniversiteye dönüşen Hartum’daki Beynelmilel Afrika Üniversitesi gelmektedir. Afrika’nın hemen her tarafından gelen binlerce öğrenciyi mezun eden üniversitenin Tıp, Eğitim Bilimleri, Bilgisayar, İlahiyat, Uygulamalı İlimler, İktisadi-İdari ve Siyasi Bilimler olmak üzere altı fakültesi, Arap Dili ile Afet Yönetimi ve Mülteci Tetkikleri adıyla iki enstitüsü, Araştırma ve Afrika Tetkikleri Merkezi, geleceğin Afrikalı müslüman aydınlarını yetiştirmeyi hedefleyen Afrika İslam Merkezi, Davet ve Kamu Kalkınma Merkezi ve Kadın Tetkikleri Merkezi adıyla dört ayrı araştırma merkezi bulunmaktadır.

Sudanlı Aydınlar:

XX. yüzyılda Sudan’da pek çok aydın ve devlet adamı yetişmiştir. Bunlar arasında Hasan et-Türâbî, Mahmud Muhammed Taha, Hasan el-Mekkî, Ticânî Abdülkadir ve İsmâil el-Ezherî bulunmaktadır. Sudanlı meşhur yazarlar arasında Abdullah et-Tayyib, et-Tayyib Sâlih, Ali el-Mek, el-Fâdil Büşrâ ve İshak Ahmet Fazlullah yer almaktadır. Şairler içinde Et-Ticânî Yûsuf Beşîr, el-Hâdî Adem, Muhammed Saîd el-Abbâsî, Ferrâc et-Tayyib, Muhammed El-Mekkî İbrahim, Muhiddin Fâris, Seyfüddin el-Dasûkî, Salih Ahmed İbrahim, Muhammed Miftah el-Feytûrî ve Muhammed el-Mehdi el-Meczûb’un isimleri zikredilebilir.

BİBLİYOGRAFYA:

Evliya Çelebi, Seyahatnâme, X, İstanbul 1934, s.828-952; Mehmed Muhsin, Afrika Delili, Kahire 1312 (1894), s.98-99; Cengiz Orhonlu, Osmanlı İmparatorluğunun Güney Siyaseti Habeş Eyaleti, İstanbul 1974, 73-78; Adil Doğru, Sudan Dosyası, İstanbul 1986; P. M. Holt, A History of the Sudan from Coming of Islam to the Present Day, London 1988; Hasan Turabi, Sudan İslami Hareketi, (trc.: Ekrem Deniz), İstanbul 1991; Nicole Grandin, “Les turuq au Soudan, dans la Corne de l’Afrique“, Les ordres mystiques dans l’Islam, (ed.: A. Popovic ve G. Veinstein), Paris 1986, s.165-204; Carolyn Fluehr-Lobban ve dğr., Historical Dictionary of The Sudan, London 1992.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2681 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 630
Asya 98 1060
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 290
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2033 ) Etkinlik ( 80 )
Alanlar
Türkiye 80 2033

Avrupa Birliği (AB)'nden ayrılarak tarihinde yeni bir sayfa açan Birleşik Krallık, aktif bir küresel oyuncu olarak rolünü yeniden tanımlamak istemekte ve vizyon ve stratejisini kendisinin belirlediği güvenlik, savunma, kalkınma, uluslararası ilişkiler alanında yeni arayışlar içerisinde bulunmaktadır...;

“Şayet Türkler olmasaydı Rus tarihi en azından 1000 yıldır boşluk içinde kalırdı!” demek yanlış sayılamaz. Zira Türk-Rus ilişkilerinin tarihi, yüzyıllardır birbiriyle komşuluk yanında aynı bölgeyi ve hatta aynı devleti paylaşan, bugün dahi paylaşmaya devam eden eşine az rastlanır bir ilişkiler yumağ...;

Dünya İslâm Forumu ve İslâm Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (ISTTP) tarafından, dördüncü defa verilecek olan İslâm Dünyası İstanbul Ödülleri açıklandı.;

II. Dünya Savaşı sonrasında ABD ve Birleşik Krallık tarafından temeli atılan Beş Göz ittifakı, Birleşik Krallık, ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda arasındaki teknik istihbarat iş birliği mekanizmasıdır. Sorumluluk sahaları açıkça beyan edilmese de üye ülkelerin dünyanın belirli bölgelerine yön...;

Soğuk Savaş Dönemi ertesinde dünyada oluşan tek kutuplu düzenin ortadan kalkmaya başladığı ve güvenlik ortamında yeni dengelerin oluştuğunun emareleri görülmeye başlamıştır. Değişimde, ABD’nin Ortadoğu bölgesinde son 20 yılda kaybettiği enerji ve kendi iç sorunlarının ortaya çıkışı mutlaka göz önünd...;

03-05 Nisan 2013 tarihinde İstanbul’da düzenlenen 2. Dünya Türk Forumu sonuç bildirgesinde; Forum bünyesinde bir “Türk Dünyası Ödülü“ ihdas edilmesi benimsenmişti. Türk Dünyası’nın vizyon ve derinliğini güçlendiren başarılı kişiler ile kurumları onurlandırmak ve teşvik etmek amacı ile farklı kategor...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı.;

Afrika 54 ülke barındıran bir kıtadır. 30 milyon km2 alana sahip olan bu kıta Akdeniz, Kızıldeniz ve Atlantik Okyanusu tarafından çevrilmektedir. Afrika, Cebelitarık Boğazı ile Avrupa Kıtası’na bağlıdır. Sömürgecilik döneminden itibaren Avrupa kıtasının etkisi altında kalmıştır. ;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.