140. Madde, Irak Petrolleri Ve Maliki Rejiminin Geleceği

Makale

Son zamanlarda, Irak’ta görev yapan ABD’li yetkililer Lavrence’ın şu sözlerini her fırsatta tekrar ediyorlar: “Bir şeyler yapmak için kendi kendinize çok fazla çaba harcamanıza gerek yok; sizin mükemmel biçimde yaptığınız şeyleri bile Araplar sizden daha iyi yapar....

Son zamanlarda, Irak’ta görev yapan ABD’li yetkililer Lavrence’ın şu sözlerini her fırsatta tekrar ediyorlar: “Bir şeyler yapmak için kendi kendinize çok fazla çaba harcamanıza gerek yok; sizin mükemmel biçimde yaptığınız şeyleri bile Araplar sizden daha iyi yapar.“[1] Bu günlerde, General David H. Petreaus’tan, Büyükelçi Ryan C. Crocker’a varıncaya kadar Irak’ta görev yapan ABD’li üst düzey yetkililer Irak’taki sorunların çözümlenmesi konusunda arka planda kalmayı ve Iraklıların kendi sorunlarının çözümlerini kendilerinin bulmalarını yeğlediklerini açıklıyorlar.
Irak’ın işgalinden bu yana Bush yönetimi Iraklıları ekonomik, siyasi ve güvenlikle ilgili bir takım hedeflere yönlendirebilmek için çok sayıda başarısız girişimde bulundu. Ne var ki, gelinen noktada Bush yönetiminin Irak’taki durumu istediği gibi yönlendirmeyi başaramadığı açıkça ortaya çıktı. Nitekim Bush 10 Ocak 2007 tarihinde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, bir takım vaatlerde bulunmuştur. Irak petrollerinden elde edilecek olan gelirin tüm Iraklılarla paylaşılmasını sağlayan bir “petrol yasası“nın çıkarılması“, bölgesel seçimlerin 2007 yılı içerisinde yapılaması, Baassızlaştırma yasasında bir takım iyileştirmeler yapılması, Irak Anayasası’nda yapılacak değişikliklerle ilgili adil bir sürecin başlatılması vs bu vaatler arasında yer alıyordu. Ambar bölgesindeki Sünnilerin sistem içine çekilmesi ve bölge güvenliğinde sağlanan kısmi iyileşme dışında, verilen bu sözlerin hemen hiçbiri yerine getirilemedi. Ambar bölgesinde gerçekleştirilen bu başarılar da dış dünyaya abartılarak sunuldu. Bu abartılar Irak’ta alttan alta kaynayan gelişmelerin göz ardı edilmesine, bir yandan da, ABD ile işbirliğine gittiği halde Malikî hükümetine yeni muhalif gurupların ortaya çıkmasına neden oldu.
İlerleyen süreçte, Bush yönetimi bir takım önemli işleri Bağdat yönetimine bırakıp olayları perde arkasından yönlendirme yoluna gitti. ABD’nin Irak içinden ve dışından gelen tepkilere daha fazla maruz kalmamak için böyle bir yolu seçmiş olduğu düşünülebilir. ABD yönetiminin Irak’taki aktörleri bu çerçevede kullanmaya çalıştığı anlaşılıyor. Diğer bir ifadeyle, Maliki yönetimine doğrudan yapılan önerilerin kabul görmediği durumlarda, Kürtlerden, Sünnilerden, hatta bazı Şii fraksiyonlardan bile Malikî rejimine verdikleri desteği geri çekebilecekleri yönünde uyarılar gelmektedir. Irak’taki genel durumu göz önünde bulundurduğumuzda, bu uyarıların ABD yönetiminin isteği ve bilgisi dışında yapıldığını ileri sürmek oldukça zordur.
Bu gün için ABD’nin Irak üzerinde ilgilendiği en önemli konu petrol yasasıdır. Irak Anayasası’nda son derece muğlak ifadelerle yer alan petrol ile ilgili olarak ABD yönetiminin baskıları sonucunda ve uzun uğraşların ardından Irak hükümeti tarafından onaylanıp parlamentoya sunuldu. Ancak başta Sünniler ve bazı Şii gruplar olmak üzere bazı çevrelerden gelen itirazlar nedeniyle yasa Irak parlamentosundan bir türlü geçirilemedi. Bunun üzerine ABD Maliki yönetimini ve Irak parlamentosunu bu yasayı çıkarmaya zorlamak üzere bir takım örtülü önlemler almaya gitti. Nitekim ABD medyasında son günlerde yer alan bazı yorumlar bu görüşümüzü destekler niteliktedir. Bu yorumlarda Iraklı bazı grupların, özellikle de Federal Kürt Bölgesi yöneticilerinin, petrol yasasının Irak parlamentosundan geçirilememesi ve Kerkük ile ilgili 140. maddenin ertelenmesi nedeniyle Malikî’ye verdikleri desteği çekecekleri, bu isteklerin yerine getirilmemesi durumunda Malikî rejiminin sona erebileceği vs biçimindeki yorumlardır.
Aslında böyle kaotik bir dönemde ABD Irak’ta bir rejim değişikliğine gidebileceğini iddia etmek zordur. Maliki’ye yönelik baskıların ve eleştirilerin arka planında, Kerkük ile ilgili 140. maddenin Irak meclisinde yeniden görüşüleceği şu günlerde, ABD yönetiminin fırsattan yararlanarak, bir türlü çıkarılamayan petrol yasasının çıkarılmasını sağlamak üzere Maliki hükümetini zorlamak istediği yönündeki olasılıklar ağırlık kazanmaktadır.
Kürt bölgesi yöneticileri asıl olarak zengin petrol bölgesi Kerkük üzerindeki emellerini gerçekleştirme peşindedirler ve her türlü pazarlıkta konuyu ön plana çıkarmaktadırlar. ABD yönetiminin temel amacı petrol yasasının bir an önce ve petrol şirketlerinin çıkarlarına uygun biçimde çıkarılmasını sağlamaktır. Bu arada, başta Kürt bölgesi yöneticileri olmak üzere, Irak’taki tüm aktörleri Maliki’yi bu yönde etkilemek üzere kullanmaya çalışmaktadır. Türkiye açısından bakıldığında ise, Kerkük Irak’ın özenle korunması gereken çekirdeği olarak algılanmakta ve kentin herhangi bir etnik grubun eline geçmesine izin verilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. Kerkük ile ilgili 140. Madde’nin yeniden Irak gündemine taşınmaya çalışıldığı bu günlerde Irak’ı, Irak ile ilgili diğer ülke ve aktörleri zor günler beklemektedir. Türkiye’nin PKK’ya karşı düzenlediği operasyonlar ve bölge politikaları ile Irak içerisindeki pazarlıklar arasında bir bağlantı olup olmadığı da bu süreçte netlik kazanacaktır.

[1] Örneğin bakınız.: Thomas E. Ricks and Karen DeYoung, For U.S., The Goal Is Now ’Iraqi Solutions’,
http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article
/2008/01/09/AR2008010903701.html?nav=hcmodule
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053

Bu metin, meritokrasinin Türkiye'nin genel güvenliğine ve istikrarına olan etkilerini detaylı olarak inceler. Meritokrasinin potansiyel zorlukları ve fırsatları, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu güvenlik kaygıları bağlamında tartışılmaktadır.;

Bugünkü konu Türkçe. Hakikaten bizim için en önemli meseledir Türkçe. Çünkü Türk milleti dediğin topluluk bir dil etrafında oluşmuştur. Bunu Batı’da Jean-Paul Roux diye Türklerin tarihini yazan Fransız tarihçi kitabının başlarına koymuştur: “Türkler dil etrafında oluşmuş bir millettir.“ Bugün birbir...;

Stratejik konumu ve doğal kaynakları nedeniyle önemli bir rekabet alanı olan Afrika, 21. yüzyılda çok sayıda aktörün, kapsamlı politikalar geliştirdiği ve zirveler organize ettiği kıta olarak dikkat çekmektedir.;

Uluslararası düzenin Ukrayna ve Filistin'de cereyan eden çatışmalarla küresel bir karmaşa dönemine girmesiyle mevcut sorunlara çözüm üretme yeteneği de zayıflıyor. Bu durum, küresel ticaret ve tedarik zincirlerinde artan bir dengesizliğe yol açıyor. Kızıldeniz’de yaşanan tıkanma ve Rusya-Ukrayna sav...;

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu senedi olan Lozan Antlaşmasının imzalanmasından sonra Montrö Boğazlar Sözleşmesine kadar olan süreçte Türk Deniz Kuvvetlerinin yeniden yapılanması bizzat Atatürk tarafından ön plana çıkarılmıştır. Öncelikle çekirdek bir donanma sonrasında kendi gemilerimizi yapmak ve b...;

Gürcistan, yumuşak kıvrımlı ulu dağların ve bu dağlar arasındaki vadilerde gürül gürül akan nehirlerin ülkesi. İnsanın diline Kafkasların İsviçre’si demek geliyor. Ama hiçbir zaman İsviçre kadar huzurlu olmadığını hatırlayınca vaz geçmekten başka çare kalmıyor. Onlarca dil veya lehçenin onlarca fark...;

Editör: Dalia Ghanem - Türkiye'nin dünyanın çeşitli bölgelerindeki ayak izi genişlemiştir. Bu durum, sadece ekonomik anlamda değil, ülkenin eğitim girişimleri veya Afrika, Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Batı Balkanlar'daki izleyiciler arasında Türk televizyon dizilerinin popülaritesi gibi yumuşak gücü...;

Ekonomik güvenlik bireylerin, toplulukların ve ülkelerin ekonomik istikrar ve refahını koruma yeteneğini ifade etmektedir. Bu kavram makroekonomik faktörler, istihdam güvenliği, gelir güvenliği, finansal istikrar ve ticaret dengesi gibi boyutları içermektedir. Ekonomik güvenlik, aynı zamanda ekonomi...;

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.