I.GİRİŞ VE METODOLOJİK ÇERÇEVE
1.1.Üç Dünya Tipolojisinin Sınırları ve "Dördüncü Dünya" Arayışı
- Liberal Refah Modeli: Piyasa öncelikli, muhtaçlık testine dayalı ve düşük düzeyli evrensel destek sunan yapı (örneğin ABD, Birleşik Krallık).
- Sosyal Demokrat Refah Modeli: Hak temelli, geniş evrensel hizmetler sunan ve piyasadan arındırma düzeyi yüksek yapı (örneğin İsveç, Norveç).
- Muhafazakâr / Korporatif Refah Modeli: İstihdama ve mesleki statüye dayalı primli sigorta sistemlerini esas alan, aile odaklı yapı (örneğin Almanya, Fransa).
Ancak bu üçlü tipoloji, Avrupa’nın güney kuşağında yer alan ülkelerin (İtalya, İspanya, Yunanistan ve Portekiz) özgün sosyal, iktisadi ve kurumsal dinamiklerini açıklamakta yetersiz kalmıştır. Esping-Andersen, Güney Avrupa ülkelerini büyük ölçüde Muhafazakâr/Korporatif modelin "gelişmemiş" ya da "eksik" birer türevi olarak değerlendirmiş, bu coğrafyayı müstakil bir refah rejimi kategorisinde ele almamıştır.
1990’ların ortalarından itibaren bu teorik indirgemeciliğe karşı çıkan araştırmacılar, Güney Avrupa’nın kendine özgü bir "Dördüncü Refah Dünyası" (ya da Akdeniz Refah Modeli) oluşturduğunu savunmuşlardır:
- Stephan Leibfried (1992): Avrupa refah devletlerini haritalandırırken Güney Avrupa ülkelerini "Liderliği Olmayan / Rudimentary (Eksik/İptidai) Refah Devletleri" olarak tanımlamıştır. Leibfried, bu ülkelerde yasal refah haklarının zayıflığına, kurumsal boşlukların aile yapısıyla telafi edilmesine ve temel gelir güvencesinin eksikliğine dikkat çekmiştir.
- Maurizio Ferrera (1996): Akdeniz modelinin teorik temellerini en net biçimde tanımlayan bilim insanlarından biridir. Ferrera, bu modelin temel kurumsal özelliğini "kutupsallaşmış / parçalanmış sosyal koruma mimarisi" olarak kavramsallaştırmıştır. Bir yanda korunaklı istihdam sektöründeki işçilere cömert emeklilik ve koruma sunulurken (insiders), diğer yanda güvencesiz ve kayıt dışı çalışan geniş bir kitle (outsiders) sosyal güvenlik ağından mahrum kalmaktadır. Ferrera ayrıca sağlık alanındaki evrenselleşme eğilimi ile gelir güvencesindeki parçalanmışlık arasındaki çelişkiye vurgu yapmıştır.
- Martin Rhodes (1996): Güney Avrupa refah rejimlerini ele alırken işgücü piyasalarındaki aşırı esneklik/kayıt dışılık dualizmine ve kamu kaynaklarının dağıtımında "kayırmacılık" (clientelism) ile "siyasi himaye ağlarının" oynadığı belirleyici role odaklanmıştır.