Karşılaştırmalı Sosyal Politika Modelleri (III): Anglo-Sakson (Liberal) Refah Rejimi

Makale

Karşılaştırmalı sosyal politika literatüründe refah devletlerinin geçirdiği tarihsel ve kurumsal dönüşümler, kapitalizmin farklı coğrafyalardaki eklemlenme biçimlerini anlamada temel bir analitik araç sunmaktadır....

Karşılaştırmalı sosyal politika literatüründe refah devletlerinin geçirdiği tarihsel ve kurumsal dönüşümler, kapitalizmin farklı coğrafyalardaki eklemlenme biçimlerini anlamada temel bir analitik araç sunmaktadır. Gøsta Esping-Andersenin Refah Kapitalizminin Üç Dünyası (The Three Worlds of Welfare Capitalism, 1990) başlıklı çığır açıcı çalışması, çağdaş refah devletlerini sadece kamu harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı gibi niteliksel veya sayısal göstergeler üzerinden değerlendiren sığ yaklaşımları aşmış; sistemleri piyasadan arındırma (de-commodification), toplumsal tabakalaşma (social stratification) ve kamu-piyasa-aile arasındaki refah karması (welfare mix) ilişkileri üzerinden tipolojileştirmiştir.

Esping-Andersenin tipolojik matriste Anglo-Sakson (Liberal) Refah Modeli; İskandinav coğrafyasının evrenselci-sosyal demokrat yaklaşımı ile Kıta Avrupası’nın mesleki statüye ve prim ödemelerine dayalı muhafazakâr/korporatif mimarisinin karşı kutbunda yer alır. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Anglo-Sakson dünyada tarihsel süreç içerisinde billurlaşan bu model; piyasa mekanizmasını toplumsal refahın, gelir dağılımının ve risk yönetiminin ana düzenleme aygıtı olarak kabul eder.

Liberal refah rejiminde sosyal haklar, vatandaşlığın doğal bir gereği ya da geçmiş mesleki kazanımların bir türevi olarak kurgulanmaz. Aksi takdirde kamu müdahalesi, piyasada kendi başının çaresine bakamayan, yoksulluk sınırının altına düşmüş marjinal kesimlere yöneltilen istisnai, geçici ve ikincil bir güvenlik ağı (safety net) işlevi görür. Model, bireyin iktisadi özerkliğini ve çalışma güdüsünü piyasa şartları içerisinde korumasını merkeze alırken; kamusal desteğe erişimi sıkı idari denetimlere, varlık testlerine ve damgalanma riskine bağlar.

Bu çalışma, Anglo-Sakson refah modelinin kuramsal ve felsefi köklerini, işgücü piyasası rejimini, kamusal-özel ayrışmasına dayalı ikili yapısını, tarihsel evrim sürecindeki "workfare" dönüşümünü ve model içi kurumsal varyasyonları bütüncül bir akademik süzgeçten geçirerek incelemeyi hedeflemektedir.

 

1. KURAMSAL VE TARİHSEL BİLEŞENLER

 

1.1. Felsefi Doktrin ve İktisadi Temeller

Liberal refah rejiminin entelektüel haritası, Aydınlanma Liberalizmi ve Klasik Politik İktisat geleneğinin sacayakları üzerinde yükselir:

Adam Smith ve Klasik Liberalizm:Piyasanın kendi kendini düzenleyen (self-regulating) ve kaynakları en etkin şekilde tahsis eden yapısal niteliği kabul edilir. Devletin müdahalesi, fiyat mekanizmasını ve bireysel teşvik yapısını bozduğu ölçüde iktisadi etkinsizlik kaynağı sayılır.

İngiliz Yoksulluk Yasaları (Poor Laws) ve 1834 Reformu: Modelin kurumsal genetiği, 1834 tarihli New Poor Law düzenlemesine dayanır. Bu reformla kavramsallaştırılan "Daha Az Uygunluk" (Less Eligibility)ilkesi, kamu yardımı alan bir bireyin yaşam standardının piyasadaki en düşük ücretli serbest işçinin standardından daha aşağıda tutulmasını şart koşar. Amaç, kamusal yardımı rasyonel birey için bir tercih seçeneği olmaktan çıkarıp caydırıcı kılmaktır.

Ahlaki Tehlike (Moral Hazard) ve Bireysel Sorumluluk: Liberal doktrin, cömert sosyal güvenlik ağlarının bireylerde çaba gösterme güdüsünü törpülediğini (bağımlılık kültürü) iddia eder. Yoksulluk ve güvencesizlik, makroekonomik veya yapısal çelişkilerden ziyade bireysel yetersizliklerin veya piyasa uyumsuzluklarının bir sonucu olarak değerlendirilir.

 

 

1.2. Hak Kazanma Kriterleri ve "Means-Testing" (Muhtaçlık Testi)

Liberal modelde kamu kaynaklarına erişim katı koşullara bağlanmıştır:

Gelişkin Gelir ve Varlık Tespiti (Means-Testing): Sosyal yardımlar evrensel değildir. Bireyin yardım alabilmesi için mülkiyet, birikim ve gelir imkânlarını tamamen tükettiğini ve yoksulluk sınırının altında kaldığını idari olarak kanıtlaması gerekir.

Damgalanma (Stigmatization) Etkisi:Muhtaçlık testlerinin getirdiği bürokratik denetim ve toplumsal algı, kamu yardımı almayı bir statü kaybına dönüştürür. Bu durum, orta sınıfları kamusal sistemden uzaklaştırarak özel sigorta ve bireysel birikim araçlarına sevk eder.



Devamı için...

 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

Orta Doğu, yıllardır jeopolitik değişikliklerden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kalmaktadır. 21. yüzyılın başından bu yana bölge, güvenliği tehdit edecek birçok durumla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde, Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerinde yaşanan değişikliklere, İsrail-İran ekseni boyunca...;

İllegal uyuşturucu piyasaları, hukuki regülasyonların ve kurumsal denetimin tamamen dışında kalsa da iktisadın temel ilkelerinden muaf değildir. Aksine bu alan; arz ve talep kanunlarının, risk analizi mekanizmalarının ve piyasa aksaklıklarının en sert, yalın ve saf haliyle gözlemlendiği "sınırda ikt...;

Orta Doğu jeopolitiği, son yıllarda uzun süredir devam eden kamplaşma ve çatışma odaklı dinamiklerin yerini diyalog, uzlaşı ve pragmatik çıkar ortaklıklarına bıraktığı kapsamlı bir dönüşüm sürecine sahne olmaktadır. 2010’lu yılların başında patlak veren Arap Baharı, 2013’te Mısır’da yaşanan askerî m...;

Karayipler’in kalbinde, Meksika Körfezi ile Atlas Okyanusu’nun kesişim noktasında yer alan Küba; jeopolitik konumu gereği tarihsel olarak "Antiller’in Anahtarı" (Clavis Balti) olarak nitelendirilmiş, stratejik önemiyle küresel güç mücadelelerinin merkezinde durmuş bir ada coğrafyasıdır. 1492’de İspa...;

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmanın ülkeler arası ilişkiler açısından önemi oldukça büyüktür. Karşılıklı savunma anlaşması olarak imzalanan belge, diplomatik ilişkileri yeni bir düzeye taşımaktadır. Anlaş...;

Refah devleti literatürünün modern dönemeç noktası, Gøsta Esping-Andersen’in 1990 yılında yayımladığı The Three Worlds of Welfare Capitalism başlıklı çığır açıcı çalışmasıdır. Esping-Andersen, refah devletlerini yalnızca harcama miktarlarına göre sıralayan nicel yaklaşımları reddederek, sistemlerin ...;

Barınma krizi, modern kapitalist kentsel gelişimin en yapısal ve kronik çelişkilerinden biridir. Toprağın ve konutun finansal piyasalarla eklemlenerek spekülatif bir yatırım aracına, yani saf bir "meta"ya dönüştürülmesi, kentsel mekânı sınıfsal ayrışmanın en keskin hatlarla üretildiği bir arenaya çe...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...