Karşılaştırmalı Sosyal Politika Modeli (I): İskandinav Refah Devleti
- Genel Çerçeve: Dünyada Sosyal Politika Model ve Tipolojileri
1.1.Karşılaştırmalı Refah Devleti Analizi (Esping-Andersen Tipolojisi)
Esping-Andersen, refah devletlerini yalnızca harcama seviyelerine göre sıralayan nicel yaklaşımları eleştirerek, devletlerin niteliksel kurumsal tasarımlarını ve toplumsal işlevlerini ölçmek üzere üç ana analitik eksen geliştirmiştir:
- Piyasadan Arındırma (De-commodification): Bireyin temel gereksinimlerini ve insani yaşam standardını sürdürebilmesinin, emek gücünü piyasada satma zorunluluğundan ne ölçüde bağımsızlaştırıldığıdır. Piyasadan arındırma düzeyi yüksek olan sistemlerde birey; hastalık, işsizlik, yaşlılık veya engellilik gibi risk durumlarında piyasa mekanizmalarının insafına terk edilmeksizin kamusal bir hak olarak yaşamını idame ettirebilir.
- Katmanlaşmayı Giderme / Toplumsal Tabakalaşma (De-stratification / Social Stratification): Refah devletinin mevcut sınıf yapısını, statü hiyerarşilerini ve gelir eşitsizliklerini yeniden üretme mi yoksa dönüştürme mi işlevi gördüğünü ifade eder. Kimi refah rejimleri mesleki ve statüye dayalı ayrımları derinleştirirken (korporatif yapı), kimileri evrensel hizmetler vasıtasıyla sınıf hatlarını aşındıran bir eşitleyici rol üstlenir.
- Aileden Arındırma (Defamilialization): Tipolojiye daha sonraki feminist sosyoloji ve sosyal politika eleştirileriyle eklenen bu boyut, bireyin (özellikle kadının) refahının, bakım yükümlülüklerinin ve iktisadi özerkliğinin geleneksel ailevi bağlara bağımlı olmaktan çıkarılma derecesini ölçer. Kamusal kreş, yaşlı bakımı ve devredilemez ebeveyn izinleri bu eksenin temel kurumsal araçlarıdır.
Esping-Andersen; bu üç eksenden hareketle kapitalist ekonomilerdeki refah rejimlerini Sosyal Demokrat (İskandinav), Muhafazakâr/Korporatif (Kıta Avrupası) ve Liberal (Anglo-Sakson) olmak üzere üç ana kümede toplamıştır. Ancak küresel iktisadi dönüşümler, Asya-Pasifik bölgesinin özgün kalkınma modelleri ve Doğu/Güney Avrupa tecrübeleri, bu klasik tipolojinin genişletilerek Asya/Güdümlü ve Geleneksel Bismarckian modellerin de analize dâhil edilmesini zorunlu kılmıştır.