Kızıldeniz Krizi ve Orta Koridor Bağlamında Ticaret Koridorları Güvenliği: Türkiye’nin Rolü ve Körfez Ülkeleri ile İş Birliği

Makale

2023 sonundan itibaren Yemen merkezli Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep hattında ticaret gemilerine yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretinde ciddi aksamalara yol açmış; birçok gemi Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönelmiştir....

Kızıldeniz Krizi ve Orta Koridor Bağlamında Ticaret Koridorları Güvenliği: Türkiye’nin Rolü ve Körfez Ülkeleri ile İş Birliği

Kızıldeniz krizi, yalnızca bölgesel bir deniz güvenliği sorunu değil; aynı zamanda küresel ticaret sisteminde uzun süredir biriken kırılganlıkları görünür kılan yapısal bir stres testi işlevi görmektedir. Uluslararası politik iktisat literatüründe ticaret koridorları, salt lojistik hatlar olmaktan ziyade güç, güvenlik ve egemenlik ilişkilerinin somutlaştığı mekânsal düzenekler olarak ele alınmaktadır. Bu çerçevede Kızıldeniz’de yaşanan güvenlik krizi, küresel ticaretin birkaç kritik “dar boğaza“ aşırı bağımlı olmasının yarattığı sistemik riskleri açığa çıkarmaktadır. Süveyş Kanalı ve Babülmendep Boğazı gibi geçiş noktalarında yaşanan aksaklıklar, verimlilik odaklı küresel tedarik zinciri mimarisinin kriz dönemlerinde hızla kırılganlaşabildiğini göstermektedir.
 

Teorik açıdan bakıldığında, Kızıldeniz krizinin etkileri realizm, liberalizm ve jeoekonomi yaklaşımlarının kesişiminde okunabilir. Realist perspektif, deniz ticaret yollarının güvenliğini askerî güç ve caydırıcılık bağlamında ele alırken; liberal yaklaşım, ticaretin sürekliliği için çok taraflı kurumsal iş birliğinin önemini vurgulamaktadır. Jeoekonomik yaklaşım ise ulaştırma koridorlarını, devletlerin ekonomik araçlar yoluyla stratejik nüfuz alanları inşa ettiği bir rekabet sahası olarak kavramsallaştırmaktadır. Husilerin saldırıları, devlet dışı aktörlerin dahi küresel ticaret akışları üzerinde asimetrik etki yaratabildiğini göstererek bu üç teorik çerçeveyi somut biçimde kesiştirmektedir.

Bu bağlamda Orta Koridor’un stratejik önemi, yalnızca Kızıldeniz güzergâhına alternatif bir hat sunmasından değil; küresel ticaretin giderek “çoklu koridor“ mantığına yönelmesinden kaynaklanmaktadır. Rusya–Ukrayna savaşı nedeniyle kuzey koridorunun kısıtlanması ve güney deniz yollarındaki güvenlik risklerinin artması, Orta Koridor’u tamamlayıcı ve dengeleyici bir seçenek hâline getirmiştir. Ancak literatürde, bu koridorun potansiyelinin altyapı yatırımları, gümrük uyumu ve dijital lojistik entegrasyonu olmaksızın sınırlı kalacağı vurgulanmaktadır.

Türkiye’nin bu süreçteki konumu, klasik bir transit ülke tanımının ötesine geçmektedir. Türkiye, Orta Koridor’un Avrupa’ya açılan kapısı olmasının yanı sıra Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’i birbirine bağlayan jeostratejik konumuyla çoklu ticaret ve enerji hatlarının kesişim noktasında yer almaktadır. Bu durum Türkiye’ye yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve güvenlik temelli bir kaldıraç sağlamaktadır. Resmî politika belgelerinde öne çıkan “lojistik merkez ülke“ vizyonu, ticaret koridorları güvenliğinin dış politika ve kalkınma stratejileriyle bütünleştirildiğini göstermektedir.

Son olarak Körfez ülkeleriyle geliştirilen ulaştırma ve lojistik iş birlikleri, Kızıldeniz krizinin yarattığı belirsizlik ortamında Türkiye’nin bölgesel rolünü daha da güçlendirmektedir. Türkiye–Körfez–Avrupa hattında şekillenen projeler, kara ve deniz koridorlarının birbirini tamamladığı hibrit bir ticaret mimarisine işaret etmektedir. Bu çerçevede Türkiye, yalnızca krizlere tepki veren bir aktör değil; ticaret koridorlarının güvenliğini ve çeşitliliğini önceleyen proaktif bir jeoekonomik aktör olarak konumlanmaktadır. Çalışmanın özgün katkısı, Kızıldeniz krizini Orta Koridor ve Türkiye’nin stratejik rolü üzerinden ele alarak, ticaret koridorları güvenliği literatürüne bütüncül ve teori temelli bir perspektif sunmasında yatmaktadır.
 

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2860 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1156
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Umut Vakfı’nın son 12 yıllık verileri, adeta bir iç savaş bilançosunu andırıyor: Basına yansıyan 41 bin 420 silahlı şiddet olayı, 26 binin üzerinde can kaybı ve 38 binden fazla yaralı...Sadece 2025 yılında; 3 bin 422 olayda 2 bin 225 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 167 kişi yaralandı. Bu olayların 2 b...;

Normatif değerler ile stratejik çıkarlar arasındaki gerilim, uluslararası ilişkilerin her zaman ilgi çekici bir özelliği olagelmiştir. Ne var ki son yıllarda bu gerilim, büyük güç rekabeti, enerji dönüşümleri ve teknolojik üstünlük yarışının ivme kazanmasıyla birlikte giderek daha belirgin bir hal a...;

Değerlendirme Notu Etkinlik Adı: Futur immersif – Metaverse ve XR Atölyesi Düzenleyen Kurum: Kaiser Agentur / Cyber Venture (Almanya) Bu atölye çalışması, savunma odaklı ileri teknoloji araştırmaları yürüten ve Almanya Federal Savunma Bakanlığı ile bağlantılı bir yapı tarafından organize edilmişti...;

Münih güvenlik raporu yayınlandığı tarihlerde raporun bir özetini yapmış ama ne anlama geldiği ve ileriye dönük neler olabileceği bağlamında bir şerh düşmemiştim. Bu yazıda Batı’nın ontolojik yorgunluğunu, yaşanan siyasi tıkanmayı, kurumsal aşınmayı ve derin çaresizlik duygusunu bahse konu rapor ...;

Ekonomi, güvenlik ve iç politika konularının tümü Starmer hükümetini Brüksel'e doğru yönlendiriyor. Geçen hafta Donald Trump ve Sir Keir Starmer, ulusa hitaben büyük konuşmalar yaptılar. ;

İran altyapısının kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alınması, halkın rejimi içeriden zayıflatacak geniş çaplı ve örgütlü bir ayaklanmaya yönelmesini hedefleyen bir stratejinin parçası olarak değerlendirilebilir. ;

Anlama arzusu her zaman insanlığın ilerlemesini beslemiştir; bilimden teknolojiye, teknolojiden keşfe ve keşiften daha fazla bilime doğru bir ivme yaratmıştır. Bu durdurulamaz ileri hareket, kumu eritmemize, safsızlıklar eklememize, atomik hassasiyetle bilgisayar çiplerine dönüştürmemize, bu çiplerd...;

“Felsefe griyi griyle boyadığında, hayatın şekli yaşlanır ve bu griyle gençleşemez, ancak anlaşılabilir; Minerva'nın baykuşu kanatlarını ancak alacakaranlığın gelişiyle açar.” — G.W.F. Hegel, Hukuk Felsefesi ;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

1. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.