Çin, Batı'dan Farklı Bir Yapay Zeka İnşa Ediyor
Batı'daki tartışmalar yapay zekanın insanları tamamen yerini almasına odaklanırken; Çin'de ise öngörücü bir duruma yönelen işlevsel yeniden yapılanmaya vurgu yapılıyor.
Manşetler artık tahmin edilebilir durumda. Amerika Birleşik Devletleri çip ihracatını kısıtlıyor. Çin laboratuvarları rekabetçi modeller piyasaya sürüyor. Uzmanlar yapay zeka yarışını kimin "kazandığını" ilan ediyor. Kullanılan dil spor ve savaştan esinleniyor: sprintler, atılımlar ve üstünlük.
Manşetler artık tahmin edilebilir durumda. Amerika Birleşik Devletleri çip ihracatını kısıtlıyor. Çin laboratuvarları rekabetçi modeller piyasaya sürüyor. Uzmanlar yapay zeka yarışını kimin "kazandığını" ilan ediyor. Kullanılan dil spor ve savaştan esinleniyor: sprintler, atılımlar ve üstünlük.
Bu durum, ilgi çekici bir drama yaratıyor. Ancak asıl noktayı da kaçırıyor.
Yapay zekâ çağında kilit mesele, en güçlü modeli kimin geliştirdiği değil; farklı toplumların zekâdan ne beklediğidir. Ve bu ölçüte göre, Çin Batı’nın tek başına tanımladığı bir yarışta yer almıyor; varış noktasını yeniden tanımlıyor.
Yapay zekâ çağında kilit mesele, en güçlü modeli kimin geliştirdiği değil; farklı toplumların zekâdan ne beklediğidir. Ve bu ölçüte göre, Çin Batı’nın tek başına tanımladığı bir yarışta yer almıyor; varış noktasını yeniden tanımlıyor.
Silikon Vadisi'nde yapay zekâ, sınır keşfi olarak çerçeveleniyor. İnsan bilişine rakip veya onu aşan genel zekânın sonuçları nelerdir? Düzenlenmeli mi? ABD hükümeti büyük ölçüde müdahale etmeme tutumunu sürdürüyor, araştırmaları finanse ederken özel firmaların öncülük etmesine izin veriyor.
Pekin'de ise çerçeve farklı. Soru şu değil: Makineler ne kadar zeki olabilir? Soru şu: Zekâ topluma nasıl entegre edilebilir ve ulusal altyapıya nasıl yerleştirilebilir?
Çin'in ulusal politikası, yapay zekâyı özümsenecek bir kapasite olarak ele alıyor. Vurgu, sistemik yerleştirmeye yapılıyor. Yapay zekâ lojistik,sağlık, finans ve şehir yönetimi alanlarında kullanılıyor. Ulusal mimarinin bir parçası haline geliyor.
Bu zıtlık yatırım modellerinde ortaya çıkıyor. ABD'de sermaye, temel modellere, çığır açan araştırmalara ve büyük projelere yöneliyor. Varsayım, yeniliğin uçlarda gerçekleştiği ve ekonominin geri kalanının uyum sağlayacağı yönünde.
Çin bu mantığı tersine çeviriyor. Yapay zekânın toplumu dönüştürmesinden önce, gerekli altyapının oluşturulması gerekiyor: veri merkezleri, yüksek hızlı bağlantı, endüstriyel internet sistemleri, elektrik şebekeleri ve birlikte çalışabilirlik standartları. Bu yatırımlar sermaye yoğun olsa da, bir kez kurulduktan sonra, her sektörde zekânın yaygınlaştırılmasının marjinal maliyetini düşürüyorlar.
Ekonomik açıdan bakıldığında, yapay zekâ, endüstriyel otomasyon ve akıllı üretim yoluyla azalan iş gücünün yarattığı demografik zorlukları dengeleyerek verimlilik artışının temel motoru olarak hizmet etmeyi amaçlıyor.
Hedefler arasında; endüstriyel, ticari ve ev uygulamalarında kullanılan yapay zekâ destekli robotlarla, tahmini 5 trilyon dolarlık küresel insansı robot pazarında baskın bir pay elde etmek
Hedefler arasında; endüstriyel, ticari ve ev uygulamalarında kullanılan yapay zekâ destekli robotlarla, tahmini 5 trilyon dolarlık küresel insansı robot pazarında baskın bir pay elde etmek
yer alıyor.
Çin, 2017 Yeni Nesil Yapay Zeka Geliştirme Planı'nın temelini oluşturan stratejiyle, 2050 yılına kadar yapay zekada küresel liderliği hedefliyor. Stratejik vizyon, akıllı sistemlerin ulaşım, sağlık hizmetleri, şehir planlaması ve tüm kamu hizmetlerini yönlendirdiği, tamamen gerçekleştirilmiş bir "yapay zeka optimize edilmiş toplum" öngörüyor.
Konfüçyüsçü-hukukçu bakış açısı
Çin'in yaklaşımını anlamak için, politikanın ötesine, daha derin kültürel kalıplara bakmak gerekir. Çin siyasi düşüncesi uzun zamandır düzeni, hiyerarşiyi ve sistemik uyumu vurgulamıştır. Bunlar retorik süslemeler değildir. Kurumlara yerleştirilmiş işletim varsayımlarıdır.
Konfüçyüsçü-hukukçu bakış açısı
Çin'in yaklaşımını anlamak için, politikanın ötesine, daha derin kültürel kalıplara bakmak gerekir. Çin siyasi düşüncesi uzun zamandır düzeni, hiyerarşiyi ve sistemik uyumu vurgulamıştır. Bunlar retorik süslemeler değildir. Kurumlara yerleştirilmiş işletim varsayımlarıdır.
Konfüçyüsçülük ahlaki bir vizyon sunar: iyi yönetilen bir toplum, rollerin tanımlandığı, görevlerin yerine getirildiği ve uyumun korunduğu bir toplumdur. Teknoloji, düzene katkısıyla değerlendirilir. Yapay zeka, bireysel özerkliği en üst düzeye çıkardığı için değil, belirsizliği azaltabildiği ve davranışı kolektif normlarla uyumlu hale getirebildiği için değerlidir. Hukukçuluk mekanizmayı sağlar. Uygulama olmadan sistemlerin bozulacağını varsayar.
Devamı için...
Devamı için...