Su Yönetişimi, Güvenlikleştirme ve Doğa Temelli Kentsel Dayanıklılık: Su Güvenliğinin Su–Enerji–Gıda Bağı (WEF Nexus) Perspektifiyle Yeniden Çerçevelenmesi

Makale

Orta Doğu’da su güvenliği artık geleneksel sınırlarını aşarak yalnızca sektörel altyapı odaklı bir mesele olmaktan çıkmıştır. Günümüzde su güvenliği; iklim değişikliği, demografik dönüşümler, hızlı kentleşme ve jeopolitik parçalanmanın birleşen baskıları tarafından şekillenen karmaşık bir yönetişim ve güvenlik sorunu niteliği taşımaktadır. ...

Su Yönetişimi, Güvenlikleştirme ve Doğa Temelli Kentsel Dayanıklılık: Su Güvenliğinin Su–Enerji–Gıda Bağı (WEF Nexus) Perspektifiyle Yeniden Çerçevelenmesi
 
Giriş: Bölgesel Güvenlik İçin Bir Çerçeve Olarak Su–Enerji–Gıda Bağı

Orta Doğu’da su güvenliği artık geleneksel sınırlarını aşarak yalnızca sektörel altyapı odaklı bir mesele olmaktan çıkmıştır. Günümüzde su güvenliği; iklim değişikliği, demografik dönüşümler, hızlı kentleşme ve jeopolitik parçalanmanın birleşen baskıları tarafından şekillenen karmaşık bir yönetişim ve güvenlik sorunu niteliği taşımaktadır. Bu zorluğun anlaşılması ve ele alınması, dar sektörlere ayrılmış yaklaşımların ötesine geçilmesini ve SuEnerji–Gıda Bağı (Water Energy Food WEF Nexus) çerçevesinin sunduğu bütünleşik perspektifin benimsenmesini gerektirmektedir.

WEF Bağı, modern kaynak yönetişimini tanımlayan temel karşılıklı bağımlılıkları ortaya koymaktadır. Su; hidroelektrik üretimi, termik santral soğutma sistemleri ve tuzdan arındırma süreçleri yoluyla enerji üretiminin temelini oluştururken, aynı zamanda sulama, hayvancılık ve gıda işleme faaliyetleri aracılığıyla gıda sistemlerinin omurgasını teşkil etmektedir. Buna karşılık enerji, su arıtımı, dağıtım altyapısı ve verimlilik teknolojilerinin uygulanması açısından vazgeçilmezdir. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de bu karşılıklı bağımlılıklar yalnızca akademik soyutlamalar değildir; iklim değişkenliği, göç kaynaklı demografik baskılar, hızlanan kentleşme ve kalıcı siyasal parçalanma tarafından şekillenen günlük gerçekliklerdir.

EuroMeSCo Ortak Politika Çalışması Ensuring Water Security in the Middle East: Policy Implications, su güvenliğini mühendislik çözümlerini bekleyen teknik bir sorun olarak değil; yönetişim tercihleri, güvenlikleştirme ve güvenlik-dışılaştırma dinamikleri, çok taraflı işbirliği çerçeveleri ve yönetim ile izleme süreçlerine sivil toplumun anlamlı biçimde yeniden dahil edilmesi bağlamında ele almaktadır. Bu yaklaşım, su sorunlarının özünde teknik değil siyasi ve kurumsal nitelikte olduğunu hatırlatan önemli bir çerçeve sunmaktadır.

Bu makale dört birbirine bağlı boyut etrafında yapılandırılmış kapsamlı bir argüman geliştirmektedir: su kıtlığının yönetişim temellerinin tanımlanması. Makale ayrıca kaynak yönetimi ile düzenleme ve siyasal ekonomi arasındaki bağlantıyı kurmaya; güvenlikleştirme dinamiklerini işbirliği ve sivil toplum katılımı ile ilişkilendirmeye çalışmaktadır. Son bölüm ise iklim çağında pratik bir yanıt olarak kurumsal dayanıklılığın doğa temelli kentsel uyum politikalarıyla bütünleştirilmesini ele almaktadır.

Su Güvenliğinin Yönetişim Temelleri

İklim değişikliği, kirlilik, kontrolsüz kentleşme ve verimsiz tahsis mekanizmaları çok sayıda toplumu kronik kıtlık koşullarına sürüklemiştir. Ancak kıtlık tek başına güvensizliği belirlemez. Kritik ayrım noktası yönetişim kapasitesidir.

Status of Water Sector Regulation in the Middle East and North Africa (Mumsen, Triche, Sadik ve Diriöz, 2017) çalışmasında belgelenen araştırmalar, kalıcı su tasarrufu stratejilerinin yalnızca fiziksel altyapıdan — borular, arıtma tesisleri ve pompa istasyonları — ibaret olmadığını göstermektedir. Bu stratejiler; rasyonel ve toplumsal açıdan adil tarife belirleme süreçlerini güvence altına alabilecek, özel şirketler dahil işletmecilerin etkin biçimde izlenmesini sağlayabilecek, israf ve yasadışı kullanım için anlamlı yaptırımlar uygulayabilecek ve sıkı raporlama gereklilikleriyle desteklenen performans standartlarını hayata geçirebilecek şeffaf ve hesap verebilir düzenleyici kurumlar gerektirir.

Bu kurumsal çerçevelerin bulunmadığı veya siyasallaştığı durumlarda, iyi tasarlanmış koruma programları bile uygulama aşamasında başarısızlığa uğrayabilmekte ve en önemlisi kamu güveni aşınmaktadır. EuroMeSCo politika çerçevesi de bu yönetişim-öncelikli yaklaşımı benimseyerek su güvenliğinin esas olarak altyapı genişletmesi veya acil müdahale protokollerinden ziyade kurumsal kapasite inşası ve katılımcı mekanizmalar gerektirdiğini vurgulamaktadır.

Orta Doğu için bunun sonuçları derindir. Bölgedeki ülkeler su altyapısı geliştirme konusunda farklı düzeylerde teknik kapasiteye sahip olsa da, bu altyapının etkin, adil ve sürdürülebilir biçimde işletilmesini sağlayacak düzenleyici çerçeveler çoğu zaman yetersizdir. Sonuçları giderek artan ölçüde belirleyen unsur altyapı açığı değil yönetişim açığıdır.

Suyun Siyasal Ekonomisi

Çağdaş su yönetimi yalnızca devlet kontrolündeki sistemlerden; özel hizmet sağlayıcıları, belediye otoriteleri, sivil toplum kuruluşları ve yerel toplulukları içeren giderek daha karmaşık düzenlemelere doğru evrilmiştir. Bu kurumsal çeşitlenme, suyun nasıl tanımlanması ve yönetilmesi gerektiğine ilişkin temel soruları gündeme getirmektedir.

Karen Bakker’in öncü eseri Privatizing Water: Governance Failure and the World's Urban Water Crisis (2010), küresel kentsel su krizinin çoğu zaman mutlak fiziksel kıtlıktan ziyade bir yönetişim krizi olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymaktadır. Suyun ekonomik bir meta, kamu hizmeti veya insan hakkı olarak tanımlanması; erişim kurallarını, fiyatlandırma yapılarını ve hesap verebilirlik mekanizmalarını temelden belirlemektedir.

Devamı için...

 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2860 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1156
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Bu araştırma makalesi, Güneydoğu Asya'daki denizci devletlerin neden ve nasıl erişim engelleme/alan reddi (A2/AD) stratejileri ve yetenekleri geliştirmeye ve uygulamaya çalıştıklarını analiz etmektedir. Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Vietnam tarafından geliştirilen A2/AD stratejileri ve...;

Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi hem savaş alanını genişletmiş, hem de Ortadoğu’nun tarihini büyük ölçüde değiştirmiştir. Ortadoğu’nun geleceği, savaşa katılan güçler arasında bir pazarlık konusu haline gelmiştir. İngiltere, petrol kuyularının güvenliği için Mezopotamya’yı işgal etmiş ve Arap a...;

Giriş Türk Kurtuluş Savaşı, emperyalizmin kaybettiği ikinci savaş olarak dünya tarihindeki yerini almıştır. İlk savaş 1915 Çanakkale Savaşı idi. Böylece Mustafa Kemal Atatürk, biri Osmanlı üniforması, biri Türkiye Cumhuriyeti üniforması ile iki defa emperyalistlere karşı zafer kazanmıştır. Türk ...;

Güvenlik, askeri ilişkiler, istihbarat gibi kavramlar 21. Yüzyılda hızla anlam değişimine uğramıştır. Devletlerin egemenliği, caydırıcılık gibi kavramlar ise komplike, çok katmanlı ve aktörlü hale gelen kavramlar olarak ortaya çıkmıştır. Artık güvenlik kavramı anlam değişimine ve genişlemesine uğr...;

Dijital teknolojilerin ve çevrimiçi sistemlerin hızla benimsenmesiyle giderek daha fazla birbirine bağlı hale gelen bir dünyada, siber güvenliğin kritik rolü abartılamaz. Toplumlar, ekonomik büyümeyi artırmak, kamu hizmetlerini geliştirmek ve yaşam kalitesini iyileştirmek için teknolojinin gücünden ...;

İnsanlık, sadece hayatta kalmak için değil, aynı zamanda gelişmek için de her zaman doğanın cömertliğine güvenmiştir. İlk uygarlıklar, hasatları için mevsimsel yağmurlara ve verimli topraklara bağlı olarak nehirlerin yakınlarına yerleşmişlerdir. Vahşi hayvanları evcilleştirmiş, bitkileri giyim için ...;

21. yüzyıl, Afrika ülkelerinin emsallerine yetişmek için büyük bir atılımına tanık olacak mı? Yoksa kıta genel olarak diğer bölgelerin gerisinde kalmaya devam mı edecek? Dünya Bankası'nın 2000 yılında yayınladığı "Afrika 21. Yüzyılı Ele Geçirebilir mi?" başlıklı önemli rapor, Afrika'nın yeni yüzyılı...;

21. yüzyıl, Afrika ülkelerinin emsallerine yetişmek için büyük bir atılımına tanık olacak mı? Yoksa kıta genel olarak diğer bölgelerin gerisinde kalmaya devam mı edecek? Dünya Bankası'nın 2000 yılında yayınladığı "Afrika 21. Yüzyılı Ele Geçirebilir mi?" başlıklı önemli rapor, Afrika'nın yeni yüzyılı...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

1. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...