SİBER - TÜRKİYE DEKLARASYONU (TASLAK)
4. İSTANBUL SİBER-GÜVENLİK FORUMU
“Yapay Zekâ, Kuantum Devrimi ve Siber-Türkiye“
4. İSTANBUL SİBER-GÜVENLİK FORUMU
“Yapay Zekâ, Kuantum Devrimi ve Siber-Türkiye“
4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Yapay Zekâ, Kuantum Devrimi ve Siber-Türkiye“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel Istanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.
Forum’a çeşitli ülke ve bölgelerden, farklı alan ve sektörlerden konuşmacı ve protokol katılımı sağlanmıştır. Farklı ülkelerinden diplomatik temsilciler ve delegasyonlar da yer almıştır. Forum’da yerli/yabancı uzmanlar, akademisyenler ve diplomatlar tarafından konuşma ve sunumlar gerçekleştirilmiştir. Türkiye, Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika ülkelerinden ilgili otoriteler de Forum’da temsil edilmiş, tüm oturumlar kurumsal olarak takip edilmiştir.
Forum’da önem taşıyan şu konular ele alınmıştır; “Yapay Zekâ, Kuantum Devrimi ve Siber-Türkiye“, “Yapay Zekâ Derin Sahte ve Siber-Güvenlik Siber-Endüstri Ölçek Ekonomisi“, “Stratejik Türk Ürünleri“ , “Görünürlük ve İhracat Politikaları“
Forum’da ortaya konan aşağıdaki tespit ve önerilerin, mevcut kazanımları/kurumları yükseltecek bir vizyonla, ilgili tüm otoritelerin ve kamuoyunun dikkatine sunulması kararlaştırılmıştır:
- Günümüzün dijital dönüşümünde, yapay zekâ (YZ) teknolojileri ekonomik, toplumsal ve akademik alanlarda büyük değişiklikler yarattı. Ancak büyük veri analizi, karmaşık optimizasyon ve derin öğrenme gibi alanlarda klasik bilgisayar mimarilerinin işlem gücü giderek azalmaktadır. Bu noktada, kuantum bilişim teknolojileri, yapay zekâ alanında yeni bir paradigmaya yol açmaktadır.
- Makine öğrenimi, doğal dil işleme ve optimizasyon gibi süreçlerde kuantum algoritmaları yenilikçi avantajlar sağlar. Üniversite araştırmaları, TÜBİTAK destekli projeler ve sanayi iş birlikleri, Türkiye'nin dijital dönüşüm stratejileri doğrultusunda kuantum yapay zekâ entegrasyonunun ulusal rekabet gücüne ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunmaktadır.
- Dijital dönüşüm çağında, kuantum teknolojileri ve yapay zekânın birleşmesi, sadece teknik bir gelişme değil, aynı zamanda hesaplama, öğrenme ve karar alma süreçlerinin temel doğasını değiştiren stratejik bir dönüm noktasıdır. Veri yoğun uygulamalar, karmaşık optimizasyon sorunları ve ileri seviye modellemenin sınırları, bu iki alanın birleşmesiyle yeniden tanımlanmıştır.
- Bilginin işlenme şeklinde devrimsel bir dönüşüm olarak ifade edilebilecek “Kuantum üstünlüğü“ kavramı, savunmadan sağlığa, finansal analizden enerji yönetimine kadar stratejik sektörlerde çarpan etkisi yaratmaktadır.
- Kuantum yapay zekâ, geleceğin stratejik rekabet ortamında ulusal kapasiteyi belirleyen bir unsur hâline gelmiştir. YZ'nin karar alma süreçlerindeki hızı, kuantum hesaplamanın çok boyutlu paralel işlem gücüyle birleşerek ulusal güvenlik, ekonomik rekabet ve teknoloji egemenliği açısından yeni bir küresel güç dağılımı yaratmaktadır.
- Dünya genelinde ABD, Çin ve Avrupa Birliği’nin askerî, diplomatik ve teknolojik üstünlük elde etmek amacı güttüğü milyarlarca dolarlık yatırım programları, yapay zekânın geleceğin güç mimarisinin temel belirleyicisi olduğunu göstermektedir.
- Veri odaklı karar süreçleri, makine öğrenmesi, derin öğrenme ve üretken yapay zekâ gibi modeller tarafından büyük ölçüde değiştirilmiştir. Kuantum destekli YZ yaklaşımları, öğrenme süreçlerini hızlandırarak büyük veri setlerinin analizini klasik yöntemlerden öteye taşır.
- Kuantum teknolojileri, savunma alanında yeni doktrinler gerektiren bir dönüşüm yaratmaktadır. Kuantum radar sistemleri, kuantum güvenli haberleşme, YZ destekli otonom sistemler ve yüksek doğruluklu simülasyon yetenekleri, çağdaş askerî güç mimarisinin temel bileşenleri hâline gelmektedir.
- Kuantum hesaplama ve YZ'nin finans, enerji, ulaşım, sağlık ve lojistik gibi hayati sektörlerde işbirliği, çok boyutlu optimizasyon, risk analitiği, ilaç keşfi, akıllı şebeke yönetimi ve tedarik zinciri verimliliğinde büyük bir değişiklik yaratacaktır. Bu dönüşüm, ekonomilerin yüksek katma değer üretimine geçişini hızlandırmaktadır.
- Türkiye’nin genç nüfusu, dijitalleşme kapasitesi, savunma sanayii birikimi ve genişleyen girişimcilik ekosistemi, kuantum ve yapay zekâ entegrasyonunda önemli bir stratejik avantaj sunmaktadır. Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında ASELSAN, HAVELSAN, TÜBİTAK ve üniversitelerde yürütülen çalışmalar, ulusal kapasiteyi güçlendiren kritik ama yetersiz adımlardır.
- Kuantum teknolojileri ve yapay zekâ, Türkiye için yalnızca bir teknoloji alanı değil, dijital egemenlik ve stratejik bağımsızlık meselesidir. Veri güvenliği, kriptografi, siber savunma ve otonom sistemler gibi alanlarda kuantum kapasite inşası, ulusal güvenlik doktrinlerinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Bu yeni teknoloji düzeni, altyapıda köklü bir dönüşümü gerektirmektedir. Kuantum iletişim hatları, yüksek kapasiteli veri merkezleri, güvenli bulut mimarileri ve ulusal ölçekte büyük veri altyapıları, dijital devlet ve kritik altyapı güvenliğinin temel bileşenleri hâline gelmektedir.
- Türkiye’nin teknopolitiğin yeni iki temel değişkeni olan yapay zekâ ve kuantum devrimi temelinde alması gereken önlemler ve benimseyeceği stratejiler, ülkenin siber alandaki varlığını ve etkisini artırmak için kritik öneme sahiptir. Türkiye, yapay zekâ, derin sahte ve siber güvenlik gibi alanlarda ulusal çıkarlarını korurken, aynı zamanda siber endüstriyi destekleyerek ekonomik büyüme ve uluslararası rekabet gücünü artırmalıdır. Bu çerçevede, stratejik Türk ürünleri ve ihracat politikaları, Türkiye’nin siber alandaki görünürlüğünü ve etkinliğini artırmak için önemli bir role sahiptir.
- Türkiye için; siber uzay ve endüstrisinin ölçek büyüklüğünün gözden geçirilmesi, ekosisteme ulusal bir yatırım ve kapasite programı oluşturulması öncelik arz etmektedir.