Bab'ül Mendeb Boğazı, dünyanın en stratejik ve en hassas deniz geçitlerinden. Kuzeydoğuda Arap Yarımadası (Suudi Arabistan) ile güneybatıda Afrika Boynuzu arasında yer alan boğaz, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne ve Hint Okyanusu'na bağlamakta. İnsanlık tarihi boyunca menkıbelere bile konu olan Kızıldeniz ve Bab'ül Mendeb Boğazı'ndaki her olay küresel piyasaları etkileme potansiyelinde olup, kilit sektörlerdeki tedarik zincirlerini bozmakta, aynı zamanda lojistik maliyetlerini artırma ve bir dizi jeopolitik tepkileri de tetikleme gücünde. Her yıl uluslararası deniz ticaretinin yüzde 10 ila yüzde 15'sinin bu yoldan geçmesi ve boğazın derinliğindeki fiber optik kabloların haberleşme açısından büyük önem taşıması, bu suyolunu kritik bir konuma oturtmakta. Kızıl Deniz ve Bab-ül Mendep boğazını tıkayan veya trafik yoğunluğunu arttıran herhangi bir etken, kıtalar arasında temel ihtiyaç malzemeleri taşıyan binlerce geminin beklemesi demek. Basra Körfezi'nden gelen, Avrupa ve ABD ye her ve geçişte milyonlarca varil ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyan tankerler için en kısa güzergâh da bu suyolu. Çin, Hindistan veya Malezya gibi Asya limanlarından yüklenip Avrupa'ya gönderilen elektronik, araç ve tekstil gibi mamul mallar. Güneydoğu Asya, Orta Doğu ve Afrika kıtası arasında ticareti yapılan tahıl, şeker ve çay gibi gıda ve tarım ürünleri, endüstriyel son mal ve yedek parçalar veya teknolojik bileşenler gibi küresel tedarik zincirleri için stratejik ürünlerin de Asya-Avrupa ticaretindeki en kısa yol tercihi işte bu boğaz.
Bölgedeki Dört Büyük Tehdit
Bab'ül Mendep Boğazı aynı zamanda siyasi istikrarsızlık, ülkeler veya aynı ülke içinde kabileler arası savaş, silahlı tehdit ve insan kaçırma, kaçakçılık gibi suç faaliyetleri ve jeostratejik gerilimlerin birleştiği bir bölge olduğundan küresel deniz taşımacılığı için en tehlikeli bölgelerden biri olarak kabul edilmekte. Bu güzergâh üzerindeki süreklilik arz eden, tekrarlayan, iyi belgelenmiş ve zaman zaman çözülmesi oldukça zor tehditler deniz ticaretini olumsuz etkilemektedir. Güvenlik sorunları hem ticari ve askeri gemileri, hem gemi mürettebatını, hem de tüm tedarik zincirleri için geçerli olup genel olarak dört ana tehdit, bu bölgeyi yüksek riskli ticaret yolu haline getirmektedir:
Bölgedeki Dört Büyük Tehdit
Bab'ül Mendep Boğazı aynı zamanda siyasi istikrarsızlık, ülkeler veya aynı ülke içinde kabileler arası savaş, silahlı tehdit ve insan kaçırma, kaçakçılık gibi suç faaliyetleri ve jeostratejik gerilimlerin birleştiği bir bölge olduğundan küresel deniz taşımacılığı için en tehlikeli bölgelerden biri olarak kabul edilmekte. Bu güzergâh üzerindeki süreklilik arz eden, tekrarlayan, iyi belgelenmiş ve zaman zaman çözülmesi oldukça zor tehditler deniz ticaretini olumsuz etkilemektedir. Güvenlik sorunları hem ticari ve askeri gemileri, hem gemi mürettebatını, hem de tüm tedarik zincirleri için geçerli olup genel olarak dört ana tehdit, bu bölgeyi yüksek riskli ticaret yolu haline getirmektedir:
- Silahlı Çatışmalar: Tehlikenin ana kaynağı, 2014'ten beri Yemen'de süren iç savaş veya vesayet savaşıdır. İran destekli Husiler, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona karşı savaşmakta olup, savaş kara sınırlarını aşarak denize sıçramıştır. Silahlı gruplar, ister batı ister koalisyon ülkeleriyle bağlantılı olsun, seyir halindeki askeri veya ticari gemilerini hedef alarak saldırılarda insansız hava araçları, mayın ve füzeler kullanmaktadır. Böylece Kızıldeniz, hem 2014 den itibaren, hem de 2023 den sonra ortaya çıkan Gazze krizi ile birlikte sürekli savaş alanının bir uzantısı haline gelmiştir. Örnek verilecek olursa, Ocak 2024'te bir Amerikan kargo gemisi, Husiler tarafından fırlatılan bir balistik füzeyle vurulmuştur. Saldırı, gemide büyük bir yangına neden olmuş ve bu bölgedeki gemilerin güvenlik tehdidi karşısında ne kadar savunmasız olduğunu göstermiştir.
- Korsanlık ve Deniz Suçları: Boğaz, özellikle başta Somali olmak üzere deniz korsanlığıyla bilinen bölgelerle de çevrilidir. Saldırılar 2010'larda erişilen zirveden bu yana azalmış olsa da, silahlı gruplar faaliyetlerini her yerde sürdürmektedir. Bu tehdit kapsamındaki suç faaliyetleri, mürettebat kaçırma, soygunlarla sınırlı kalmayıp, bazen korsanlar arası deniz savaşlarına dönüşmektedir. Mart 2024'te Somali açıklarında bir İran balıkçı teknesinin korsanlar tarafından ele geçirilmiş olması bu tür tehditlerin bir örneğidir.
- Büyük jeopolitik çıkarlar: Bab el-Mendeb boğazının, küresel stratejik önemi, Fransız, Amerikan, Rusya, Türkiye, Çin, Katar ve Birleşik Arap Emirliklerine ait askeri üslerin Cibuti çevresinde ve Afrika Boynuzunda yoğunlaşmasını sonuçlandırmıştır. Bölge, küresel güçler arasındaki rekabetin de sahnesi haline gelmiştir. Bab'ül Mendep Boğazı'ndaki risklerin somut etkileri her gün lojistik gecikmelere, ek maliyetlere, maddi ve insani kayıplara yol açmaktadır. Nakliye şirketleri, ithalatçılar, sigortacılar ve gemi adamları son 5 yılın olumsuz gelişmelerinden doğrudan etkilenmektedir.
- Çevresel Tehdit: Kızıldeniz 2250 km uzunluğunda, yaklaşık 355 km genişliğinde sığ bir deniz olmakla birlikte, derinliği Suaikim adası civarında 3000 metreyi bulmaktadır. Deniz tabanında bulunan mercan rifleri, balık ve bitki türleri ve nihayet kadim tarihe ait arkeolojik kalıntılar koruma gerektirirken hem deniz dibinde, hem de deniz yüzeyindeki faaliyetler ve özellikle çatışmalar bu doğa harikası için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.