Afrika’daki Yahudi Diasporası

Makale

Afrika’da Yahudi Diasporası,15.yüzyılda Avrupa’dan kovulan Sefarad Yahudilerinin, Osmanlı hakimiyetinde olan Kuzey Afrika’ya gelmeleri ile başlamıştır. Bununla birlikte Etiyopya Yahudileri olarak da ifade edilen Falaşalar (Beta İsrail) 1 Afrika ile diyalog kurmada etkili olmuşlardır. Falaşaların Hz. Süleyman’dan sonra kaybolmuş Yahudi kabilelerinin soyundan geldiklerini ifade edilmektedir....

3. Afrika’daki Yahudi Diasporası:

Afrika’da Yahudi Diasporası,15.yüzyılda Avrupa’dan kovulan Sefarad Yahudilerinin, Osmanlı hakimiyetinde olan Kuzey Afrika’ya gelmeleri ile başlamıştır. Bununla birlikte Etiyopya Yahudileri olarak da ifade edilen Falaşalar (Beta İsrail) Afrika ile diyalog kurmada etkili olmuşlardır. Falaşaların Hz. Süleyman’dan sonra kaybolmuş Yahudi kabilelerinin soyundan geldiklerini ifade edilmektedir. Bu iddiayı;1975’te Sefarad Hahambaşı görevini yürüten Ovedya Yusuf’ da bir fetva yayınlayarak desteklemiştir.Falaşaların kayıp Yahudi kabilelerinden biri olduğunu belirtmiştir. Bu fetvayla; Falaşalar İsrail vatandaşı olarak İsrail’de ikamet etme hakkı da elde etmişlerdir. 3 1977’den itibaren, Falaşalar anayurda dönmeye başlamışlardır.1984 yılında Musa Operasyonu ile 8000 Etiyopyalı Yahudi’nin anavatana dönmeleri sağlanmıştır.Fakat 4000 Falaşa bu operasyon da yaşamını yitirmiştir.

Ayrıca bunun gibi operasyonlar yıllar içinde tekrarlanmıştır. Örneğin; CIA ve dönemin ABD Başkanı George H.W.Bush ’un desteği ile Yuşa operasyonuyla bölgeden 800 kadar Etiyopya Yahudi’sinin nakli gerçekleştirilmiştir. Bu operasyon sonrasında,Etiyopya’daki iç savaş nedeniyle,Süleyman Operasyonu düzenlenmiştir.36 saat içinde yaklaşık 14.500 Etiyopya Yahudi’sinin anavatana dönmeleri sağlanmıştır. Bununla birlikte İsrail;son gelen Etiyopya Yahudi’sinden sonra artık bu bölgeden başka kabul olmayacağını açıklamıştır. Bu operasyonlar ile bölgeden anavatana getirilen Falaşaların sayısı tahminen 110 bindir. Fakat kendi dindaşlarının ırkçı tavırlar yüzünden dışlanmış ve Yahudi toplumunun en alt basamağında kendilerine yer bulmuşlardır.

Ömer Yetkin; “anavatandaki yahudilerin onların askerlik ve vasıfsız işçi statüsündeki iş kollarında çalıştırılmak için getirildikleri bile düşünülmektedir“. Bu yaklaşımlar, Afrikalılara anlattıkları ile kendi toplumları içinde yaşayan Falaşalara olan tutumları arasındaki farkı ortaya çıkarmıştır.

Falaşalar haricinde,Kuzey Afrika’da ciddi anlamda bir Yahudi nüfus vardır. Bunlar Mısır ve Libya Yahudileri olan Mizrahilerdir.Her ne kadar Mizrahiler Sefarad Yahudileri içinde ifade edilse de onlar ayrı bir oluşumdur. Afrika’nın Siyah Yahudilerden bir diğeri,Zimbabwe’nin Siyah Yahudileri olan Lambe kabilesidir.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Birleşik Devletler uzun süredir Rusya’yı nihai bir çöküş sürecindeki güç olarak gördü. Bu değerlendirme, 1980’lerde Sovyetler Birliği’nin açık emperyal aşırı yayılma belirtileri göstermesiyle şekillendi; önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin kendisinin dağılmasıyla pekişti.;

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

Kalıcı güvenlik düzenleri ortak değerlerden değil, tarafların birbirlerini tasfiye edemeyeceklerini kabul etmelerinden doğar. 1648 Westphalia ve 1975 Helsinki’nin stratejik gerçekçilik buydu.;

Dünya iktisat tarihi1, 18. yüzyılın sonuna kadar tek bir devasa gücün gölgesinde şekillenmiştir: Çin. MÖ 221’de ilk imparatorluğun kurulmasından MS 1800 yılına kadar geçen süreçte Çin, sadece bir devlet değil; kendi kurallarını, kendi teknolojisini ve kendi finansal evrenini yaratan bir "medeniyet-d...;

Geleneksel refah devleti literatürü, Gøsta Esping-Andersen’in 1990 yılında yayımlanan yapıtı The Three Worlds of Welfare Capitalism (Refah Kapitalizminin Üç Dünyası) çerçevesinde şekillenmiştir. Esping-Andersen; piyasadan arındırma (de-commodification) ve toplamsal katmanlaşma (social stratification...;

Daha 14 yaşında dünyanın en güzelini, en geniş ama en zarif, en ince ve en duygulusunu, hem de iki dünyayı en güzel mâna aleminde birleştirecek benzersiz bir cami yapmayı hayal etmiş, ve henüz 23 yaşında temelinden itibaren bizzat çalışarak hayalini gerçek etmiş bir Cihan Hükümdarı Sultan Ahmed.;

Refah devleti literatürünün modern dönemeç noktası, Gøsta Esping-Andersen’in 1990 yılında yayımladığı The Three Worlds of Welfare Capitalism başlıklı çığır açıcı çalışmasıdır. Esping-Andersen, refah devletlerini yalnızca harcama miktarlarına göre sıralayan nicel yaklaşımları reddederek, sistemlerin ...;

Büyük güçler arasındaki güvenlik rekabeti, uluslararası politikanın baskın özelliğidir. Tarih boyunca kırmızı bir iplik gibi uzanır ve ortadan kalkacağına dair pek bir neden yoktur. Bunun nedeni basittir: Anarşi içindeki devletlerin rekabet etmekten başka seçeneği yoktur, çünkü başka bir devlet haya...;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.

Uzun yıllar boyunca Liberya meselesi, dünya gündemini meşgul eden bir konu olmuştur. Yaşanan İç Savaş boyunca sıklıkla çatışmalar ve ölümlerle anılan ülkenin günümüzde yeniden dirilme mücadelesi vermesi, diğer aktörler tarafından dikkatle izlenmektedir.

Afrika’nın batısında bulunan Benin Cumhuriyeti, kuzey batıda Burkina Faso Cumhuriyeti, kuzey doğuda Nijer, doğuda Nijerya, batıda ise Togo ile komşudur. Benin’in bu 4 ülkeyle toplam 1989 km sınırı vardır. Bu sınırlardan en uzunu Nijerya ile olan 773 km’lik sınırdır.