Afrika Jeopolitiğinde Çin’in Pax-Sinica Vizyonunu Anlamak

Makale

Artık global bir güç olma yolunda olduğu net olarak gözlenen, Çin Halk Cumhuriyeti’nin, Afrika’daki askeri ve politik stratejileri başta ABD olmak üzere büyük güçlerin tedirgin edici niteliktedir. Özellikle Afrika madenleri ve enerji yatakları Çin’in bu Afrika’ya olan özel ilgisinde ana faktördür. Esasen, Çin-Afrika diplomatik ilişkileri, Mao Zedung döneminde 1956 yılında başlamıştır. ...

AFRİKA JEOPOLİTİĞİNDE ÇİN’İN PAX-SİNİCA VİZYONUNU ANLAMAK
 
 
Artık global bir güç olma yolunda olduğu net olarak gözlenen, Çin Halk Cumhuriyeti’nin, Afrika’daki askeri ve politik stratejileri başta ABD olmak üzere büyük güçlerin tedirgin edici niteliktedir. Özellikle Afrika madenleri ve enerji yatakları Çin’in bu Afrika’ya olan özel ilgisinde ana faktördür. Esasen, Çin-Afrika diplomatik ilişkileri, Mao Zedung döneminde 1956 yılında başlamıştır. 1960’lı yıllar itibariyle, Çin Halk Cumhuriyeti, Afrika kıtasında ideolojik doktrinizasyon ihracı amaçlı ve yatırıma dayalı ekonomi ve güvenlik politikaları izlemeye başlamıştır. Çin’in Afrika’ya yönelik politikası bazı çevreler tarafından “yayılmacı“ veya “yeni sömürgeci“ tabirleriyle tanımlanmaktadır. Buna karşın, Çin Halk Cumhuriyeti’nin global vizyonunu, Pax-Sinica(Çin Barışı) olarak adlandıran görüşler de mevcuttur. Çin’in Afrika’daki söz konusu faaliyetlerine, kıta üzerinde ciddi eleştiriler de gelmektedir. Bunlar, genellikle, Çin’in Afrika’daki ekonomik faaliyetlerinin sosyal ve kültürel bağlamda neden olduğu olumsuzluklar ile şeffaflık açısından yetersizliğe yöneliktir. Çin’in Afrika’daki faaliyetleri, başta ABD ve Fransa olmak üzere kıtada aktif olan diğer güçlerin krizler, anlaşmazlıklar veya çatışmalar yaşamasına yol açabilir. Dolayısıyla, Çin’in bazı Afrika ülkelerine yaptığı finansal yardımlar ve Sudan, Angola, Nijerya gibi ülkelerle kurduğu ortaklıkların ilerleyen süreçte önemli sonuçlar doğuracağı düşünülse de, orta ve uzun vadede, Afrika’da politik, ekonomik, demografik ve askeri reaksiyonlara yol açabileceğini düşünüyoruz.

Anahtar kelimeler: Güvenlik, jeopolitik, jeosrateji, Pax-Sinica, Afrika
 
 
Latin dilinde Çin Barışı anlamına gelen ‘Pax Sinica’ kavramı, Asya kıtasının doğusunu, güneydoğusunu ve kuzeydoğusundaki huzur ve refah devrini ifade etmektedir. Tıpkı geçmişte olduğu gibi günümüzde de Çin devlet olarak, Asya'dan başlayan yeni bir dünya düzeni teşkil edebilmeyi hedeflemektedir. Dolayısıyla 21. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren bir Asya çağı realitesini hakim kılarak, tabiri caizse ‘Post-Pax Sinica’ hedefini gerçekleştirebilmeyi tasarlamaktadır. Bu bağlamda Çin Komünist Partisi yeni politikalar ve yeni stratejik ve taktiksel argümanlar üretmektedir.
 
Afrika'nın büyük güçler ve onların grand stratejileri için önemi, artık her zamankinden fazladır. Dolayısıyla yeni stratejik kurgular ve yeni ekonomik, sosyal, askeri hamleler söz konusudur. Özellikle son yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti'nin, Afrika'ya yönelik ekonomik sosyal ve askeri hamlelerinde muazzam bir ivme yakalandığı görülmektedir.
 
Hiç kuşkusuz Çin Halk Cumhuriyeti, her süper güç gibi, kıtalararası bir etkiye sahiptir. Sahip olduğu bu gücü ise üç alandaki gelişimine borçludur: Ordu, İstihbarat, Ekonomi. Çin bu altın üçgen modeli sayesinde devletinin ulusal güvenlik stratejisini kurgulamıştır. Çin’in 16 Nisan 2013 tarihinde kamuoyuyla başlık olarak paylaşılan “Çin Silahlı Kuvvetlerinin Çeşitlenen Görevleri’’ başlıklı beyaz kitabı, bir ulusal güvenlik strateji belgesi mahiyetini taşımaktadır.1Beyaz kitap, 1998 yılından beri, iki yılda bir güncellenmektedir.
 
Çin uygarlığı ve Çin ulusu, bilinen kadim tarihten günümüze değin, esrarengiz ve güçlü yapısıyla Asya’nın süper gücü olmayı başarmış bir ulus, medeniyet ve devlet organizasyondur. Türk ve dünya tarihindeki yeri daima önemli olmuş ve rakiplerince daima temkinli yaklaşılan bir devlet olabilmiştir. Çin, günümüzde de, küresel arenada lider süper güç olma iddiasını sürdürmekte ve çalışmalarını da bu minvalde sürdürmektedir. 20. yüzyılın ikinci yarısından beri sürdürdüğü ekonomik kalkınma hamleleriyle eşgüdümlü olarak, politik ve askeri gücünü muazzam oranda artıran Çin Halk Cumhuriyeti, küresel bir güç olma yolunda önemli adımlar atmıştır. Çin Halk Cumhuriyeti’nin küresel siyaset sahnesinde güç ve etkinliğini giderek artırdığı genel olarak kabul edilen bir olgudur. Elbette, Çin’in de muhtelif sorunları bulunmaktadır ve söz konusu sorunların ele alınış biçiminin Çin’de önümüzdeki dönemde genel durum ve görünüşü etkileyebileceğini düşünüyorum. Fakat, unutmamak gerekiyor ki; jeopolitika her şeyden önce güç ve egemenlik mücadelesidir. Dolayısıyla Çin Halk Cumhuriyeti jeopolitikayı global bir satranç tahtası olarak görmekte ve hamlelerini buna göre yapmaktadır

1.1. Çin’in Afrika Stratejisinin Kapsamı
 
Dünyadaki en güçlü ve etkili istihbarat servisleri açısından merak edilen en önemli konuların başında, Çin’in Afrika’daki askeri ve siyasi stratejik planları gelmektedir. Mesela, ABD Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından Aralık 2012 tarihinde yayınlanan ve ABD Yönetimlerine uzun dönemli stratejik planlamada yardımcı olmayı amaçlayan “Küresel Söz konusu beyaz kitap, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne benzer bir niteliğe sahiptir. Eğilimler 2030“ isimli raporda da bu kapsamda, önümüzdeki dönemde Asya-Pasifik’in en önemli küresel güç merkezi haline geleceği ve Çin’in çeşitli güç unsurları bakımından ABD’yi geride bırakacağı öngörüsünde bulunulmaktadır. Ayrıca Çin’in Afrika’ya yönelik askeri ve ekonomik faaliyetlerine de özellikle dikkat çekilmektedir.
 
Bugün ‘ABD’nin en fazla borçlandığı devlet’ olan Çin Halk Cumhuriyeti, Covid-19 salgınını küresel ekonomik atılımlar için fırsata çevirebilmiştir. Esasen ABD’nin bu durumu kabullenmesi mümkün olmasa da, akla şu soru geliyor: “Günümüzde, Konfüçyüsizm ve Maoizmin sentezi olarak gelişen yeni Çin’in yeni post güvenlik ve post ekonomik stratejisi, Batı uygarlığına karşı politik ve ekonomik üstünlük sağlayabilecek mi?“ Bunu başta ABD olmak üzere tüm dünya kamuoyu tecrübe ederek anlayacaktır. Dolayısıyla dünyanın bu anlamda orta noktada bulunan ülkesi Türkiye, salgın döneminde başlayan bu yeni ve sonucu şimdilik belirsiz güç mücadelesi henüz nihayete ermemişken, küresel ittifaklarını gözden geçirmek, zamana ve koşullara göre yeni hamleler yapmak ve stratejilerini sürekli olarak güncellemek durumundadır. Özellikle Ortadoğu ve Afrika’da daima aktif ve güçlü olmak isteyen bir Türkiye Cumhuriyeti, Çin’in bu bölgelerde yürüttüğü ekonomik ve askeri faaliyetleri yönelik daima dikkatle ve süratle takip etmek durumundadır.
 
Sosyal ve iktisadi kalkınması açısından duyduğu enerji ihtiyacı, Çin’in bölgesel ve küresel politika stratejilerini konfigüre eden önemli bir faktördür. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve enerji koridorlarının emniyetinin sağlanması enerji stratejilerinin iki önemli safhasını oluşturmaktadır. Dolayısıyla Çin, enerji zengini bölgelere hayati önem vermekte, enerji koridorları üzerinde kontrol sahibi olabilmek için projeler geliştirmekte, deniz yolunun risklerine karşı kara ve demiryolu ile boru hatları projelerini gündeme getirmektedir. Orta Asya, Kafkaslar, Güneybatı Asya, Latin Amerika, Afrika ve geniş Ortadoğu bölgesinde enerji konusundaki ağırlığını artıran Çin, enerji güvenliğini sadece ekonomik açıdan değil, stratejik açıdan da değerlendirmektedir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Birleşik Devletler uzun süredir Rusya’yı nihai bir çöküş sürecindeki güç olarak gördü. Bu değerlendirme, 1980’lerde Sovyetler Birliği’nin açık emperyal aşırı yayılma belirtileri göstermesiyle şekillendi; önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin kendisinin dağılmasıyla pekişti.;

İktisat tarihinin ve sosyal bilimlerin gelişim sürecinde "ahlaki ekonomi" (moral economy) ve "etik iktisat" kavramları, tek tip ve monolitik bir tanıma hiçbir zaman sahip olmamıştır. Aksine bu kavramlar, kökenleri, epistemolojik yöntemleri ve hedefleri bakımından belirgin şekilde farklılaşan iki ana...;

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

İktisadi düşünce tarihi, yalnızca yeni teorilerin eskilerin yerini aldığı bir süreç değil; aynı zamanda iktisat bilimi ile doğa bilimleri, matematiksel araçlar ve bilişimsel teknolojiler arasındaki ilişkinin sürekli yeniden tanımlandığı bir epistemolojik evrim sürecidir.;

Dünya iktisat tarihi1, 18. yüzyılın sonuna kadar tek bir devasa gücün gölgesinde şekillenmiştir: Çin. MÖ 221’de ilk imparatorluğun kurulmasından MS 1800 yılına kadar geçen süreçte Çin, sadece bir devlet değil; kendi kurallarını, kendi teknolojisini ve kendi finansal evrenini yaratan bir "medeniyet-d...;

Orta Doğu, yıllardır jeopolitik değişikliklerden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kalmaktadır. 21. yüzyılın başından bu yana bölge, güvenliği tehdit edecek birçok durumla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde, Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerinde yaşanan değişikliklere, İsrail-İran ekseni boyunca...;

Türk milletinin sosyo-psikolojik kodları incelendiğinde, zorlu coğrafi koşulların getirdiği pratik, hızlı karar alabilme yeteneği öne çıkmaktadır. Ancak yerleşik hayata geçiş ve geniş coğrafyalara yayılma sürecinde, toplumun kriz anlarında sığındığı pratik çözüm yolları, zamanla kurumsallaşamamış bi...;

İllegal uyuşturucu piyasaları, hukuki regülasyonların ve kurumsal denetimin tamamen dışında kalsa da iktisadın temel ilkelerinden muaf değildir. Aksine bu alan; arz ve talep kanunlarının, risk analizi mekanizmalarının ve piyasa aksaklıklarının en sert, yalın ve saf haliyle gözlemlendiği "sınırda ikt...;

Türkiye Coğrafi İstihbarat Sempozyumu

İlk Türkiye Coğrafi İstihbarat Sempozyumu, İstanbul Esenyurt Üniversitesi, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) ve MSB Harita Genel Müdürlüğü işbirliğiyle “Jeouzamsal İstihbarat ve Yapay Zeka“ ana teması altında 19-20 Kasım 2026 tarihinde uluslararası formatta İstanbul’da düzenlenecektir.

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.