JNIM, kendisini oluşturan örgütlerden Ensar Dine’nin Tuareg asıllı lideri Iyad Ag Gali tarafından yönetilmektedir. JNIM’in kurulduğunu açıklayan videoda örgüt liderleri El Kaide lideri Ayman el Zevahiri’ye de bağlılıklarını ilan etmişlerdir. 19 Mart 2017’de ise El Kaide, JNIM’in yayınladığı videoya cevaben yayınladığı mesajda örgütü tebrik edip liderlerinin biatını kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
JNIM Mali, Burkina Faso, Nijer, Moritanya gibi Sahel kuşağının Batı bölgelerinde faaliyet göstermektedir. Africa Center for Strategic Studies’in Ocak 2024’te yayınladığı bir rapora göre JNIM Sahel bölgesindeki terör olaylarının yaklaşık %81’ini gerçekleştirmiştir.Terörizmin yeni küresel merkezi olarak görülen Sahel’deki faaliyetleri nedeniyle JNIM’ın dünyanın en ölümcül terör örgütlerinden birisi olarak kabul edilmektedir.Grubun bu denli hızla büyümesinin ardında çeşitli faktörler mevcuttur. Öncelikle Sahel bölgesindeki devletlerin siyasi, askeri ve sosyo-ekonomik yapılarındaki yetersizlikler ile sıkça gerçekleşen iç savaşlar ve askeri darbeler devlet dışı bu aktörlerin gelişmesi için bir boşluk yaratmaktadır. Nitekim, 26 Temmuz 2023'te gerçekleşen Nijer Darbesi sonrasındaki kaos ortamında, eylül-ekim aylarında, Nijer ve Burkina Faso sınırına yakın bölgede artan terör saldırıları sonucunda 30 civarında asker yaşamını yitirmiştir. Ayrıca eski kolonyal güçler (Fransa ve Birleşik Krallık) ile Rusya, Çin, İran ve Hindistan gibi yeni küresel aktörlerin bölgede artan rekabeti de Sahel’deki siyasi atmosferde gerilimler yaratarak JNIM, Boko Haram ve ISGS/ISSP (Sahel’de faaliyet gösteren DAEŞ’e bağlı terör örgütleri) gibi örgütlere geniş manevra alanlarının oluşturulmasına yol açmaktadır.
JNIM’in hızla güçlenmesinin ardındaki diğer neden ise finansal gücünden kaynaklanmaktadır. Örgüt Sahel’deki diğer birçok terör oluşumuna benzer şekilde silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, transit yolların kontrolü, fidye için insan kaçırma gibi yasadışı faaliyetlerden önemli gelirler elde etmektedir. Ayrıca, Burkina Faso ve civarındaki zengin altın madenleri de JNIM’ın önemli ekonomik kaynaklarındandır. Örgütün hem kendisi küçük ölçekli madencilik faaliyeti yapmakta hem de etkili olduğu bölgedeki madencilik işletmelerinden rüşvet ve vergi almaktadır. JNIM’in bu yolla yılda yaklaşık olarak 18-35 milyon dolar kazandığı düşünülmektedir ancak diğer örgütlerden farklı olarak JNIM, El Kaide’nin küresel ağından finansal ve lojistik destek de görmektedir. JNIM ayrıca ele geçirdiği bölgelerdeki askeri kışlalar ve yerel milis güçlerinden yağmaladığı silahlarla da askeri donanımını güçlendirebilmektedir.
JNIM ilk kurulduğunda çoğunluğu Fulani ve Tuareglerden oluşan yaklaşık 2000 militanı vardı ve temel amacı etkili olduğu bölgelerde Fransa ve müttefiklerinin etkisini azaltmaktır ancak zaman içerisinde Fransa’nın izlediği Afrika politikalarındaki tutarsızlık ve başarısızlık nedeniyle Batı Afrika’da etkisinin ve prestijinin azalması ve birçok bölgeden çekilmek zorunda kalması sonrasında, bölgedeki boşluğu doldurmaya çalışan Rus unsurlar da JNIM’ın hedeflerinden olmuştur.Mali, Burkina Faso ve Nijer gibi bölge devletleri uzun yıllardır askeri işbirliği yürüttükleri Fransa’dan uzaklaşarak yakın zamanda Rusya ile sıkı askeri ilişkiler geliştirmeye ve terörle mücadele operasyonlarında Rus özel askeri şirketlerinden destek almaya başlamışlardı. Bu nedenle JNIM ile Burkina Faso, Mali ve Nijer kolluk güçleriyle ve onlarla iş birliği içerisindeki Rus paralı askerleri arasında sık sık çatışmalar yaşanmaktadır. Örgütün modus operandisi genellikle vur-kaç saldırıları, insan kaçırma, el yapımı patlayıcı cihazlar, yollara döşenen bombalar ve havan saldırılarıyla devletlerin güvenlik güçleri ve yabancı hedeflerine saldırılar düzenlemektir. JNIM, “BM Mali Çok Boyutlu Entegre istikrar Misyonu (MINUSMA)“ gibi uluslararası barış güçlerine yönelik saldırıları ve Batı Afrika’daki insani yardım çalışanlarını kaçırma eylemleriyle de sık sık uluslararası gündeme konu olmaktadır.
JNIM’ın Bölgesel ve Küresel Güvenliğe Etkisi
JNIM, son yıllarda Sahel’in bölgesel güvenlik kompleksinde önemli bir rol oynamaktadır. Örgüt, kuruluşunun hemen ardından özellikle Mali’nin kuzey ve orta bölgelerinde hükümet kontrolünü zayıflatarak BM, ABD ve Fransa gibi aktörlerin Mali’yi istikrara kavuşturma çabalarını baltalamıştır. JNIM’ın terör saldırıları giderek benzer cihatçı tehditlerle mücadele eden Burkina Faso ve Nijer’e sıçramıştır. Bu ülkelerdeki siyasi ve sosyoekonomik problemler JNIM’ın bölgede hızla güç kazanmasına olanak tanımıştır.
Diğer yandan son yıllarda Batı Afrika’da El Kaide bağlantılı JNIM ile DAEŞ bağlantılı ISGS/ISSP terör oluşumları arasında yükselen bir vekâlet savaşı da gündeme gelmektedir.Esasında başlarda bu iki grup arasında Sahel’de bir rekabet mevcut değildi. Hatta Batılı hedeflere karşı iş birliği yaptıkları da gözlemlenmiştir. Örneğin, Mayıs 2019’da Benin’de 2 Fransız vatandaşının kaçırılması JNIM ve ISGS ortak eylemiyle gerçekleştirilmiştir ancak 2019 sonrasında bu iki grup arasında yeni üyeler ve maddi kaynaklar üzerinde bir rekabet başlamıştır.
2019 sonrasında JNIM ve ISGS/ISSP arasındaki bu rekabet ortamında grupların birbirine karşı yoğun propaganda girişimleri dikkat çekmiştir. JNIM, yerel halka ISSP’yi Müslüman sivilleri de gayrimüslimlerden ayırmaksızın öldüren cani bir örgüt olarak lanse etmeye çalışmaktadır. Diğer yandan ISSP ise JNIM’i Müslümanların düşmanlarıyla mücadelede yetersiz bir örgüt olduğu algısını yaratmaya çalışmıştır. JNIM ve ISSP arasındaki çatışmalar daha çok “ölüm üçgeni“ olarak adlandırılmaya çalışılan Mali, Nijer ve Burkina Faso’nun kesiştiği sınırlarda yoğunlaşmaktadır.
“Wahdat al Muslimi“ adlı bir propaganda örgütü, ISSP ve JNIM arasındaki çatışmaları sonlandırıp onları asıl “ortak düşmana“ odaklamayı amaçlamaktadır ancak iki grup arasında arzu edilen bu barış ortamının sürdürülebilirliği mümkün değildir çünkü her iki grup, küresel alanda rekabet eden El Kaide ve DAEŞ ile misyon ve eylemlerini uyumlu hale getirmeye çalışmaktadır. Bu nedenle, yerel liderler çatışma ortamını sonlandırmaya niyet etse de biat ettikleri üst yapılar bu barış ortamının inşa edilmesine olanak tanımayacaktır. Diğer yandan, bu grupların tabanındaki farklı etnik, siyasi ve ekonomik öncelikler de rekabet ortamının kalıcı olmasına neden olacaktır. Örneğin, Mayıs 2018’de Mali’nin kuzeyinde sulak arazi üzerindeki rekabet nedeniyle Tuareg ve Fulani çobanlar arasında yaşanan çatışma neticesinde 40’ın üzerinde Tuareg hayatını kaybetmiştir. Sonuç olarak JNIM ve ISSP gibi terör örgütleri, bu etnik gruplar arasındaki çatışmadan hem savaşçı devşirme hem de bölgesel nüfuz kazanma stratejilerini oluşturulurken yararlanmaktadır.
JNIM’ın bölgesel güvenlik üzerinde insani krizlerin derinleştirmesi açısından da etkileri mevcuttur. 2017 sonrasında artarak devam eden örgüt saldırıları sonucunda yüzbinlerce insan evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Çok sayıda okul ve sağlık merkezi kapatılmış ve yerel halk temel kamu hizmetlerinden mahrum kalmıştır. Diğer yandan, JNIM’in Sahel’deki artan faaliyetleri bölgeye uluslararası müdahalelerin artmasına neden olmaktadır. Özellikle, tarihsel olarak bölgeyi önemli bir etki olanı olarak gören Fransa’nin Barkhane Operasyonu ve BM’nin Mali’deki MINUSMA misyonu JNIM gibi terör örgütlerine karşı yürütülen mücadelelerin önemli bileşenlerinden olmuştur ancak bu müdahaleler izledikleri yanlış stratejileri ve amaçlarına ulaşmadaki başarısızlıkları nedeniyle genellikle yerel halkta büyük tepkilere neden olmaktadır. Halkın Batılı aktörlere karşı memnuniyetsizliği de çoğunlukla yereldeki radikal oluşumların söylemlerinde vurgulanarak bölgedeki radikal eğilimlerin körüklenmesine neden olabilmektedir.
Sonuç olarak JNIM, Sahel’deki etkisini hızla artırırken, gelecekte bölgedeki istikrarsızlığın daha da derinleşmesine neden olabilecek bir tehdit olarak öne çıkmaktadır. Örgütün yerel etnik gruplar arasındaki gerilimlerden faydalanarak terörist devşirmesi, yasadışı gelir kaynakları ve El Kaide’den aldığı destekle askeri kapasitesini artırması, terörle mücadeleyi daha da zorlaştırmaktadır. Bölgedeki hükümetlerin zayıf siyasi ve askeri yapıları, askeri darbeler ve dış güçlerin müdahaleleri, JNIM gibi terör örgütlerine geniş bir manevra alanı yaratmaktadır. Bu durum, Sahel’i yalnızca bölgesel değil, küresel güvenlik için de bir tehdit haline getirmektedir. Gelecekte, JNIM’ın etkisinin kırılabilmesi için yerel ve uluslararası aktörlerin daha koordineli, uzun vadeli ve kapsamlı bir terörle mücadele stratejisi geliştirmesi kritik olacaktır. Aksi takdirde, Sahel’deki terör tehdidi dünya genelinde yankı uyandırmaya devam edecektir.
(URAD)