Doğu Asya’daki Dengeleri Realpolitik Perspektiften Okumak

Makale

Realpolitik bir bakış açısından incelendiğinde Doğu Asya'daki uluslararası siyaset, devletlerin öncelikle kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği, güç ve güvenlik arayışına öncelik verdiği bir güç ve nüfuz mücadelesi olarak anlaşılabilir. ...

Realpolitik bir bakış açısından incelendiğinde Doğu Asya'daki uluslararası siyaset, devletlerin öncelikle kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği, güç ve güvenlik arayışına öncelik verdiği bir güç ve nüfuz mücadelesi olarak anlaşılabilir. Realpolitik, uluslararası ilişkilerde bir güç dengesi sağlamanın önemini vurgular. Doğu Asya'da Çin, Japonya, Güney Kore ve ABD gibi ülkeler bölgede nüfuz sahibi olmak için yarışıyor. Bu uluslar, göreceli güç konumlarını korumalarını veya geliştirmelerini sağlamak için stratejik ittifaklar, askeri yığınaklar ve ekonomik ortaklıklar kurarlar. Doğu Asya, Güney Çin Denizi anlaşmazlıkları, Kore Yarımadası sorunu ve Tayvan Boğazı sorunu gibi uzun süredir devam eden bölgesel anlaşmazlıklara ev sahipliği yapmaktadır. Realpolitik, devletlerin stratejik avantajlar sağlamak, kaynaklara erişim sağlamak ve bölgesel nüfuzu sürdürmek için bölgesel iddialarını savunacaklarını ve koruyacaklarını öne sürüyor. Bu genellikle jeopolitik gerilimlere ve ara sıra çatışmalara yol açar.

Doğu Asya, bölgesel büyümeyi yönlendiren Çin, Japonya ve Güney Kore gibi büyük oyuncularla hayati bir ekonomik merkezdir. Realpolitik, ekonomik gücün siyasi etkiye dönüştüğünü kabul eder. Bölgedeki uluslar, pazarlara, kaynaklara ve teknolojik gelişmelere erişimi güvence altına almak için ekonomik rekabet, ticaret anlaşmaları ve bölgesel ekonomik entegrasyon çabaları içindedir. Yani bu devletler bir yandan uluslararası sistem içerisinde ve bölgede mevcut ya da potansiyel çıkarlarını, kazanımlarını kollarken diğer yandan da sürdürmekte oldukları kazanımları güvence altına almak istemektedirler. Bu nedenle de bölge devletleri mevcut ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmek adına işbirliği içerisindedirler.

Kuzey Kore'nin nükleer silah programı, Doğu Asya'da önemli bir realpolitik kaygıdır. Kuzey Kore'nin nükleer kapasite arayışı, rejimin hayatta kalmasını sağlamanın, pazarlık gücünü artırmanın ve olası askeri müdahaleleri caydırmanın bir yolu olarak görülüyor. Ancak Kuzey Kore merkezli çıkabilecek bir çatışma bölgedeki güvenliği ve istikrarı riske atacağı için küresel ekonomi ve siyaset açısından önemli bir konumda yer alan Çin, Japonya ve Güney Kore bunu engellemek için birlikte hareket etmeleri mümkündür. 19. yüzyılda Napolyon’un Avrupa’daki güç arayışı ve yayılmacılığına karşı bir güçler dengesi oluşturmak ve Avrupa’da istikrarı kalıcı kılmak adına Avrupalı devletler 1815’de bir Avrupa Ahengi inşa etmişlerdir. Doğu Asya’daki devletler de istikrarı korumak adına olası bir tehdit durumunda böylesine bir ittifaka yönelebilirler.

ABD, istikrarı desteklemek ve olası çatışmaları caydırmak için Doğu Asya'da Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Filipinler de dahil olmak üzere güvenlik ittifakları sürdürdüğünü iddia etmektedir. Fakat bu bir güç dengeleme stratejisidir. ABD, Asya’da kendisinin aleyhine oluşabilecek bir güç merkezini engellemek ya da tesirini azaltmak adına bu ittifaklara yönelmiştir. Çin'in yükselişini yönetmek, ABD'nin Doğu Asya politikasının merkezi bir yönü olmuştur. ABD, Çin'i ekonomik ve diplomatik olarak meşgul etmeye çalışırken, Çin'in bölgedeki toprak anlaşmazlıkları, askeri modernizasyon ve insan hakları sorunları gibi iddialı eylemleriyle ilgili endişelerini de dile getirmektedir.

Çin, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Bölgesel Forumu gibi bölgesel güvenlik mekanizmalarına ve girişimlerine katılmaktadır. Kendi çıkarlarını korurken bölgesel güvenlik meselelerine ilişkin söylemi etkilemeye, ortaklıklar kurmaya ve bölgede istikrarı korumaya istekli gözükmektedir. Çin, bölgesel anlatıları şekillendirmek ve sorumlu bir küresel oyuncu imajını desteklemek için kültürel alışveriş, eğitim girişimleri ve medya etkisi gibi yumuşak güç araçlarını kullanır. Kültürel diplomasiye yatırım yapar ve komşu ülkeler arasında olumlu algıları geliştirmek için Çin dili ve kültürel programlarını destekler. Çin'in Doğu Asya stratejisi, bölgesel etkisini artırmayı, ulusal çıkarlarını güvence altına almayı ve Doğu Asya'daki uzun vadeli jeopolitik hedeflerini ilerletmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda hareket ederken olası tüm çatışma durumlarından kaçınmak isteyecektir. Çünkü Çin, güvenliği ve refahını gözetmek zorunda olduğu kalabalık bir nüfusa sahip. Bölgesel ve küresel etkisini arttırma doğrultusunda ilerlerken herhangi bir çatışmaya girmesi Çin’in büyümesini durdurucu hatta tersine çevirici bir etki oluşturabilir.

Realpolitik, güç dengesinin dinamik ve değişime tabi olduğunu kabul eder. Devletler, kendi aralarındaki güç kapasitelerindeki değişiklikleri sürekli olarak değerlendirip bunlara uyum sağlar ve stratejilerini buna göre ayarlar. Bir devletin gücü önemli ölçüde artarsa, mevcut dengeyi bozabilir ve diğer devletlerin endişelerine veya tepkilerine yol açabilir. Bu, dengeyi yeniden sağlamak için yeniden düzenlemeleri, ittifakları veya eylemleri tetikleyebilir. ABD, Çin’in küresel yükselişini ya da hakimiyetini durdurmak adına Doğu Asya’da Çin’e karşı kışkırtıcı ya da saldırgan bir politika takip edebilir. Ya da Çin’in küresel yükselişi ya da hakimiyet arayışı Doğu Asya’da Çin’i yayılmacı bir politika takip etmeye sürükleyebilir. Her iki durumda da Doğu Asya’da barışçıl ortam sona erer ve bölge büyük güçler mücadele sahasına dönüşür. Realpolitik, uluslararası ilişkilerde kişisel çıkar, güç dinamikleri ve stratejik hesaplamalara dikkat çekerek güç dengesini anlamak için pragmatik bir çerçeve sağlar. Devletlerin davranışlarını, uluslararası sistemin ve bölgesel istikrarın şekillenmesinde güç mülahazalarının öneminin altını çizer.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2765 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1107
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 295
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2054 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2054

Bölgemizdeki savaş ve çalkantıların ortasında İran'ın siyasi sistemi, bazı ülkelerde "İran uzmanları" tarafından ortaya atılan iddiaları boşa çıkaracak şekilde seçimleri rekabetçi, barışçıl ve düzenli bir şekilde gerçekleştirerek kayda değer bir istikrar sergilemiştir.;

İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda küresel bazda insanlığı ve ülkeleri bekleyen tehditlerin başında iklim değişikliği gelmektedir. İklim değişikliğinin karasal alandaki etkilerinin yanında deniz kıyısındaki coğrafyalarda ve denizlerde de büyük olumsuzluklar yaratacağı değerlendiriliyor.;

İnsanların vatandaşı oldukları, ikamet ettikleri veya yerleşik bulundukları topluluklardan ayrılarak farklı coğrafyalarda devam eden savaşlara gönüllü olarak katılmaları, devrimler çağından başlayarak modern devletler sisteminin oluşum sürecini takip eden bir olgudur. Bu süreci tanımlamak amacıyla a...;

Ruanda ve Uganda, Afrika Büyük Göller Bölgesi'nde konumlanmış, tarihsel bağlamda derin etkiler bırakmış iki komşu ülke olarak "3. Dünya" ülkeleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bölgedeki siyasi ve etnik çatışmalar, uzun vadeli kalkınmayı olumsuz etkileyerek ekonomik istikrarsızlığa sebep olmuş...;

Asya’dan sonra dünyanın en kalabalık insan nüfusunu barındıran Afrika, nice kadim kültüre ev sahipliği yapmış, insanlığın ve medeniyetin beşiği olmuş bir kıtadır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mısır piramitlerinin inşa sisteminin henüz çözülmemiş olması gibi tarihin çeşitli zaman aralıklarınd...;

Bu metin, meritokrasinin Türkiye'nin genel güvenliğine ve istikrarına olan etkilerini detaylı olarak inceler. Meritokrasinin potansiyel zorlukları ve fırsatları, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu güvenlik kaygıları bağlamında tartışılmaktadır.;

Doğu Akdeniz’de keşfedilen enerjinin bölge ülkeleri yanında Avrupa devletlerinin geleceğinde şekillendirici jeoekonomik, jeostratejik ve jeopolitik güç olacağının öne çıktığı 21’inci asırda, Rusya-Ukrayna savaşından sonra daha da önem kazanmış ve enerji güvenliği konusunda rekabet alanlarının enerji...;

Altın; fiziksel özellikleri, kültürel önemi, ekonomik rolleri ve tarihsel faktörlerin bir kombinasyonu nedeniyle yüzyıllardır talep görmekte. Altının tarih boyunca çok değerli olmasının başlıca nedenlerinden biri fiziksel özelliği. Altın her şeyden önce oldukça dayanıklı bir maden. Kararmaz, aşınmaz...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 2

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Nis 2024 - 11 May 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.