Güvenlik Ekseninde Kamu Diplomasisini Tartışmak

Makale

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır. ...

Dr. Hakan AYDIN
Öğr. Üyesi, Kırklareli Üniversitesi

ÖZET

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır. Kamu diplomasisinin kapsayıcılığı ve güç kavramıyla asli ilişkisi, kavramsal çerçevesini genişletmektedir. Geleneksel diplomasiye etkinlik katan kamu diplomasisi, dış politikayı yürüten devletin muhatap ülke kamuoyuyla bağ kurması yönünden bir politika aracı haline dönüşmektedir. Öte yandan güvenlik kavramının uluslararası ilişkiler literatürü içerisindeki konumu, kamu diplomasisinin gelişimini de şekillendirmektedir. Dolayısıyla kamu diplomasisi ve güvenlik arasındaki ilişkinin tartışılması önemlidir. Etkin bir kamu diplomasisi süreci için güvenlik sorunlarının çözülmesi temel gereklilik iken kamu diplomasisi uygulamaları güvenlik ortamının korunmasını tesis etme kapasitesi barındırmaktadır. Uluslararası ilişkilerin siyasi, ekonomik ve sosyal yönleri doğrultusunda düşünüldüğünde güvenlik gündemine taşınan konuları, güvenlik gündeminin dışına çıkarabilmek hususunda kamu diplomasisinin rolü değerlendirilmelidir. Özellikle küresel güvenlik gündeminde önde konumuyla terör/terörizm ile ilgili tartışmaların kimlik üzerinden oluşturulan kutuplaşma ortamıyla şekillenmesi, kamu diplomasisini bir çözüm aracı haline dönüştürmektedir. Sonuç olarak kamu diplomasisi ve güvenlik kavramları arasında kurulacak bağlantı, her iki kavrama yönelik tartışmalara eklemlenerek farklı bir perspektif sunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Dış Politika, Güç, Güvenlik, Güvenlik Gündemi, Kamu Diplomasisi.


DEBATING PUBLIC DIPLOMACY IN THE AXIS OF SECURITY

ABSTRACT

Although public diplomacy, which is based the field of communication, appears as a new concept in the international relations discipline, it significantly contributes to the meaning of foreign policy. First of all, the definiton of public diplomacy makes possible to evolute the activities in this direction. The inclusiveness of public diplomacy and its essential relationship with the power concept expands its conceptual framework. Public diplomacy, which adds effectiveness to traditional diplomacy turns into a policy tool in terms of the state conducting foreign policy establishing ties with the public interlocutor country. On the other hand, the position of the concept of security in the literature of international relations also shapes the development of public diplomacy. Therefore, it is important to discuss the relationship between public diplomacy and security. While solving security problems is a fundamental requirement for an effective public diplomacy process, public diplomacy practices have the capacity to ensure the protection of the security environment. Considering the political, economic and social aspects of international relations, the role of public diplomacy should be evaluated in order to remove the issues that are carried on the security agenda from the security agenda. Particularly, with its leading position on the global security agenda, the formation of discussions about terror/terrorism with an environment of polarization created through identity public diplomacy turns into a means of resolution. As a result, the connection between the concepts of public diplomacy and security is offered a different perspective adding the discussions on both concepts.

Keywords: Foreign Policy, Power, Security, Security Agenda, Public Diplomacy.


Giriş

Kamu diplomasisiyle ilgili literatür genişlendikçe kavrama yönelik çeşitli perspektifler gelişmekte ve ayrı bir disiplin olarak görülebilmesinin önündeki engeller azalmaktadır. Bu hususta kavramla ilgili teorik tartışmaların pratik çerçevede anlam bulmasının da katkısı vurgulanmalıdır. Öncelikle tarihsel süreçte kamu diplomasisi kavramının izlediği serüvene bakmak gerekmektedir. Kamu diplomasisi, iletişim disiplininde yer edinerek ortaya çıksa da diplomasi kavramının uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde anlam kazanması, kavramın çatısının uluslararası ilişkiler alanıyla şekillendirileceğini açık bir şekilde gösteriyordu. Nitekim bu durum uluslararası ilişkiler alanındaki çalışmalara farklı bir soluk katmaktaydı. Öte yandan kamu diplomasisinin uluslararası ilişkiler alanındaki çalışmalara yansıması devletlerin dış politikalarını farklı bir pencereden değerlendirme imkânı sunmasından kaynaklanmaktadır. Kamu diplomasisiyle ilgili teorik tartışmalara uluslararası ilişkiler alanındaki kavramların da dâhil edilmesiyle birlikte kamu diplomasisinin çerçevesi genişlemiştir. Bu husus, araştırma konusuna geniş bir düzlemde bakmayı mümkün kılarken kavramlar arasında bağlantı kurulup net bir tanımlama çerçevesinin geliştirilmesinin zorluğuna da değinilmelidir. Nihayetinde kamu diplomasisinin hem uluslararası ilişkiler hem de iletişim alanlarının kavramlarıyla anlaşılması olağanlaşmaktadır.

Devletlerarası ilişkilerin yürütülmesi doğrultusunda kamu diplomasisi bir araç olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda diplomasi kavramının referans alınmasının ve diplomasinin yapılma biçiminin değişmesinin önemli bir rolü bulunmaktadır. Dolayısıyla geleneksel diplomasi yaklaşımındaki farklılaşma, iletişimde yaşanan değişimle birlikte diplomasinin hızlanması niteliksel yönden tartışmaları ön plana çıkarmıştır. Tüm tartışmaların gölgesinde şu soru ortaya çıkmaktadır: Diplomasi, salt diplomatik ilişkilerin yürütülmesi midir? Bu sorunun cevabı günümüz diplomasisinin diplomatik ilişkilerin yürütülmesinden daha fazlasını gerektirdiğidir. Bu bağlamda devletler muhatap devletlerle ilişkileri ilerletmek açısından kamu diplomasisi yöntemlerini etkili bir araç olarak kullanabilirler. Kamu diplomasisi uygulamaları dış politika sürecini değerlendirirken uluslararası ilişkilerin açıklayıcılık yönünü geliştirmektedir. Zira bu durum kamu diplomasisi kavramının kullanımındaki bilimsel yöntemleri de önemli kılmaktadır. Kamu diplomasisinin kavramsal analizi, kamu diplomasisi uygulamalarının incelenmesini kolaylaştırmaktadır. Bununla birlikte kamu diplomasisinin uluslararası ilişkiler düzleminde yer bulması hususunda güç kavramının oldukça önemli bir rol taşıdığı zikredilmelidir. Nitekim güç kavramı uluslararası ilişkiler disiplininde temel tartışmalara konu olmakta ve olguları tanımlayıcı bir mahiyet taşımaktadır. Hatta siyaset, güç kavramıyla denk bir biçimde görülmüştür.[1] Uluslararası ilişkilerde güç kavramı bir kapasiteyi yansıtırken, güç/güçlülük bir devletin sahip olduğu maddi ve manevi faktörler üzerinden anlaşılabilmektedir. Sosyal inşacı yaklaşımın uluslararası ilişkilerin sosyal, kültürel ve normatif unsurlarla da değerlendirilebileceğini dikkat çekmesi farklı bir açılım sağlamıştır. [2] Bu bağlamda kamu diplomasisi kavramını da etkileyen ve kimlikler ve söylemlerin de yer bulduğu bir süreç ortaya çıkmaktadır. Bu noktadan hareketle bir ülkenin kamu diplomasisi kapasitesi üzerinden güç kavramının doğrudan tartışılması, kamu diplomasisiyle ilgili çalışmalarda gücü ele almayı gerektirmektedir.

Uluslararası ilişkiler disiplininde oldukça fazla yer işgal etmiş ve etmeye de devam edecek olan güvenlik kavramına yönelik tartışmaları da değerlendirmek, kamu diplomasisi hususunda yürütülen ve genişleyen çalışmalara katkı sağlayabilecektir. Tarihsel çerçevede güvenlik gündeminin farklılaştığı aşikârdır. Bu farklılaşmayla ilgili Soğuk Savaş ve 11 Eylül 2001 terör saldırıları gelişmeleri üzerinden incelemeler yapılabilir. Özellikle 11 Eylül sonrası dönemde güvenlik yaklaşımında kimlik unsurunun ön plana çıktığı görülmektedir. Zira güvenlik gündeminin temel referans nesnelerini belirlemeye odaklanılmasıyla siyasi söylemler belirleyicilik kazanmıştır.

Çalışmada uluslararası ilişkiler teorileri içerisinden sosyal inşacı yaklaşım temelinde inceleme yapılacaktır. Sosyal inşacılık ontolojik olarak sosyal gerçeklerin belirlenmesi ve epistemolojik yönden bilginin inşasını konu edinmektedir.[3] Bu durum pozitivist ve post pozitivist unsurların birlikte düşünülmesini gerektirmekle birlikte teorik duruş açısından ‘orta yol’ niteliğinde çözümleyici bir perspektif gelişmektedir. Nesnellik içerisinde sosyal gerçekliklerin söylem ve inançların etkisi altında olduğu vurgulanmalıdır. Dolayısıyla sosyal inşacı yaklaşım geniş bir çerçevede olayları açıklamayı kolaylaştırmaktadır. Bu makalenin iki hedefi bulunmaktadır. Öncelikle kamu diplomasisini kavramsal düzeyde tartışarak bütünleşik güç yaklaşımına dikkat çekmek ve sonrasında güvenlik kavramıyla bağlantısı çerçevesinde güvenlik gündeminin kamu diplomasisine yansımalarını incelemektir. Sonuç olarak kamu diplomasisi ve güvenlik kavramları arasında çift yönlü bir ilişkinin varlığı iddia edilmektedir.
 
  1. Kamu Diplomasisini Anlamak
Kamu ve diplomasi kavramlarının bir arada düşünülmesiyle ortaya çıkan kamu diplomasisi, kavramların tekil tanımlamalarından öte anlamlar barındırmıştır. Public diplomacy kelimesinin çevirisi olarak değerlendirilirken public kelimesinden kasıt kamu veya kamuoyudur. Genel anlamıyla kamu; bir ülkede yaşayan insanların bütününü ifade ederken, kamuoyu; herhangi bir konuda fikir ve kanaat sahibi olan kişilerin oluşturduğu bir topluluğu nitelemektedir.[4] Bu bağlamda kamu kelimesiyle bir ülkedeki toplumun tümü kastedilmektedir. Diplomasi kavramı uluslararası ilişkiler disiplininde esasen iki ülke yönetimi arasında sürdürülen dış ilişkiler sürecini ifade etmektedir. Diplomasinin geleneksel olarak diplomatik ilişkiler sürecini tarif etmesi, uluslararası siyasette yaşanan ilişkisel ve araçsal farklılaşmayla birlikte değişime uğramıştır. Stratejik bir uygulama yöntemi niteliğiyle kamu diplomasi kavramı dış politika aracı olarak devletlerin kamuoylarıyla kurdukları ilişkileri değerlendirme imkânı sunmuştur.[5] Bu noktada devlet ve toplum arasındaki ilişkilerde kamu diplomasisi kavramı karşılık bulmuştur. Geniş bir perspektif içerisinde hem kamuya yönelik politikalarda hem de diplomasi yaklaşımındaki değişimler bu iki kavramın birbirleriyle olan bağlantısını artırmıştır. Esas itibariyle diplomasi hükümetler arasında yürütülen bir süreçtir. Kamu diplomasisiyle geleneksel diplomasinin ötesinde kamuoylarıyla iletişim temel alındığından uygulama çerçevesi kapsayıcılık kazanmıştır.

Kamu diplomasisi yabancı bir kamuoyuyla etkileşim yoluyla uluslararası çevreyi yönetme girişimdir. [6] Buna ek olarak kamu diplomasisi uygulamalarının hedefi toplumlar arası etkileşimle birlikte ilişki inşasıdır. Kamu diplomasisine yönelik tanımlamalarda anlama ve anlatma, işbirliği, diyalog, ilgili toplumla bağ kurma gibi kavramlar ön plana çıkmaktadır. Etkili bir kamu diplomasisi için mezkûr kavramlar doğrultusunda politikaların planlanması ve uygulanması elzemdir. Kamu diplomasisi teorik ve uygulama boyutuyla birlikte ulusal çıkarları yansıtarak bir ülkenin uluslararası arenada etkilerini artırmaya yöneliktir. [7] Kamu diplomasisi algılara da dayalı bir süreci geliştirdiği için ülke imajının konu edinilmesini gerektirmektedir. Ülke imajı hususunda markalamanın öne çıkması ulus markalama tartışmalarının doğmasına sebep olmuştur.[8] Kamu diplomasisinin uygulama araçları da çeşitlilik göstermekteyken faaliyetler şu alanlarda incelenebilmektedir; diplomatik, ekonomik, askeri, eğitim, sosyal ve kültürel, insani ve kalkınma yardımları, medya. Bu doğrultuda kamu diplomasisi süreci geniş çerçevede değerlendirilebilirken tüm bu alanlar üzerinden ayrı ayrı da anlaşılabilir. Öncelikle ilgili alanlardaki faaliyetlerin tanımlanması, kamu diplomasisi politikalarının kamuoyu üzerindeki yansımalarının anlaşılmasını elzem kılacaktır. Bu noktada kamu diplomasisi etkinliğini tam anlamıyla ölçümlemenin zorluğu da belirtilmelidir.


Makalenin tamamını okumak için lütfen tıklayınız.

 
 

[1] David Baldwin, “Power and International Relations“, Handbook of International Relations, Walter Carlsnaes, Thomas Risse ve Beth A. Simmons (ed.), SAGE Publications, 2013.
[2] Mustafa Küçük, “Uluslararası İlişkilerde Sosyal İnşacılık“, Uluslararası İlişkiler Teorileri, Ramazan Gözen (der.), İletişim Yayınları, 2019, s.361.
[3] Stefano Guzzini, “A Reconstruction of Constructivism in International Relations“, European Journal of International Relations, Cilt.6, No.2, 2000, ss.147-182.
[4] Faruk Sönmezoğlu, Uluslararası İlişkiler Sözlüğü, Der Yayınları, 2005, s.379.
[5] Muharrem Ekşi “Kamu Diplomasisi“, Dönüşen Diplomasi ve Türkiye, Ali Resul Usul ve İsmail Yaylacı (ed.), Küre Yayınları, 2020, ss.289-320.
[6] Nicholas J. Cull, Public Diplomacy: Lessons from the Past, Figueroa Press, 2009, s.12.
[7] A. Gonesh ve J. Melissen, “Public Diplomacy: Improving Practice“, Clingendael Diplomacy Papers, No.5, 2005, s.5.
[8] M. Leonard, C. Stead ve C. Smewing, Public Diplomacy, Foreign Policy Center, 2002, s.65.


Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2702 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 636
Asya 98 1075
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 287
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1376 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 604
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2043 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2043

İran binlerce yıl derinliği olan saygın bir medeniyet beşiği. Orta Asya steplerinde derin etkisi olan bir medeniyet. Türk medeniyetinde en büyük paya sahip olan medeniyet. Ama yalnız bir ülke. Yalnız bir halk. Derin coğrafyası olmayan bir devlet. ;

Çalışma kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz yetki sahalarındaki hak ve menfaatleri, deniz dibi kaynaklarına erişim ve enerji arz güvenliği konularında atması gereken adımlar incelenmiştir.;

1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra Amerikan hegemonyasının zirve dönemi başlamıştı. Amerikan kibrinin doruk noktası, tüm Orta Doğu'yu yeniden inşa edebilmeyi umduğu 2003 yılındaki Irak'ın işgaliydi. Bu dönemdeki tek kutupluluk derecesi tarihte nadirdir. ;

Bu tarihî ve güzel şehir İstanbul, uzun zamandır Batı ile Doğu'yu birbirine bağlayan köprü olarak bilinir ve umarım bu etkinlik, müreffeh ve gelişmiş bir bölgeye ulaşmak için İstanbul Boğazı'nın iki tarafını daha iyi anlamaya yardımcı olur.;

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Yeni Dengeler, Yeni Roller, Yeni İttifaklar“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği olarak ...;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu “Geleceğin Güvenlik Ekosistemi ve Stratejik Dönüşüm için Ortaklık“ ana teması altında TASAM Afrika Enstitüsü ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapıl...;

4. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2022; “Asya Yüzyılı, Denizci Devlet Ekosistemi ve Mavi Gezegen“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022’de Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt-etkinliği olar...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Post-Güvenlik, Dijital Devrim, Döngüsel Ekonomi ve Siber Ekosistem” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği ...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.