Asya'da Jeopolitik Türbülansa Doğru: Çin-Rusya İlişkileri Ne Kadar Derinleşebilir?

Yorum

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta....

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş“ bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta. Neden eşi benzeri görülmemiş diyorum çünkü iki ülkenin devlet başkanı da Çin-Rusya ilişkilerinin düzeyini tanımlarken bu ifadeyi kullanıyor.

Çin ve Rusya, ABD’nin domine ettiği küresel liberal düzene karşı, içerisinde stratejik manevraları da barındıran bir yaklaşım çerçevesinde anlaşmış gibi görünüyor.

İki ülkenin Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ve Asya Altyapı Yatırım Bankası gibi kurumsal çabalarını dikkatli bir analize tabi tutmak elzem.

Ayrıca 2017 yılında Baltık Denizi’nde yapılan donanma tatbikatı ve Rusya’nın Çin’e S-400 füze sistemleri ile SU-35 savaş uçağı satması gibi gelişmeler ilişkilerin hangi boyutlarda olduğunu görmek açısından önemli.

Çok kutupluluk temelinde beliren ortaklık

Diğer yandan 2018 yılında gerçekleştirilen Vostok 2018 isimli askeri tatbikat ise yüz binlerce askerin katıldığı bir gövde gösterisine dönüştü.

İki ülke aynı zamanda bölgesel bir rekabet içerisinde. Toplam ticaret hacimleri 100 milyar doları aşmış durumda. Bununla beraber söz konusu ülkeler, Pekin'in iddialı Kuşak ve Yol Girişimi ile Moskova liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği arasında stratejik bir uyum arıyor.

Hem Çin hem de Rusya tarafından gelen yeni bir küresel düzen çağrısı ve çok kutupluluğa yönelen eğilim özellikle son birkaç senedir dikkat çekmeye başladı.

Çin ve Rusya’nın bu adı konulmamış ittifakına karşı ABD tarafında kesif bir alarmizmin belirdiğini söylemek mümkün. Öyle ki ABD’nin eski başkanlarından Carter’ın ulusal güvenlik danışmanı Brzezinski olası bir Çin-Rusya ittifakı için “Hiçbir şey ABD'nin ulusal çıkarları için böyle bir sonuçtan daha tehlikeli olamaz“ cümlesini kurmuştu.

Hatta ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Dan Coats da benzer uyarılarda bulunarak Çin-Rusya yakınlaşmasının ortaya koyduğu belirsizliğin altını çizmişti. Dolayısıyla ABD cenahında Çin-Rusya yakınlaşmasına yönelik ciddi bir endişenin belirdiğini söyleyebiliriz.

Çin-Rusya arasındaki sorunlar yönetilebilir

Bu arada Çin ve Rusya arasındaki ilişkiler de tamamen sorunsuz değil. İki ülke arasında Rusya'nın Hindistan'a yaptığı silah satışları ve yine Rusya tarafından Çin'e verilmesi planlanan S400 teslimatında yaşanan sorunlar gerginliği artırsa da bunun yönetilebilir olduğu görülüyor.

Çin, ABD ile girdiği total rekabette Rusya gibi bir gücü yanına çekmesinin gerektiğinin farkında. Bu stratejik bir hamle. Bu nedenle bölgesel açıdan ortaya çıkan sorunların maliyetlerini şimdilik karşılıyor.

Bu nedenle var olan sorunları yönetilebilir bir düzeyde tutuyor.

Öte yandan Rusya da bölgesel ve ekonomik açıdan Çin ile yapacağı ortaklığın getirisinin farkında. Hindistan ile olan ilişkisini de benzer bir açıdan değerlendiren Rusya bu noktada taktiksel davranıyor.

Rusya'nın Hindistan'a silah satışlarını bu kapsamda değerlendirmek gerekiyor.

Rusya'nın Hindistan'a yaptığı silah satışlarında 2005 yılının zirve olduğunu ve o tarihten bu yana grafiğin aşağı yönlü olduğunu da belirtmek gerekiyor. Şu anda Çin Rusya ilişkilerini en çok etkileyecek konu S400 teslimatı. Resmi açıklama ise pandemi nedeniyle ertelendiği yönünde.

Jeopolitik türbülans ve stratejik ortaklığın yeni mimarisi

Ancak bazı uzmanlar Rusya'nın Çin-Hindistan sınırında yaşanan çatışma nedeni ile Çin'e üstü kapalı bir şekilde yanıt verdiğini düşünüyor. Bir de Hindistan'ın Rusya'yı Hint Pasifik grubuna katma çabaları var ki belki de en önemli hususlardan birisi de bu.
Rusya, Çin karşıtlığı ile bilinen Hint Pasifik grubuna katılır mı zor. Pompeo her ne kadar bunun mümkün olduğunu düşünse de Rusya'nın, ABD'nin koordine ettiği bir gruba dâhil olması düşük bir olasılık gibi görünüyor.

Sonuç olarak Çin ve Rusya arasında tarihsel çerçevede siyasi ve jeopolitik husumetlerin olduğu malum olsa da küresel konjonktür bu tarihsel durumun yönetilebilir olduğunu gösteriyor.

Xi ve Putin döneminde ortaya çıkan bulgular da bunu teyit ediyor.

Bu arada Pew Araştırma Merkezi'nin Mart 2020'de yaptığı bir ankete göre, Amerikalıların yüzde 62'si Çin'i ABD için bir tehdit olarak görürken, kabaca yüzde 56'sı Rusya için aynı şeyi düşünüyor. Yine aynı merkezin yaptığı bir ankete göre Rusların yüzde 71'i Çin'e olumlu bakıyor. Zaten ABD, yayınladığı ulusal güvenlik strateji belgesinde hem Çin'i hem de Rusya'yı "revizyonist güçler" olarak niteleyerek karşısına almıştı. Bunu da not etmek gerekiyor.

Fakat küresel rekabetin yoğunlaştığı şu günlerde uluslararası sistem içine girdiği bu organik kriz nedeniyle yeni bölgesel bunalımların kapısını aralayabilir mi sorusu önemli. Bölgesel bunalımlar aynı zamanda jeopolitik bir türbülansa neden olarak küresel etkileri olan sonuçlar doğurabilir.

Fakat bu noktada Çin ve Rusya ilişkilerinde küresel ölçekte gelişen değişkenlere odaklanmak önemli diye düşünüyorum.

Şunu da not etmek gerekli Çin ve Rusya yakın ve karşılıklı savunma yükümlülükleri anlamına gelen resmi bir ittifak aşamasına gelmeyeceklerdir.

Çünkü Çin ve Rusya'nın resmi müttefikler haline gelmesi gerekli değil, ancak yakın işbirliği içinde çalışmayı planlamaları daha olası bir durum.

Bu jeopolitik bir gerçeklik olarak kendisini artık daha fazla hissettiriyor.


Not: Bu yazı daha önce yazarın blog sayfasında yayınlanmıştır. (https://www.hussoloji.com/2020/09/asyada-jeopolitik-turbulansa-dogru-cin.html)

@drhkorkmaz

 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053

İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda küresel bazda insanlığı ve ülkeleri bekleyen tehditlerin başında iklim değişikliği gelmektedir. İklim değişikliğinin karasal alandaki etkilerinin yanında deniz kıyısındaki coğrafyalarda ve denizlerde de büyük olumsuzluklar yaratacağı değerlendiriliyor.;

İnsanların vatandaşı oldukları, ikamet ettikleri veya yerleşik bulundukları topluluklardan ayrılarak farklı coğrafyalarda devam eden savaşlara gönüllü olarak katılmaları, devrimler çağından başlayarak modern devletler sisteminin oluşum sürecini takip eden bir olgudur. Bu süreci tanımlamak amacıyla a...;

Ruanda ve Uganda, Afrika Büyük Göller Bölgesi'nde konumlanmış, tarihsel bağlamda derin etkiler bırakmış iki komşu ülke olarak "3. Dünya" ülkeleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bölgedeki siyasi ve etnik çatışmalar, uzun vadeli kalkınmayı olumsuz etkileyerek ekonomik istikrarsızlığa sebep olmuş...;

Asya’dan sonra dünyanın en kalabalık insan nüfusunu barındıran Afrika, nice kadim kültüre ev sahipliği yapmış, insanlığın ve medeniyetin beşiği olmuş bir kıtadır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mısır piramitlerinin inşa sisteminin henüz çözülmemiş olması gibi tarihin çeşitli zaman aralıklarınd...;

Bu metin, meritokrasinin Türkiye'nin genel güvenliğine ve istikrarına olan etkilerini detaylı olarak inceler. Meritokrasinin potansiyel zorlukları ve fırsatları, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu güvenlik kaygıları bağlamında tartışılmaktadır.;

Doğu Akdeniz’de keşfedilen enerjinin bölge ülkeleri yanında Avrupa devletlerinin geleceğinde şekillendirici jeoekonomik, jeostratejik ve jeopolitik güç olacağının öne çıktığı 21’inci asırda, Rusya-Ukrayna savaşından sonra daha da önem kazanmış ve enerji güvenliği konusunda rekabet alanlarının enerji...;

Altın; fiziksel özellikleri, kültürel önemi, ekonomik rolleri ve tarihsel faktörlerin bir kombinasyonu nedeniyle yüzyıllardır talep görmekte. Altının tarih boyunca çok değerli olmasının başlıca nedenlerinden biri fiziksel özelliği. Altın her şeyden önce oldukça dayanıklı bir maden. Kararmaz, aşınmaz...;

Dört gün önce, Çin silahlı kuvvetlerinin yıllık tatbikatı olan "Exercise Joint Sword" sona erdi. Bu yıl, Çin bu tatbikatı, Tayvan'ın yeni seçilen Cumhurbaşkanı Lai'nin göreve başlamasına "güçlü bir ceza" olarak nitelendirdi - Pekin'in kazanmasını istemediği aday. 46 Halk Kurtuluş Ordusu Donanması (P...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 2

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Nis 2024 - 11 May 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...