İnovasyon Ekosistemi Gelişim Eğilimleri: Hindistan

Makale

Rapor’a göre; Teknolojik gelişmeler dünya çapında sağlık, ulaşım/ulaştırma, iletişim, enerji ve imalat endüstrilerini dönüşüme uğratmaktadır. Bu dönüşümler ise ekonomilerin ve toplumların örgütlenme biçimlerini değiştirmekte; çeşitli kurum, kuruluş ve düzenlemeler aracılığıyla uluslararası düzeyde daha fazla işbirliğini beraberinde getirmektedir....

İnovasyon Ekosistemi Gelişim Eğilimleri: Hindistan

Çeviri ve Yayın Editörleri: Muhsin KORKUT, Yusuf AYDEMİR

Bu araştırma raporu; “bilim, teknoloji ve inovasyon hedeflerinin ulusal politikalara entegrasyonunun sürdürülebilir ekonomik ve toplumsal gelişim ile ilişkisi“ çerçevesinde Hindistan inovasyon ekosistemine yön veren parametreleri incelemektedir. ORF (Observer Research Foundation - Gözlemci Araştırma Vakfı) tarafından ve Dr. N. VEDACHALAM imzasıyla yayımlanan raporda; “ar-ge faaliyetleri ve harcama payları“, “eğitim ve araştırmacı yoğunluğu“ ve ayrıca “özel sektör ve üniversitelerin katkısı“ üzerine diğer ülke örnekleriyle yapılan karşılaştırmalara yer verilmektedir. Göreceli olarak “başarılı“ ülke deneyimlerinden hareketle, “Bilgi Odaklı ve Yenilikçi Girişimler“ başlığı altındaulusal kalkınma stratejilerine entegre edilmiş bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarının, üretkenliği artırmaya, rekabet edebilirlik kabiliyetini güçlendirmeye ve ekonomik büyümeyi teşvik etmeye yardımcı olabileceği“ savunulmaktadır.

Rapor, bu çerçevede, Hindistan inovasyon ekosistemine yön veren ar-ge yatırımı, eğitim politikası, araştırmacı yoğunluğu, yayın çıktısı, tescilli marka veya patent sayısı ve "filiz firma" ortamı gibi temel parametreleri incelemektedir. Bu kapsamda yerli insan kaynağı ve millî araştırmaları beslemek, beyin göçünü azaltmak, araştırma faaliyetleri arasında sinerji sağlamak ve millî yüksek teknoloji ürünlerini artırmak sağlam bir stratejik inovasyon ekosistemi geliştirmede hayati öneme sahiptir.

Rapor’a göre; Teknolojik gelişmeler dünya çapında sağlık, ulaşım/ulaştırma, iletişim, enerji ve imalat endüstrilerini dönüşüme uğratmaktadır. Bu dönüşümler ise ekonomilerin ve toplumların örgütlenme biçimlerini değiştirmekte; çeşitli kurum, kuruluş ve düzenlemeler aracılığıyla uluslararası düzeyde daha fazla işbirliğini beraberinde getirmektedir.

Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO) veri-tabanı, 2018 itibarıyla, 3 milyondan fazla patent başvurusu ve 12 milyon ticari marka tescili içermektedir. Birçok analiz, sosyoekonomik ilerlemeyi kısmen bu yeniliklere bağlamakta ve dünya çapında yoksulluk sınırının çok altında bir gelirle yaşamaya çalışan nüfusun son kırk yılda %45'ten %10'a gerilediğine işaret etmektedir. Teknoloji tabanlı inovasyonun ekonomik kalkınma açısından hayati önem taşıdığı kuşkusuz fark edilmektedir. BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) listesinde 9. sırada yer alan madde, dayanıklı altyapıyı öncelemekte, sürdürülebilir sanayileşme ve inovasyonu teşvik etmektedir.

Bugün, ar-ge amaçlı yıllık küresel harcamalar yaklaşık 1,7 trilyon dolar seviyesindedir. Dünya çapında, son on yıllık süreçte bir milyon kişilik grup bazında 1.473 araştırmacı, 2,2 milyon dergi yayını, 3 milyon patent başvurusu ve yaklaşık 2 trilyon dolar değerinde yüksek teknoloji ürünü ihracatı kayıtlara geçmiştir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2633 ) Etkinlik ( 211 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1345 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 281
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

Son günlerde Türk Dış Politikasının en sıcak konularından birisi Amerikan ve NATO güçlerinin ayrılmasından sonra Kabil Havaalanının güvenliği konusunda ortaya konulan tekliftir. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...