9. Uluslararası Balkan Forumu | “Geleceğin Balkanlar Ekonomisi ve Türkiye” | Bildiri Çağrısı

Haber

Bu dinamikler çerçevesinde Bölge ülkelerinin, kendi gelecekleri ile ilgili düşünsel altyapıyı zinde tutmaları ve kendi çıkarlarına uygun politikalar geliştirmeleri gerekmektedir. “Geleceğin Balkanlar Ekonomisi ve Türkiye“ ana teması altında düzenlenecek olan 9. Uluslararası Balkan Forumu bu bağlamda bugün ve geleceğin şekillendirilmesine stratejik katkı sağlamayı amaçlamaktadır....

BİLDİRİ ÇAĞRISI
9. ULUSLARARASI BALKAN FORUMU
“Geleceğin Balkanlar Ekonomisi ve Türkiye
( 28-30 Eylül 2022, CVK Park Bosphorus Oteli, İstanbul )

Enerji nakil hatları, ticaret yolları ve insan hareketleri bakımından “Doğu - Batı" ve “Kuzey - Güney“ bağlantıları üzerindeki stratejik konumu Balkanlar bölgesinin öneminin her daim hayati kalmasına neden olmaktadır.

Soğuk Savaşın ardından Avrupa Birliği’nin doğuya doğru genişlemesi ve Rusya’nın bölgedeki nüfuz kaybına ek olarak Türkiye’nin eskiden olduğu gibi etkisiz kalması Balkanlar’da küresel ve bölgesel parametreler açısından dengesiz bir durum, ya da savruk denge durumu ortaya çıkarmıştır. Bu durum Bölge ülkelerinin güç kaybetmelerine, büyük ölçüde AB hinterlandına ve kısmen ABD nüfuz alanına dönüşmelerine neden olmuştur.

AB’nin geleceğine dönük belirsizlikler ve Rusya’nın güçlenmesi olasılığı Bölge’deki bu savruk dengeye dayalı istikrarın, AB tarafından son dönemde inşa edilen kurumsal ve ekonomik kapasiteye rağmen, sona erebileceğini göstermektedir. Bölge ülkeleri, kendi geleceklerinin belirlenmesinde inisiyatif almadıkça büyük güçlerin oyun alanı hâline dönüşmekte ve istikrarsız hâle gelmektedirler. Kendisi de bir Balkan ülkesi konumunda bulunan Türkiye’nin, Bölge’deki gelişmelerden etkilenmesi kaçınılmazdır.

Balkanlar dünyada, ekonomi açısından tahmin edilebilirliği en düşük bölgelerden biridir. Fakat el değmemiş doğası, yer altı ve üstü kaynaklara sahip olması nedeniyle son yıllarda Arap ülkelerinin, Çin ve Rusya’nın etkinliğini artırmasıyla birlikte Bölge rekabet alanına dönüşmüştür.

Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve son olarak Hırvatistan’ın Avrupa Birliği şemsiyesi altında bulunmasına rağmen Doğu ve Batı olarak tabir edilen Balkan coğrafyasının her iki alanı da iş imkanları, üretim, sağlık, eğitim gibi konularda henüz Avrupa standartlarını yakalayamamıştır. Serbest piyasa ekonomisine Yugoslavya’nın dağılmasından sonra giren Balkan ülkeleri, global krizin etkisiyle ekonomik anlamda ciddi bir darbe almıştır.

Son yıllarda Avrupa Birliği’nin teşvik ve desteğiyle Bölge, özellikle hizmet sektöründe gelişim göstermeye başlamıştır. Ticaret dengesi de gittikçe düzelmektedir. Avrupa Birliği üyelik süreci Bölge ülkelerine ve aralarındaki çatışmalara karşı olumlu etki yapmaktadır.

Ticaret hacminin gelişmesi; daha fazla Balkanlar menşeli ürünün Türkiye pazarında, Türk markaların ise Bölge pazarlarında dolaşımda olmasına, stratejik ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Kısacası bu durum karşılıklı yararlılık - verimlilik neticesinde uzun süreli arkadaşlığı beraberinde getirecektir.

Türkiye’nin ithalat ve ihracat açısından önemi sadece Balkanlar için değildir, Avrupa için yedinci ithalat, beşinci ihracat ülkesidir. Türkiye’nin yurt dışına yatırım stoğu 7 milyar dolardan yaklaşık 40 milyar dolara yükselmiştir. Türk yatırımlarının ortalama %5’i Balkanlar’a gitmektedir; Romanya ihracatta başı çekerken, ithalatta Yunanistan ön plandadır. Türkiye’nin Bölge’de en fazla yatırıma yöneldiği ülkeler Romanya, Hırvatistan ve Bosna Hersek’tir. Türkiye’nin, 12 Balkan ülkesi ile arasındaki ticaret hacminin 23 milyar dolara ulaştığı vakidir. Balkan ülkelerinin ihracat hacmi ise 500 milyar doların üzerindedir.

Bu dinamikler çerçevesinde Bölge ülkelerinin, kendi gelecekleri ile ilgili düşünsel altyapıyı zinde tutmaları ve kendi çıkarlarına uygun politikalar geliştirmeleri gerekmektedir. “Geleceğin Balkanlar Ekonomisi ve Türkiye“ ana teması altında düzenlenecek olan 9. Uluslararası Balkan Forumu bu bağlamda bugün ve geleceğin şekillendirilmesine stratejik katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Ana Tema
Geleceğin Balkanlar Ekonomisi ve Türkiye

Alt Temalar
Balkanlarda Ekonomik Rekabetin Yönetişimi ve Türkiye
Brexit Sonrası AB ve Balkanlar Yeni Ekonomi Ekosistemi
Çin, Kuşak ve Yol Projesi, Balkanlar ve Türkiye
Balkanlarda Yeni Ekonomik Dinamikler
Ülke Perspektifleri (Yunanistan, Bulgaristan, Türkiye, Arnavutluk vb)

===========================================================================

9. Uluslararası Balkan Forumu (2022) oturumlarında konuşmacı olmak için gerekli belgenin ihsantoy@tasam.org adresine aşağıda tarif edildiği şekilde oluşturularak MS Word dosyası formatında iletilmesi gerekmektedir:

- Tebliğ başlığı

- 300 kelimelik özet, 5 anahtar kelime

- Kurumsal bağ ve özgeçmiş

- Telefon numarası (özgeçmişte yazılı değilse)


Önemli Tarihler

Özet son gönderim tarihi : 31 Aralık 2021

Kabul edilen bildirilerin ilan tarihi : 30 Ocak 2022

Gözden geçirilmiş tam metin gönderimi : 31 Mayıs 2022

Etkinlik tarihi : 28-30 Eylül 2022


Gerekli Bilgiler

- Özet/makale kabul süreci hakem kurulumuzun gizli değerlendirme yöntemi sonucunda gerçekleşmektedir.

- Özet ile uyumlu, bilimsel yeterliliği kabul edilen tüm tam metinler derleme kitapta yayımlanacaktır.

- Özet gönderimi ve kabul edilen bildirilerin sunumu için ücret talep edilmemektedir.

- Etkinlik girişi ve Etkinlik süresince sağlanan tüm imkanlar ulaşım ve konaklama hariç ücretsizdir.


Etkinlik Sayfası
Etkinlik detayları ve vizyon belgesine alttaki linkten ulaşılabilir:
https://tasam.org/tr-TR/Etkinlik/16246/9_uluslararasi_balkan_forumu_
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2606 ) Etkinlik ( 193 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 86 1011
Avrupa 17 627
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

Çin’le geliştirmekte olduğu yakın ilişki, Batının yaptırımlarla köşeye kıstırdığı İran için şimdi önemli bir fırsat. Xi Jinping’in 2016 yılında İran’a önerdiği stratejik anlaşma geçen ayın son günlerinde imzalandığında, kapsamı hakkında tahminden öte bir şey bilinmiyordu. ;

Dönemin ABD Başkanı G. Bush himayesinde ve Irak Büyükelçisi J. D. Negroponte başkanlığında 2005’te faaliyetlerine başlayan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin “Küresel Trendler 2040“ raporunda; uluslararası sistem, siyaset, ekonomi, teknoloji, toplumsal gelişim, demografik dinamikler ve çevre gibi başlıca...;

Türkiye - Gana ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan ...;

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...