Dünya Müslüman Gençlik Zirvesi ve Fuarı | GÜÇ 2022 | Bildiri Çağrısı

Haber

Özet olarak etkinliğin temel amacı sürdürülebilir, proaktif bir perspektifle bu alanda bir tartışma ortamı oluşturmak, İslam dünyasının yumuşak güç/kamu diplomasisi inşası perspektifine ve küresel gençlik yönetişimine entelektüel katkı sağlamaktır. Makro tartışmalara paralel öngörülen atölye çalışmalarında ise proje/politika önerilerinin tartışılması ve somut sonuçlara ulaşılması için sunum çağrısının proje/politika temelli yapılması benimsenmiştir. ...

BİLDİRİ ÇAĞRISI
DÜNYA MÜSLÜMAN GENÇLİK ZİRVESİ VE FUARI | GÜÇ 2022
“Geleceğin Üniversiteleri, Sanayi ve Teknoloji“
( 23-25 Mart 2022, CVK Park Bosphorus Oteli, İstanbul )

19. yüzyılda ülkeler arasındaki varlık derecesi birbirine yakın seyrederken, son iki yüzyıldır, gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki boşluk insanlık tarihi boyunca hiç görülmemiş ölçüde açılmıştır. Dünya Bankası verilerine göre İslam Ülkeleri ar-ge’ye en az kaynak ayıran ülkeler arasındadır ve Dünya’nın GSMH açısından zengin ve fakir ülkeleri arasındaki fark gittikçe daha da büyümektedir. GSMH’sı düşük olan ülkeler bir miktar büyüme gösterse de, zengin ülkeler o kadar hızlı bir ekonomik gelişme içindedir ki mevcut hızları ile diğer ülkelerin bunlara yetişmesi mümkün değildir.

Günümüzde bilginin, insan kaynaklarının, sermayenin ve emtianın yer değiştirme hızı önceki dönemlere göre mukayese edilemeyecek düzeylere erişmiştir. Bu ortamda İngilizceye ek olarak irtibat kurulan ülkenin ya da ülkelerin dilini öğrenmek kaçınılmaz bir zorunluluk hâline gelmiştir. Dijital teknolojik devrimle birlikte gelişen internet ve sosyal medya geleneksel iletişim araçlarına göre daha farklı ve etkin medya araçlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu hareketli ortam öğretim üyesi ve öğrenci değişimini de artırmış, üniversiteler ve mezunlar için akreditasyon ve karşılıklı tanınma gibi yeni sorunlar ortaya çıkmıştır.

Yeni dönemde fen bilimleri ve sosyal bilimler alanında çalışanların, uygulamacıların, ar-ge faaliyetleri yürütenlerin eşgüdüm ve işbirliği içerisinde çalışma zorunlulukları müfredatın çok-disiplinli bir yaklaşımla hazırlanmasını ve genel olarak üniversite reformu yapılmasını zorunlu hâle getirmiştir. İslam ülkelerinin de zaten sorunlu olan yükseköğretim sistemlerini bir an önce yeniden düzenlemeleri kaçınılmaz bir zorunluluktur. Gelişmiş ülkeler bu alandaki sorunları çözmek için çığır açan ileri araştırmaları desteklemektedir. Öyle ki, ABD ve İngiltere tarafından oluşturulan büyük araştırma fonları ve tekno-kentler için özel destekler gibi uygulamalar AB üyesi ülkelerin dahi beyin göçü sorunu ile karşılamasına neden olmuştur. Bu tür sorunlarla baş etmek ar-ge faaliyetleri için gerekli büyük ölçekli finansal imkanların bürokratik engellere takılmaksızın seri şekilde sağlanması yanında, ülkelerin kültürel, sosyolojik, siyasi ve diplomatik planlamalarını çağın ötesine taşımaları ile mümkün olabilecektir.

Eğitim de küresel ekonomideki büyük değişikliklerden payına düşeni almaktadır. Eğitimin önemli amaçlarından biri ise gençleri iş piyasası için hazırlarken, yetişkinleri de mesleki gelişimlerini sürdürmeleri yönünde desteklemektir. Geleceğin iş dünyasında yeterlilik beklentileri arasında büyük farklılıklar olacağını tahmin etmek güç değildir. Bilgi ağırlıklı ekonomide “işler“, yerini “projelere“ bırakmıştır. Uzmanlaşmanın yanı sıra disiplinler arası çalışmaların öneminin artması ile; Taylor’ un makineleşmiş endüstriyel tasarımındaki “bütün ile ilgilenmesi beklenmeyen“ ve sadece kendi bölümündeki işi yapan insanlara değil, projenin bütününün farkında olan ve esnek çalışmaya uyum sağlayan takım arkadaşlarına ihtiyaç vardır.

Geçmişte ekonomik kalkınmanın en önemli aracı, bir ülkenin coğrafi koşullarının sonucu olan doğal kaynakları iken bugün yeni ekonomide en önemli değer “bilgi“ olarak öne çıkmaktadır. Bilgi ağırlıklı ekonomide ülkelerin en çok yatırım yaptığı alan “araştırma-geliştirme“ (ar-ge) olmuştur. Genel olarak, OECD ülkelerinde ar-ge için yapılan harcamalar GSMH’ye oranla oldukça yükselmiştir. Fakat Dünya Bankası verilerine göre İslam Ülkeleri ar-ge için en az kaynak ayıran ülkeler arasındadır. Araştırma-geliştirme temel olarak; “temel araştırma“, “uygulamalı araştırma“ ve “deneysel geliştirme“ alanlarındaki aktiviteleri içermektedir. Bu üç temel alanda yapılacak müdahalelerde en önemli nokta üniversitelerin kapasitelerinin geliştirilmesi ve sanayi işbirliklerinin güçlendirilmesidir. Çünkü bilgi üretimi ve teknoloji geliştirme hem maddi hem entelektüel sermayenin bir arada kullanılması ile ortaya çıkmaktadır.

Dış ticaretin serbestleşmesi, para akışındaki hız ve kolaylık, bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi uluslararası ticaretin önünü açmıştır. Bu sayede gelişen küresel şirketlerin de büyüme hızları muazzam düzeylerdedir ve onlarla rekabet etmek yerel ekonomiler için neredeyse imkansız hâle gelmiştir. Bu durum aynı zamanda küresel ekonomik düzenlemelerin istikrarı ve ulusal yönetimlerin etkisi hakkında da soruların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Ayrıca, “üretim“ parçalanmakta ve aynı nitelikteki işlerin aynı kalitede ama daha ucuza yapılabildiği yerlere kaymaktadır. Bu sebeple, sanayinin ve üniversitelerin kaderi birbirine sıkı şekilde bağlanmıştır. İşletmeler küresel ekonomideki rekabet güçlerini koruyabilmek için hem bilgi ve teknoloji üretiminde; hem de nitelikli çalışan yetiştirilmesinde üniversitelere her zamankinden daha çok ihtiyaç duymaktadır. Üniversiteler; teknoparkları, ürün geliştirme ve kuluçka merkezleri sayesinde sanayi ile işbirliğini geliştirirken bir yandan da yapılabilecek yeni etkinliklerin neler olabileceği konusunda yeni fikirlere her zaman ihtiyaç vardır.

Özet olarak etkinliğin temel amacı sürdürülebilir, proaktif bir perspektifle bu alanda bir tartışma ortamı oluşturmak, İslam dünyasının yumuşak güç/kamu diplomasisi inşası perspektifine ve küresel gençlik yönetişimine entelektüel katkı sağlamaktır. Makro tartışmalara paralel öngörülen atölye çalışmalarında ise proje/politika önerilerinin tartışılması ve somut sonuçlara ulaşılması için sunum çağrısının proje/politika temelli yapılması benimsenmiştir.

Ana Tema
Geleceğin Üniversiteleri, Sanayi ve Teknoloji

Alt Temalar
Üniversitelerin Geleceği
Üniversiteleri Etkileyen Mega Trendler
Üniversitelerde Güncel Eğitim Modelleri
Üniversite, Sanayi ve Teknoloji ilişkisi
Üniversite ve Sanayi İşbirlikleri
Açık ve Uzaktan Eğitim
Bilgi yoğunluklu Ekonomi
Uluslararası Ticaret
İş Yaşamının Değişen İhtiyaçları



Politika/Proje Çalıştayları

Gençlik İçin Gençlik Perspektifleri/Politika Önerileri/Projeler;

- Eğitim ve Bilim
- İş Hayatı ve Girişimcilik
- Sosyal Hayat, Siyaset ve Din
- Sağlık, Sosyal Güvenlik ve İstihdam
- Teknoloji ve İnovasyon
- Savunma ve Güvenlik
- Sosyal Politikalar ve Sivil Toplum
- Enerji Su ve Gıda
- Ekonomi ve Finans
- Kültür ve Turizm
- Sanat ve Edebiyat
- Uluslararası Kalkınma İşbirliği
- Şehir ve Yerel Yönetişim
- Düşünce ve Akademi
- Açık ve Uzaktan Eğitim
- Uluslararası Diaspora


Tematik Etkinlikler

Uluslararası Gençlik ve Barış İnşası Konferansı 2022
Dünya Müslüman Gençlik Örgütleri Konferansı 2022
Dünya Müslüman Gençlik Kültür Festivali 2022
Dünya Kur’an Saati 2022



Dünya İslam Forumu | DİF ( worldislamicforum.org )

İİT İslam İşbirliği Teşkilatı işbirliği ile TASAM Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından 28-30 Ocak 2010 tarihinde İstanbul’da İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu’nun ilki “Barış, Medeniyet ve İşbirliği“ ana teması ile düzenlenmiştir. Forum sonunda kabul edilen İstanbul Deklarasyonu ile İslam ülkeleri düşünce kuruluşlarının bilgi ve deneyimlerini bir çatı altında birleştirerek iletişim ve işbirliği imkânlarını etkinleştirmeleri için İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (ISTTP) kurulmuştur.

Forum her yıl farklı bir tema altında İstanbul, Bakü, Kahire, Bağdat ve İslamabad’da gerçekleştirilmiştir. 06-08 Mart 2015 tarihinde İslamabad’da TASAM ve Pakistan Senatosu Savunma Komitesi ev sahipliğinde düzenlenen 6. Forum sonunda kabul edilen İslamabad Deklarasyonu ile etkinlik adının yedinci toplantıdan itibaren daha kapsayıcı olabilmesi için Dünya İslam Forumu ( World Islamic Forum - WIF ) olarak değiştirilmesi kararlaştırılmıştır. 8. Dünya İslam Forumu 2018’de İstanbul’da düzenlenmiştir.


Dünya Müslüman Gençlik Zirvesi ve Fuarı | GÜÇ ( power.worldislamicforum.org )

Gençlerin, ekonomik ve sosyal fırsatlara erişmek, ekonomik büyümeyi paylaşmak, sağlıklı yaşam sürmek, aile, toplum ve İslam Ümmetinin refahına katkıda bulmak için önemi büyüktür; Gençler barış inşası ve sivil toplumda daha aktif rol almalı ve suç ağları veya aşırıcı hareketlerdeki varlıkları azaltılmalıdır; Gençler güçlü bir sese sahip olmalı, yerel ve ulusal kurumlara daha fazla katkı sağlamalıdır. Dünya Müslüman Gençlik Zirvesi ve Fuarı (GÜÇ); proaktif bir perspektifle bu alanda bir tartışma ortamı oluşturmak, İslam dünyasının yumuşak güç/kamu diplomasisi inşası perspektifine ve küresel gençlik yönetişimine entelektüel katkı sağlamak üzere Dünya İslam Forumu (DİF) tarafından kurulmuş bir platformdur. 22 Eylül 2016’da Kuala Lumpurda yapılan 7. DİF Yetkin Kişiler Kurulu Toplantısı’nda bir Gençlik inisiyatifi alınması tartışılmış ve ilk GÜÇ Zirvesi Uluslararası Afrika Üniversitesi’nin önerisi ile 07-09 Nisan 2017’de Hartum’da ve ikinci GÜÇ Zirvesi 01-03 Mart 2018’de İstanbul’da yüksek katılım ve başarı ile gerçekleştirilmiştir.

===========================================================================

GÜÇ 2022 oturumlarında konuşmacı olmak için gerekli belgenin ihsantoy@tasam.org adresine aşağıda tarif edildiği şekilde oluşturularak MS Word dosyası formatında iletilmesi gerekmektedir:

- Tebliğ başlığı

- 300 kelimelik özet, 5 anahtar kelime

- Kurumsal bağ ve özgeçmiş

- Telefon numarası (özgeçmişte yazılı değilse)


Önemli Tarihler

Özet son gönderim tarihi : 15 Eylül 2021

Kabul edilen bildirilerin ilan tarihi : 15 Ekim 2021

Gözden geçirilmiş tam metin gönderimi : 31 Aralık 2021

Etkinlik tarihi : 23-25 Mart 2022


Gerekli Bilgiler

- Özet/makale kabul süreci hakem kurulumuzun gizli değerlendirme yöntemi sonucunda gerçekleşmektedir.

- Özet ile uyumlu, bilimsel yeterliliği kabul edilen tüm tam metinler derleme kitapta yayımlanacaktır.

- Özet gönderimi ve kabul edilen bildirilerin sunumu için ücret talep edilmemektedir.

- Etkinlik girişi ve Etkinlik süresince sağlanan tüm imkanlar ulaşım ve konaklama hariç ücretsizdir.


Etkinlik Sayfası
Etkinlik detayları ve vizyon belgesine alttaki linkten ulaşılabilir:
https://tasam.org/tr-TR/Etkinlik/16232/dunya_musluman_genclik_zirvesi_ve_fuari_guc_2022
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2708 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 639
Asya 98 1077
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 288
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1379 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 606
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 184
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2046 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
Türkiye 82 2046

Ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel güçlerin oluşturduğu bir Dünya Düzeni vardır. Bu düzen ufak değişimler gösterse de kolay kolay değişmez. Büyük güçler siyasi, ekonomik güçlerini koruyabilmek ve hatta geliştirmek amacıyla zaman zaman bazı girişimlerde bulunurlar. ;

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Mısır’la başlayan Orta Doğu gezisinde, Mısır ve İsrail arasındaki barışın ve özellikle Abraham konjonktürünün, bölgedeki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi endişesi hissedildi. Orta Doğu uzlaşmadan çok çatışmanın olduğu bir bölge. ;

Komşu kıyılara sahip devletlerin Deniz Yetki Alanı (DYA) yan sınırının belirlenmesi her zaman sorunlu olmuştur. Genelde sınırın denizle birleştiği noktayı merkeze alan bir açı genişliği başlangıçta olmasa bile ilerleyen zaman içinde denizde veya karada meydana gelen topografik değişiklikler nedeniyl...;

Büyük güçlerin siber uzay ve siber güvenlik stratejileri 21. yüzyılın başlarında somut olarak şekillenmeye başlamıştır. Ancak bu stratejilerin temeli ABD ve SSCB'nin Soğuk Savaş dönemi boyunca tecrübe ettikleri uzay ve silahlanma yarışının bir sonucu olarak atılmıştır.;

ABD'nin Trump döneminden itibaren Afrika ile daha az ilgilendiği, Fransa’nın ise her geçen gün güç kaybettiği bir ortamda, uluslararası alanda yalnızlığa itilen Rusya, Afrika’da etkinliğini artırmaya yöneldi.;

İlk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek İstanbul Güvenlik Konferansı 2023, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Ekosistemde Stratejik Dönüşüm: İklim, Gıda, Demografi, Meritokrasi, Ekonomi, Sağlık, Eğitim, İstihdam, Aile-Gençlik ve Şehir Güvenl...;

2022, küresel çapta enerji sektörü açısından son derece çalkantılı bir yıl oldu. Kovid-19 salgını sonrası tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmadan ve kesintilerden kaynaklı başlayan fiyat artışı, jeopolitik risklerin kısmen savaşla birlikte artmasıyla devam ederek zirve yaptı;

Enerji güvenliğinde, dünya ticaretinde, lojistik ve tedarik zincirlerinin güvenliği bakımından alternatif seçenekler, olası riskleri ve kırılganlıkları yönetebilmek için gereklidir. Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan çatışmalar sonuca bütün küresel ekonomiyi etkileyen enerji ve gıda tedarik sorunları...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.