Dünya Müslüman Kadınlar Zirvesi ve Fuarı | BİLGE 2022 | Bildiri Çağrısı

Haber

Etkinliğin temel amacı bu alanda bir tartışma ortamı oluşturmak, İslam dünyasının yumuşak güç/kamu diplomasisi inşası perspektifine ve küresel kadın yönetişimine entelektüel katkı sağlamaktır. Makro tartışmalara paralel öngörülen atölye çalışmalarında ise proje/politika önerilerinin tartışılması ve somut sonuçlara ulaşılması için sunum çağrısının proje/politika temelli yapılması benimsenmiştir. ...

BİLDİRİ ÇAĞRISI
Dünya Müslüman Kadınlar Zirvesi ve Fuarı | BİLGE 2022
“Geleceğin Eğitiminde Kadın ve İnovasyon
( 23-25 Mart 2022, CVK Park Bosphorus Oteli, İstanbul )

Modern dönemlerle birlikte, başta sanayileşmiş ülkeler olmak üzere tüm dünya ülkeleri bir takım yeni toplumsal sorunlarla yüzleşmek zorunda kalmışlardır. Kentleşme, gelir dağılımı eşitsizliği, artan kalifiye iş gücü ihtiyacını karşılayacak eğitim alt yapısı oluşturma zorunluluğu, işçi - işveren anlaşmazlıkları, kültürel değişim, kültürlerarası etkileşim sonucu bazı kültür alanlarının yok olmakla karşı karşıya kalması bu sorunlardan bazılarıdır.

Modern dönemlerin en önemli meydan okumalarından biri de “kadın“ sorunudur. Geleneksel üretim kalıplarının ortadan kalkması kadının iş hayatında yerini almasını ve kadının toplumsal statüsünün eşitlik ve özgürlük ilkeleri temelinde yeniden tanımlanmasını kaçınılmaz hâle getirmiştir. Modernite karşısında varoluş mücadelesi içindeki İslam ülkeleri de “kadın“ sorunu ile yüzleşmek durumunda kalmışlardır ve maalesef bu sorunun kendi medeniyet ilkeleri çerçevesinde çözüme kavuşması noktasında şu ana dek yeterince başarılı olamamışlardır.

Tüm dünyada olduğu gibi, İslam dünyasında da nüfusun yaklaşık yarısı kadınlardan oluşmaktadır. Kentleşme ve sanayileşme gibi olgular tüm bireylerin üretime katılmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu ortamda, yarısı bir şekilde üretimin dışına itilmiş toplumların diğer yarısının sağlıklı faaliyet göstermesi beklenemez. Bu nedenle İslam ülkeleri eşitlik, özgürlük, ehliyet ve liyakat gibi ilkeler çerçevesinde kadın-erkek tüm kesimlerin siyasi, kültürel ve ekonomik alanlarda varlık göstermesini sağlayacak ortamlar oluşturmak durumundadırlar.

Geleneksel üretim kalıpları ile elde edilen katma değer son derece düşük kalmakta ve bu tür toplumlarının küresel rekabet alanında var olmalarını imkansız hâle getirmektedir. Katma değeri yüksek üretim gerçekleştirmek; toplumlarının gelişmişlik, kalkınma, refah düzeylerini ve dolayısıyla onur duygularını yükseltmek ancak nitelikli çağdaş eğitimle mümkündür. Özellikle yüksek kapasiteli kişilerin (kadın ya da erkek) üretim, eğitim ve kültür alanından dışlanması İslam dünyasının küresel rekabette bu anlamdaki pariteyi kaybetmesine neden olmaktadır.

Kadınlara dönük politikalarda genel açmaz; insani temelde ve eşitlik, özgürlük, ehliyet, liyakat vb. ilkeler yerine geleneksel dönemden modern döneme geçişte yaşanan sorunları “kadın - erkek" ayrımı ve zıtlaşması içerisinde ele alan yaklaşımların doğurduğu sorunlardır. Bu açmaz içerisinde sadece kadınlar değil, toplumun tüm kesimlerinde yaşanan büyük mağduriyetler göz ardı edilmektedir. Kadın ve erkeği karşı karşıya getirecek tartışmaların; fayda sağlamak yerine, kadınlar başta olmak üzere tüm topluma zarar verdiği gözlenmektedir. İslam ülkelerinde yaşanan bu kadar ayrışma ve bölünmenin üzerine bir de “kadın - erkek“ zıtlaşmasını ilave etmek iyi sonuçlar doğurmayacaktır. Mühim olan; hukukun üstünlüğü ilkesini hayata geçirmek, kadınlar başta olmak üzere tüm toplumsal kesimlere adalet, merhamet, şefkat gibi değerleri göz önünde bulundurarak muamele etmektir. Özgün kültürel değerlerimiz ve tarihî müktesebatımız bu tür sorunların suhuletle üstesinden gelinmesine katkı sağlayacak niteliktedir. Yeter ki, konjonktürel kusurlar ayıklanabilsin ve deneyimlemekte olduğumuz dönüşüm doğru okunsun.

Günümüzde ekonomik kalkınmanın en temel aracı eğitimdir. Bunun en önemli sebebi ise; bilgi yoğunluklu ekonominin ihtiyacı olan eğitimli bir “toplum“ (diğer deyişle “iş gücü“) olmadan, ekonomik kalkınmanın sağlanması mümkün değildir. Bugün, çalışan Müslüman kadınların gelirlerinin toplamı 1 trilyon dolarlık dev bir ekonomi oluşturmasına rağmen; kız çocuklarının eğitiminden kadınların iş hayatına katılımına kadar cinsiyet eşitsizliği konusunda birçok sorun söz konusudur. Kız çocuklarının eğitim ve meslek seçimine yönelik olarak cinsiyet eşitsizliğinin azalması için gerek ulusal gerek uluslararası alanda birçok çalışma yapılmaktadır. Eğer iş hayatına katılımda kadın-erkek eşitliği sağlanabilirse, Müslüman ülkelerin 5,7 trilyon dolarlık ek gelire ulaşabileceği tahmin edilmektedir. McKinsey Raporun’a göre, sadece Orta Doğu’da kadın istihdamının 2025’e kadar tam potansiyeline ulaşması, millî gelir düzeyinin Yüzde47 oranında artmasını sağlayabilecektir.

Eğitim basamaklarında yükseldikçe kız çocuklarının eğitime katılım oranları azalmaktadır. Global Eğitim İzleme Raporu’na göre, ilköğretime katılmada cinsiyet dengesini ülkelerin Yüzde66’sı sağlarken, bu oran ortaöğretimde Yüzde45 ve ileri yıllarda Yüzde25’tir. Daha çok, bilgi ağırlıklı olan iş piyasasında gençlere yer bulabilmek için ihtiyaç duyacakları ve önemi hızla artan ileri düzey beceri ve niteliklerin kız-erkek ayırt edilmeden kazandırılması adına alınacak önlemler belirlenmelidir. Eğitimde kalma süresinin kızlarda nispeten daha kısa olması kadar önemli bir diğer konu da; kız çocuklarının bilim ve teknoloji ile ilgili meslekleri daha az tercih etmeleridir. Cinsiyete yönelik kalıp yargılar nedeni ile bu tercihler kimi zaman bilinçli olsa da en önemli sebebi; aile, öğretmen ve toplumsal bakış açısından gelen dolaylı etkilerdir. OECD’nin belirttiğine göre kızların sadece Yüzde5‘i bilim, teknoloji ve mühendislik alanında kariyer yapmayı düşünmektedir. Bu sebeple; gelecek kariyerlerine inovasyon, girişimcilik, teknoloji alanında devam etmeleri için kız çocuklarının sosyal ve duygusal olarak desteklenmesi çok önemlidir.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) verilerine göre, 2000’den bu yana, 50 milyon Müslüman kadın iş hayatına katılmıştır ve bu kadınların çok büyük bir bölümünü 1981-2000 yılları arasında doğmuş olan kişilerdir. Toplam 800 milyon civarındaki Müslüman kadın nüfusu göz önüne alındığında; Müslüman kadınların ekonomik zenginliklerinin, ülkelerinin refahını ve istikrarını da belirleme konusunda ne kadar önemli olduğu açıkça görülmektedir.

Özetle; İslam dünyası kadınların eğitim ve üretim süreçlerinde hak ettiği yeri alma konusunda ciddi eksikliklerini behemehâl tamamlamak ve kendi toplumlarını çağın ötesine taşımak durumundadırlar. Aksi halde, sadece kadın ve üretim gibi sorunları yönetememe değil, aynı zamanda kendi kültür ve medeniyetlerini geleceğe taşıma konusunda da ciddi meydan okumalarla karşılaşacaklardır.

Dünya İslam Forumu kurumsal çerçevesinde gerçekleştirilecek Dünya Müslüman Kadınlar Zirvesi ve Fuarı | BİLGE 2022’de “Geleceğin Eğitiminde Kadın ve İnovasyon“ yanında, modern dönemde Müslüman kadının yüzleşmek zorunda kaldığı problemlerin tartışıldığı, çözüm önerilerinin geliştirildiği, dünyanın dört bir yanından gelen katılımcıların oluşturacağı etkileşim atmosferi içerisinde evrensel sorunlara evrensel çözüm arayışlarının gerçekleşeceği bir tartışma platformu ve etkinlik oluşturulması planlanmaktadır.

Etkinliğin temel amacı bu alanda bir tartışma ortamı oluşturmak, İslam dünyasının yumuşak güç/kamu diplomasisi inşası perspektifine ve küresel kadın yönetişimine entelektüel katkı sağlamaktır. Makro tartışmalara paralel öngörülen atölye çalışmalarında ise proje/politika önerilerinin tartışılması ve somut sonuçlara ulaşılması için sunum çağrısının proje/politika temelli yapılması benimsenmiştir.

Ana Tema
Geleceğin Eğitiminde Kadın ve İnovasyon

Alt Temalar
Eğitimde Toplumsal Cinsiyet
Kız Çocuklarırnın Eğitime Erişiminin Artırılması
Küreselleşme
Bilgi Yoğunluklu Ekonomi
Meslek Seçiminde Toplumsal Cinsiyetin Rolü
İş Yaşamının Değişen İhtiyaçları


Politika/Proje Atölyeleri

Kadın İçin Kadın Perspektifleri/Politika Önerileri/Projeler;
  • Eğitim ve Bilim
  • İş Hayatı ve Girişimcilik
  • Sosyal Hayat, Siyaset ve Din
  • Sağlık, Sosyal Güvenlik ve İstihdam
  • Teknoloji ve İnovasyon
  • Savunma ve Güvenlik
  • Sosyal Politikalar ve Sivil Toplum
  • Enerji Su ve Gıda
  • Ekonomi ve Finans
  • Kültür ve Turizm
  • Sanat ve Edebiyat
  • Uluslararası Kalkınma İşbirliği
  • Şehir ve Yerel Yönetişim
  • Düşünce ve Akademi
  • Uluslararası Diaspora

Tematik Etkinlikler

Uluslararası Kadın ve Barış İnşası Konferansı 2022
Dünya Müslüman Kadın STK’ları Konferansı 2022
Genç Müslüman Kadın Konferansı 2022
Dünya Müslüman Kadın Kültür Festivali 2022


Dünya İslam Forumu | DİF ( worldislamicforum.org )

İİT İslam İşbirliği Teşkilatı işbirliği ile TASAM Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından 28-30 Ocak 2010 tarihinde İstanbul’da İslâm Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu’nun ilki “Barış, Medeniyet ve İşbirliği“ ana teması ile düzenlenmiştir. Forum sonunda kabul edilen İstanbul Deklarasyonu ile İslam ülkeleri düşünce kuruluşlarının bilgi ve deneyimlerini bir çatı altında birleştirerek iletişim ve işbirliği imkânlarını etkinleştirmeleri için İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (ISTTP) kurulmuştur.

Forum her yıl farklı bir tema altında İstanbul, Bakü, Kahire, Bağdat ve İslamabad’da gerçekleştirilmiştir. 06-08 Mart 2015 tarihinde İslamabad’da TASAM ve Pakistan Senatosu Savunma Komitesi ev sahipliğinde düzenlenen 6. Forum sonunda kabul edilen İslamabad Deklarasyonu ile etkinlik adının yedinci toplantıdan itibaren daha kapsayıcı olabilmesi için Dünya İslam Forumu ( World Islamic Forum - WIF ) olarak değiştirilmesi kararlaştırılmıştır. 8. Dünya İslam Forumu 2018’de İstanbul’da düzenlenmiştir.


Dünya Müslüman Kadınlar Zirvesi ve Fuarı | GÜÇ ( wifwise.tasam.org )

Dünya Müslüman Kadınlar Zirvesi ve Fuarı (BİLGE) önerisi ilk kez Ağustos 2014’te Bali - Endonezya’da düzenlenen UNAOC Küresel Forumu’nda öne sürülmüş, İstanbul’da yapılan Dünya İslam Forumu Yetkin Kişiler Kurulu Toplantısı’nda teklif olarak sunulmuştur. Geçen yıl İslamabad’da Pakistan Devlet Başkanının katılımı ile organize edilen Dünya İslam Forumu’nda teklif kabul edilerek Zirve’nin gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Ardından İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan Malezya’nın Zirve’ye ev sahipliği yapması konusunda çağrıda bulunan bir mektup alınmıştır. Ana teması “Müslüman Kadın; Pamuk gibi Yumuşak, Demir gibi Güçlü“ olarak saptanan ilk BİLGE; Dünya İslam Forumu (DİF), Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi, Malezya İslami Gelişim Departmanı (JAKIM), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Malezya Kadın, Aile ve Toplum Gelişimi Bakanlığı, Türkiye Merkezli Kadın STK’ları organizasyon komitesi ve Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) işbirliği ile 23-25 Eylül 2016 tarihleri arasında Kuala Lumpur’da yüksek katılım ve başarı ile gerçekleştirilmiştir. Kuala Lumpur Deklarasyonu temelinde; küresel ölçekte kurumsallaşma ile birlikte ikinci BİLGE Zirvesi 01-03 Mart 2018’de İstanbul’da yüksek katılım ve başarı ile gerçekleştirilmiştir.

===========================================================================
 
BİLGE 2022 oturumlarında konuşmacı olmak için gerekli belgenin ihsantoy@tasam.org adresine aşağıda tarif edildiği şekilde oluşturularak MS Word dosyası formatında iletilmesi gerekmektedir:

- Tebliğ başlığı

- 300 kelimelik özet, 5 anahtar kelime

- Kurumsal bağ ve özgeçmiş

- Telefon numarası (özgeçmişte yazılı değilse)

Önemli Tarihler

Özet son gönderim tarihi : 15 Eylül 2021
Kabul edilen bildirilerin ilan tarihi : 15 Ekim 2021
Gözden geçirilmiş tam metin gönderimi : 31 Aralık 2021
Etkinlik tarihi : 23-25 Mart 2022

Gerekli Bilgiler

- Özet/makale kabul süreci hakem kurulumuzun gizli değerlendirme yöntemi sonucunda gerçekleşmektedir.

- Özet ile uyumlu, bilimsel yeterliliği kabul edilen tüm tam metinler derleme kitapta yayımlanacaktır.

- Özet gönderimi ve kabul edilen bildirilerin sunumu için ücret talep edilmemektedir.

- Etkinlik girişi ve Etkinlik süresince sağlanan tüm imkanlar ulaşım ve konaklama hariç ücretsizdir.


Etkinlik Sayfası
Etkinlik detayları ve vizyon belgesine alttaki linkten ulaşılabilir:
https://tasam.org/tr-TR/Etkinlik/16226/dunya_musluman_kadinlar_zirvesi_ve_fuari_bilge_2022
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2633 ) Etkinlik ( 211 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1345 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 281
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.