Aşırı Sağ Yükselişte Mi? Aşırı Sağ Partilerin Seçim Başarıları

Makale

Aşırı sağ, 1980’den önce bugün olduğu kadar popüler bir konu değildi. Soğuk Savaş döneminde uzun süre aşırı sağ ‘neo-faşizm’ ile özdeşleştirilmekteydi (Ignazi 2003, 1). Yetmişlerde Kuzey Avrupa’da ortaya çıkan popülist protesto partileri genelde fazla dikkat çekmemiştir. ...

Giriş

Aşırı sağ, 1980’den önce bugün olduğu kadar popüler bir konu değildi. Soğuk Savaş döneminde uzun süre aşırı sağ ‘neo-faşizm’ ile özdeşleştirilmekteydi (Ignazi 2003, 1). Yetmişlerde Kuzey Avrupa’da ortaya çıkan popülist protesto partileri genelde fazla dikkat çekmemiştir. Ancak seksenlerde otoriter-sağ partilerin değişik ülkelerde peşpeşe gelen beklenmedik seçim zaferleri ‘aşırı sağın yükseldiği’ görün yaygınlaşmasına olmuştur (Von beyme 1988, Ignazi 1992, Betz 1994, Harris 1994, Eatwell 1988b). Aslında günümüzde seçmen desteği olarak güçlenmiş olan ASP’lerin çoğunun 1930 ve 1940’ların faşizan gruplarıyla ilgisi ve bağı yoktur. Demokrasiyi tümden alaşağı edip yerine totaliter bir devlet kurma fikrinden uzak durmaktadır. Ne var ki bugünün aşırı sağı, eski ve geleneksel faşist/ırkçı hareketlerle benzeşebilmektedir. Söz gelimi günümüz ASP’leri karizmatik-lider partileridir (bkz: Vander Brug ve Mughan 2007), Dışlayıcı ve otoriter sosyal politikaları savunmaktadırlar. Sol-Sağ uzamındaki konumları bağlamında, bulundukları ülkelerdeki parti sistemlerinin en sağında konuşlanmaktadırlar. Demokratik kurumları ve kendileri dışındaki (özellikle merkezdeki) partileri sıkça ve ağır bir dille eleştirmektedirler. ASP liderleri ve önde gelenlerinin en azından söylemde demokrasiye olan bağlılıklarını ifade etmesine karşın, savundukları fikirler ve politikalar genelde çağdaş demokratik kazanımları tehdit edecek niteliktedir.

ASP’lerin seçimlerdeki yükselme süreci somut olarak görülmektedir. Ülke-spesifik süreçlerin yanı sıra kapsamlı ve karşılaştırmalı bir oy oranı analizi de aynı doğrultuda kanıt sunmaktadır. Aşağı sunulan tablo Toplam 14 demokrasideki ASP’lerin 1970’lerde 1990’larda ve 2000-2005 yılları arası dönemdeki oy oranlarını göstermektedir (bu dönemlerdeki ortalama ASP oy oranları için ayrıca bkz: Grafik 3), 1970’lerde ASP’lerin ortalama oy oranı yüzde 2.46 iken bu oran 1980’lerde yüzde 3.35’e, 1990’larda yüzde 10.47’ye ve 2000-2005 arasında yüzde 11.73’ çıkmaktadır. Avustralya, kanada, Yeni Zelanda ve İsveç’te 1970 ve 1980’lerde önei sayılabilecek bir ASP görünmemektedir. Belçika, Fransa, Norveç ve İsviçre’deki ASP’lerin oy oranları son dönemlerde gözle görülür biçimde büyümüştür. 2000-2005 arasında Avusturya ve İtalya’daki ASP’lerin oy oranlarında ise anlamlı bir düşüş görülmektedir.

TASAM Yayınlarının "Aşırı Sağ Ve Demokrasi" isimli kitabından alınmıştır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2607 ) Etkinlik ( 194 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 86 1011
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

Dönemin ABD Başkanı G. Bush himayesinde ve Irak Büyükelçisi J. D. Negroponte başkanlığında 2005’te faaliyetlerine başlayan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin “Küresel Trendler 2040“ raporunda; uluslararası sistem, siyaset, ekonomi, teknoloji, toplumsal gelişim, demografik dinamikler ve çevre gibi başlıca...;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

1789 yılından bu yana kıta ile ilişkileri bulunan ABD’nin dış politikasında Afrika’nın hiçbir zaman bu politikaların merkezinde bulunmadığı ve uzun bir dönem Afrika ülkelerine üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmediği görülürken, buna karşın 1840’lı yıllarda bağımsız Liberya’nın oluşumuna önemli k...;

Bu bağlamda tüm ekosistemi stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla seferber edip, bir araya getirecek olan Türkiye - Çin Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

1989 yılında Rusya’da faaliyete geçen şirketlerin tamamının hedefi şüphesiz ki, başarılı olmak ve kâr elde etmekti. Ancak diğerlerinden ayrılan bir kuruluş vardı ki, 13 yıl içerisinde gösterdiği gelişim hayranlık uyandıracak cinstendi. ;

3. Türkiye - Çin Forumu

  • 15 Eki 2018 - 20 Eki 2018
  • Pekin - Çin

İstanbul İktisat Kongresi

  • 09 Ara 2021 - 11 Ara 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Pandemi Sonrası Türkiye’nin Ekonomi ve Teknoloji Vizyonu Toplantısı

  • 17 Ara 2020 - 17 Ara 2020
  • TSİ 14.00 - Çevrimiçi -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.

Uzun yıllar boyunca Liberya meselesi, dünya gündemini meşgul eden bir konu olmuştur. Yaşanan İç Savaş boyunca sıklıkla çatışmalar ve ölümlerle anılan ülkenin günümüzde yeniden dirilme mücadelesi vermesi, diğer aktörler tarafından dikkatle izlenmektedir.

Devleti hiçbir zaman, hiçbir yerde gören olmamış. Ancak devlet her zaman var… Devlet, fizik bir mekâna, yapılara indirgenemez. Devlet, hukuk kurallarının hayatının maddi pratiğinde uygulayıcısı olan idari teşkilata ve dolayısıyla insan unsuruna da indirgenemez.

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.