İran’da Neler Oluyor?

Makale

2018 yılında Trump’ın İran ile yapılan anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinden sonra, İran için dünya daha dar, İranlı için hayat daha zor olmaya başladı....

2018 yılında Trump’ın İran ile yapılan anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinden sonra, İran için dünya daha dar, İranlı için hayat daha zor olmaya başladı. Ne petrol, ne doğal gaz, ne halı ve fındık fıstığını pazarlayabilen bu ülkede büyüyen ödemeler bilançosu açıkları ve koşullara duyulan güvensizlik en büyük darbeyi İran Riyaline vurdu. Şu anda uluslararası kaynaklara göre İran’da 1 Dolar’ın 200.000, 1 Euro’nun da 220.000 Riyal. Yabancı para alım satım yasakları ve sermaye kontrolleri, karaborsanın da alıp yürümesine sebep olmuş durumda. 2017 yılında resmî rakamlarla % 9.67 olan enflasyon oranı, 2019 da % 41’e tırmanmış. Fiyatlar büyük ölçüde denetimli. Ancak son zamanlarda süt ve süt ürünlerine zam yapılmasına izin verildiği söylentileri, fısıltı gazetesinden yansıyıp, sektörel kıskançlıkları tetikliyor. 2020’nin ilk çeyreğine bakılarak yapılan enflasyon öngörüsü, bu yılsonu değerin % 34 ile kapatılabileceğine işaret etse bile, ülkede gıda fiyatlarındaki artış kadar kıtlıkların varlığı uzaktan bile bakınca ürkütücü.


Vebali Trump’ın Boynuna

Amerikan yaptırımlarının yeniden yürürlüğe girmesiyle, bir servetin üstünde yatan İran’ın bir kez daha sırtı yere geldi. Neredeyse ithalat ve ihracatının yarısı buharlaştı. Petrol üretimi de 600.000 ila 800.000 varil azaldı. Zaten dünyadan tecrit edildiği için bu kısılma petrol piyasalarına da yansımadı. Bu nedenle İran kimsenin umurunda değil gibi gözüküyor. Başına sürecek yağ bulamayan pek çok İranlı’ya karşılık nasılsa bazıları hâlâ estetik salonlarında burun kaldırma veya cilt gerdirme ameliyatları lüksüne sahip olabilir. Ama asıl soru galiba imkânları bu kadar daralan bir ülke bir taraftan nükleer zenginleştirmeyi batıya nispet devam ettirirken, diğer taraftan nasıl oluyor da Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da ve Irak’ta faal olmayı sürdürebiliyor? İster istemez ilk akla gelen şey, hâlâ Irak petrol piyasalarında etkili olduğu için petrolü kısmen bu ülke üzerinden dünya piyasalarına arz ediyor olması geliyor.

Hoş, zaten Trump’ın verdiği gözdağını kısmen AB ülkeleri kendi geliştirdikleri ölçülerle delerek İran ile ilişkileri sürdürmekte. Öte yandan Çin ve Japonya ve muhtemelen Kuzey Kore, İran ile ticarî ilişkisini hiç kesmedi. Ama ne olursa olsun nüfusu en son Birleşmiş Milletler verilerine göre 84 milyon olan İran’ın ihtiyaçları büyük. Üstelik bu nüfus genç bir nüfus. Gıda, eğitim, giyim kuşam yanı sıra yaşı çalışma evresine gelenlerin hayatlarını idame ettirmek için iş ihtiyaçları var.


“Yıkılmadık Ayaktayız“ Ruhu

Resmî istatistikler işsizlik oranını hâlâ % 12 olarak açıklıyor. GSYİ hasılası yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesi ile % 50 oranında azalan bir ülkede işsizliğin bu kadar az olmasını İranlılar, ülke ekonomisinde küçük ve orta ölçekli sanayinin ve sınırlı olsa da tarımda aile işletmelerinin varlığına bağlamakta. Tabii İran neredeyse yarım yüzyıla yakın bir zamandan beri yaptırımlarla yaşaya yaşaya yarı kapalı bir ekonomi olarak kendi kendine yeterli olmanın sırrını keşfetmiş olmalı. Bir de tabii kadın emeğinin işgücüne katılımı hesaplara hemen hiç yansımadığı için de işsizlik değerleri olması gerekenin bir hayli altında seyrediyor olabilir. Yine de rakamlar kendi halkı için aldatıcı. Ele güne karşı ise hâlâ dik durmanın gururu. İranlı “kan kusup, kızılcık şerbeti içtim“ diyen bir kadim kültürün uzantısı.

Tabii İran’ın geleneksel olarak yapmayı iyi becerdiği bir takas ticareti de yıkılmadan ayakta kalmasını sağlayan bir etken. Bir de yaptırımlarla gelen ithalat engellerinin yerli üretimi teşvik gücünü göz ardı etmemek gerek. Yaratıcı İranlı yabancı ürünlerin yerine ikâme edilebilecek nitelikte üretim yapabildiği sürece kıtlıkların baskısını, tüketici ihtiyaçlarından doğabilecek şikâyetleri denetim altında tutabilme yeteneği gösteriyor. Tabii bu arada ithal ikamesi üretim faaliyetlerinin istihdam katkısını da güvence altına alıyor.


Siyasette Değişim Rüzgârları Eser mi?

Yine de İran kendi içinde yeni değişimlere gebe. Öyle ki en başta değişimin Kum Şehrinden başlayacağı yönünde öngörüler ve hatta açık tavsiyeler var. Ayetullah Ali Hamaney yerine Adalet Bakanı İbrahim Raeesi’nin geçebileceği söylentileri bile değişim için yeterli rüzgâr olabileceği konusunda bir beklenti oluşturmuş durumda. Raeesi’nin adının İran’ın yüksek rütbeli askeri bürokratları tarafından telaffuz edilmesi de değişim ihtimalinin bir başka boyutu. Bu değişim talep ve ısrarında ise temel müşevvik, en çok yolsuzla ve bunun malî boyutları ile mücadele etme zorunluluğu olarak gösteriliyor. İma etmeden, doğrudan suçlamadan sadece Raaesi’nin bu konuda başarılı olabileceği beklentisi İran’ın önümüzdeki günlerdeki hava raporuna eklenmeli. Tabii 2021 yılında yapılacak başkanlık seçimlerinde artık Ruhani’nin aday olamayacağı gerçeğini de unutmamak gerek. Bu bağlamda adaylar arasında reform yanlısı olanların sayısının diğerlerinden fazla olması İranlıya olduğu kadar, İran’ı dışardan izleyenler içinde umut kapısı. Yine de İran’ın daha derin ve rahat soluklanabilmesi için yaptırım yükünün sırtından indirilmesi gerek ki, bunun da umudu 3 Kasım 2020 Amerikan seçimlerinde.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2698 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 635
Asya 98 1071
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1373 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 292
Orta Doğu 22 601
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2040 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2040

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Eğitim yalnız Afrika’nın değil tüm insanlığın en çok dikkatini yöneltmesi, geliştirilmesi ve kurumlarına ayırdığı bütçeyi artırması gereken alandır. İnsanlığın günümüzde yaşadığı ve yakın gelecekte katlanarak artması beklenen küresel ölçekteki doğal ve doğal olmayan sorunlarına ancak kaliteli eğitim...;

Gorbaçov’un kişiliğinin gizemi, insan Gorbaçov ile devlet adamı Gorbaçov arasındaki ayrıma dayanıyor. Çok farklı iki insandı. Ütopyasının özünde saf bir Leninizm’in olduğu bir Sovyetler Birliği ve Lizbon’dan Vladivostok'a barışçıl bir şekilde uzanan bir Avrupa vardı. O, iktidardaki entelektüelin büy...;

Gelecek projeksiyonları yüz yıl içerisinde dünya nüfusunun üçte birinin ve küresel genç nüfusun yarısının Afrikalı olacağını söylemektedir. Peki bu durum gelişmiş ve güçlü bir Afrika anlamına mı yoksa açlık ve hastalıklarla boğuşan daha fazla insan anlamına mı gelmektedir?;

İnsanlığın karşı karşıya olduğu son dönemin en önemli tehdidi şüphesiz iklim değişikliğidir. Küresel ölçekte felaket senaryolarının merkezinde yer alması bunun göstergelerindendir. Buna karşın iklim değişikliği sorunu, kriz olgusunun doğası gereği içerisinde tehditlerle birlikte birtakım fırsatları ...;

ABD-Çin rekabeti küresel belirsizliğin yoğunlaşması ile beraber daha karmaşık ve gri bir alana doğru kayıyor. İki ülke arasında devam eden sürtünme sadece Asya-Pasifik özelinde değil dünyanın farklı kıtalarında farklı dinamiklerle gerçekleşiyor.;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı;

Soğuk savaşın bitimini takiben SSCB’nin dağılması sonucunda Türkistan, Orta Asya ve Güney Kafkasya’da birçok yeni devlet bağımsızlığını kazandığı gibi çok kutuplu küresel sistem de sona ermiş, ABD’nin küresel güç olduğu yeni bir düzen başlamıştır. Ancak bu durum birçok bölgede istikrarsızlığa sebep ...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.