KİK Özelinde Ekonomik Çeşitliliği Haritalandırmak

Haber

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ekonomileri; kamu harcamaları ve büyümenin itici gücü olarak doğal kaynak gelirine büyük ölçüde bağımlı olmaya devam etmektedir....

Anahtar Noktalar
  • Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ekonomileri; kamu harcamaları ve büyümenin itici gücü olarak doğal kaynak gelirine büyük ölçüde bağımlı olmaya devam etmektedir.
  • Çeşitlendirme çabaları artık yurtdışındaki enerji projelerine (rafinaj ve petrokimya üretimi dâhil) ve ulusal petrol şirketlerine devlet yatırımları yoluyla gelir elde etmek için yeni yollar içermektedir.
  • 2015 yılından bu yana, KİK ülkeleri mali harcamaları düzene sokmak ve yabancı yatırımların, yerleşik yatırımcıların dikkatini çekmek için ülkelerinin politik görüntüsünü değiştirmede birbirleriyle daha rekabetçi hâle gelmiştir. Ülkeler arasında yabancı iş gücü ve vergiye yönelik politik yaklaşımlarda önemli farklılıklar söz konusudur.
  • Bu hükümetlerin her biri, düşük petrol fiyatları, demografik baskılar, yüksek işsizlik oranları ve ekonomik çeşitlilik eksikliği nedeniyle kamu maliyesi ve zorlu ekonomi hedefleri özelinde büyük baskılarla karşı karşıyadır. Bu bağlamda, borç bir seçim aracı hâline gelmiştir, ancak geri ödeme ve büyüme kapasiteleri KİK ülkelerini birbirilerinden farklılaştırmaya başlamaktadır.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri - Bahreyn, Suudi Arabistan Krallığı, Kuveyt, Umman, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) - 40 yıl önce yaşadıkları sorunlardan bazılarına hâlen sahiptirler. Öncelikle mali gelirlerin birincil kaynağı olarak doğal kaynaklara bağımlıdırlar. Nüfusları iktidardaki ailelerden ve devletten bir dizi sosyal hizmet ve koruma, himaye beklemektedir. Ayrıca, devlet yerel ekonomilere hükmetme eğiliminde olduğundan, özel sektör dinamizmi ve üretkenlikleri azdır. Bu sorunlar yeni değildir, ancak nüfus artışının baskısı ve kuşaklararası eşitlik beklentileri ekonomi politikasını devlet yönetiminin merkezine yerleştirmiştir.

Sübvansiyonlar, özel sektörün ve petrol dışındaki sektörlerin büyümesini artırmak ve alternatif hükümet geliri kaynakları oluşturmak, verimsizlikleri azaltmak ve kamu politikalarındaki sorunları gidermek, en azından değiştirmek için bir ivme kazanmıştır. Bu ivme, 2014 sonlarında küresel petrol fiyatlarında keskin bir düşüşle hızlanmıştır (Tablo 1 ).

2015 yılından bu yana, KİK ülkeleri mali harcamaları düzene sokmak ve yabancı yatırımların, yerleşik yatırımcıların dikkatini çekmek için ülkelerinin politik görüntüsünü değiştirmede birbirleriyle daha rekabetçi hâle gelmiştir. Ekonomik çeşitliliğe olan yaklaşımlarında aralarındaki farklılığı görebiliriz, ancak KİK ülkeleri arasındaki ayırt edici faktör iş gücü piyasası düzenlemelerine ve yabancı yatırımcıların haklarına nasıl davrandıklarıdır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2653 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 623
Asya 98 1042
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1354 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 286
Orta Doğu 22 597
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 177
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2016 ) Etkinlik ( 79 )
Alanlar
Türkiye 79 2016

Ülkelerin, ülke olabilme kavramlarında üç tane önemli tanımlama yapılmaktadır. Bunlar, Kara, Deniz ve Hava ülkesi tanımı ve olabilme niteliklerini oluşturmaktadır. Denizlere kıyısı olan denizci ülkeler için karadaki menfaatlerinin hukuki niteliğinin sınırları, ülkenin kara sınırları içerisindedir.;

Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişikliği; karbon monoksit gibi, ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluştuğu düşünülen sera etkisinin, dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıkların artmasıyla oluşan iklimin değişikliğini ifade etmekte. ;

Türkiye’de Balkanların çoğunlukla manevi kodlar üzerinden kamuoyunda ve literatürde tarif edildiği görülmektedir. Yaklaşık 550 yıl süren Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki hâkimiyeti, ister istemez günümüze bazı miraslar bırakmıştır. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı 2020’de sunulan tebliğler “Kovid-19 Sonrası Geleceğin Güvenlik Kurumları ve Stratejik Dönüşüm” adıyla e-kitap olarak yayımlandı.;

TASAM Yayınları, Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2020’nin bildirilerini “Atlantik’ten Hint Okyanusu’na Geleceğin İnşası- Building Future From Atlantic to Indian Ocean” ismiyle kitaplaştırdı.;

Küresel denge ve denetleme için II. Dünya Savaşı sonrası oluşturulan uluslararası kurumlar ve güvenlik anlayışı zaman ilerledikçe çağımızın güvenlik ihtiyaçlarına cevap veremez hâle gelmektedir. 1980’lerde başlayan son küreselleşme dalgasının derinleşmesi, küresel düzeyde daha önce benzeri görülmemi...;

Doğu ve Batı arasında süren tarihî mücadelenin şüphesiz ilk sebebi dördüncü iklimin yani medeniyetlerin doğduğu hattın bu mücadele çizgisinin tarihî coğrafyasını oluşturmasıdır. ;

İnsanlık tarihinde kökeni yazılı döneminde öncesine dayanan diplomasi, toplumlar ve devletler arasında ortaya çıkabilecek sorunların çözümü ve ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla ortaya çıkmıştır. ;

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.