Yeni Dünya Regülasyonu

Haber

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından yürütülen “Yeni Dünya Ekonomi ve Güvenlik Mimarisi” başlıklı stratejik projenin yeni aşaması “Sistem Modelleri” ana temalı Yeni Dünya Regülasyonu Çalışmaları/Özel Çalıştayının Proaktif Vizyonunu yaşananlar teyit etti....

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından yürütülen “Yeni Dünya Ekonomi ve Güvenlik Mimarisi“ başlıklı stratejik projenin yeni aşaması “Sistem Modelleri“ ana temalı Yeni Dünya Regülasyonu Çalışmaları/Özel Çalıştayının Proaktif Vizyonunu yaşananlar teyit etti.

Ekonomi, Uluslararası İlişkiler, Sosyoloji, Siyaset Bilimi gibi disiplinlerden uzman, akademisyen ve araştırmacılarla bürokrat ve diplomatların da iştirak etmesi planlanan çalışmalar ve özel Çalıştay’da “Yeni Dünya Regülasyonu“ başlıklı bir konsept çalışma marifetiyle öncelikle şu sorunun yanıtı aranacak; Kapsamlı bir sistem tartışması yapmadan uluslararası ilişkiler alanında süregiden diğer tartışmalardan, tutarlı sonuçlar elde etmek ne kadar mümkündür?


Başkan Şensoy “Yeni Dünya Regülasyonu’nun konuşulması artık kaçınılmaz“

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy konuyla ilgili yaptığı açıklamada, salgınların (COVID-19) ve ekonomik çözülmelerin eşlik ettiği yoğun türbülanslı şu günlerde olabildiğince “aydınlatıcı“ sonuçlar elde ederek ülkemizin gelecek yürüyüşünde belirleyeceği yol haritasına katkı sağlamak istediklerini belirtti.

Başkan ŞENSOY açıklamalarına şöyle devam etti; “Yeni Dünya Regülasyonu için temellendirilmesi gereken diğer ana sorular ise şunlardır:

Küreselleşme, ‘küresel-çözülme’ ve bölgeselleşme tartışmalarıyla giderek daha fazla hissedilen sistem krizi, yapısal bir kriz mi yoksa taktik ve stratejik hatalardan kaynaklanan bir yöntem krizi mi? Birleşmiş Milletler başta olmak üzere DTÖ, IMF ve DB gibi uluslararası örgütlerde reforma elverişli bir kapasite bulunuyor mu; ‘yapısal reformun’ imkan ve koşulları nelerdir?

İslam dünyası uygulanabilir bir medeniyet projesine sahip midir?

Türkiye’nin ‘Yeni Dünya’ algısı nedir ve nasıl anlaşılmalıdır? Türkiye, tarihsel arkaplan ve kültürel çeşitliliği yanında jeopolitik konumundan kaynaklanan avantajları optimum verimle değerlendirip kapitalist kutuplar arasındaki ‘kavşak rolüne’ alternatif bir ‘sistem modeli’ geliştirebilir mi?

Türkiye’nin tarihsel ve kültürel coğrafyasının bir bakıma diğer adı olan ‘İslam Dünyası’ ortak vizyonla hareket etmediği sürece Türkiye’nin veya başka bir İslam ülkesinin Yeni Dünya’daki yerini koruması ne kadar mümkündür; bu kapsamda Dünya’nın ‘Yeni Türkiye’ algısı nedir ve nasıl anlaşılmalıdır?

Dijital-küreselleşme, yönetimi çok daha kolay yeni bir küresel sistemin mi yoksa denetimi neredeyse imkansız bir sistemsizliğin mi modelidir?“


Yeni Dünya Regülasyonu Çalışmaları/Özel Çalıştayı’nın alt konu başlıkları

Çalıştay’da işlenecek alt konu başlıkları ise şunlar; “Küreselleşme, Küresel Çözülme ve Bölgeselleşme Krizleri“, “Küresel Ticaret - Bölgesel Siyaset Çatışması ve Yeni Diplomasi Tanımları“, “Medeniyetler ve Alternatif Sistem Modeli Potansiyelleri“, “Türkiye’nin ‘Yeni Dünya’ Algısı ve Kurucu Perspektifler“, “Dünyanın ‘Yeni Türkiye’ Algısı ve Eleştirel Perspektifler“, “Uluslararası Örgütler ve Reform Kapasiteleri“ ile “Küresel Şirketler ile Dijital-Küreselleşme ve Sistem Krizindeki Rolleri“.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2647 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1038
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2000 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2000

Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhuriyeti ise, Güney Asya'nın güneyinde Hint Okyanusu'nda bulunan (1972 öncesi Seylan olarak bilinen) bir ada ülkesi olarak 65.610 km2 yüzölçümüne, 22 milyonu aşan nüfusa, 88,9 milyar dolar (2018) GSYİH değerine ve ASEAN, CICA, SAARC, WTO vb. uluslararası kuruluşlard...;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.