Kamu Diplomasisi Perspektifiyle Gaziantep’in Suriyeli Mültecilere Yönelik Planları, Eylemleri ve Uygulamaları

Makale

2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş nedeniyle Suriyeliler komşu ülkelere göç etmeye başlamışlardır. Türkiye en fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan ülke konumundadır. Suriyeliler başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göç etmişlerdir....

Giriş

2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş nedeniyle Suriyeliler komşu ülkelere göç etmeye başlamışlardır. Türkiye en fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan ülke konumundadır. Suriyeliler başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göç etmişlerdir. Şubat 2019 verilerine göre Türkiye 3 milyon 644 bin 342 Suriyeliye ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye’nin ardından Lübnan 1 milyonun üzerinde, Ürdün 700 bin, Irak ise 250 Suriyeliyi barındırmaktadır. Göç idaresinin 7 Şubat 2019 tarihinde açıkladığı veriler Türkiye’deki kamplarda (Geçici Barınma Merkezleri) 142 bin 676 Suriyeli olduğunu göstermektedir. Şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı ise, 3 milyon 501 bin 606 kişidir. Türkiye’de en fazla Suriyelinin yaşadığı şehirler sırasıyla İstanbul, Şanlıurfa, Hatay ve Gaziantep’tir. İstanbul’da 558 bin 437, Şanlıurfa’da 452 bin 534, Hatay’da 447 bin 884 ve Gaziantep’te 425 bin 383 Suriyeli yaşamaktadır (“Türkiye’deki Suriyeli sayısı“, 2019; “Suriyeliler en çok nerelere göçtü“, 2018).

İç savaş sonrasında oluşan göç dalgası başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeye önemli bir kamu diplomasisi fırsatı sunmuştur. Ülkeler ev sahipliği yaptığı mültecilerin barınma, eğitim, sağlık ihtiyaçları başta olmak üzere birçok sorunuyla yakından ilgilenmek durumundadır. Bu durum Türkiye’nin kucak açtığı mültecilere yönelik yaptığı faaliyetlerle Suriyelilerin önemli bir kısmının sempatisini kazanmasını beraberinde getirmiştir. Türkiye’nin kamu diplomasisi olanaklarını kullanmada ve yumuşak gücünü misafir ettiği Suriyelilere gösterme noktasında Gaziantep şehri çok önemli atılımlar yapmış, farklı projeleri hayata geçirmiş ve ayağına gelen kamu diplomasisi imkanını etkin şekilde kullanma gayretinde olmuştur. Gaziantep hem idarecileriyle hem sivil toplum örgütleriyle hem de halkıyla Suriyelilere yönelik son derece kritik çalışmalar gerçekleştirmiştir.

Gaziantep’in ilçeleri olan Nizip, Islahiye ve Karkamış kamplarında kalan Suriyelilerin temel ihtiyaçları karşılanırken çok sayıda sosyal aktivite gerçekleştirilmiştir. Suriyeli mültecilerin dil öğrenmesi, eğitim hayatlarına devam etmesi, spor faaliyetlerine katılması, kültürel aktiviteler gerçekleştirilmesi sağlanmıştır. Kampların yanı sıra şehirlerde yaşayan Suriyeli mültecilerin sosyal entegrasyonu için de çok sayıda proje hem devlet hem de sivil toplum örgütleri tarafından gerçekleştirilmektedir.

Ülkelerin sahip oldukları yumuşak güç, kamu diplomasisi politikalarının daha verimli hale gelmesini sağlamaktadır. Yumuşak güç, bir ülkenin yabancı halklar tarafından ne kadar cazip ve model alınmaya değer olduğunun tezahürüdür (Kalın, 2010). Kamu diplomasisi olgusunu Türkiye açısından ele alırken tek boyutlu bir betimleme yapmak konunun özümsenmesini, Türkiye’nin henüz bakir olan bu alandaki politikalarının ve örtük mesajlarının ortaya çıkarılmasını engeller. Bu nedenle stratejik iletişim yönetimi düzleminde Türkiye'nin kamu diplomasisi serüveni süreç analizi ışığında çok boyutlu olarak değerlendirmek gerekmektedir.

Çalışmada 500 bin civarında Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Gaziantep’in kamu diplomasisi ekseninde hangi faaliyetleri yaptığı tartışılmaktadır. Çalışmanın sorunsalı, “Gaziantep’in Suriyeli mülteciler için yaptığı çalışmalar kamu diplomasisi ekseninde nasıl çerçevelenebilir?“ Çalışmanın amacı, kamu diplomasisi perspektifiyle Gaziantep’te Suriyeli mültecilere yönelik olarak yapılan plan, eylem ve uygulamaları ortaya koymaktır. Bu bağlamda kamu diplomasisinde Gaziantep yaklaşımını oluşturmak hedeflenmektedir. Çalışmada yerel uygulamaları incelemek amacıyla Gaziantep Valiliğinin ve Büyükşehir Belediyesinin faaliyetlerinden sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına ve hatta bölge halkının kendi inisiyatifiyle gerçekleştirdiği faaliyetlere kadar tüm etkinliklere yer verilmektedir. Araştırma bölgesel açıdan Gaziantep şehriyle, zaman bakımından gerçekleştirilen faaliyetler 2011-2018 dönemiyle sınırlandırılmıştır. Çalışmada yöntemsel açıdan bir durum tespiti yapılmakta ve gözleme dayalı değerlendirmelerde bulunulmaktadır. Çalışma, Türkiye’nin devlet politikası gereği ve Gaziantep özelinde Suriyeli mülteciler için yapılan sosyal uyum, eğitim, sağlık, kültür, spor, barınma, insani yardım ve meslek edindirme gibi konuları ele alması bakımından önem taşımaktadır. Araştırma kapsamında devletin mültecilere yönelik eylem planının yanı sıra Gaziantep Valiliğinin, Büyükşehir Belediyesinin, ilçe belediyelerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve çeşitli yardım kuruluşlarının çalışmalarına yer verilmektedir. Çalışma kapsamında Gaziantepli yetkililerin basın açıklamaları ve mülakatları incelenmiştir. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in, Gaziantep’te sırasıyla valilik yapan Ali Yerlikaya ve Davut Gül’ün, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Ali Gür’ün 2015- 2019 arasında Suriyeli mültecilerle ilgili yaptığı basın açıklamaları, katıldıkları televizyon programları ve verdikleri röportajları incelenmiştir.


Kamu Diplomasisine Genel Bakış

Kamu diplomasisi kavramı, 1960’larda ilk kez ifade edildikten sonra ancak 1990’larda diplomatik anlamda sorunların çözümüne yönelik işlevsel bir araç, hükümetlerin yabancı halkları bilgilendirme ve etkileme faaliyeti olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bugün ise, bu çerçeveye farklı unsurlar dahil edilmiştir. Turizm, spor, ticaret, internet, moda, haberler, siyasal liderlergibi ülkeleri ve toplumları aşma etkisi olan hükümet ve özelkuruluş faaliyetleri bu çerçeve içinde değerlendirilmektedir(Nye, 2005, s. 8; Varoğlu, 2013, s. 1; Yılmaz, 2012, s. 222). "Kamudiplomasisi; anlamlı bir hikaye oluşturma, bu anlamlı hikayeyietkili iletişim stratejileri ile hedef kitlelere ustalıkla anlatabilmebecerisine işaret etmektedir. Hikayesini iyi oluşturan ve etkilişekilde anlatabilme becerisini gösteren ülkelerin, kamuoylarınıdaha kolay ikna ettikleri ve toplumların sempatisini kazandıklarıgörülmektedir" (Özkan, 2015, s. 23).

Kamu diplomasisin devletlerin halkla ilişkilerinden devletlerinpazarlanmasına dönüştüğü şeklinde tanımlar da bulunmaktadır(Rasmussen & Merkelsen, 2012, s. 812). Kamu diplomasisininhedeflerine bakıldığında, kamuoyu oluşturan tüm bileşenlerin kapsandığı görülmektedir (Bozkır, 2013, s. 32). Kamu diplomasisi dört temel aşamada yürütülmektedir. Birinci aşama farkındalık yaratmak, ikinci aşama ilgi uyandırmak, üçüncü aşama hedef kitlede kazanılan taraftarlar yoluyla daha geniş kitleye ulaşmak, dördüncü aşama ise ülke veya konu lehine eyleme geçilmesini sağlamaktır (Bozkır, 2013, ss. 32-33). Medya, kültür, film, spor, teknoloji, bilim, sanat, eğitim, yüksek öğretim, edebiyat, mimari ve inovasyon kapasitesi kamu diplomasisinin en önemli hazineleridir (Varoğlu, 2013, s. 18).
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2701 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 636
Asya 98 1074
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 287
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1375 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 604
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2043 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2043

1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra Amerikan hegemonyasının zirve dönemi başlamıştı. Amerikan kibrinin doruk noktası, tüm Orta Doğu'yu yeniden inşa edebilmeyi umduğu 2003 yılındaki Irak'ın işgaliydi. Bu dönemdeki tek kutupluluk derecesi tarihte nadirdir. ;

Bu tarihî ve güzel şehir İstanbul, uzun zamandır Batı ile Doğu'yu birbirine bağlayan köprü olarak bilinir ve umarım bu etkinlik, müreffeh ve gelişmiş bir bölgeye ulaşmak için İstanbul Boğazı'nın iki tarafını daha iyi anlamaya yardımcı olur.;

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Yeni Dengeler, Yeni Roller, Yeni İttifaklar“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği olarak ...;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu “Geleceğin Güvenlik Ekosistemi ve Stratejik Dönüşüm için Ortaklık“ ana teması altında TASAM Afrika Enstitüsü ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapıl...;

4. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2022; “Asya Yüzyılı, Denizci Devlet Ekosistemi ve Mavi Gezegen“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022’de Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt-etkinliği olar...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Post-Güvenlik, Dijital Devrim, Döngüsel Ekonomi ve Siber Ekosistem” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği ...;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik İkilemler, Entegrasyonlar, Modeller ve Asya“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03-04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham...;

Güvenlik ihtiyacı; temel insan haklarından biridir ve yalnızca çok yönlü kaynaklara ve tehdit biçimlerine karşı korunmayı değil, aynı zamanda tüm tebaa için tek bir devlette yaşama araçlarının mevcudiyetini de içermektedir. ;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...