“Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri” E-Kitabı Çıktı

Haber

Dünya İslam Forumu Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Muharrem Hilmi ÖZEV’in kaleme aldığı “Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri” isimli kitap TASAM Yayınları tarafından e-kitap olarak yayımlandı....

Dünya İslam Forumu Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Muharrem Hilmi ÖZEV’in kaleme aldığı “Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri“ isimli kitap TASAM Yayınları tarafından e-kitap olarak yayımlandı.

Dünya kanıtlanmış petrol rezervlerinin neredeyse yarısının sahibi olan Körfez ülkeleri (Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 44’ü Irak ile birlikte 6 Körfez ülkesindedir) hâlen üretimin beşte birini gerçekleştirmektedir. Bu durum Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman ve Suudi Arabistan’dan oluşan Körfez ülkelerini (İran ve Irak’la birlikte), dünya enerji ekonomi politiğinin merkezinde konumlandırmaktadır. Dolayısıyla Körfez ülkeleri dikkate alınmadan veya akademik düzeyde incelenmeden küresel ekonomi politiğe dair çıkarımların ve buna paralel üretilecek politikaların neredeyse tamamının sağlam zemin problemi taşıyacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

Hâlen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. Muharrem Hilmi ÖZEV’in doktora tezi olarak hazırladığı “Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri“ isimli kapsamlı çalışması, devletlerin dış politikalarını iki kutuplu dünyanın şartlarına göre belirlediği dönemin sona ermesiyle akademik ve diplomatik anlamda ortaya çıkan boşluğun doldurulmasına katkı sağlayacak nitelikler taşıyor.

456 sayfalık hacmi ile alanında nitelikli bir yer edinen kitabın girişinde şu ifadelere yer verilmiş; “Petrolden elde ettikleri gelirler ile dünya ekonomisinin seyrini etkileyebilecek bir satın alma gücüne ve diğer ülkelerde hatırı sayılır dış yatırım yapma imkânına sahip olan Körfez ülkeleri dünya ekonomi politiğinde son derece önemli bir konum elde etmişlerdir. Nüfus oranlarının elde ettikleri gelirlere ve coğrafi büyüklüklerine göre oldukça düşük olması Körfez ülkelerinin petrol üretiminde son derece esnek davranabilmelerine, diğer bir deyişle petrolün sadece ekonomik bir meta olmaktan çıkıp genelde Ortadoğu bölgesinin, özelde Körfez bölgesinin uluslararası ilişkilerini derinden etkileyen bir araca dönüşmesine neden olmuştur. Petrol sermayesi ile uluslararası ilişkileri etkileme potansiyeline sahip olduğunu düşündüğümüz petrol ile ilgili varlıkları kastetmekteyiz. Petrol varlığını sermaye olarak adlandırmamızın nedeni ise 1973 yılından itibaren petrol fiyatlarının aşırı artması nedeniyle bu varlıktan elde edilen artı değerin uluslararası ilişkileri önceki dönemlere oranla çok daha yoğun ve hızlı bir biçimde etkileyebilecek boyutlara erişmesi yanında, parasal birikim ve yatırım aracı haline gelmesidir. Bu zenginlik kişisel gelirler ve devlet gelirleri olarak iki ayrı kategoride ele alınabilir. Kişisel gelirler uluslararası ilişkileri ilgilendirdiği ve Körfez ülkelerinin uluslararası ilişkilerini etkilediği kadarıyla tezimize konu olacaktır. Devlet gelirleri ise Körfez ülkelerinin kendi iç bütçeleri için ayırdığı bölüm, üçüncü dünya ülkelerine dış yardım ve kredi olarak ayırdıkları bölüm ve batılı ülkelerin finans kurumlarına yatırım olarak giden bölüm olmak üzere üç ana başlık altında değerlendirilebilir. Körfez ülkelerinin dış politikalarını ve uluslararası ilişkilerini ilgilendirdiği ve etkilediği kadarıyla tüm bu kategoriler tezimizin ana konusunu teşkil etmektedir. Sözcüğün bu anlamıyla petrol sermayesi uluslararası ilişkilerde maddi bir unsur olarak, düşünsel temelde yükselen uluslararası kültürü etkileyen bağımsız değişken olarak ele alınacaktır…

Bu tez Körfez ülkelerinin uluslararası ilişkileri bakımından ortak özellikleri üzerinde yoğunlaşmakta olup bu ülkelerin siyasi tarihlerini ve uluslararası ilişkilerini tek tek ele alan bir çalışma değildir. Tezin asıl vurgusu Körfez ülkelerinin siyasi kimlikleri, çıkarları, dinamikleri, dış politikaları, uluslararası ilişkileri ve yüzleşmek zorunda kaldıkları güçlükler karşısında tavır almaları bakımından ortak noktaları üzerinde olacaktır. Tarihleri, nüfus yapıları ve siyasi gündemleri bakımından bu ülkeler arasında bir takım farklılıklar bulunmaktadır. Tez boyunca bu farklılıkların sadece uluslararası ilişkiler açısından ciddi bir biçimde hissedildiği noktalar vurgulanacaktır“.

Not: TASAM Yayınları’nın kitapları http://yayinlar.tasam.org/ sitesinden çevrimiçi ve indirimli olarak alınabilir.


KİTABIN KÜNYESİ

E-Kitap Adı : Milliyetçilik Din ve Petrol Üçgeninde Körfez Ülkeleri
Yazar : Doç. Dr. Muharrem Hilmi ÖZEV
Format : PDF Merchant©
Sayfa Sayısı : 456 s.
Yayınevi : TASAM Yayınları
Dizisi : Uluslararası İlişkiler Dizisi
ISBN : 978-605-4881-25-3
Yayın Tarihi : 2018
Fiyatı : 25,00 TL


İÇİNDEKİLER

BİRİNCİ BÖLÜM

KURAMSAL VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE
KONSTRÜKTİVİZM
KÖRFEZ ÜLKELERİNİN ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ VE KONSTRÜKTİVİZM


İKİNCİ BÖLÜM

ULUSLARARASI POLİTİKADA MADDİ BİR ÖĞE OLARAK PETROL VE PETROL GELİRLERİ
TARİHİ, EKONOMİK VE JEOSTRATEJİK KONUM
II. PETROL ETKİNLİKLERİNİN TEMEL AKTÖRLERİ
A. Petrol Şirketleri
B. Tüketici Ülkeler
C. Petrol Üreten Ülkeler ve OPEC
III. DÜNYA ENERJİ DENKLEMİ
A. 1970’ler öncesi dönem
B. 1970’li Yıllar
C. 1980’li Yıllar
IV. SEKTÖRDE YAPISAL DEĞİŞİM VE PETROL POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
A. İmtiyazlardan Ortak Girişim Anlaşmalarına
B. Hükümetlerin Katılımı ve OPEC’in Devreye Girişi
C. Petrol Sektöründe Yapısal Dönüşüm
D. Değerlendirme


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

ALT BÖLGESEL DÜZEY: KÖRFEZ ÜLKELERİ ARASINDA İLİŞKİLER
  1. PETROL GELİRLERİNİN EKONOMİ VE SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
  2. KÖRFEZ ÜLKELERİNİN 1973–1991 ARASI DÖNEMDEKİ DIŞ POLİTİKALARININ GENEL SEYRİ
III. KİMLİK VE MEŞRUİYET SORUNU: PETROL GELİRLERİ, KABİLECİLİK VE DİN
A. Kabilecilik
B. Dini Bağlılıklar
IV. SİYASİ MUHALEFET, TEMSİL, KATILIM VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER
V. KÖRFEZ ÜLKELERİNDE GÜVENLİK VE KÖRFEZ İŞ BİRLİĞİ KONSEYİNİN KURULMASINA NEDEN OLAN KOŞULLAR
VI. BÖLGESEL BİR ALT SİSTEM OLARAK KÖRFEZ İŞ BİRLİĞİ KONSEYİ (KİK)
VII. DEĞERLENDİRME


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İSLAM DÜNYASI, ORTADOĞU VE ARAP DÜNYASI DÜZEYİNDE İLİŞKİLER

I. ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ VE ARAP DÜNYASI DÜZEYİNDEKİ İLİŞKİLER
A. Arap Milliyetçiliğinin Yükselişi ve Körfez Ülkelerinin Uluslararası İlişkileri Üzerindeki Etkileri
B. Arap Milliyetçiliğinin Etkisini Kaybetmesi ve Nedenleri
C. Arap Milliyetçiliğinin Etkisini Kaybetmesinin Sonuçları
D. Arap Birliği ile AB ya da SSCB Arasında bir Karşılaştırma
II. PETROL GELİRLERİ VE BÖLGESEL GÜVENLİK
A. Petrol Gelirlerinin Bölge Ekonomi Politiği Üzerindeki Etkileri
B. İran-Irak Savaşı ve Bölgesel Güvenlik Üzerindeki Etkileri
C. KİK ve Bölgesel Güvenlik
D. Filistin Sorununu ve Körfez Ülkelerinin Dış Politikaları
E. Suriye ile İlişkiler
DEĞERLENDİRME


BEŞİNCİ BÖLÜM

KÖRFEZ ÜLKELERİNİN ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ AÇISINDAN KÜRESEL DÜZEYDE KİMLİK-ÇIKAR ETKİLEŞİMİ

I. TARİHİ ARKA PLAN
II. SİYASİ ARAÇ OLARAK PETROL VE PETROL GELİRLERİ
III. ÜRETİM VE FİYAT POLİTİKALARI
A. Yapısal Zorunluluklar ve Dış Baskılar
B. Kimlik politikalarının fiyat politikaları üzerindeki etkileri
IV. FİLİSTİN SORUNU
V. İRAN IRAK SAVAŞI VE KUVEYT’İN İŞGALİ
VI. BATI’NIN ENERJİ GÜVENLİĞİ VE KÖRFEZ ÜLKELERİNİN POLİTİKALARI
VII. PETROL GELİRLERİN DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMI OLARAK BATI’YA DÖNÜŞÜ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER
VIII. SİLAHLANMA
IX. SİLAHLANMA POLİTİKALARI VE ABD-KÖRFEZ ÜLKELERİ İLİŞKİLERİ ÇERÇEVESİNDE İRAN İLE İLİŞKİLER
X. ABD’Lİ ŞİRKETLERİN VE VAKIFLARIN ETKİLERİ
XI. SSCB İLE İLİŞKİLER
XII. PETROL GELİRLERİNİN ARTMASI VE DİNİ BAĞLANTILARIN ULUSLARARASILAŞMASI
A. Dünya Müslüman Birliği ya da Rabıta
B. Müslüman Kardeşler
XIII. DEĞERLENDİRME

SONUÇ
KAYNAKÇA
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1995 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1995

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. ;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

Doğu; nüfuz ve müdahale etmeye çalışan Batı’ya karşı müdafaanın sınırları, özellikle sömürgecilik dönemi süresince ve Sanayi Devrimi sonrasında gerçekleştirilen etkiye karşı geliştirilen tepki olarak nitelenebildiği gibi, Batı’nın sınırlarını çizdiği (Edward Said’in ifade ettiği) “bağımlı ırkların” ...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.