MODI Tsunamisi

Yorum

Hindistan, bilindiği gibi doğal afetleriyle, ‘tsunami’leriyle de ünlü bir ülke. Ancak, geçen Mayıs ayında yapılan parlamento genel seçim sonuçlarının açıklanması, ülkede bilinenden/ alışılandan çok daha farklı bir ‘tsunami’, bir ‘siyasi tsunami’ yarattı! ...

Hindistan, bilindiği gibi doğal afetleriyle, ‘tsunami’leriyle de ünlü bir ülke. Ancak, geçen Mayıs ayında yapılan parlamento genel seçim sonuçlarının açıklanması, ülkede bilinenden/ alışılandan çok daha farklı bir ‘tsunami’, bir ‘siyasi tsunami’ yarattı! Milliyetçi eğilimiyle tanınan ‘BJP- Bharatiya Janata Partisi’ 543 sandalyeli parlamentonun (Lok Sabha) yarıdan fazlasını, 282 sini kazandı ve 70 yıla yaklaşan Hint demokrasisinde , son 30 yıldır asla görülemeyen bir başarı elde etti; Hindistan’da güçlü bir tek parti iktidarı olasılığı doğmuştu! Ülkenin Kuzeybatısındaki Gujarat eyaletinin uzun zamandır yöneticiliğini (chief minister) yapan ve bölgenin ekonomik gelişimini ülke ortalamasının üzerinde gerçekleştirdiği kabul edilen, yabancı sermaye yatırımlarına ‘daha şefkatli’ yaklaşan Sayın Narendra MODI’nin karizması ve vaatleri ‘tsunami’nin en önde görünen sebebi idi! Geleneksel kesime göre de, alt kesimden/ kasttan ‘bir çay satıcısının oğlunun’ toplumun kaderini belirleyen bir kariyere ulaşması, mistik boyutta ‘adeta bir mucize’ gibi algılanıyordu.

Seçim sonuçlarıyla oluşan bu ‘siyasi tsunami’ doğal olarak beraberinde ‘kırılmalar’ da getirmekteydi ki bunların başında, ABD ulusal güvenlik danışman yardımcısı Benjamin RHODES’in 16 Mayıs tarihinde resmi adresinden -@rhodes44- gönderdiği tweet mesajı gelmekteydi.(*)RHODES mesajında -ABD’nin, Hindistan seçimlerindeki tarihi zaferi için BJP’yi kutluyor ve yeni hükümet ile çalışmaya hazır olduklarını bildiriyordu. Çok geçmeden, bir kaç dakika sonra da yine aynı adresten ‘POTUS’un (:Prime Of The United States of America) daha sıkı ‘karşılıklı işbirliği için’ Sayın Narendra MODI’yi Washington’da ağırlamak istendiği mesajı gönderilmişti! Oysa, Sayın MODI’nin yöneticiliğini yaptığı (chief minister ) Gujarat eyaletindeki dinsel kökenli olaylar nedeniyle, ABD 2005 tarihinden bu yana Sayın MODI ile temastan daima kaçınmakta, ABD’ye girişi engellenmekte hatta vize verilmemekteydi.

Bilindiği gibi Gujarat olaylarında 790 müslüman ve 254 hindu kökenli Hint vatandaşı hayatını kaybetmişti ve Narendra MODI olayları ‘engellememekle’ itham edilmişti. (Kendisinin bu ithamları daima reddetmesine ve Parlamento bünyesinde kurulan bir komisyonun kendisini aklamasına rağmen.)

POTUS’un daveti ‘tsunaminin’ son halkası değildi ve RHODES muhtemelen henüz bilgisayarını kapatmamışken, Sayın MODI yemin törenine davet edilecek misafirleri açıklamaktaydı ki; davetliler arasındaki SAARC yöneticilerinin arasında, böyle bir seremoniye davet edilen, ‘ilk defa bir Pakistan lideri’ Sayın Nawaz SHARIF te vardı. Sayın SHARIF, iki günlük gecikmenin ardından muhalif düşünce sahiplerinin –ve belki silahlı kuvvetlerin de- isteksizliğine rağmen daveti kabul edecek ve Yeni Delhi’de, 130 Hektar alan kaplayan, 340 odalı tarihi başkanlık konutunda; Rashtrapi Bhavan’da yapılan yemin töreninde bulunacaktı. Bu, Sayın NAWAZ için kolay bir karar olmasa da, davete katılmamak ‘yanlış bir mesaj’ olarak düşünülebilirdi, katılmamakla ‘Penelope’un örgüsünü hatırlatan’ ilişkilere olumlu katkı sağlanmış olmayabilirdi. Zaten, yemin seremonisi sonrası, Yeni Delhi’den ayrılırken gazetecilere; her iki ülkenin de ekonomik kalkınma ve canlanma içinde olduğunu, ancak barış ve güvenliğin de uluslar için kaçınılmaz birer zorunluluk olduğunu söyleyecekti! Basın toplantısını izleyenler; Gujarat olaylarının, Kabil Hint büyükelçiliği saldırısı ve LoC ihlallerinin halının altına, Kashmeer konularının yanına mı süpürüldüğünü merak etmekte; bir kısmı da 19 Şubat 1999 tarihindeki Hindistan başbakanı Sayın VAJPAYE’nin tarihi ‘Delhi- Lahor yolculuğu’nu ve Sayın SHARIF’in kendisini Pakistan sınırında karşılamasını hatırlamaktaydılar!

07 Nisan’da başlayan ve 12 Mayıs tarihinde sona eren seçimlerde oy kullanan –yarım milyardan fazla- seçmenin, 1616 bölgesel ve ulusal parti arasında seçim yapmasındaki/ tercihte bulunmasındaki

birinci motivasyon, Sayın MODI’nin ABD ile uzlaşması veya Pakistan ile ilişkilerin normalleşmesi miydi? Bazı seçmenler için bu belki yeterli olabilirse de, seçmenlerin çok büyük çoğunluğu için birinci öncelik ‘kesinlikle ekonomi’ idi. BJP/ Sayın MODI de seçim temasını ‘minimium government, maximium governance!’ mottosu üzerine kurmuş ve liberalizasyonun genişlemesiyle artacak yabancı sermaye yatırımlarının büyümeyi de arttıracağını savunmuştu! Ekonomik büyüme, daha önce, 2000-2010 yılları arasında yüksek bir hız kazanmış – yıllık ortalama %9 olmuştu- ancak sonrasında büyüme yavaşlamış ve enflasyon yükselmişti. 2013-2014 döneminde –Mart ayı sonunda- GDP’deki büyüme %5’e inmiş olsa da bu oran pek çok ülkeyi kıskandıracak yüksekliktedir.

Büyümedeki ‘oransal yavaşlama’ Hint iş camiasının/ Odaların BJP’yi destekleme nedenlerinden birisiydi ve Sayın MODI’nin Gujarat eyaleti ekonomi yönetimindeki gibi “yabancı sermayeye daha müşfik bir yaklaşım“ bekliyorlardı. Henüz seçimler başlamadan, kamuoyu yoklamalarının yapılmaya başlandığı Mart ayından itibaren, Hindistan borsasının yükselişi bu konudaki umutlarının varlığına, hatta yüksekliğine işaret ediyordu.

Hindistan, BM nüfus istatistiklerine göre 2011 yılında 1.21 milyar nüfusuyla dünya nüfusunun %17.5 oranına karşılık geliyor ve ikibinden fazla da etnik grubun yaşadığı bir ülke. Nüfusun yüzde ellisinden fazlasının 25 yaşın altında, yüzde altmışbeşten fazlasının ise 35 yaşın altında olması, doğal olarak beraberinde istihdam sorunlarını getiriyor ve istihdamı zorlaştırıyor. STK’larının etkinliği de eklendiğinde ekonomik konulardaki ajandanın ‘istihdam’ üzerine yoğunlaşmasını mutlak öncelik yapıyor ve hükümet politikalarında ‘emek-yoğun yatırımlar’ daima önceliğini koruyor, desteklenmeyi bekliyor. Sayın MODI hükümetinin de tercihi bu yönde, ancak; büyüme oranının tekrar yükselmesi, yabancı sermaye yatırımların artması için ‘sosyal risk taşıyan’ bazı radikal kararlar almaya da niyetli görünüyorlar. ‘Vergi oranlarının konsolidasyonu -eyalet ve ulusal vergi farklılıklarının uniform hale getirilmesi-‘, doğrudan veya dolaylı da olsa ‘devlet yardımlarının/ sübvansiyonların kısılması’, sosyalist dönemi hatırlatan ve işçi çıkarılmasını neredeyse imkânsız hale getiren ‘katı iş yasalarının’ revize edilmesi ve daha önce kararı alınmış ancak henüz uygulanmayan akaryakıt zammı (%100 civarında) bu riskli kararların başında gelmekte. Kamuya ait sınai ve ticari kurumların özelleştirilmesi, günümüzde toplam fonların %10’unu (yaklaşık 100 milyar USD) bulmuş olan riskli fonların –ve bankacılık sisteminin- ıslah edilmesi ve özellikle ‘savunma sanayiine yönelik’ ama tüm sektörleri kapsayabilecek yabancı sermaye düzenlemeleri, enerji dağıtım ağının düzenlenmesi, merkez bankası reformu da ajandanın en önde gelen başlıkları arasında. Durum, mitolojideki ‘Tanrı Şiva’nın yayını çekmek kadar zor’ görünse de, Sayın MODI sahip olduğu seçmen desteği, beşeri kaynakları ve muhteşem diasporası ile ‘güç, kahramanlık ve erdemi temsil eden’ Rama’dan çok daha az güçlü görünmüyor.

(*) @rhodes44 May 16 – After the largest democratic election in history, US congratulates the BJP for its victory and looks forward to working closely with new gov.

(*) @rhodes44 May 16 – In their call, POTUS invited Narendra MODI to visit Washington at a mutually agreeably time to further strengthen our bilateral relationship.

- www.moneycontrol.com

- www.thinkindia.in.com

- economictimes.indiatimes.com

- http://www.eastasiaforum.org/2014/05/31/can-modi-make-indias-dreams-reality/

- http://www.eastasiaforum.org/2014/05/08/stop-the-fear-mongering-over-modi/

- http://www.aspeninstitute.org/

- ./..

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2693 ) Etkinlik ( 220 )
Alanlar
Afrika 75 633
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

İnsan davranışlarını yöneten en önemli içgüdü hayatta kalmak ise insanın en büyük ihtiyacı güven duymak, yaşamını güvenli koşullarda sürdürmektir. Mekân neresi olursa olsun koşullar; hak ve adaletin, tutarlılığın ve düzenin sağlanması durumunda güvenli hâle gelir. Çağ hangisi olursa olsun güvenli bi...;

İstanbul'da Uluslararası İlişkiler, Kamu yönetimi vb. bölümlerin 3./4. sınıf lisans öğrencisi olup İngilizce B2 ve üstü yeterliliğe sahip, Office programlarını iyi derecede kullanan adaylar STAJ başlığı ile CV ve ön yazı göndererek hemen başvurabilirler. info@tasam.org ;

Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da 30 Eylül sabahı saat 04.30’da, başta Baba Sy Askerî Kampı’ndan olmak üzere bir çok yerden silah sesleri duyuldu. Ardından ise devletin televizyon kanalı olan RTB’nin yayını kesilerek yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki darbeci askerler burada bir bildiri okudu...;

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...