Küresel Nüfus Hareketleri ve Diaspora

Yorum

1994 yılında, Birleşmiş Milletler nezdinde (UNFPA) gerçekleştirilen ‘ICPD International Conference Population and Development/ Nüfus ve Kalkınma Konferansı’ndan bu yana ‘ulusötesi göçlerin hem göç alan ve hem de göç veren ülkeler için, küresel kalkınmanın önemli bir unsuru olduğuna dair mutabakat’ giderek daha da güçlenmekte....

1994 yılında, Birleşmiş Milletler nezdinde (UNFPA) gerçekleştirilen ‘ICPD International Conference Population and Development/ Nüfus ve Kalkınma Konferansı’ndan bu yana ‘ulusötesi göçlerin hem göç alan ve hem de göç veren ülkeler için, küresel kalkınmanın önemli bir unsuru olduğuna dair mutabakat’ giderek daha da güçlenmekte. Daha erkendeki; 2013 yılındaki ‘yüksek düzeyli diyalogta’ da uluslararası göçlerin kalkınmaya pozitif etkisi yeniden doğrulandı/ teyid edildi, ‘resmi’ göçmen popülasyonunun -resmi nitelikli kümülasyonun- 1990 yılında 154 milyon kişi iken, 2013 yılında 232 milyon kişiye ulaşacağına dikkat çekildi.Bu artışın majör gerekçesi, özellikle nüfus artış hızı düşük olan gelişmiş ülkelerde, esnetilmekte olan göçmen politikalarına dayandırılıyordu. Aile birleşmelerinin desteklenmesi ve naturalizasyon (= yerelleştirme, vatandaşlaştırma), esnetme politikalarının önde gelen uygulamalarını oluşturuyordu!

Gelişmekte olan ülkelere yapılan ‘sadece resmi göçmen havalelerinin’ 2012 yılına göre % 6.3 oranında artarak, 2013 yılında 414 Milyar USD’ye ulaşacağı projeksiyonu ise ekonomik boyutun diğer bir vurgulama versiyonu idi ve –dahası- 2016 yılı için göçmen havalelerinin beklentisel tutarı/ projekte tutarı 540 Milyar USD olarak hesaplanıyordu. Bu tutarlar, azgelişmiş ülkelere yapılan ‘resmi’ uluslararası yardımların çok üzerinde idi, üç misline yaklaşıyordu! Hatta, IMF, WB –staff- güncel tahminlerine göre ise, özellikle bazı Asya ülkelerine gönderilen ‘göçmen havaleleri’ ülke rezervlerinin dahi üzerinde idi. Örneğin bu oran –havalelerin ülkesel toplam döviz rezervine oranı- Bangladeş’te %117, Pakistan’da %137, Kırgız Cumhuriyetinde %107 iken Tacikistan’da %1129 oranına ulaşmıştı ve kalkınmanın finansmanında çok önemli role sahipti.Gayrısafi Milli Hasılaya oranları da -özellikle Asya ülkelerinde- azımsanmayacak yükseklikte idi; 2013 yılında, Kırgız Cumhuriyeti’nde %31, Tacikistan’da ise %48 e ulaşmıştı ve bu ekonomilerin ‘olmazsa olmaz!’ girdi kalemi oluvermişti! Özellikle Doğu Avrupa’da da durum farklı değildi; 2013 yılında Ukrayna 9.3 Milyar USD göçmen havale girdisi ile ECA (East Europe & Central Asia) bölgesi birinciliğine sahipti . Tacikistan’ın 4.1 Milyar USD girdisinin ardından, Romanya 3.6 Milyar USD, Sırbistan 3.5 Milyar USD ile üçüncü ve dördüncülüğü paylaşmaktaydı.Bölgedeki (ECA) toplam havale girişleri, UNDESA (UN Development of Economic and Social Affairs) verilerine göre, 2012 yılındaki 59.8 Milyar USD tutarından 2013 yılında 65.7 Milyar USD ye yükselirken, Rusya Federasyonu polis raporları da Moskova’da -sadece 2013 Ağustos ayında- 3.000 den fazla ‘kaçak göçmen işçinin’ gözaltına alındığını rapor etmekteydi! Bilindiği gibi, Rusya Federasyonu ile diğer BDT ülkeleri arasındaki mevcut vize serbestliğinin yanısıra; RF’nin artan petrol ve gaz gelirlerinin tetiklediği yeni yatırımlarda/ işletmelerde ‘dışarıdan daha az maliyetli işgücü’ ne ihtiyacı oluşmakta ve özellikle -çoğu- Tacikistan ve Kırgızistan’dan gelen vizesiz göçmenler, bu ihtiyacı karşılamaya yoğun ilgi/ istek duymaktalar!

Tabii ki, ulusal hesaplarında göçmen havale transferlerine yoğun ihtiyaç duyan ülkeler sadece ECA bölgesi ülkeleri ile sınırlı değil ve trafiği Kuzeyden Güneye olan transferler/ havaleler, gelişmekte olan tüm ülkeleri ilgilendirmekte/ etkilemekte.Ve geniş anlamda ‘expatriate/ diaspora’ olarak ta deyimlendirilen ‘göçmen nüfus’un anavatana tek katkısı da ‘havaleler’ değil! ‘Migration Development Research Centre/ Sussex University’ -vd önde gelen araştırma kuruluş raporlarında- ‘1985-2000 yılları arasında Çin’e yapılan doğrudan yurtdışı yatırımların %70 kısmının, Çin’in kendi diasporası tarafından gerçekleştirildiği’ adeta örnek gösterilircesine vurgulanmakta, Hindistan’ın 1990 lı yıllarda başlayan ‘yazılım sektörü başarısının’ arkasında da Microsoft vb ABD yazılım kuruluşlarında üst düzey pozisyondaki Hint Diaspora üyelerinin bulunduğu, çalıştıkları kuruluşları outsourcing-e ikna ettikleri/ yönlendirdikleri ve tedarik tercihlerini de ‘anavatana kaydırmaları’ olduğu daima hatırlatılmakta, örnek gösterilmekte.Ancak, Çin’i dünyanın üretim üssü, Hindistan’ı dünya yazılım merkezi yapmaları veya Mısır diasporası gibi havale transfer miktarını üç yılda üç misli arttırmaları vb uygulamaları ‘sadece vatanseverlik duygusuyla’ açıklamak muhtemelen mümkün olmamakta ve DTİK ‘Türk Diasporası için Öneriler’ klavuzunda yer verildiği üzere ‘....merkezi yapan, kendi dinamik diasporaları ile etkin iletişim içinde olmaları ve onların ortak hedefler doğrultusunda birleşmeleri/ birleştirilmeleridir’ öngörüsü, diaspora başarısının açıklanmasına daha somut açıklık getirmiş olmalı! Çünkü, DTİK in yanısıra, 1951 yılından buyana deneyim biriktiren ve 155 üye ülkesi bulunan IOM (International Organisation Migrant) kuruluşu da 2012 yılında yayınladığı ‘Developing a Road Map for Engaging Diasporas in Development- A Handbook for Policymakers and Practitioners in Home and Host Countries’ başlıklı klavuzunda ‘çoğu, hemen hemen aynı ifade ve öngörüleri tespit etmekte’ ve ‘diaspora oluşumu konusunda stratejik plan/ yol haritası teklif etmekte!’.

Westfalia’nın önemli erozyonlar sürecine yaklaştığı, ama aynı zamanda şoven-milliyetçi alternatiflerin de kendisini göstermekte olduğu günümüz karmaşasında, aynı gemide bulunduğunun farkında olan/farkına varabilen tüm unsurların birleşmesi/ güçbirliği yapması belki de tek-yegane pragmatik yol olmalı.Çünkü; Kore’den İrlanda’ya, Afrika’dan Meksika’ya bölgesel entegrasyon çabalarının yanısıra, diasporalar yeniden masaya davet ediliyor veya oluşmaları ‘etkili koordinatif biçimde’ sağlanıyor/ destekleniyor!

Teyidler:

-Türk Diasporası ve Türk Dünyası, Vizyon 2023, TASAM Yayınevi, Editor: Dr Almagul ISINA,

-International Migration Policies, Government Views and Priorities: UN-DESA 2013 (ST/ ESA/ SER.A/342),

- Developing a Road Map for Engaging Diasporas in Development- A Handbook for Policymakers and Practitioners in Home and Host Countries: IOM 2012,

-Report of the International Conference on Population and Development: Cairo 5-13 September 1994

-Engaging Diasporas: Hein de Haas, 2006, University off Oxford,

-Diaspora and Development: Building Transnational Partnership,DRC No:19

-International Migration Report 2013: UN-DESA ST/ESA/SER.A/346 Sep. 2013,

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2693 ) Etkinlik ( 220 )
Alanlar
Afrika 75 633
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantıları’nın ilki, “Stratejik Araştırma, Ağ ve Kapasite Geliştirme” ana teması ile 6 Ekim 2022 tarihinde saat 14.00’te Çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek;

İstanbul'da Uluslararası İlişkiler, Kamu yönetimi vb. bölümlerin 3./4. sınıf lisans öğrencisi olup İngilizce B2 ve üstü yeterliliğe sahip, Office programlarını iyi derecede kullanan adaylar STAJ başlığı ile CV ve ön yazı göndererek hemen başvurabilirler. info@tasam.org ;

Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da 30 Eylül sabahı saat 04.30’da, başta Baba Sy Askerî Kampı’ndan olmak üzere bir çok yerden silah sesleri duyuldu. Ardından ise devletin televizyon kanalı olan RTB’nin yayını kesilerek yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki darbeci askerler burada bir bildiri okudu...;

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.