Sınırlı Yaptırımlar, Sinirli İnsanlar

Yorum

Kırım referandumunun sonuçları açıklandı. Oylamayı boykot kararı alan Tatar azınlık dışında, katılanların %97 si Rusya’ya bağlanmayı tercih ettiğini oyları ile beyan etti. ...

Kırım referandumunun sonuçları açıklandı. Oylamayı boykot kararı alan Tatar azınlık dışında, katılanların %97 si Rusya’ya bağlanmayı tercih ettiğini oyları ile beyan etti. Demek ki etnik Rus çoğunluk ve Rus pasaportu taşıyanlar, Ukrayna yönetiminden memnun değildi. Ama Rusya’ya bağlanmak istemelerinin çeşitli nedenleri var: Bunların başında kimliklerin bağdaşması ve aidiyet duygusu diye düşünülebilir. Ama bence daha çok, iş, aş ve nasılsa daha iyi bir yaşam beklentisi. Aynı zamanda Ukrayna’ya karşı beslenen umutların boşa çıkması.

Rusya, Kırım halkına, Ukrayna’nın vaad ettiğinden daha iyi bir gelecek vaad ediyor olabilir. Bu iş imkânı diye, Moskova ve diğer büyük şehirlere göç eden Kırım Rusları nedeni ile yarım adanın boşalması pahasına bile olsa, yeni bir umut elbette. En azından “her karar, kararsızlıktan iyidir“ düşüncesi Kırım’ın tercihi oldu. Gelelim tepkilere:

Demokratik bir Tercih

Rusya, Kırım, Ukrayna ve başka ülkelerdeki Rusya yanlılarına göre, hile hurda karışmamış oylamanın sonucu, baskın yüzdesi olan bir halkın, baskın tercihini yansıtmaktadır. Meşru ve demokratiktir. Keşke Tatarlar da gidip olumsuz oy kullansalardı da demokratik görünüm bozulmasaydı.

Ama ya sonra? Oylarının yaratabileceği sonuçlardan korktular herhalde. Tabii durum böyleyse, bu çok ürkütücü. Kırım, doğrudan referandum’a gitmek yerine, önce tam bağımsızlık isteyebilirdi. Bunun için Birleşmiş Milletlere başvurabilirdi. Ama Güvenlik Konseyinin Çin vetosundan endişe ettikleri için bunu yapmamamış olabilirler. Ayrıca Birleşmiş Milletler genel kurulunda buna hayır diyecek pek çok ülke de bulunmaktadır. Onun için tercih belirleme yöntemi denendi. Eskiden buna Plebisit denirdi. Şimdi herşeye referandum deniyor. Aslında bu aşamada oylama sırası Rusya Presidyumu’nda olmalıydı. Rusya’yı tercih eden Kırım’ı kabul edecekler mi? Yoksa etmeyecekler mi? Şimdi düşünülmeliydi. Ama presidyum, Kırım’ı bağrına basacağının işaretini zaten önceden vermişti. Bence sorun burada.

Kırım’ın İşi Bundan Böyle “Ekmek Elden, Su Gölden“ mi Olacak?

Kırım’ın suyu Ukrayna’dan, gazı büyük ölçüde kendinden. Doğrusu o ki su da pek iyi ve temiz gelmiyor ve su sıkıntısı çekiliyordu. Rusya’dan da gaz alıyor. Bundan böyle suyu, su zengini Rusya’dan alacaktır. Ama Dzankyske, Golitsyna, Karlavske, Kırım, Odessa, Scmidta, Serebryankse, Subbotina, Shtormvaya ve Strilkove gaz alanları münhasıran Kırım’da olsa bile, bunların hepsi bugüne kadar Ukrayna’nındı veya özerk Cumhruyetin Ukrayna ile ortak mülkiyetiydi. Şimdi ne olacak? Dolayısı ile paylaşım sorunu hemen eşikte. Ukrayna, Rusya’ya bağlandı diye, bugüne kadar Ukrayna topraklarında bulunan bu zenginlikten vazgeçecek mi?

Ya ulaştırma imkanları? Rusya’da kolay iş bulacağını düşünenler, hava ve deniz yolu dışında Rusya’ya gitmek isterlerse, Ukrayna topraklarından geçmek zorunda kalmayacaklar mı? Aslında çok iyi bir ulaştırma altyapısı bulunan yarımadanın, karayolu aracılığı ile komşularla bağlantıları nahif olduğu için sorun olabilir. Ukrayna, ibret olsun diye şimdi Kırım vatandaşlarına vize uygularsa ne olur?

Tabii Sırada bir de Yaptırımlar Var

Ne AB, ne ABD ne de Ukrayna bu gelişmelerden hoşnut değil. Hepsi Rusya’ya bir gözdağı vermek istiyor. Toplantılara çağırmama ceza mı? Ya vize uygulaması? Ruslar ülkelerini çok severler.Onlar oraya buraya gitmeseler de olur. Ama bu Kırımlı Ruslar için geçerli bir sav değil.

Hani oligarkların varlıklarına el konulması, işin ucunda Rusya’nın dövizleri olmasa olur. Zaman zaman Khorkovski gibi oligarkları, yıllarca Rusya kendisi hapislerde çürütmeye kalkıp paralarına el koymamış mıydı? Şimdi AB 16 Mart akşamı itibarı ile “sınırlı yaptırımlar“dan söz eder de ağır aksak bir uygulama yolunu seçerse, bu Rusyayı ne kadar etkiler? Şunu unutmayalım ki Kıbrıs, Yunanistan, Portekiz, İspanya sakın ola ki sert yaptırımlar uygulanmasın görüşünde. Bir çok üye ülke, ortak bir AB görüşüne odaklanmanın daha iyi olacağı yönünde görüş bildiriyor.

Rusya, Kırımı işgal peşinde olmadığı için(!) neden Batının yaptırım uygulamayı düşündüğünü de anlayamadığını ifade ediyor. Öyle ya, ne yaptı ki Rusya sınırlara asker yığmaktan öte. Ayrıca Rusya’ya göre, mevcut düzen zaten Kırım’da 25.000 asker barındırmasına izin vermiyor muydu? “Kırım’ın kararı ise Kırım’ın kararı“. Yani kendi kaderini belirleme yetkisi. Kim ne diyebilir?

Batı’ya Zeytin Dalı Uzatan bir Putin

Rusya Batı’nın taleplerine olumlu cevap vereceği mesajlarını veriyor. Bu gaz ise gaz. İş ki Ukrayna borulardan çalmasın. Batı gözlemci mi yollamak istiyor? Byursun elsinler. Heryerde onları ağırlayabiliriz. Hatta tüm Ukraya’ya gelsinler. Ama Batı’yı çileden çıkaracak söylemler de yok değil.

Temkin, İtidal ve Çözüm

Şimdi başta Ukrayna olmak üzere tüm ülkeler referandum sonucunu butlan olarak nitelemekte. Üstelik Kırım’daki Rus askeri varlığının sonucu etkilediğini de ifade ediyorlar. Ukrayna diğer taraftan Rusya’dan bir teminat alındığını ve 21 Mart’a kadar herhangi bir askeri çatışma olmayacağını açıklıyor. Ama Rus askerlerinin Strilkove’a girmesini de engelleyemiyor. Açıkçası kolay bir durum değil. Hem 21 Mart ta neyin nesi? Bunlar Nevruz’u karşılamıyorlar ya!

“Bahar“ Kuzey’e Hep Zorluk ve Acı Vaad Etmiştir

Biz Prag ve Varşova baharını görenler bilir ki, karlar eriyince Ruslar uyanır. Kendilerince gerekli görürlerse bentleri aşar ve taşar. Bahar, bahar bekleyen Orta Doğu’ya bile gül vermedi. Acı vermeye alışık olduğu bir coğrafyada bu bahar bakalım Rusya’yı hangi yaptırım veya hangi taviz yerinde tutabilecek!

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2693 ) Etkinlik ( 220 )
Alanlar
Afrika 75 633
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

İnsan davranışlarını yöneten en önemli içgüdü hayatta kalmak ise insanın en büyük ihtiyacı güven duymak, yaşamını güvenli koşullarda sürdürmektir. Mekân neresi olursa olsun koşullar; hak ve adaletin, tutarlılığın ve düzenin sağlanması durumunda güvenli hâle gelir. Çağ hangisi olursa olsun güvenli bi...;

İstanbul'da Uluslararası İlişkiler, Kamu yönetimi vb. bölümlerin 3./4. sınıf lisans öğrencisi olup İngilizce B2 ve üstü yeterliliğe sahip, Office programlarını iyi derecede kullanan adaylar STAJ başlığı ile CV ve ön yazı göndererek hemen başvurabilirler. info@tasam.org ;

Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da 30 Eylül sabahı saat 04.30’da, başta Baba Sy Askerî Kampı’ndan olmak üzere bir çok yerden silah sesleri duyuldu. Ardından ise devletin televizyon kanalı olan RTB’nin yayını kesilerek yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki darbeci askerler burada bir bildiri okudu...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

ABD-Çin rekabeti küresel belirsizliğin yoğunlaşması ile beraber daha karmaşık ve gri bir alana doğru kayıyor. İki ülke arasında devam eden sürtünme sadece Asya-Pasifik özelinde değil dünyanın farklı kıtalarında farklı dinamiklerle gerçekleşiyor.;

Sınır Ticareti, ülkelerin kara ve kıyı sınırlarında bulunan yerleşim yerlerindeki ekonomik faaliyetleri canlandırmak ve ulusal sınırların ötesindeki komşularla ilişkileri güçlendirmek için teşvik edilen bir ticarettir. Bu yolla, çoğu kez görece mahrumiyet yaşayan bölgelerde gelir, istihdam ve refah ...;

Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ile Güney Kore arasındaki en belirgin sorun, Sarı Deniz’deki deniz ve münhasır ekonomik bölge sınırlarının tespit edilememesidir. İki ülke bunun yanında kıta sahanlığı konusundaki belirsizlik nedeniyle de Sarı Deniz’de anlaşmazlık yaşamaktadır. ÇHC ile Güney Kore arasındak...;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.