Yumuşak Güç Bağlamında Örtülü Faaliyetler ve Algı Operasyonları

Makale

1. Yumuşak Güç - Yumuşak güç kavramı ilk kez, 1990 senesinde Joseph S. Nye tarafından yazılan “Liderliğe Zorunluluk: Amerikan Gücünün Değişen Doğası”1 adlı kitapta yer almış olup 2004 yılında, yine Nye’ ın “Yumuşak Güç: Dünya Siyasetinde Başarının Yolu”2 adlı çalışmasında da Amerika Birleşik Devletleri çerçevesinde detaylandırılmıştır. - 2. Örtülü Faaliyetler ve Algı Operasyonları ...

1. Yumuşak Güç

Yumuşak güç kavramı ilk kez, 1990 senesinde Joseph S. Nye tarafından yazılan “Liderliğe Zorunluluk: Amerikan Gücünün Değişen Doğası“1 adlı kitapta yer almış olup 2004 yılında, yine Nye’ ın “Yumuşak Güç: Dünya Siyasetinde Başarının Yolu“2 adlı çalışmasında da Amerika Birleşik Devletleri çerçevesinde detaylandırılmıştır.

Yumuşak güç, bir ülkeye dair siyasal düşüncelerin ve o ülkenin kültürünün zenginliğinden ve çekiciliğinden beslenir. Ülke politikaları diğerleri nezdinde kabul görülüp tasvip ediliyorsa yumuşak gücün nüfuzu daha derin olacaktır. Kısaca yumuşak güç, bir ülkenin kendi istediğini başkalarının da istemesini sağlamasıdır. Bu da ancak başkalarını cezbederek, onların zihnini ve kalbini kazanmak suretiyle olmaktadır keza; bu durumda kazanılacak yumuşak gücün etkisi, sert (askeri) ve ekonomik gücün çok daha üzerinde olacaktır. Zira yumuşak güç diğer insanların önceliklerini belirleyecek bir siyasi gündem oluşturma özelliğini de beraberinde getirir.3

Yumuşak gücün siyasi iradeyi amaçlarına ulaştırma hususiyeti fikir, bilgi ve ideallere sahip olmayla orantılıdır. Yumuşak gücün cazibe tarafını, o ülkenin kapsayıcı dış politikaları, kültür yapısı ve demokrasi gibi siyasi değerleri oluşturur. Hakeza bir ülkenin zengin kültür yapısı ve uluslararası politikaları yahut uygulanan kamu diplomasisinin hinterlandı diğer ülkeleri ve toplumları kuşattığı ve bir nevi rıza üretimini sağladığında ulaşılmak istenen amaçlara varmak daha mümkün hale gelecektir. Bu durumda ise bir ülkenin kendi istediğini diğer ülkelerde isteyecektir ve politikaların meşruiyeti doğrultusunda ülkenin yumuşak gücü gelişecektir.4

Yumuşak gücü öne çıkartan önemli bir husus da yeni dünya düzeninin çok kutuplu yapısı, uluslararası,STK lar, kuruluşlar ve medyanın hızla artan etkisi neticesinde askeri güç gösterimi arka planda kalmıştır.5 Buna ilaveten asimetrik ve hibrit savaş yöntemlerinin ortaya çıkması ve ulusal orduların manevra ve nüfuz alanının etkinliğinin azalması ile beraber sert güç önemini yitirmiştir.

Küresel ve bölgesel güçlerin menfaatleri uğruna terörizmi bir araç olarak kullanma durumu, 11 Eylül’ de bumerang misali terörün kendilerini de vurmasından sonra daha farklı bir hal almıştır. Bu durum neticesinde terörizmi bir maşa olarak kullanan devletler, barış ortamında da bölgesel ve küresel sistemleri kendi menfaatleri ekseninde şekillendirebilmek ve hedef ülkeleri gerekli gördüklerinde manipüle etmek amacıyla yumuşak gücün kullanımını baz alan stratejiler geliştirmeye başlamışlardır.6

Yumuşak güç kullanımında esas olan hedef ülkelere yönelik şiddet içermeyen mücadele ve müdahale yöntemidir. Global hale gelen haberleşme ağı ile siber ve bilgi teknolojilerinden istifade edilerek hedef ülke hakları yönlendirilir. Hedef ülke içindeki kutuplaşmalar ve parçalanmış yapılar sonuna kadar kullanılır. Burada mücadele sosyal, psikolojik, siyasi ve ekonomik bir takım araçlar yoluyla gerçekleştirilir. Çeşitli grevler, direnişler, protesto ve boykotlar bu durumun tezahürleri olarak zikredilebilir. Siyasi erk, gücünü toplumdan, kurumlarından ve itaat kültüründen almaktadır. Bu minvalde şiddet içermeyen siyasi direniş örneklerinin, gücü bertaraf etmek için büyük önem taşıdığı savunulmuştur. Söz konusu direnişler şiddetten uzak bir tarife konu olsa da bazı zamanlarda şiddet içeren mücadele biçimi de olası görülmektedir.7

Siyasi direniş kampanyalarında gezi olaylarından da tahlil edilebileceği üzere; ikna ve protesto yürüyüşleri, oturan ve duran adam eylemleri, büyük meydanların işgali gibi sembolik gösteriler yapılmaktadır. Ayrıca sosyal, ekonomik ve siyasi olarak üç başlık altında gerçekleştirilen sivil itaatsizlik unsurları da buna dâhildir. Yine barışçıl müdahaleler olarak ifade edilen birtakım ekonomik, sosyal, politik, psikolojik, fiziksel, yöntemler de bu kapsamda yer almaktadır.8

Uygun stratejilerle tatbik edilen bu yöntemlerin; bu hususta özel bir eğitime tabi tutulmuş siviller tarafından daha geniş ölçekli ve azimle kararlı bir şekilde uygulanması o ülkenin siyasi iradesi için ciddi sıkıntılar meydana getirir. Siyasi liderlerin bazı davranışları manipüle edilerek çeşitli algı teknikleri ile toplumda lidere karşı hoşnutsuzluk oluşturulur ve istismar edilmeye çalışılır. Basın ve sosyal medyanın da etkin kullanılması ile liderlerin diktatör olarak algılanması için yoğun bir propaganda yürütülür. Özgürlük maskesi altında gerçekleştirilen eylemler ve direnişler ile liderin karizması ve gücü sarsılmaya çalışılır. 9

Bu tarz direnişler toplumda hassasiyet yaratan politika ve uygulamalara karşı da uygulanabilmektedir. Böylelikle farklı hususiyetleri olsa bile geniş halk kitlelerine ulaşılarak direnişler yaygınlaştırılabilmektedir. Belirlenen strateji kapsamında iş yavaşlatma ve durdurma eylemleri bazen gizlice uygulanabilir. Bazen açık isyan, itaatsizlik ve grevler şeklinde de görünür bir hal alabilir. Şiddet içermeyen direnişlerde ülke yönetiminin meşruiyetini kabul etmeme ve itaatsizlik propagandası önem arz etmektedir.10


2. Örtülü Faaliyetler ve Algı Operasyonları

Örtülü faaliyetler; hükümetlerin, politik ve askeri tedbirlerin amaçlanan neticeyi vermediği hal ve pozisyonlarda devreye koyduğu, istihbarat ve askeri güçlerin birlikte kullanıldığı ya da istihbarat teşkilatının yürüttüğü faaliyetler ve operasyonlardır. Adeta “gayrı resmi bir düzlemde ilan edilmemiş harp“ gibi bir algıyla muhtemel rakipleri bertaraf etmeyi de kapsayan bu tip faaliyetler, asimetrik savaştan suikastlara kadar pek çok operasyon şeklini de ihtiva etmektedir.11

İstihbaratın pek çok tanımında da olduğu gibi Ercan da istihbaratı “bir devletin dış politikası ve ulusal güvenliği için ihtiyaç duyulan, yabancı devletler, bu devletlerin ajanları ve diğer varlıkları hakkındaki bilgilerin toplanması ve işlemden geçirilmesi; dış politikanın uygulanmasını kolaylaştırmaya yardımcı olacak örtülü faaliyetlerin yürütülmesi ve gayri resmî girişimlere karşı kişiler ve organizasyonlara ek olarak hem istihbarat sürecinin ve hem de istihbarat ürününün korunmasını içeren gizli devlet faaliyeti olarak tanımlanabilir“ ifadesini kullanarak tanımlamıştır.12

“Örtülü faaliyetler“, tanımlardan da anlaşılacağı üzere istihbaratın temel varoluş amaçlarından biridir. Bu faaliyetlerde temel gaye gerçek organizatörü saklamak ve gerektiğinde de onun mesuliyetini ve bağlantısını ret ve inkâr etmektir. Bu faaliyetler, istihbarat teşkilatının hedefte olan ülkedeki temsilcilikleri aracılığıyla gerçekleştirilebildiği gibi siyasi, iktisadi ve yarı askeri alanlarda tatbik edilebilmektedir. 13

Bir ülkenin güvenliğini sağlamak devletin asli vazifesidir. Devlet, güvenliğin tesisi için birtakım kurallar koyar ve bunları herkese eşit şekilde uygular. Yani devletin hangi kurumu olursa olsun yaptığı işlerde hukuka ve kurallara uygunluk esastır. Örtülü operasyonlar, -hukuk sathı mahalli dışında kalan- ise istisna olmalıdır. Bu durumu güvenlikleştirme (securitization) adına genel geçer bir duruma sokmak devlet itibarını sarsar ve yapanları çeteleştirir.

Kissinger ’in ifadesinde de yer bulduğu gibi, diplomasinin yetersiz kaldığı ancak bir savaş ilanının da yapılamayacağı durumlarda rakip devlet ya da devlet harici aktörlere yönelik yürütülen örtülü operasyonlarla olumlu olumsuz propaganda, paramiliter hareketler (gerilla veya isyancı grupların desteklenmesi), darbeler, ekonomiyi destekleme veya çökertme gibi pek çok işleve haiz olması amaçlanmaktadır.14

Devamı için Aşağıdaki Linki Tıklayınız
Hulusi GÖLPINAR, “Yeni Güvenlik Ekosistemi ve Çok Taraflı Bedeli“ isimli kitabından alınmıştır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2634 ) Etkinlik ( 212 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 14 66
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1346 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 282
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.