“Hayır Diyebilen Japonya” ve İran ile İlişkiler

Makale

Küresel gayri safi yurtiçi hasılanın % 80’ini yaratan 20 ülke, sorunları gözden geçirip, (sözüm ona) ortak çözüm stratejileri geliştirmek için önümüzdeki haftalarda Japonya’da bir araya gelmeye devam edecek ya! Dönem başkanı olarak Japonya, ortaklarının önüne koyduğu hedefler açısından fevkalade iddialı. Gerçekçi mi? Emin değilim. - Âleme Talkın Verip Kendisi Salkım Yutan Japonya - Ticaret ve Nezaket - Abe’nin Maksad-ı Mahsusu ve Bir Tutam Komplo - ...

Küresel gayri safi yurtiçi hasılanın % 80’ini yaratan 20 ülke, sorunları gözden geçirip, (sözüm ona) ortak çözüm stratejileri geliştirmek için önümüzdeki haftalarda Japonya’da bir araya gelmeye devam edecek ya! Dönem başkanı olarak Japonya, ortaklarının önüne koyduğu hedefler açısından fevkalade iddialı. Gerçekçi mi? Emin değilim. G-20’de ABD varken ve taşları bir bir yerinden oynatırken, sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği, çevre konuları gibi hedefleri Trump’ın kulağına kar suyu gibi kaçırmak bile imkânsız gibi. Ama özellikle, 28-29 Haziran Osaka toplantıları için ev sahibi Japonya, belirlediği 7 öncelik konusunun başında gelen serbest ticaretin teşviki üzerinde ısrarla duracağa benzer. Aslında bu bana, geçen 10 yıllar boyunca, kâğıt üzerinde aynı şeyi savunur görünürken ithalatı çeşitli yöntemlerle engelleyip ihracatı teşvik için her yolu deneyen Japonya’nın samimiyetini biraz sorgulatıyor. Yine de serbest (free) değil, adil (fair) ticaret diye tutturan, ancak bu açıdan adaletin şirazesini bir hayli bozan ABD’ye Japonya’nın hâlâ “hayır“ demek istediğini gösteriyor.


Âleme Talkın Verip Kendisi Salkım Yutan Japonya

Tüketicisi, Japon malını tüm yabancı malların üzerinde tutan, çeşitli nedenlerle tasarrufu tüketime tercih eden, yabancı yatırımcıya türlü zorluklar çıkartan, üstelik kendi dev şirketlerine başka ülke pazarlarına giriş kolaylığı için, devlet eliyle çeşitli imkânlar sunan Japonya, 25 yıl sonra, Trump’ın uyguladığı merkantilistik politikalara karşı, serbest ticareti savunsun; işte size temel bir “hayır deme“ örneği. İngiltere’den, Fransa’ya, ABD den Rusya’ya eski ve yeni sömürgeci ülkeler, dünya pazarları arasında Orta Doğu’ya hep ağızları sulanarak bakarken, riskli coğrafyalara uzak durma basireti göstermesi de kaynakları kıt Japonya için uzun süre, bir “hayır teşekkür ederim“ deme biçimiydi. Ama şu sıralar ABD’den bağımsız bir Orta Doğu politikası oluşturmuş olması da özellikle İran ve JCPOA konusunda ABD’ye karşı hâlâ “hayır“ diyebilme refleksi olduğunu göstermekte. Yaptırım istisnalarının sona erdiği Mayıs ayından bu yana, hem nüklüer anlaşmaya, hem de İran ile yapmakta olduğu ticarete kendi penceresinden bakan Japonya, G-20 toplantısına sağlam malzeme ile gitmek istediği için, Abe’nin geçen hafta yaptığı Tahran ziyareti de bana, ABD’ye karşı kaldırdığı yeni bir “hayır“ pankartı gibi geliyor.


İran ile Petrol Ticaretini Normalleştirmek

Hatırlayacak olursak Japonya 2000’li yılların başında, İran’ın Azadegan petrol kuyularında imtiyaz hakkı alarak ABD’nin tepkisini çekmişti. Ama buna da direnerek 2004 yılında İran Ulusal Petrol Şirketi (The National Iranian Oil Company) ile anlaşma imzalamış ve Azadegen petrol alanı geliştirme yatırımlarının % 75’ini karşılamıştı. Her ne kadar bu işten elini tedricen 2010 yılında tamamen çektiyse de 2017 yılı verilerine göre, Japonya’nın İran’dan yapmış olduğu ithalatın 3,7 milyar dolar, bu ülkeye yaptığı ihracatın ise 903 milyon dolar olması, Japonya’nın İran’a karşı bir dış ticaret açığı vermiş olduğunu göstermektedir. Evet 2018 yılında kâğıt üzerinde Japonya’nın İran’dan petrol alımını azalttığı ve Suudi petrolüne dönmüş olduğu aşikar. Ancak Tokyo’nun geçen yıl İran’dan 130,000 bpd petrol ithal ettiği ve bu miktarın toplam ithalatının % 4,2’sine karşılık geldiği bilinmektedir. Bununla beraber iki ülke arasında petrol dışı ticaret de devam etmektedir. Hürmüz Boğazı üzerinden İran ile deniz ticareti makul ve kârlı bir ticarettir. Üstelik İran dış ticaret sistemi ile Japon dış ticaret sistemi arasında büyük ticaret şirketlerinin yapısı ve iş yapma biçimi açısından benzerlikler bulunması, Japonya için İran’ı tercih edilir bir ticaret ortağı hâline koymaktadır. İşte size hayır diyebilen Japonya’nın, ABD ye “hayır“ demesi için bir başka neden daha.


Ticaret ve Nezaket

Aslında Japonlar, doğrudan zıtlaşmaktan kaçınan, dolayısı ile ikili ve heyetlerle yürüyen müzakerelerde hep nazik bir baş eğme ile “hay“ (evet) diyen insanlardır. Ama çoğu kez o “hay“ın aslında gizli ve nazik bir “hayır“ olduğunu, Japonya’da yaşayan, Japonlar ile iş yapan herkes bilir. Açıkçası “hay“ ile karışık bir “hayır“, muhtemel bir “şer“in uzak tutulması için işlenen bir hayır gibi Japon kültürünün içine işlemiştir. Bir de nezaket üzerine kim Japonların eline su dökebilir ki? Ticarette bile bu üslubun korunmasına özen gösteren Shinzo Abe, adeta bunu bir kez daha ispatlarcasına, 12 Haziran’da yaptığı Tahran ziyareti öncesinde, İran ile sorunu olan tüm bölge ülkelerine, bu ziyaretin gündemini açıklayacak kadar yüksek düzeyde bir siyasi nezaket göstermiştir. Ama Umman Körfezi’ndeki askeri risklere rağmen Tahran’ı ziyaret ederek, İran’dan petrol almaya devam etmek istediğini, üstelik JCPOA’i kurtarmak ve korumak için Japonya’ya düşen hiçbir görevi yerine getirmekten çekinmeyeceğini de açıklamıştır. İşte size nazik bir direniş ve üslubu ile “hayır“.


Abe’nin Maksad-ı Mahsusu ve Bir Tutam Komplo

Shinzo Abe ve Hassan Ruhani’nin, 2013’den bu yana en az 7-8 kez bir araya geldiği bilinmekte. Bu nedenle aralarında sınırlı konular etrafında oluşmuş bir görüş birliğinin de varlığını kabul etmek gerekir. Bu ziyaretinde ilk defa 1929’da başlayan İran-Japonya ilişkilerini geliştirmek niyetini de söylemekten çekinmeyen Abe’nin 1979 yılından bu yana Tahran’ı ziyaret eden ilk Japon başbakanı olduğu hatırlanacak olursa, Hürmüz Boğazı’nda İran’ın torpillediği iddia edilen tankerlerin, bizzat Japonya Ticaret Bakanlığı tarafından Japonya kargosu (Japan Related Cargo) taşımakta olduğunu açıklanması da ilginçti. ABD ne kadar yaptırım tehdidi savurursa savursun eğer, Hürmüz Boğazı’nda, Umman açıklarında mayınlanan tankerler Japonya’ya mal taşıyor ise bu da hâlâ Japonya’nın ABD’ye bir şekilde “hayır“ demekte olduğunun açık kanıtıdır. Bu bağlamda, Japonya’nın Asya karşı komşusu Çin ile de aynı tarafta yer aldığını unutmamak iyi olur.

Shinzo Abe, özellikle ülkesinin ucuz ve aksamayacak enerji teminini güvence altına almak istemektedir. Ne de olsa onun için Japonya’nın âli menfaati birinci sırada gelmektedir (Japan First). Ama Hiroşima ve Nagazaki’nin atom bombası acı ve sancısını bilen bir ülke olarak Japonya, Abe’nin JCPOA’yi kurtarmasını istemektedir. İşte Abe’nin de G-20 Osaka Zirvesi öncesindeki Tahran ziyaretinin halisane maksad-ı mahsusunun bu olduğuna inanmak için her neden bulunmaktadır.

Hürmüz Boğazı’ndaki patlamalarla ilgili bir komplo düşünmek içinse, bence bir iki soru sormak yeter: Bir kere, insanın aklına, “acaba zor zamanlarda kendisinden mal almaktan çekinmeyen Japonya’ya karşı bunu neden İran yapsın?“ sorusu gelmez mi! Oysa hem İran’ı, hem de alıcı Japonya’yı cezalandırmak isteyen “yalan haber“ üretim merkezi ülkelerin bu patlamaların arkasında olabileceği ihtimalini yabana atmamak gerek. Bir de Abe’nin mesajının akabinde, Yemen’deki İran destekli Houtilerin, Suudi Arabistan’da bir havaalanına saldırması da İran’ı dünyadan koparmamak ve JCPOA’i kurtarmak gayreti içinde olan Abe’yi caydırmak amacını taşıyor olamaz mı?
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2675 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 629
Asya 98 1056
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1367 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 290
Orta Doğu 22 599
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 181
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2033 ) Etkinlik ( 80 )
Alanlar
Türkiye 80 2033

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 103. Yıldönümünü kutluyoruz. Bu bayramla özdeşleşen Bandırma Vapuru veya gemisini de hatırlamamak mümkün değil. Avrupa 18. Yüzyılda, gemi inşa sanayisindeki usta çırak ilişkisini sonlandırarak, kâğıt üzerine aktarılan teknik çizim planlarına göre g...;

Günümüzde terörizm, son yıllarda kaydettiği gelişim ve almış olduğu görünüm açısından uluslararası barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Tarihsel açıdan terörizm, 19. yüzyılın sonlarında Batı dünyasında yaygın şekilde görülmesine karşın, 1970’li yılların başında terör çalışmaları sosy...;

Huriye Yıldırım Çınar, Afrika Enstitüsü’nün eş-direktörü olarak TASAM ailesine katıldı. TASAM Afrika Enstitüsü, Eş-Direktör Afrika Uzmanı Huriye YILDIRIM ÇINAR ile yeni bir sinerji ve yapılanma içinde olacak. Enstitü bünyesinde oluşturulacak yeni kurul ve çalışmalarla ilgili gelişmeler ve yoğun günd...;

Çin yaklaşık olarak on yıldır Afrika kıtasındaki en büyük yatırımcı sıfatına haiz. Ayrıca Çin Gümrük Genel İdaresinin açıkladığı rakamlara göre Çin ve Afrika kıtası ülkeleri arasındaki ticaret hacmi bir önceki yıla göre %35,3’lük bir artışla 254,3 milyar dolara ulaşmıştır.;

Avrupa Birliği’nin Küresel Geçit (KG) projesinin; Çin’in uzun vadeli “siyasi” hedefleri olduğu anlaşılan yatırım stratejisinin konjonktürel değişikliklerle birlikte giderek zemin kazanmasına karşı ve esas itibarıyla Batı Avrupa ve ABD’den oluşan G7 grubunun küresel vizyonuna temellenen “united” (bir...;

Çin’in “Orta Krallık” konseptini bırakarak Mavi Su Donanması’na geçiş yapmasıyla birlikte artan ekonomik, siyasi ve askeri gücünün bir fonksiyonu olarak coğrafya telakkisinde de açık şekilde bir değişim gözlemlenmektedir. ;

Çağımızın stratejik hammaddeleri olan Nadir Toprak Elementleri (NTE-Rare-Earths) günümüz teknolojisinin vazgeçilemez temel girdilerindendir. Bu ham maddeler olmadan ileri teknoloji ürünü olan araç ve vasıtaları üretmek mümkün değildir. ;

Eski Japonya Başbakanı Shinzo Abe (2012-2020) hükûmeti tarafından 2013 yılında oluşturulmasından bu yana ülkenin uzun vadeli diplomasisini ve savunma politikasını düzenleyen Japonya’nın Ulusal Güvenlik Stratejisi, 2022 yılında tekrar gözden geçirilecek ve Kishida hükûmeti 2022 yılı içerisinde strate...;

4. İslam Dünyası İstanbul Ödülleri Töreni

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya İslam Forumu Yetkin Kişiler Grubu Toplantısı 10

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2022 - 14 Haz 2022
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.