Brexit’de “Yaprak Fırtınası”na Doğru

Makale

Brexit sancısı dinmiyor. Bir farkla ki artık Birleşik Krallık (BK)’ta bu sürecin yönetimi hükumetin avuçlarından kaydı gibi gözüküyor. 14 Mart’ta yapılan oylama öncesinde Başbakan May’in yaptığı 2 yıl süre ile erteleme önerisi kabul edilseydi, belirsizlik daha uzun süre gündemde olurdu. Ama bir bakıma hem BK’a, hem de AB’ye daha uzun bir manevra süresi ve uzlaşma olanağı verebilirdi....

Brexit sancısı dinmiyor. Bir farkla ki artık Birleşik Krallık (BK)’ta bu sürecin yönetimi hükumetin avuçlarından kaydı gibi gözüküyor. 14 Mart’ta yapılan oylama öncesinde Başbakan May’in yaptığı 2 yıl süre ile erteleme önerisi kabul edilseydi, belirsizlik daha uzun süre gündemde olurdu. Ama bir bakıma hem BK’a, hem de AB’ye daha uzun bir manevra süresi ve uzlaşma olanağı verebilirdi.

Ancak 2021’e kadar ek süreyi hem AB liderleri daha zor kabul ederdi, hem de dönem, BK için 2022 seçimlerinden önce sona ereceği için, Brexit sancılarının, geçimden öte bir de seçim dönemi zorlukları yaratmasına neden olurdu. Şimdi “Sürenin 30 Haziran’a ertelenmesinin yaratabileceği sonuçlar ne olabilir?“ sorusunu sormak gerekir.

Saatli maarif takvimi, o gün için herhangi bir coğrafi mekân ayrıntısına girmeden “Yaprak Fırtına“sı olacağını yazıyor. Bakalım 30 Haziran ve sonrasında yapraklar ne yöne savrulacak!


Hamsin’in Sonu, Baharın Başı

Eğer hala BK parlamentosu, Başbakan May’in görüşlerine itibar ederse, onun yaptığı 20 Mart’ta toplanma önerisini dikkate alır ve 21 Mart’taki AB liderler zirvesine o şekilde katılmasını sağlar. Malum 20 ve 21 Mart tarihleri 50 gün süren kışın sonu olacak. Bahar resmen kapıyı çalacak. Baharla beraber uyanan doğa, AB liderlerine daha iyimser bir tutum benimsetebilir. Ama bundan öte, hem Maliye Bakanı Phillipe Hammond’un AB üyesi ülkelerden gelen şirketlere verdiği ekonomik güvenceler ve AB menşeli malların %88’ine gümrük vergisi uygulanmayacağı taahhüdü, hem de AB’nin kendi içinde başlayan İtalya-İspanya-Polonya çatlağı, AB liderlerinin, BK’nın erteleme talebini kolaylıkla onaylamasını sağlayabilir.

Evet, belki söylendiği gibi müzakerelerin yeniden yapılması söz konusu olmayabilir. Ama eğer gerçek bir Avrupa uzlaşma kültürü varsa, öncelikle AB içindeki çatlakların büyümemesi ve birlik ruhunun korunması için 21 Mart’ta yeni ve karşılıklı taviz aralıkları bulma gayreti olacaktır. Başbakan May bir miktar saf dışı kalmış gözükse bile fiilen ve resmen hâlâ AB çevrelerinde ekibi ile boy gösterecektir. Bu bağlamda, bahar resmen başlarken, ben hâlâ Brexit konusunda, 21 Mart itibarı ile yeni açılımlar olabileceği umudundayım. Artık 29 Mart engeli olmaksızın ufku genişleyen taraflar, Haziran sonuna kadar yeni yeni formül arayışlarını sürdürecektir.


Gömleği Yeniden İliklemek Değil, Sırttan Çıkarmak Gerek

30 Haziran ötesinde, yeni erteleme girişimleri olacağına ihtimal vermiyorum. Ama formül arayışlarında, May’in istifa etmesi söz konusu olabileceği gibi, Brexit dilekçesini geri çekmek için önce bir parlamento kararı (ki bu kendi başına da yeterli olabilir), sonra bir 2. Referandum yine gündemin başköşesine oturabilir. BK halkı ve özellikle gençler, eğer aleyhe dönen ekonomik koşulları, zorlaşacak olan seyahat imkânlarını, iş çevreleri karşılıklı liman ve havaalanı sıkıntılarını göz önünde bulundurarak, Brexit’ten geri adım atılmasını mutlaka isteyebilir. İşte baharla gelen olumlu başlangıç, “Yaprak Fırtınası“nın, BK’ı belirsizliğe savurmasını engelleyebilir.

30 Haziran 2019 tarihli saatli maarif takvimi yaprağının arkasındaki özlü söz dikkatimin çekti. “Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince, diğerleri de yanlış gider“. Herhâlde, ilikleri çözüp yeniden iliklemeye başlamak gerekir diye bir ekleme yaparsam, “Brexit denilen deli gömleğini, BK siyasilerinin ivedilikle sırtından atmasında yarar vardır“ demek de iyi bir öneri olur.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2649 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1040
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2003 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2003

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhuriyeti ise, Güney Asya'nın güneyinde Hint Okyanusu'nda bulunan (1972 öncesi Seylan olarak bilinen) bir ada ülkesi olarak 65.610 km2 yüzölçümüne, 22 milyonu aşan nüfusa, 88,9 milyar dolar (2018) GSYİH değerine ve ASEAN, CICA, SAARC, WTO vb. uluslararası kuruluşlard...;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...