Rusya’nın Avrupa’daki Düşmanca Önlemleri Tehdidi Anlamak

Haber

Bu rapor, Rusya'nın Avrupa’daki düşmanca önlemlerini inceleyecek ve Rusya’nın önümüzdeki yıllarda bu önlemleri kullanarak Avrupa'ya nasıl gözdağı vereceğini tahmin edecektir. Bu rapor, Rusya’nın Batı Avrupa’yı etkilemede en fazla stratejik çıkara sahip olduğunu, ancak Doğu Avrupa ülkeleri üzerinde en fazla güce ve baskıya sahip olduğunu gözlemlemekte ve ABD hükümeti ile ABD Ordusu için düşmanca önlemlerle mücadele konusunda çeşitli öneriler sunmaktadır....

TASAM SEÇİLMİŞ BİLGİ NOTLARI 2019 [ 1 ]

Rusya’nın Avrupa’daki Düşmanca Önlemleri Tehdidi Anlamak

Bu rapor, Rusya'nın Avrupa’daki düşmanca önlemlerini inceleyecek ve Rusya’nın önümüzdeki yıllarda bu önlemleri kullanarak Avrupa'ya nasıl gözdağı vereceğini tahmin edecektir. Bu rapor, Rusya’nın Batı Avrupa’yı etkilemede en fazla stratejik çıkara sahip olduğunu, ancak Doğu Avrupa ülkeleri üzerinde en fazla güce ve baskıya sahip olduğunu gözlemlemekte ve ABD hükümeti ile ABD Ordusu için düşmanca önlemlerle mücadele konusunda çeşitli öneriler sunmaktadır.


Araştırma Soruları

• Düşmanca önlemler nelerdir?

• Rusya önümüzdeki birkaç yıl içinde bu önlemleri kullanarak Avrupa'yı nasıl tehdit edebilir?

• Rus etki araçlarının, Avrupa ülkelerinin direnme veya karşılık verme yeteneklerinin ve bu devletlerin düşmanca önlemlere olan savunmasızlığının kapsamı ve sınırları nelerdir?

ABD hükümeti ve ABD Ordusu, düşmanca önlemlere nasıl karşı koyabilir?


Ana Bulgular

Düşmanca alınacak önlemler savaş kıtlığıdır.

• "Düşmanca önlemler" terimi, zararlı veya düşmanca algılanabilecek geniş yelpazede politik, ekonomik, diplomatik, istihbari ve askerî faaliyetleri kapsamktadır.

Avrupa’nın farklı bölgeleri, Rus tehditleri ve yaklaşımları bakımından farklı sorunlar teşkil etmektedir.

• Baltık ülkeleri olan Estonya, Letonya ve Litvanya, sıklıkla Rus etkisine karşı en savunmasız olan AB ve NATO üyeleri arasında gösterilmektedir. Bölge’deki Rus faaliyetleri için olası hareketlenmeler, AB ve NATO’dan gelebilecek potansiyel tehdidin baltalanmasını ve ele alınmasını içermektedir. Bununla birlikte, Rusya’nın Baltık’taki dış politika çıkarlarıyla önceki Sovyet ülkelerinin çıkarları arasında da farklılıklar vardır.

Örneğin, Rus araştırmacılar ve Rusya’nın bazı ABD araştırmacıları, Baltıkları etkilemek için Rusların çıkarlarının ve hedeflerinin daha düşük olduğuna dikkat çekmiştir. Bundan dolayı, Rusya’nın Baltık’ta düşmanca tedbirler kullanma niyeti yadsınamaz bir gerçek olsa da, mevcut önlemler ve önemli kaynaklar sağlama isteği; Ukrayna, Belarus ve Orta Asya ülkeleri dâhil olmak üzere diğer eski Sovyet cumhuriyetleri için daha büyük gözükmektedir.

• Güneydoğu Avrupa, özellikle nüfusunun çoğunluğunun bir Slav dili konuştuğu ülkeler, Rus etkisinin önemli bir hedefidir. Rusya'nın Güneydoğu Avrupa toprakları üzerindeki ilgisi; NATO'nun Romanya'daki balistik füze savunma kabiliyetleri dâhil, askerî kabiliyetlerinin yükselmesinden, AB ve NATO'nun Batı Balkanlar'daki ve Moldova'daki genişleme politikasını sekteye uğratma amacından ve Rusya'nın Bölge’de bir yetkisi olması gerektiği düşüncesinden - ve belki de en önemlisi - Bölge’de Rusya ile ekonomik bağların sürdürülmesi düşüncesinden dolayı artacaktır.

Avrupa'nın geri kalanına baktığımızda, Batı Avrupa’daki büyük ABD müttefikleri Rusya’ya ABD dışındaki en büyük stratejik değeri sunmaktadır. Batı Avrupa, Avrupa'nın en büyük ekonomilerine, en güçlü ordularına ve önemli ABD askerî üslerine ev sahipliği yapmaktadır. Yine de, bu bölge Rusya'nın etkisine karşı nispeten daha az savunmasız bir hâle gelmiştir, ancak Rusya’nın buna karşı çeşitli düşmanca önlemler almaya çalışabileceği değerlendirilmektedir.


Tavsiyeler

ABD Ordusu, Rus saldırganlığına karşı koymak için Avrupa'ya güç dağıtırken, Rusların düşmanca önlemlerine karşı savunmaya ve karşı koymaya hazırlanmalıdır. Müşterek kuvvet ve Ordu, Rusya'nın ileriye doğru yayılan kuvvetlere nasıl bir agresif tepki verebileceğini de düşünmelidir.

ABD Ordusu, Rusya'nın düşmanca önlemleri ile daha iyi müdahale edebilmek için karşı istihbarat, kamu işleri, sivil işler ve diğer kilit imkanları geliştirmelidir.

• Rus düşmanca önlemlerine karşılık vermek; siyasi farkındalığa ve kriz yönetimine yeni bir prim vermektedir. ABD askerî personelinin, kazara bir krize yol açmamak için özellikle dondurulmuş ihtilafların yaşandığı ülkelerde veya Rusya yanlısı nüfusun yoğun olduğu yerlerde, Rusların düşmanca önlemlerinin farkında olmaları gerekir.

ABD’nin tepkisi ne olursa olsun, çok çeşitli çatışmalara dâhil olmaya hazırlıklı olmak, kötü yönetim, yanlış hesaplama ve gerginlik riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
[ Raphael S. COHEN ve Andrew RADIN’in RAND CORPERATION Raporu Sinopsisi | Ocak 2019 ]
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2653 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 623
Asya 98 1042
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1354 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 286
Orta Doğu 22 597
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 177
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2016 ) Etkinlik ( 79 )
Alanlar
Türkiye 79 2016

Ülkelerin, ülke olabilme kavramlarında üç tane önemli tanımlama yapılmaktadır. Bunlar, Kara, Deniz ve Hava ülkesi tanımı ve olabilme niteliklerini oluşturmaktadır. Denizlere kıyısı olan denizci ülkeler için karadaki menfaatlerinin hukuki niteliğinin sınırları, ülkenin kara sınırları içerisindedir.;

Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişikliği; karbon monoksit gibi, ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluştuğu düşünülen sera etkisinin, dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıkların artmasıyla oluşan iklimin değişikliğini ifade etmekte. ;

Türkiye’de Balkanların çoğunlukla manevi kodlar üzerinden kamuoyunda ve literatürde tarif edildiği görülmektedir. Yaklaşık 550 yıl süren Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki hâkimiyeti, ister istemez günümüze bazı miraslar bırakmıştır. ;

Bir süredir TASAM bünyesinde kaleme aldığımız değerlendirmelerde, genel manada Balkanlar’da ama en sıcak ve kırılgan bölge olarak Bosna Hersek’te devam edegelen zoraki barış yıllarının büyük ölçüde zarar gördüğü yeni bir döneme girdiğimizi; bunun saiklerini de klasik post soğuk savaş dönemi uygulama...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı 2020’de sunulan tebliğler “Kovid-19 Sonrası Geleceğin Güvenlik Kurumları ve Stratejik Dönüşüm” adıyla e-kitap olarak yayımlandı.;

TASAM Yayınları, Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2020’nin bildirilerini “Atlantik’ten Hint Okyanusu’na Geleceğin İnşası- Building Future From Atlantic to Indian Ocean” ismiyle kitaplaştırdı.;

Küresel denge ve denetleme için II. Dünya Savaşı sonrası oluşturulan uluslararası kurumlar ve güvenlik anlayışı zaman ilerledikçe çağımızın güvenlik ihtiyaçlarına cevap veremez hâle gelmektedir. 1980’lerde başlayan son küreselleşme dalgasının derinleşmesi, küresel düzeyde daha önce benzeri görülmemi...;

Doğu ve Batı arasında süren tarihî mücadelenin şüphesiz ilk sebebi dördüncü iklimin yani medeniyetlerin doğduğu hattın bu mücadele çizgisinin tarihî coğrafyasını oluşturmasıdır. ;

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...