26 Şubat Kararları Arifesindeki “Pehlivan Tefrikası”

Makale

Birleşik Krallık’ın (BK) AB’den ayrılması konusu tam bir pehlivan tefrikasına dönmüş bulunuyor. Yarın yine önemli bir gün ve Avam Kamarası toplantısında alınacak kararların artık yavaş yavaş nihai durum ile ilgili önemli bir aşama olacağı düşünülüyor. - Eşitler Arasında Birinci (Primus Enter Pares) Kim? - Sanki Temcit Pilavı - Bre Exit, Bre Mori Brexit - Bıçak Kemiğe Dayanınca mı? Yumurta Kapıya Gelince mi? ...

Birleşik Krallık’ın (BK) AB’den ayrılması konusu tam bir pehlivan tefrikasına dönmüş bulunuyor. Yarın yine önemli bir gün ve Avam Kamarası toplantısında alınacak kararların artık yavaş yavaş nihai durum ile ilgili önemli bir aşama olacağı düşünülüyor.


Eşitler Arasında Birinci (Primus Enter Pares) Kim?

Yarın Başbakan May, BK parlamentosunda bir kez daha ifade verecek, ifade alacak. Geçen hafta Brüksel’de yürütülen müzakereden nasıl eli boş döndüğünü, lafları evire çevire, hem muhafazakâr, hem işçi, hem de partilerinden ayrılıp da bağımsız bir grup oluşturan “muhafazakâr işçiler“e açıklamaya çalışacak. 26 Şubat’ta Başbakan May’in, “eşitlerine“ laf anlatması, deveye hendek atlatmaktan daha kolay olmayacak. Çünkü Pazar günü yaptığı açıklamada, başbakan, hâlâ Brüksel ile yürütmekte olduğu “yeni“ müzakerelerde ilerleme kaydettiklerini ve nihai bir anlaşmanın artık avuçlarının içinde olduğunu söyledi. Somut bir nirengi noktasını işaret etmeden, avucun içinde havuç mu var, yoksa sopa mı var göstermeksizin, 12 Mart’ta yeni bir “anlamlı oylama“ (Meaningful voting) isteyeceğine dikkat çekti. Oysa daha önce eğer geçen hafta somut bir paket olmaksızın parlamento’nun önüne çıkarsa, 26 Şubat’ta yapacağı açıklamayı, 27 Şubat’ta üyelerin tartışmasına açacağını belirtmişti. Yine de 27 Şubat tartışması kaçınılmaz gibi gözüküyor.


Sanki Temcit Pilavı

Anladığım kadarı ile elde avuçta ne var bakmaksızın (veya göstermeksizin), alternatif arayışları, yarın yeniden Avam Kamarası’nın gündemini işgal edecek. Halk dışarıda gösteri yaparken içeride aynı şeyler tartışılacak. Ayaklarının altından çim halı kayan BK, Kuzey İrlanda ve İskoçya’nın birlikten ayrılması ihtimalini bile hesaba katmayan bir aymazlık içinde, Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti arasındaki sınırın nasıl geçici değil de kalıcı olarak açık tutulacağını ve AB ile mütesavver bir gümrük birliği anlaşmasının esaslarını tartışacak. Tası tarağı toplayıp adanın dışına kaçan, kaçmaya hazırlanan sermaye ve şirketleri, profesyonelleri düşünmeksizin, sendikaların ve finans kurumlarının yaptıkları açıklamaları hesaba katmaksızın, aynı iki konuda, bütün gün konuşacaklar. Ama işin sonunda farklı bir noktaya ulaşabilirler. O da 27 Şubat’ta BK parlamentosu Brexit sürecini Başbakanın elinden alabilir.


Bre Exit, Bre Mori Brexit

Ancak 12 Mart oylamasına sadece 2 hafta kala, muhafazakâr partideki endişeler artarken buna Brüksel’in çare bulmasını beklemek hayalperestlik olur. Yine de yeni istifaların da olabileceği ihtimali gözönüne alınırsa, başbakan May yarın hükumetinin düşmesini bile göze alarak gelecek olmalı Parlamento önüne. “Ah bre mori exit“ neler nelere kadir gibi gözüküyor şu aşamada! Brexit aslında Bayan May’in istediği bir şey olmasa da bir süreci yönetebileceğini düşünerek bu işe kendi talip oldu. Bu işi beceremezse ne olur? Size söyleyeyim cesareti ve yıkılmadan ayakta kalması, ona hükumeti düşürülürse bile yeni kapılar aralar. Artık bir önemli uluslararası kuruluşa başkan mı olur? Yoksa Birleşmiş Miletler’in Orta Doğu’ya Özel Temsilcisi olarak mı atanır bilemem. Tabii, 27 Şubat’ta parlamento görevi hala May’de bırakabilir. Ancak 12 Mart oylamasında, 29 Mart tarihini ötelenebilir. Veya AB anlaşmasının 50. maddesine dayanarak “exit“ ten vazgeçilebilir. Bu kaynar kazanda, çeşitli felaket senaryoları ile iyice haşlayarak kıvama getirilen BK halkına ikinci referandum olarak sunulabilir. Böylece halkın sesine bir kez daha kulak vermiş olurlar.


Bıçak Kemiğe Dayanınca mı? Yumurta Kapıya Gelince mi?

Şu sıralar “bıçak kemiğe dayandı“ havasında bıkkınlık emaresi gösteren bazı BK parlamento üyeleri, “aman ne olacak anlaşmasız ayrılalım olsun bitsin artık“ tavrını benimsemiş gözüküyor. Ama bu işin maliyetinin çok yüksek olacağının bilincinde olanlar “yumurta kapıya gelince“ iki seçenekten birinin mutlaka öne çıkacağı düşüncesinde: Ya 29 Mart’ı erteleyip zaman kazanma veya 50 maddeye dayanarak bu işten vazgeçme. Aslında ben 29 Mart’ın öteleneceğine ikinci alternatiften daha fazla bir şans vermiyorum. Belirsizlik BK ekonomisini fena halde hırpalamakta. Buna daha fazla dayanamazlar. Ama eğer 27 Şubat’ta parlamento Brexit sürecini May’den alır da o da istifa ederse, belki Kraliçe yeni bir isme hükumet kurma görevi verir. Acil durum hükumeti kurulur ve acil karar alabilir. Ama hükumetin düşmesi erken seçimi gündeme getirirse, belki Brüksel yeni bir zaman ayarına giderek BK ya yeni bir takvim ve uyum kolaylığı sağlar. Ne de olsa bunca yılın ortakları. Acil durum yardımının böylesi kötü gün dostluğu olur, böylece kimsenin yüzü yere gelmez.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2689 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 633
Asya 98 1064
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1370 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2037 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2037

BM Genel Sekreter’i Antonio Guterres’in “Dünyanın buna her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardı” ifadesi ile 22 Temmuz’da imzalanan, ilk etapta 120 gün boyunca uygulanacak, sonra yenilenecek olan Tahıl Koridoru Anlaşması’nı, her ne kadar, Rusya’nın Odesa saldırısı izlediyse de, dünya tahıl borsalar...;

Jeopolitik, siyasi coğrafyadan doğan bir bilim dalıdır. Bu bilim, siyasi coğrafyanın devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları inceler. Jeopolitik kavramı üzerinde uzlaşılmış kısa bir tanım yoktur. Jeopolitik, devletlerin coğrafi özellikleriyle siyasetleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim ...;

Tarihte ilk millî marşlar Tanrı'ya adanmış ilahilerdir (örneğin, Hint şiirindeki Veddler). Daha sonra kurtuluş mücadelelerinde halka ilham vermek ve ulusal bilinci uyandırmak gibi amaçlar doğrultusunda millî marşlar ortaya çıkmıştır. Millî marşlar içeriğine ve müzikalitesine bağlı olarak didaktik ve...;

Dünyanın en değerli teknoloji şirketlerinden Google, Microsoft ve IBM son on yıl içerisinde Afrika kıtasına ciddi yatırımlar yaparak ilgiyi bu yöne çekmiştir. Kıtadaki ilk araştırma merkezini 2013 yılında Nairobi’de açan IBM, 2016 yılında Johannesburg ile yatırımlarını sürdürmüştür. ;

Yapay zekânın muharebenin gelişiminde kullanılması süreci hızla ilerliyor. Ukrayna, Azerbaycan, Suriye ve Etiyopya'da son dönemde yaşanan çatışmaların da işaret ettiği gibi otonom ve yarı otonom insansız hava araçlarının konvansiyonel hedefleri vurmak üzere giderek maliyetleri azalıyor ve kolay (edi...;

Osmanlı devrinde Sudan ve Türkiye arasındaki ilişkiler , Osmanlı Padişahı I. Selim'in (1467-1520) Mısır'ı Osmanlı Devleti'nin mülküne ilhak ettiği 16. yüzyılın ilk çeyreğine kadar uzanmaktadır. 1517'de Kahire'nin fethinden sonra Mısır'ın güney sınırlarını güvence altına almak, kaçan Memlûkleri orta...;

Haziran ayı sonunda Almanya’da toplanan G-7 zirvesinin gündemini ve sonuç bildirgesini ancak değerlendirmek fırsatı buldum. Aslında düzenli yapılan G7 zirvelerinde konu başlıkları neredeyse önceki zirvelerle hemen hemen aynı. Tabii konu sıralaması ve tematik vurgu her defasında değişiyor. ;

Çoğumuz çocukluğumuzdan bu yana duyduğumuz kabotaj kelimesinin yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti için ne anlama geldiğinin pek farkında değilizdir. Kabotaj, yüzyıllardır Osmanlıyı sömüren kapitülasyonların, yani ülkenin sömürülmesi için yabancılara izin verilen bir hakkın adıdır. Bu imtiyaz ile yaban...;

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

"Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin-Türkiye İşbirliğinin Geleceği" Çalıştayı

  • 12 Nis 2021 - 12 Nis 2021
  • Hilton İstanbul Bosphorus -
  • İstanbul - Türkiye

10. Balkan İletişim Ağı Konferansı

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

"Türkiye - Rusya İlişkileri" Konferansı

  • 22 Haz 2005 - 22 Haz 2005
  • İstanbul - Türkiye

3. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2021

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi -
  • İstanbul - Türkiye

Pandemi Sonrası Türkiye’nin Ekonomi ve Teknoloji Vizyonu Toplantısı

  • 17 Ara 2020 - 17 Ara 2020
  • TSİ 14.00 - Çevrimiçi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...