İsim Krizinde Yeni Dönem: Musakka Sorunu

Makale

Daha önce Makedonya Cumhuriyeti ya da Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya olarak tanınan Makedonya’nın isminin “Kuzey Makedonya” olarak değiştirilmesini öngören “Prespa Anlaşması” Yunan Meclisi Genel Kurulu’nda görüşüldü geçtiğimiz ay. Üç gün boyunca yaklaşık 40 saat süren görüşmelerde 300 milletvekilinin 209'u söz aldı ...

Daha önce Makedonya Cumhuriyeti ya da Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya olarak tanınan Makedonya’nın isminin “Kuzey Makedonya“ olarak değiştirilmesini öngören “Prespa Anlaşması“ Yunan Meclisi Genel Kurulu’nda görüşüldü geçtiğimiz ay. Üç gün boyunca yaklaşık 40 saat süren görüşmelerde 300 milletvekilinin 209'u söz aldı ve 300 sandalyeli meclisteki oylamada 153 milletvekili anlaşma lehinde oy kullanırken, 146 milletvekili anlaşmaya “Hayır“ dedi. Bir milletvekili ise çekimser kaldı. Anlaşma, iktidardaki SYRIZA’nın 145 milletvekilinin tamamının yanı sıra diğer partilerden 8 milletvekilinin desteğiyle meclisten geçti. Yani aslına bakılırsa durum başa baştı.

Oylama esnasında, aşırı sağcı Altın Şafak partisi milletvekili Konstandinos Barbarousis sıra kendisine geldiğinde “İhanete hayır!“ şeklinde oyunu açıklayınca mecliste kısa süreli tartışma yaşandı. Meclis Başkanı Nikos Voutsis’in uyarısının ardından, Altın Şafak ve SYRIZA’lı vekiller arasında tartışma yaşandı hem de ciddi manada. Ama Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, oylama sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün Balkanlarda yeni bir sayfa açıyoruz. Milliyetçilikten kaynaklanan kin, anlaşmazlıklar ve çatışmalar yerini dostluk, barış ve işbirliğine bırakıyor.“ ifadesini kullanırken “Bugün doğan Kuzey Makedonya, dost bir ülke olacaktır.“ Değerlendirmesini de eklemeyi unutmadı. Ta ki musakka tehdidi ortaya çıkana dek!

Anlaşılacağı üzere Makedonya ve Yunanistan arasındaki çeyrek asırı aşan isim krizi yakın zamanlarda karşılıklı anlaşmalarla diplomatik açıdan çözülmüş gibi görünmekte. Hatta Makedonya’nın NATO üyeliğiyle alakalı pazarlıklarda gelinen nokta açıkça ifade edilmekten de geri durulmuyor. Lâkin daha önce de ifade ettiğimiz hâliyle bu tarz milletler arası sorunlarda masa başında alınan diplomatik kararlar ile zihinlerde taşınan algılar çoğu zaman birbirini tutmaz. Zira bu tip sorunlar siyaset üstüdür. İki devlet başkanının çıkar odaklı pazarlıklarının malzemesi olamaz. Beynelmilel bir ikna süreci görünürde başarılı olsa da o ülke halkları için kabul edilmesi ya çok zaman alır ya da asla kabullenilmez. Örneğin Tito zamanına Makedonya Kırçova’da [Kicevo] yaşayan dedemlerin bayramlarda baklava yapmaktan korktukları, zira baklavanın Türklük ve İslâm olma gibi bir çağrışım yapmasıyla yasaklandığı gerçeği hâlâ zihnimde iken ve gizli gizli yaptıkları baklavayı sadece güvendikleri akraba ve komşularına ikram edebildiklerini düşünürken bahsi geçen mevzuların bir imza ile sükûnete erdirilebileceği vehmi çok safiyane geliyor. Bakınız mesela yakın zamanda patlak veren musakka sorunu ortada!

Hemen birkaç gün önce Almanya’da düzenlenen bir yemek fuarında musakkanın – evet, aynen öyle bizim! musakkanın- Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya’nın (FYROM) milli yemeği olarak lanse edilmesi ile çoğuna göre tarihi problemlerini çözen iki ülke arasında yeni bir krizin patlamasına sebep oldu. Şimdi böyle yazınca sanki bir mizahi durum var gibi dursa da konu BBC haberlerine The Times’ın Atina muhabiri Anthee Carassava eli ile ulaştı. Yani zannedilenin aksine batı medyası için konu ciddi. Hatta Korfulu bir restoran sahibi Anastasis Paipetis, “Makedonya yemeğiymiş gibi reklamını yapıyorlardı. Sadece o da değil, Yunan yoğurdunu ve kahvesini de kendilerininmiş gibi sunuyorlardı.“ diyerek epey de sitemle ve içerleyerek aktarıyor bu milli sorunu! Bu arada Yunan gazetelerinin musakkayı Makedonya devletine ait mührü taşıyan fuar standında “Makedonya mutfağı-Geleneğin tadı“ pankartının altında gösteren fotoğrafları yayımladığını hatırlatalım.

İki ülke bu büyük sorunu çözmeye çalışa dursun; NATO, Makedonya'nın ittifaka üyelik sürecinde son aşamayı teşkil eden katılım protokolünü bu hafta imzalayacağını duyurdu yakın zamanda. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Twitter hesabından paylaştığı mesajla, Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov'un katılımıyla ülkenin üyelik sürecinde son aşama olan katılım protokolünün 6 Şubat'ta Brüksel'deki NATO karargâhında imzalanacağını açıkladı. Elbette Makedonya'nın üyeliğinin başlaması için katılım protokolünün tüm üye ülkelerin parlamentolarında onaylaması ve bazı resmi süreçlerin tamamlanması gerekiyor. Bu süreç zarfında Makedonya, NATO toplantılarına davetli olarak katılacak.

Şimdi tekrar başa dönelim. Görünen o ki isimde anlaşan iki ülke musakka yüzünden bir krizin eşiğinde. Ve konuya uzak kalan Türkiye henüz devreye bile girmedi. Zira musakka konusu ciddi. Yoğurt ve kahveyi hiç konuşmayalım. Demem o ki Balkanlar gibi bir coğrafyada masa başı çözümler ancak devlet arası ilişkilerde kısa süreli sükûnet sağlar. Ve er ya da geç bir musakka sorunu çıkıp bölge gerçekliğini ve derin sosyo-psikolojik ayrımı ortaya koyar. Tarih hatırlatır, politika/cılar unutturmaya çalışır. Ama İbn Haldun’un da dediği gibi geçmişler geleceğe suyun suya benzediği kadar benzer. Uyanık olmak şart.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2633 ) Etkinlik ( 211 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1345 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 281
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

Son günlerde Türk Dış Politikasının en sıcak konularından birisi Amerikan ve NATO güçlerinin ayrılmasından sonra Kabil Havaalanının güvenliği konusunda ortaya konulan tekliftir. ;

Afganistan Kralı Amanullah Han, 1892 yılında Paghman’da Habibullah Han’ın üçüncü oğlu olarak dünyaya gelmiştir. 1913 yılında 21 yaşında iken Mahmut Beğ Tarzi’nin Osmanlı’nın Suriye Vilayeti’nde ikamet eden (Şamlı) eşi Esma Rasmiye Hanım’dan olan kızı Süreyya Hanım ile evlenmiştir. ;

Siyasi yapısı tek parti yönetimine dayanan Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Çin Komünist Partisi (ÇKP) hâkimiyeti altındadır. Doksan milyon üyesi bulunan Çin Komünist Partisi, 1921 yılında kurulmuştur. Ekonomisi, nüfusu, kültür ve teknolojisi ile Çin, küresel siyaset ve ekonomide yükselen Asya ülkeleri a...;

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...