II. Soğuk Savaş ve Kırım’daki Jeo-Stratejik Gambit: Rusya’nın Stratejik Derinliği Bağlamında Kırım’ın İşgali ve Kırım Tatarları

Makale

2014 Kırım’ın işgali ve Kırım Krizi birçok uluslararası ilişkiler uzmanı tarafından “II. Soguk Savaş” yada “Yeni Soğuk Savaş” olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada 2014 Kırım Krizi jeo-stratejik kavramlar ve yaklaşımlar kullanılarak açıklanarak Kosova örneğinin Kırım’a etkisi ve Rusya’nın stratejik derinlik kavramları ele alınacaktır....

Özet
2014 Kırım’ın işgali ve Kırım Krizi birçok uluslararası ilişkiler uzmanı tarafından “II. Soguk Savaş“ yada “Yeni Soğuk Savaş“ olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada 2014 Kırım Krizi jeo-stratejik kavramlar ve yaklaşımlar kullanılarak açıklanarak Kosova örneğinin Kırım’a etkisi ve Rusya’nın stratejik derinlik kavramları ele alınacaktır. İlk olarak, Kırım Krizi real-politik ve jeo-politik yaklaşımlar çerçevesinde incelenecektir. Bu çerçevede Karadeniz ve Kırım bölgesinin jeo-politik, jeo-stratejik ve jeo-ekonomik önemi özellikle Türkiye, Rusya ve Ukrayna bağlamında incelenecektir. İkinci olarak, Kosova örneği derinlemesine analiz edilerek nasıl Putin Rusya’sı tarafından Kırım’ın işgaline zemin hazırlamak için kullanıldığı açıklanacaktır. Üçüncü bölümde, Rusya’nın stratejik derinliğinin Kırım’da uygulanıp uygulanmadığı mercek altına alınacak ve Putin tarafından başarılı şekilde uygulanan melez savaş (hybrid war) kavramının Kırım’da uygulanması ve buna karşı alınabilecek önlemler sıralanacaktır. Son bölüm ise Kırım’ın işgalini Kırım Tatarları’nın bakış açısından ele almaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kırım Tatarları, Kırım İşgali, Rusya, Ukrayna, Türkiye.

Giriş
Kırım’da 18 Mayıs 1944 yılında yaşadıkları “Sürgün“ etnik temizliği sonrası, Kırım Tatarları, 1989 yılından itibaren Kırım’a dönmüşlerdir.1 Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarının en önemli sorunu, özerk statüye sahip Kırım’da, Ukrayna devletinin egemenliği altında marjinalleştirilmeleri ve etnik kimlik ihtiyaçlarının tatmin edilmemesidir. Kırım Tatarlarının kültürel hakları tanınmamakta ve baskılanmaktadır.2 Kırım’daki Rus ve Ukrayna asıllı vatandaşlarla karşılaştırıldığında, Kırım Tatarları, eşit haklara sahip olmadıklarını düşünmektedirler. Ayrıca yıllarca maruz kaldıkları baskıları da, “psikolojik seçilmiş travmalar“3 olarak yaşamaya devam etmektedirler.

Kırım, günümüzde yeniden Rusya ile Batı arasında yaşanan rekabetin yoğunlaştığı bir bölge haline gelmiştir. Bu kez Osmanlı Devleti’nin yerine Ukrayna, Rusya’nın Batı ile arasındaki direnç noktası oldu. Ukrayna’nın Batı’yla yakınlaşma girişimleri, ülkesindeki Rusya yanlıları ile Batı taraftarlarını karşı karşıya getirdi. Rusya’nın duruma müdahil olmasıyla birlikte, artan çatışmada, Batılı devletler, savaştan çok diplomasi ve yaptırımlar üzerinden Rusya’yı sınırlandırabilmenin yollarını aramayı tercih ettiler.

Bu çalışmada 2014 Kırım Krizi jeo-stratejik kavramlar ve yaklaşımlar kullanılarak açıklanarak Kosova örneğinin Kırım’a etkisi ve Rusya’nın stratejik derinlik kavramları ele alınacaktır. İlk olarak, Kırım Krizi real-politik ve jeo-politik yaklaşımlar çerçevesinde incelenecektir. Bu çerçevede Karadeniz ve Kırım bölgesinin jeo-politik, jeo-stratejik ve jeo-ekonomik önemi özellikle Türkiye, Rusya ve Ukrayna bağlamında incelenecektir. İkinci olarak, Kosova örneği derinlemesine analiz edilerek nasıl Putin Rusya’sı tarafından Kırım’ın işgaline zemin hazırlamak için kullanıldığı açıklanacaktır. Üçüncü bölümde, Rusya’nın stratejik derinliğinin Kırım’da uygulanıp uygulanmadığı mercek altına alınacak ve Putin tarafından başarılı şekilde uygulanan melez savaş (hybrid war) kavramının Kırım’da uygulanması ve buna karşı alınabilecek önlemler sıralanacaktır. Son bölüm ise Kırım’ın işgalini Kırım Tatarları’nın bakış açısından ele almaktadır.

Rusya-Ukrayna-Türkiye Üçgeninde Kırım ve Karadeniz Uluslararası güvenlik açısında Karadeniz bölgesi birçok açılardan önemlidir. İlk olarak, Karadeniz’e komşu birçok bölgede donmuş çatışmalar bölge güvenliği açısından tehdit oluşturmaktadır. İkincisi, yumuşak güvenlik tehditleri özellikle narkotik, insan ve silah ticareti ile terörizm faaliyetleri bölgenin bir diğer güvenlik sorunudur. Üçüncü olarak Karadeniz jeo-ekonomik önemi artan özellikle Rus ve Hazar havzasının doğal gaz ve petrol gibi kaynakların Avrupa pazarlarına dağıtımında önemli bir yere sahiptir. AB ve NATO ülkelerinin enerji güvenliği açısında bölgenin Hazar ve Orta Asya hidro-karbon kaynaklarına yakın olması stratejik önemini arttırmaktadır.4

Türkiye ile Ukrayna’yı, jeo-stratejik olarak birbirine bağlayan coğrafi unsurlar, Karadeniz ve Boğazlardır. Karadeniz’e kıyısı olmayan, özellikle Amerika gibi Batılı güçler, Karadeniz’i deniz olarak görmektedir. Uluslararası Deniz Hukukuna göre, deniz olan Karadeniz’de Amerikan gemilerinin, özellikle savaş gemilerinin serbestçe Boğazlardan geçerek Karadeniz’de görev yapması, Amerika’nın bu bölgeye ilişkin dış politika amaçlarından biridir. Öte yandan, başta Rusya olmak üzere, diğer ülkeler, Karadeniz’i deniz olarak değil, göl olarak görmektedir. Rusya’ya göre, sadece Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin (Rusya, Gürcistan, Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna) savaş gemileri Karadeniz’i kullanabilmelidir. Şüphesiz Karadeniz’deki en önemli deniz üssü Akyar (Sivastopol), Kırım bölgesi, Rusya tarafından işgal edilmeden önce, Ukrayna toprağı olduğu dönemlerde bile, Rusya’nın egemenliği altındaydı.5
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2620 ) Etkinlik ( 203 )
Alanlar
Afrika 71 619
Asya 92 1021
Avrupa 19 630
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1344 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1991 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1991

Malezya ise Güney Asya’daki stratejik konumu, 33 milyona yakın nüfusu, dinamik ve eğitimli insan kaynağı, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, İİT, ASEAN, Bağlantısızlar Hareketi, APEC, D8 gibi uluslararası örgütler içerisindeki saygın konumu ile tüm dün...;

Kafkasya Türkiye Rusya, Türkiye İran ilişkilerinin en önemli kesişme / buluşma noktasıdır. Türkiye’nin doğuya, Türkistan coğrafyasına açılan kapıdır. Kafkasya üzerinde zaman zaman oluşan İran-Rusya ittifakı çoğu zaman Türk ve Türk dünyası için iyi sonuçlar vermemiştir. ;

Türkiye - Kazakistan ikili ticaretinde, 2019 yılında ticaret hacmi 3,994 milyar dolar, ticaret açığı ise Kazakistan lehine 2,104 milyar dolar civarı olmuştur. Türkiye’nin Kazakistan’a ihraç ettiği başlıca ürünler; prefabrik yapılar, mücevherci eşyası ve aksamı, tohum, hububat ve kurubaklagildir. Kaz...;

24 Kasım 2015’te Türk F-16’larının Türkiye’nin hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Suriye sınırına yakın bir bölgede bir Rus SU-24 savaş uçağını düşürmesi ile hızla krize sürüklenen Türkiye-Rusya ilişkileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 9 Ağustos 2016’da St. Petersburg’da Rusya devlet başkanı Putin’...;

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

İsrail ve Filistin’e en son 2018 in başında gittiğimde, “İki devletli çözüm” tartışmaları her iki kesim için de sona ermiş gibiydi. Arazi bölüşümünden kaynaklanan zorluklar dışında Filistin hâlâ birbiri ile birleşemeyen iki parça. ;

Rapor’a göre; Teknolojik gelişmeler dünya çapında sağlık, ulaşım/ulaştırma, iletişim, enerji ve imalat endüstrilerini dönüşüme uğratmaktadır. Bu dönüşümler ise ekonomilerin ve toplumların örgütlenme biçimlerini değiştirmekte; çeşitli kurum, kuruluş ve düzenlemeler aracılığıyla uluslararası düzeyde d...;

Gerek yurt içi gerekse de yurt dışı kaynaklı siyasal ve ideolojik tehditlere karşı komünist rejimi korumakla mükellef Devlet Güvenlik Komitesi (KGB) kültürünü devralan Rusya Federasyonu, rejime muhalif fikirler yayan birey ve kuruluşlara karşı adeta savaş açmış durumdadır.;

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.