Çin için “Yeni Sınır” Güvencesi

Makale

Türkiye, geçtiğimiz haftalarda bir Çin firması ile yeni bir uzun menzilli füze anlaşması imzaladı. Haber, şu aralar büyük sorunlar yaşayan ABD de bile dramatik bir gelişme olarak kabul edildi. ...

Türkiye, geçtiğimiz haftalarda bir Çin firması ile yeni bir uzun menzilli füze anlaşması imzaladı. Haber, şu aralar büyük sorunlar yaşayan ABD de bile dramatik bir gelişme olarak kabul edildi. Kamu oyu Çin’li firmanın ABD nin kara listesinde olmasından tutun da, füze sistemlerinin NATO sistemleri ile uyumlu olamayacağına kadar çeşitli açıklamalar duydu. Ama Ankara, tercihteki ekonomik rasyonaliteye parmak basınca, sanki endişeler biraz yatıştı. Hükümetimiz, nef-i hazine’yi düşünmüş, “başka sakıncalar görülürse iptal edilebilecek kadar esnek olan anlaşma“ konusunda halka yumuşak bir üslup ile güvence vermişti.

İcraatına 11 yıldır tanık olduğumuz siyasi yönetimin sahip olduğu ekonomik pragmatizmi biliyoruz. Bu bağlamda, daha ucuz olması nedeni ile bir tercih yapılmış olmasına şaşmayabiliriz. Ancak genellikle, askeri işbirliği, silah ticaret ve yatırım anlaşmaları, nükleer santrallarin kuruluşu ve enerji boru hatları ile ilgili ikili ve çok taraflı anlaşmalarda ekonomik değerlendirmelerden çok teknik, teknolojik, jeopolitik veya salt siyasi mülahazalar ön plana çıkar. Bu bağlamda, Çin ile yapılan anlaşmayı biraz daha ayrıntılı değerlendirmek iyi olur.

Çin Orta Doğu’ya Türkiye Üzerinden mi Yaklaşmak İstiyor?

Çin, BM güvenlik konseyinin daimi üyesi. Rusya kadar olmasa bile o da bir demir leblebi. Ama Libya ve Suriye konusunda takındığı tavırlar, İran ile kurduğu enerji ilişkileri dışında, bugüne kadar, Çin Orta Doğu’daki her hangi bir ülkenin güvenlik profilini ciddi boyutlarda etkileyecek bir girişimde bulunmamıştı. Şimdi başka yerlerde olduğu gibi Orta Doğu’da da bilimsel, teknolojik ve ekonomik önemi ile boy gösterme iddiası içinde gözüküyorsa, nükleer santral ihalesinden tutun da, Niğde- Bor’da yapmakta olduğu ve 2015 itibarı ile 15.000 kişiye istihdam vaad eden faaliyetlere kadar Türkiye’ye yapmaya hazırlandığı her yatırımı, Çin’in Türkiye üzerinden Orta Doğu’ya yaklaşma arzusu olarak düşünmek yanlış olmaz.

Çin’i Kullanmak ve Kullanılmak

Türkiye, Çin’i ve içinde Çin’in bulunduğu alternatifleri NATO’ya ve AB ye karşı bir alternatif olarak sunarak, hiç bir zaman olmayacak bir şey için Çin’i kullanmak isteyebilir. Ayrıca Türkiye, Çin teknolojisini ve “yap- işlet- devret“ yatırımlarını, ithalatçı bir konumdan üretici ve ihracatçı konumuna atlamak için bir fırsat görüyorsa, bu da Çin’i kullanmak demektir.

ABD, AB ve NATO Orta Doğu’ya Türkiye üzerinden daha fazla nüfuz etmesine izin veriyorsa, bu Çin’in BM güvenlik konseyindeki oyunu kullanırken daha farklı mülahazaları düşünmesini sağlamak için yapıyor olabilir. Çin ve Rusya’nın güvenlik konseyinde ortak bir duruş sergilemelerinin önünü alacak her türlü seçenek Batı için önemlidir. Çin’in Orta Doğu’ya yaklaşmasına gösterilecek müsamaha ise Çin’i Orta Doğu’da ki geçici dengelerde kullanmak içindir. ABD nin artık karışmak istemediği, Fransa dışında hiç bir AB ülkesinin de taraf olmayı göze alamadığı Orta Doğu ve özellikle Suriye, Türkiye’nin tek başına çiğneyip tutabileceği bir lokma değildir. Çin bu bakımdan Orta Doğu için varlığı ile göz dolduracak bir yeni aktör olabilir.

“Yeni Sınır“ (Sincan) ve Türkiye

Çin şu sıralar sadece Türkiye’ye değil, yakınında-uzağında bulunan her ülkeye boncuk dağıtıyor. Özellikle Orta Asya bundan nasibini alıyor. Tabii Rusya bir taraftan, Çin bir taraftan bastırırken Türkiye de bu coğrafyadaki ateşli beklentilerine gem vurmak zorunda kalıyor. G-20 zirvesine giderken Başkan Xi, enerji ve ulaştırma projelerine $30 milyar Dolarlık yatırım sözü vermekle kalmadı, yol üstünde baraj ve yol açılışları yaptı. Bunların hepsi dostluk çerçevesinde ekonomik, siyasi ve stratejik işbirliği. Ama dosta -düşmana bir “duyduk-duymadık demeyin“ mesajı.

Sincan, Çin’ce “Batı Sınırı“ veya “Yeni Sınır“ anlamına geliyor. Çin’in Batı’ya açılan kapısı, hep sorunlu. Bu sorunların en fazla idrakinde bulunan ülkelerin başında ise, Orta Asya değil, Türkiye geliyor. Sincan, her türlü etnik ve dini etkiye açık. Çin bu nedenle Sincan’ı bir güvenlik zafiyeti olarak görüyor. Türkiye’ye, Sincan’a yapacağı etnik ve dini temelli müdahaleleri, iç işlerine karışmak olarak kabul edeceğini sık sık bildiriyor. Bununla da kalmayıp, askeri-sivil projelerle, “yeni ekonomik sınırlar“ını genişleterek, Sincan üzerinde en fazla etkilemek isteyecek Türkiye’yi, üslup ile denetlemeye çalışıyor.

“Uzun Menzilli Füze“ Neyin Güvencesi?

Bu arada Çin, Sincan, İç Moğolistan ve Mançurya’ya da kalkınma ve kalkındırma vaadlerinde bulunmaktan geri kalmıyor. Çünkü buraları zaten tarihi “ipek yolu“nun bir parçası Çin’e göre. Nitekim, Başkan Xi’nin Saint Petersburg’da biten G-20 öncesi Orta Asya turunda verdiği “Trans -Avrasya İpek Yolu“ sözü önemli ses getirdi.

Sincan, enerji ve ulaştırma projeleri ile bezenirse kalkınır. Bir şartla ki herhangi bir dış tahrikin etkisinde kalmasın. Füze projesi ile yolun başındaki Türkiye de hem Çin’in gani kaynaklarından nasiplenir, hem de kendini her fırsatta yere vuran Batı’ya posta koyabilir. Ama, bir şartla ki Çin’in “Batı sınırı“na müdahale etmeyecek, edilmesine izin vermeyecek. Sözler tutulursa herkes kazanır. Pekiyi sözlerin güvencesi ne olacak? Çin’in Türkiye ile derinleşen ilişkiler.

Çin füze anlaşması onanıp yürürlüğe girerse, uzun bir menzilden, Orta Doğu’ya çok yakın bir menzile gelir. Füzelerle, hem kendi “Yeni Sınır“ında(Sincan) güvenliği sağlar; hem yol üzerindeki ülkelerin çıkarlarını gözetir. Bu arada zaten NATO güvenlik kalkanlarının ve Patriot’ların gölgesindeki Türkiye’ye, “Yeni Sınır“ üzerinden yepyeni bir güvence daha verir.

Çin, Orta Doğu’daki petrol ve doğal gaz hevesleri asla sönmeyecek Batı toparlanana kadar, ihtiraslarından yaralanılabilinecek büyük ve büyümek isteyen bir aktördür. Batı onu Orta Doğu’da geçici olarak kabul edebilir. Ama Çin bence kalıcı vaad ve iddialar ile buradadır.Değil mi ki “İpek Yolu“ bu topraklardan geçmektedir. Füze anlaşması, bence Çin için önce yolun başını tutup, sonra yol kesmenin güvencesidir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2693 ) Etkinlik ( 220 )
Alanlar
Afrika 75 633
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantıları’nın ilki, “Stratejik Araştırma, Ağ ve Kapasite Geliştirme” ana teması ile 6 Ekim 2022 tarihinde saat 14.00’te Çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek;

İnsan davranışlarını yöneten en önemli içgüdü hayatta kalmak ise insanın en büyük ihtiyacı güven duymak, yaşamını güvenli koşullarda sürdürmektir. Mekân neresi olursa olsun koşullar; hak ve adaletin, tutarlılığın ve düzenin sağlanması durumunda güvenli hâle gelir. Çağ hangisi olursa olsun güvenli bi...;

İstanbul'da Uluslararası İlişkiler, Kamu yönetimi vb. bölümlerin 3./4. sınıf lisans öğrencisi olup İngilizce B2 ve üstü yeterliliğe sahip, Office programlarını iyi derecede kullanan adaylar STAJ başlığı ile CV ve ön yazı göndererek hemen başvurabilirler. info@tasam.org ;

Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da 30 Eylül sabahı saat 04.30’da, başta Baba Sy Askerî Kampı’ndan olmak üzere bir çok yerden silah sesleri duyuldu. Ardından ise devletin televizyon kanalı olan RTB’nin yayını kesilerek yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki darbeci askerler burada bir bildiri okudu...;

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...