İstanbul’da Küresel Türk Vizyonu Tartışıldı

Haber

2. Dünya Türk Forumu “Türk Diasporası ve Türk Dünyası Vizyon 2023” ana teması İle 03-05 Nisan 2013 tarihlerinde İstanbul’da yapıldı. TASAM Türk dünyası ve diasporalarının yaklaşık elli ülkedeki sivil toplum liderleri,...

2. Dünya Türk Forumu “Türk Diasporası ve Türk Dünyası Vizyon 2023“ ana teması İle 03-05 Nisan 2013 tarihlerinde İstanbul’da yapıldı. TASAM Türk dünyası ve diasporalarının yaklaşık elli ülkedeki sivil toplum liderleri, akademisyen, düşünce ve kanaat önderlerini Dünya Türk Forumu ile İstanbul’da ikinci kez buluşturdu.

“Dünya Türk Forumu“ (DTF), Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından projelendirilmiş ve 20-22 Ekim 2010 tarihinde İstanbul’da düzenlenen uluslararası niteliği yüksek ve geniş katılımlı bir toplantı ile kurumsallaştırılmıştı. 1. DTF Toplantısı’na, Türk dili konuşan ülkeler ile Türk Diasporalarının bulunduğu ülkelerin de dahil olduğu 60 farklı ülkeden düşünce ve kanaat önderleri, sivil toplum ve düşünce kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler, Türkiye ve katılımcı ülkelerden parlamento üyeleri, Devlet Temsilcileri, İlgili Uluslar arası Örgütler ve kuruluşların üst yöneticileri, gözlemci diplomatik misyon temsilcileri ve ilgili uzmanlar ile medya temsilcileri katılmışlardı.

Açılış konuşmalarını Kosova Cumhuriyeti Kamu Yönetimi Bakanı Mahir YAĞCILAR, Edirne Valisi Hasan DURUER, 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti“ Eskişehir Valisi Dr. Kadir KOÇDEMİR, Türk Konseyi Genel Sekreteri Büyükelçi Halil AKINCI, TÜRKSOY Genel Sekreteri Prof. Dr. Düsen KASSEİNOV, Kazakistan’ın Ankara büyükelçisi Canseyit TÜYMABAYEV ve TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY’un yaptığı 2. Dünya Türk Forumu 3 gün sürdü.

Açılışta yaptığı konuşmada 2010 yılı sonunda Dünya Türk Forumu’nun ilkini çok geniş bir katılımla gerçekleştirdiklerini, Türk Dünyasında bugüne kadar yapılan toplantıların daha çok bağımsız Türk devletleri ve bazı özerk cumhuriyetlerle sınırlı kaldığını, bu toplantıların farklı ülkelerde yaşayan azınlıkları ifade eden Türk diasporalarını kapsamadığını belirten TASAM Başkanı Süleyman Şensoy ilk Forum’la birlikte hem Türk Dünyası hem de Türk diasporaları kavramı kapsamında mümkün olduğunca çerçeveyi geniş tutmaya çalıştıklarını söyledi.

İlk Forum’da kabul edilen deklarasyona göre çok şey yapılıp ve mesafe kat edildiğini belirten Şensoy bunların en önemlilerinden birisinin 12 kişiden müteşekkil “Akil Kişiler Kurulu“nun oluşturulması olduğunun altını çizdi. Çalışmalara yön ve vizyon verecek, gerektiğinde operasyonel görev yapacak heyetin ilk toplantısını 2. Forum öncesinde çok başarılı bir şekilde gerçekleştirdiğini söyleyen Başkan Şensoy “2013 yılı içerisinde bu kurulun danışma görevi dışında Türk Dünyası ile ilgili bir sorunla ilgili ya da jenerik bir konuyla ilgili operasyonel görev üstlenmesini de istiyoruz. Bu konuda mutabakat var. Fakat görevin ne olacağı konusunda ilgili kurumların da görüşlerini alarak önümüzdeki günlerde netleştireceğimizi söylemek isterim“ dedi.

BAŞKAN ŞENSOY: “TÜRKLÜK İSLÂMIN VÜCUT BULMUŞ HÂLİDİR“

Yaşadığımız dönemde dünyanın, tarihin kırılma noktalarından birini yaşadığını ve çok boyutlu bir dünya sistematiğinin şekillendiğini, çok kutuplu yeni bir sistemin kurulduğunu ve buna bağlı olarak olağanüstü bir rekabet ortamında farklı yeni parametrelerin belirdiğini dile getiren Başkan Şensoy ülkelerin önümüzdeki 10 yılda yapacaklarının yüzyılın kalanında nerede olacaklarını belirleyeceğini “dolayısıyla, sadece din, dil, tarih, coğrafya gibi etmenlerin bizi kurtaracağını, bizi bu çok boyutlu rekabette başarılı kılacağını zannedersek yanılırız“ dedi.

Şensoy sözlerini şöyle sürdürdü “Türkiye başta olmak üzere dost ve kardeş devletlerin önündeki zihinsel eşiğin medeniyet, refah ve teknoloji üretecek bir insan kaynağına ulaşılması, bu insan kaynağının yüksek katma değer üretecek bir ekonomik sistem ortaya çıkarması, bu ekonomik sistem neticesinde de uluslararası işbirlği ve iş paylaşımında ciddi pay alınması şeklinde yeni bir reçetenin önümüzde durduğunun altını çizmek isterim.

Başkan Şensoy sözlerini şöyle sürdürdü “Böyle bir çerçeve içerisinde Türkiye’nin 2023 Vizyonu’na benzer biçimde, 2040’ı, 2020’yi ve 2030’u hedef alarak benzer projeksiyonlar yapan Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan gibi dost kardeş ülkeler olduğunu biliyorum. Tüm dost kardeş Ülkelerin kendi iç dinamiklerinde, dış dinamiklerinde ve diasporalarında ortak bilince, ortak hareket etme kültürüne hizmet etmek ve kendi ülke merkezlerini güçlendirmek noktasında çok büyük çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Bu anlamda hem kardeş Türk devletleri arasında hem de onların diasporaları arasındaki ilişkilerin derinleşmesine ve Ülkelerin gelecek vizyonlarına, diasporalarının da katılımı ve destek vermesi noktasında bu forumun önemli stratejik katkı sağlamasını diliyorum.

Tabi içerisinde yaşadığımız dönemde, mikro milliyetçilik olgusu, birçok yan ve alt kavramlarla yeniden tartışılıyor. Ama Türklük dediğimiz kavramın özellikle son 1000 yıldır İslâm’ın vücut bulmuş hâli olduğunu, istense de bir etnik kökene indirgenmesinin mümkün olmadığını, bu özelliğini en az 1000 yıl önce kaybettiğini ve bir medeniyet çerçevesi olarak şekillendiğini görmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü böyle bir medeniyet çerçevesi içerisinde değil de Türklüğü bir etnik köken olarak algılarsak, hem tarihi mirastan hem de bu tarihi mirasın yüklediği gelecekten ve sorumluluktan da mahrum kalacağımızın altını çizmek istiyorum. Çünkü İslâm’ın temsili noktasında vücut bulunan bir medeniyet çerçevesi; Türk medeniyeti çerçevesi anlayışının hem bölge için, hem Türk devletlerinin kendileri için, hem de insanlık için önemli bir denge unsuru, alternatif bir umut olduğunun da tarihsel mirasa bakarak altını çizmek isterim. Bu anlamda kısır tartışmalardan uzak durarak, Türklüğü bir medeniyet çerçevesi içerisinde değerlendirerek, onu slogan ve hamasetten daha ileriye taşıyacak olanın güçlü devletler, güçlü toplumlar ve güçlü bireylerle refah, medeniyet ve teknoloji ölçeğinde yüksek temsille temsil etmek olduğunun altını çizmek isterim“.

Tam Metin için Lütfen Tıklayınız

2. Dünya Türk Forumu’nun açılış konuşmacılarından Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev ise konuşmasında Türk Dünyası entegrasyonu çerçevesinde Türk ve Kazak inisiyatiflerini değerlendirdi. Büyükelçi Tüymebayev Nahçivan zirvesi, Latin alfabeye geçiş, ortak Türk kültürü gibi Türk Dünyası’nın entegrasyonu için temel konularından bahsetti.

TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov açılış konuşmasına Dünya Türk Forumu’nun Türk Dünyası için önemini vurgulayarak başladı. Aytmatov’un bahsettiği ‘fikir yüklü kervanlar’ sözlerini hatırlattığı konuşmasında Forum’da bulunan, dünya’nın farklı yerlerinden gelen fikir adamlarının, mütefekkirlerin düşünce alışverişlerinin öneminin altını çizdi. TÜRKSOY’un temennisinin ortak Türk kültüründen yana olduğunu belirten Kaseinov daha yapılacak çok iş olduğunu söyledi. Konuşmasında UNESCO’da yapılan ortak Nevruz kutlamalarından da bahseden Türksoy Genel Sekreteri, ortak Türk kültürünün dünyaya tanıtımının önemini vurguladı. Kaseinov son olarak Türk dünyasının eksikliği olan ‘ortak dil’ meselesine değinip bu kapsamda yıllık ortak dil bayramı yapılması gerektiğini belirtti.

Türk konseyi Genel Sekreteri Büyükelçi Halil Akıncı konuşmasına Türk konseyi hakkında genel bilgiler vererek başladı. Akıncı, Türk Konseyi’nin kültürel ve eğitim alanındaki faaliyetlerinden de bahsederek bunların entegrasyon sürecinde önemli unsurlar olduğunu belirtti. Türk milletinin uzun vadeli projelere alışık olmadıklarını söyleyen Akıncı değişen “Avrasya coğrafyasında varlık göstermek istiyorsak kendimizi uzun vadeli projelere hazırlamamız gerekir“ dedi. Belirlenen yoldan sapılmadığı müddetçe uzun vadeli projelerin gerçekleşebileceğini vurgulayan Akıncı sayılarına rağmen Türk diasporasının etkisiz olduğundan, entegrasyon sürecinde onların da üstüne düşeni yapmaları ve yaşadıkları ülkelerde Türk kültürünü yaşamaları, yaşatmaları ve tanıtmalarının önemli olduğunu söyledi. Akıncı son olarak entegrasyonun ortak geçmiş, ortak kültür gibi unsurlardan ziyade, stratejik gelişmelerden dolayı gerektiğinin altını çizdi.

Edirne Valisi Hasan Duruer açılış konuşmasında yeni bir çağın şekillendiği günümüzde hem birey, hem kamu görevlisi hem de millet olarak omuzlardaki sorumluluğu daha da arttıran önemli dört husustan bahsetti. Bunların küreselleşme, günlük hayata, tüm zamanlarda hiç olmadığı kadar giren teknoloji, bulunduğumuz coğrafya ve gururla taşımamız gereken tarihimiz olduğunu belirtti. Dört hususu dikkate alarak, Cumhuriyetin kuruluşunun 100. Yılı 2023’e dair önemli hedeflerin bulunduğunu ve bunlardan birinin dünyanın ilk on ekonomisi arasına girmek olduğunu söyleyen Vali Duruer “2023 yılının Türk Cumhuriyetlerinin 30. Bağımsızlık yıldönümüne denk gelmesi, Türkiye’nin, 2023’e dair geliştirdiği tecrübeleri kardeşleriyle, kardeşçe paylaşması için bizlere bir fırsat sunuyor. Edirne Valisi olarak bu fırsatın en iyi şekilde değerlendirileceğine inanıyor, 2. Dünya Türk Forumu’na katılan sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum“ dedi.

Astana’dan sonra Türk Dünyası Kültür Başkenti olan Eskişehir İlinin Valisi Kadir Koçdemir de açılış konuşmasına Adem ile Havva’dan bu yana dünya’nın fiziki açıdan az ya da yok sayılacak kadar az değiştiğinden bahsetti. Bununla birlikte yaşadığımız dünya da fiili alemin oluşundan ve bu alemin mensubiyet hislerine dayalı olarak oluştuğunu, değişken karaktere sahip olduğunun altını çizdi. AB’yi örnek vererek, 2. Dünya savaşından sonra dünyanın belirli yerlerinde bölgesel entegrasyon süreçlerinin olduğunu ve Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada bu entegrasyon sürecinin olmadığını belirtti. Vali Koçdemir, “bu anlamda fiili âlemimizi fiziki âlemimizle örtüştüremezsek, etken değil edilgen oluruz“ dedi. Konuşmasının sonunda da Eskişehir’in Türk Dünyası kültür başkenti olduğunu hatırlattı ve Eskişehir’in Gaspıralı’nın ülküsünü gerçekleştirmekte önemli potansiyele sahip olduğunun altını çizerek, bu bağlamda toplantının önemini tekrarlayarak konuşmasına son verdi.

Son açılış konuşmasını yapan Kosova Kamu İdaresi Bakanı Mahir Yağcılar konuşmasının başlangıcında genel konulara değinerek diasporanın önemini vurguladı. Temennisinin Türk entegrasyonundan yana olduğunu belirten Bakan bu kapsamda bazı sorunlara karşı ortak tedbir alınmasını ve ortak hareket edilmesini önerdi. Bunu da gerçekleştirmek için koordinasyonun gerekli olduğunu belirten Bakan Yağcılar bu oluşacak koordinasyon için potansiyel’in var olduğunu savundu. Konuşmasının devamında Kosova Türklerinin bazı sıkıntılara rağmen Türk kültürünü yaşatmaya çalıştıklarını belirten Bakan Kosovalı Türklerin Türkiye’yi anavatan olarak gördüklerini de söyledi. Kosovalı Türkler olarak hem Kosova’da hem Avrupa’da Türk kültürünü yaşamaya ve tanıtmaya gayret ettiklerinin altını çizdi. Bunları başarmalarının nedenlerinden bir tanesin sivil örgütlenme olduğunu belirten Bakan konuşmasına diğer katılımcılara başarı dileklerinde bulunarak son verdi.

Âkil Kişiler Kurulu da Toplandı

2. Dünya Türk Forumu’nun birinci gününde ilk Forum’la oluşturulan Âkil Kişiler Kurulu Toplantısı da gerçekleştirildi. Kurul şu isimlerden oluşuyor: Büyükelçi Halil AKINCI, Prof. Dr. Ahat ANDİCAN, KKTC Eski Başbakanı Hakkı ATUN, Dr. Veyis GÜNGÖR, Prof. Dr. Hakkı KESKİN, Prof. Dr. Kadırali KONKOBAYEV, Prof. Dr. Onur Bilge KULA, Prof. Dr. Emine GÜRSOY NASKALİ, Anar RIZAYEV, Olcas SÜLEYMENOV, Prof. Dr. Vamık VOLKAN ve Prof. Dr. Nadir DEVLET.

Geleceğe Yön Verecek Konular Masada

Forum’da 3 gün boyunca 12 oturumda Türk Dünyası ve Türk Konseyi 2023 Vizyonu, Türk Diasporaları 2023 Vizyonu, Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Devletleri Vizyonu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Vizyon 2023, Vizyon 2023 Gelecek Yüzyılın Stratejisi?, Küresel Kamu Diplomasisinde Türk Diasporası 2023 Perspektifi, Ermeni Diasporaları Vizyon 2015 ve Türk Diasporaları Vizyon 2023, Türkiye ve Bağımsız Türk Cumhuriyetleri İlişkilerinde Bilanço ve Yeni Arayışlar, Yurtdışındaki Türklerin Diasporalaşma Süreci ve Dış Politikaya Etkisi ve Ortak Türk Kültürü - Vizyon 2023 Konuları ele alındı.

Detaylar için lütfen tıklayınız;

1.Dünya Türk Forumu

2. Dünya Türk Forumu Bloğu

2. Dünya Türk Forumu İstanbul Deklarasyonu ( Taslak )

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Açılış Konuşması

2. Dünya Türk Forumu Fotoğrafları

http://www.dtf.tasam.org

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2675 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 629
Asya 98 1056
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1367 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 290
Orta Doğu 22 599
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 181
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2033 ) Etkinlik ( 80 )
Alanlar
Türkiye 80 2033

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 103. Yıldönümünü kutluyoruz. Bu bayramla özdeşleşen Bandırma Vapuru veya gemisini de hatırlamamak mümkün değil. Avrupa 18. Yüzyılda, gemi inşa sanayisindeki usta çırak ilişkisini sonlandırarak, kâğıt üzerine aktarılan teknik çizim planlarına göre g...;

Günümüzde terörizm, son yıllarda kaydettiği gelişim ve almış olduğu görünüm açısından uluslararası barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Tarihsel açıdan terörizm, 19. yüzyılın sonlarında Batı dünyasında yaygın şekilde görülmesine karşın, 1970’li yılların başında terör çalışmaları sosy...;

Huriye Yıldırım Çınar, Afrika Enstitüsü’nün eş-direktörü olarak TASAM ailesine katıldı. TASAM Afrika Enstitüsü, Eş-Direktör Afrika Uzmanı Huriye YILDIRIM ÇINAR ile yeni bir sinerji ve yapılanma içinde olacak. Enstitü bünyesinde oluşturulacak yeni kurul ve çalışmalarla ilgili gelişmeler ve yoğun günd...;

Çin yaklaşık olarak on yıldır Afrika kıtasındaki en büyük yatırımcı sıfatına haiz. Ayrıca Çin Gümrük Genel İdaresinin açıkladığı rakamlara göre Çin ve Afrika kıtası ülkeleri arasındaki ticaret hacmi bir önceki yıla göre %35,3’lük bir artışla 254,3 milyar dolara ulaşmıştır.;

Avrupa Birliği’nin Küresel Geçit (KG) projesinin; Çin’in uzun vadeli “siyasi” hedefleri olduğu anlaşılan yatırım stratejisinin konjonktürel değişikliklerle birlikte giderek zemin kazanmasına karşı ve esas itibarıyla Batı Avrupa ve ABD’den oluşan G7 grubunun küresel vizyonuna temellenen “united” (bir...;

Çin’in “Orta Krallık” konseptini bırakarak Mavi Su Donanması’na geçiş yapmasıyla birlikte artan ekonomik, siyasi ve askeri gücünün bir fonksiyonu olarak coğrafya telakkisinde de açık şekilde bir değişim gözlemlenmektedir. ;

Çağımızın stratejik hammaddeleri olan Nadir Toprak Elementleri (NTE-Rare-Earths) günümüz teknolojisinin vazgeçilemez temel girdilerindendir. Bu ham maddeler olmadan ileri teknoloji ürünü olan araç ve vasıtaları üretmek mümkün değildir. ;

Bilindiği üzere SSCB’nin yıkılmasının ardından siyasi, askerî ve sosyo-ekonomik açıdan çeşitli zorlukla mücadele eden Rusya Federasyonu’nun kısa sürede toplanıp yeniden küresel güç olmak hedefinde Afrika önemli stratejik konuma sahiptir.;

4. İslam Dünyası İstanbul Ödülleri Töreni

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya İslam Forumu Yetkin Kişiler Grubu Toplantısı 10

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2022 - 14 Haz 2022
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.