Mısır Nasıl Kurtulur?

Makale

Mısır 1 milyon kilometre karelik geniş bir alana yayılmış ve 88 milyon nüfusu olan bir ülke....

Mısır 1 milyon kilometre karelik geniş bir alana yayılmış ve 88 milyon nüfusu olan bir ülke. Çöl ve yarı çöl toprakları dışında yaşanabilir ve ekmek kazanılabilir alanların kısıtlı olması dolayısı ile özellikle Kahire’de insanların üst üste yaşadığı zehabına kapılmamak elde değil. Sadece canlılar üst üste yaşasa yüreğim yanmaz. “Ölüler ve yaşayanlar“ şehrindeki, Mastaba’larda, insanların kendi ölüleri ile birlikte yaşamaları, çaresizlikten mi? Geleneklerden mi? Galiba her ikisinden de…

7000 yıldır birlikte Yaşamak

Ülkenin can damarı Nil, etrafını saran mahşeri kalabalıklar yüzünden yatağında her daim kahverengi akıyor. Kirlilik bu ülkede diz boyu veya Firavunlar döneminden beri edindikleri temizlik telakkileri bambaşka. Az buz değil işte 7000 yıllık bir tarihin esintilerine her köşede rastlamanın mümkün olduğu bu ülkede, en dikkat çekici görüntülerden bir kaçı, gençlik, pejmürdelik, derbederlik ve fakirlik.

Kişi başına geliri, parasal ölçülerle 3300, satın alma gücü ölçüsüne göre 6300 Dolar olan Mısır, aslında Arap Orta Doğunun en çeşitlemiş ekonomik yapısına, en gelişmiş kurumsal ve idari yapısına ve en karmaşık bürokrasisine sahip. Gelin görün ki, iyi eğitim alamayan genç nüfus ve yaygın işsizlik Mısır için hem Arap Baharı öncesinin, hem de Bahar sonrasının temel kâbusu olmaya devam ediyor.

Kaderin Ağlarını Bozmak

Fakirlik elbet Mısır’ın kaderi olmamalıydı. Ama yıllardır atıl bürokrasi ve müstebit yönetimlerin dişli çarklarında un ufak olan reformlar ülkeye çağ atlatamayınca, demokrasinin yeşeremediği topraklarda, ideolojik ayrışma, görünür ve görünmez uçurumlar yaratmış. Bu da sağduyuyu ambargo altına almış. Yine de Tahrir meydanında başlayan başkaldırılar, her cins, her renk ve her sınıftan insanı günlerce, gecelerce bir değişim yakarışı ile bir arada ve omuz omuza tuttuğunda, hepimiz soluk tutup Mısır’ı izledik.

21. yüzyılda gerçeğe yakın ilk demokrasi deneyimini bitmez tükenmez seçimlerle tadan Mısır, şimdi yolun sonuna hızla yaklaşıyor. Artık bu ay, kiminle ve hangi yana yalpalayarak yola devam edecekler belli olacak. Meşruiyeti tartışılmayan bir seçim daha yaşamalılar, kafalarda gelecek ile ilgili tereddütler yaşatmayacak bir kişiyi seçmeliler ki, kaderin oyununu bozsunlar.

İlk defa Umuda Kapı Aralanıyor

Mısır’da ilk defa geçen ay sınaî büyüme rekor değerlere ulaşmaya başladı. Genel ekonomik büyüme hala düşük düzeyde kalsa bile, %26 yı aşan sınaî büyüme, herkesin iş başı yapacak kadar güven tazelediğini ve boş kapasitenin üretim ile doldurulmaya başladığını gösteriyor. Elbette, eski değil, modern sistemleri devreye sokmaları lazım. Kaliteli üretimi ve dolayısı ile rekabet güçlerini attırmaları lazım. Hizmet etkinliği azaltan, laçkalığı, keyfiliği ve trafik keşmekeşini azaltmaları lazım. Ama her şeyden önce birbirlerinle barış içinde olmaya devam etmeleri lazım. Birbirlerine güvenmeli ve çalışmalılar. İç barışı güvence altına alırken, dış barışı da korumaları ve güçlerini gereksiz sürtüşmelere harcamamaları lazım.

Bölge ve Dünya için İstikrarlı bir Mısır Gerek

Mısır, Orta Doğu için önemli bir ülke. Bölgede güç dengesini korumak, ideolojik sapmalardan, radikal eğilimlerden korumak, yeteneğini aşan güç söylem ve gösterilerinden bölgeyi korumak için istikrarlı bir Mısır gerek.

Mısır dünya için de çok önemli. Zaten bu nedenle ki en fazla ABD yardımı alan ülkelerin başında geliyor. Ciddi kısıtları ama aynı zamanda potansiyeli olan bir ülke. Mısır dünyaya eşi menendi bulunmayan bir kültür mirası sunuyor. Her insanın keşke imkânı olsa da bir kez gidip Mısır’ı görebilse. Ama keşke Mısır istikrarı ile buna izin verebilse. Sina çöllerinde yarattıkları turizm cennetini yine kendi elleri ile yıkmaları neye yaradı ki? Şimdi o gri çöl, haydutların barınağı oldu çıktı.

Mısır doğal gaz ve petrol bulana kadar, şu anda çok göz kamaştırmasa bile tüm alt yapısını bir doğal servete bağlı olmadan yaptı. Doğanın verdiği ilave olanakları bir bölgesel işbirliği ruhu içinde kulansa iyi olmaz mı? Açıkçası bana Kıbrıs Cumhuriyeti ile yaptığı, yapmaya niyet ettiği anlaşmalar bile ters gelmiyor. İş ki ayırım gözetmeksizin Doğu Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerle işbirliği yapsa, eski arka bahçesi Gazze’nin de elinden tutsa fena mı olur?

Keşke bir “Mısır Barış İnsiyatifi“ Olabilseydi

Şu Orta Doğu’da her tülü barış insiyatifi denendi. Geriye ne Oslo süreci kaldı, ne Paris Protokol’ u hani imkansızı düşlemek güzel ya! Doğruya doğru Türkiye insiyatifi de, adı ister İstanbul, ister Ankara ile başlasın pek bir şey sağlamadı. Ya barış girişimi kendi evinin içini düzene koyar koymaz Mısır’dan gelseydi? Acaba maya tutar mıydı?

Açıkçası, adı ister Ebul Futuh, ister Mursi, isterse Şefik olsun. Yaklaşımı önce Mısır’a barış ve refah, sonra bölgeye barış ve huzur getirmek olmalı. Mısır ancak böyle kurtulur. Böyle bir Mısır ile sade kendileri değil herkes övünebilir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2692 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 632
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2039 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2039

Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da 30 Eylül sabahı saat 04.30’da, başta Baba Sy Askerî Kampı’ndan olmak üzere bir çok yerden silah sesleri duyuldu. Ardından ise devletin televizyon kanalı olan RTB’nin yayını kesilerek yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki darbeci askerler burada bir bildiri okudu...;

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Gorbaçov’un kişiliğinin gizemi, insan Gorbaçov ile devlet adamı Gorbaçov arasındaki ayrıma dayanıyor. Çok farklı iki insandı. Ütopyasının özünde saf bir Leninizm’in olduğu bir Sovyetler Birliği ve Lizbon’dan Vladivostok'a barışçıl bir şekilde uzanan bir Avrupa vardı. O, iktidardaki entelektüelin büy...;

İnsanlığın karşı karşıya olduğu son dönemin en önemli tehdidi şüphesiz iklim değişikliğidir. Küresel ölçekte felaket senaryolarının merkezinde yer alması bunun göstergelerindendir. Buna karşın iklim değişikliği sorunu, kriz olgusunun doğası gereği içerisinde tehditlerle birlikte birtakım fırsatları ...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.