Finans, Bankacılık ve Kalkınma 2023 Çalışma Kongresi (Sonuç Deklarasyonu)

Haber

1 - “Finans, Bankacılık ve Kalkınma 2023 Çalışma Kongresi” 19-20 Nisan 2012 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve verimli bir ortam içinde cereyan etmiştir....

Sonuç Deklarasyonu

Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 | Stratejik Lokomotif Sektörler

FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ÇALIŞMA KONGRESİ

( 19 - 20 Nisan 2012, Ortaköy Princess Hotel İstanbul )

1 - Finans, Bankacılık ve Kalkınma 2023 Çalışma Kongresi“ 19-20 Nisan 2012 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve verimli bir ortam içinde cereyan etmiştir.

TASAM Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından Şekerbank’ın ana sponsorluğunda düzenlenen Kongre’de; sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde, finans, bankacılık ve kalkınma politikaları konusunda ulusal düzeyde gerekli tüm çerçeveler hususunda proaktif etkileşim ve öneriler geliştirmek üzerine odaklanılmıştır. Toplantı’ya; banka ve sigorta yöneticileri, akademisyenler, özel sektör yöneticileri, kalkınma ajansı temsilcileri ve medya temsilcileri başta olmak üzere ilgili çevrelerden her düzeyde katılım sağlanmıştır. 2023 hedefleri açısından, Türkiye’nin bölgesel güç ve küresel aktör adayı olarak ciddi bir ekonomik güç haline gelmesi ve sürdürülebilir kalkınma sağlaması için büyük önem arz eden finans ve bankacılık sektörü ile kalkınma arasında ilişki kurarak bütüncül bir perspektif çizilmeye çalışılmıştır.

2 - Kongre kapsamındaki oturum ve müzakere süreçlerinde; “Türkiye Ekonomisinde Kalkınma Süreci ve Finans Sektörü İlişkisi“, “AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık Sektörü“, “Yabancı Banka ve Finans Kuruluşlarının Türk Finans Sistemine Etkileri“, “Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar“, “Küresel Finansal Kriz Sonuçları ve Türk Finans Sektörüne Etkileri“, “Türk Finans Sektöründe Fırsat ve Risk Öngörüleri 2023’e Doğru Türk Finans Piyasalarına Genel Bakış“ konuları ele alınmıştır.

3 - 2008 yılında yaşanan küresel finansal kriz, başta gelişmiş ekonomileri olmak üzere gelişmekte olan ülkeleri de derinden etkilemiştir. ABD’de baş gösteren ve Mortgage sistemindeki çöküşe dayanan mali kriz; türev ürünlerin çeşitliliği ve bu ürünlerin uluslararası finans piyasalarındaki kredibilitesi nedeniyle tüm dünya ekonomilerine yayılmış, kötü etkilerinin hemen her ülkeye sirayet etmesine neden olmuştur. Kriz’in yayılmasıyla uluslararası finans kuruluşlarında ciddi kayıplar ve beraberinde büyük iflaslar yaşanmış. Sonuçta tüm dünyanın içine düştüğü likidite krizi nedeniyle büyük bir ekonomik buhran yaşanmaya başlamıştır. Bu süreçte Türkiye, benzer tecrübeleri 2000-2001 krizi ile yaşamış olup gerekli önlemleri daha önceden aldığı için diğer ülkelere nispeten daha güçlü bir duruş sergileyebilmiştir.

4 - 2000 ve 2001 krizlerinin ardından gelen regülasyon süreci ve bankaların yeniden yapılandırılması üzerine başta sermaye yeterlilik rasyosu olmak üzere bankalarca kullandırılan kredi kalitesinin artırılması, takibe düşen alacak oranlarının azaltılması gibi konularda önemli adımlar atılmıştır. Bununla beraber uluslararası türev ürünlerin Türk finans piyasasında fazla işlerlik kazanmaması da krizin olumsuz etkilerinin daha az yaşanmasına neden olmuştur.

5 - 2012 yılı ile beraber; 2008 küresel finans krizinin dünya ekonomilerinde açtığı yaraların sarılmaya başlandığı ve iyimser bir sürecin başladığı ileri sürülmektedir.

6 - Bankacılık açısından önemli kriterler olarak addedilen “krediler/millî gelir“, “mevduat/millî gelir“ gibi göstergeler, ülkemizde daha düşük seviyelerde seyretmeleri itibariyle söz konusu gelişme potansiyelini ortaya koymaktadır.

7 - Bunun yanı sıra ülkemizde pek kullanılmayan ancak uluslararası piyasalarda işlerlik kazanmış birçok finansal ürün, gelecek dönemde Türk finans sektörü için de önemli bir potansiyeli ve itici gücü ifade etmektedir. Böylece artan finansal derinleşme ile beraber gelinecek noktada önemli olan husus, bu ürünlerle ilgili süreçlerin iyi regüle edilerek yönetilmesidir.

8 - Türkiye açısından bakıldığında, yakın gelecekte finans sektörünün önünde büyük bir gelişme potansiyeli mevcuttur. Bu nedenle, bankacılık sisteminin yeniden tanımlanarak sürece göre geliştirilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Sistem içindeki diğer aktörlerin de ayrıca geliştirilmesi gerekmektedir.

9 - Sektörde yenilik olarak altın bankacılığına geçilmesiyle birlikte “yastık-altı“ birikimin ekonomiye kazandırılması gerekmektedir. Bu çerçevede altın transfer sistemi projesi ivedilikle uygulamaya geçirilmelidir ( elektronik altın transferi, döviz eft gibi ).

10 - Katma değer yaratacak bir eğitim planı oluşturulmalıdır. Yükseköğrenim kredileri önerisi uygulanmalı ve uzun vadeli finansal yatırım kazanılmalıdır. 4-5 yıllık eğitim, 5-10 yıl vade ile desteklenerek söz konusu sistem geliştirilmelidir.

11 - Cari açık yapısal açıktır ve büyük ölçüde enerji açığından kaynaklanmaktadır. Ekonomiyi iyileştirmek adına cari açığın yönetilmesi ve daraltılması gerekmektedir.

12 - Doğrudan yabancı yatırımların azalması içeride risk oluşturacağından, bu noktada alınan önlemlerin çeşitlendirme ve Türk sermayeli şirketlerin stratejik rekabetinin korunması temelinde yoğunlaştırılması gerekmektedir.

13 - İstanbul’un 2023 yılında finans merkezi olabilmesi için yeni yatırımcılara kolaylıklar sağlanmasının yanında yasal ve yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve şehrin yaşanabilir hale getirilmesi gibi önlemler alınmalıdır.

14 - 2023 yılı yol haritası doğrultusunda; başarılı regülasyon, düzenleme ve denetleme faaliyetlerinin titizlikle sürdürülmesi gerekmektedir.

15 - Kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesi, tasarruf teşviklerinin artırılması ve yabancı yatırımların teşviki büyük önem taşımaktadır.

16 - Makroekonomik politikaların etkinlik sınırları içinde uygulanması ve özellikle risk yönetim süreçlerinin kurumsal bir altyapı altında finans, bankacılık ve kalkınma sektörü açısından işlerlik kazanması Türkiye’nin 2023 vizyonu başarısının temel kriterlerindendir.

17 - Kolay ikame edilir ticari malların ihracatı ile değil, derinliği olan, teknolojisi olan ve Türkiye lehine mülkiyet transferi de içeren bir ekonomik açılım noktasında bankalar direkt yatırım yaparak yahut müşterilerinin bu anlamda genişlemesini bilgi ve finansla destekleyerek yüksek katma değer üretimini yönetmeli ve teşvik etmelidir.

19 - 20 Nisan 2012, İstanbul

Detaylı Bilgi için Tıklayınız

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2000 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2000

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...