Barbaros’un Vasiyetnamesi

Makale

İstanbul’da Beşiktaş’a yolu düşenler vapur iskelesinin hemen yakınında bir türbe görürler. Bu türbe Türk tarihinin en büyük denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa’ya aittir. Arkasında bıraktığı reisleri ve levendleri onu hiç bir zaman unutmadılar....

İstanbul’da Beşiktaş’a yolu düşenler vapur iskelesinin hemen yakınında bir türbe görürler. Bu türbe Türk tarihinin en büyük denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa’ya aittir. Arkasında bıraktığı reisleri ve levendleri onu hiç bir zaman unutmadılar. Hayrettin Paşa’nın türbesi Osmanlı Donanmasının her sefere çıkışından önce ziyaret edildiği kutsal bir mekana dönüşmüştür. Barbaros’un ölümünden sonra, Donanmay-ı Hümayun, her sefere çıkışında, bütün toplarını kuru sıkı ateşleyerek Beşiktaş’ta onun türbesi önünden gemi gemi, filo filo geçerek Marmara ve Akdeniz’e açılmıştır. Daha önce levendler, bölük bölük gelip türbeyi ziyaret eder ve Fatiha okurlardı.2

Beşiktaş önünden ayrılan Donanma Sarayburnu’na gelince, bu dehşetli merasimi seyreden ve Alay Köşkünde bulunan padişahı da, ikinci defa toplarını ateşleyip selamlardı. Öyle ki, donanmanın bir kısmı Beşiktaş önlerinden geçerken, baştaki filolar Sarayburnu’na erişmiş bulunurdu. Bu surette Beşiktaş ve Sarayburnu’ndan aynı anda yükselen binlerce top sesi, Karadeniz’e kadar yayılırdı. Bu tüyleri diken diken eden bir merasimdi ki, tarifi kabil değildir. Merasimin inceliği, Osmanlı kanından gelmiyen bir ölüye, padişah ile aynı derecede saygı gösterilmesidir ki, peygamberler ve Mevlana gibi bir iki evliyay-ı kiram (evliya soyundan) hariç, Osmanlı Türkiyesi’nde hiç kimse ölümünden sonra böyle bir mucize yaratmamıştır.3

Osmanlı Devleti’nin kaptan paşaları da, hil’atlerini Barbaros'un Beşiktaş'taki türbesinde giyerlerdi, bu törende dua edilir ve fakir fukaraya yemek verilirdi. Hayrettin Paşa yaşamında bir hayli sene bilfiil deniz ticareti, 7 sene kadar şanlı bir korsanlık, 16 sene Cezayir’de hükümdarlık ve 13 sene de Osmanlı İmparatorluğunun en parlak devrinde o devre layık şekilde Kaptanı Deryalık yapmıştır.

Bu saygın denizcinin vasiyetnamesi de en az yaşamındaki kadar ilgi çekicidir. 16 Temmuz 1546 yılında vefat eden Hayrettin Paşa, bütün malı, mülkü ve parasının eğitime harcanmasını vasiyet etmiştir. Hayrettin Paşa’nın yalnız İstanbul içinde ve muhtelif yerlerde 15 adet irili ufaklı akarı vardı ki; bunların hepsini yalnız Beşiktaş meydanındaki 12 yatılı öğrencisi bulunacak medresesine gelir temin etmek üzere vakfetmiştir. Bu arada, Hayretin Paşa’nın kendi baba ocağı olan Midilli Kalesi içinde yaptırdığı medreseyi, hamamı ve çeşmeyi de unutmamak gerekir. Midilli Adasına yapılacak ziyarette Türk izlerinin en çok bulunduğu yer olan heybetli Midilli Kalesinin mutlaka gezilmesi gereklidir. Hayrettin Paşa’nın Cezayir’de de bir hayli akarı olduğu ve fakat onları yine Cezayir’de yaptırmış olduğu cami ve çeşmelere gelir temin etmek üzere vakfettiği bilinmektedir. Hatta daha önceki sayılarda anlatıldığı üzere, Hayrettin Paşa’nın 1543-1544 tarihindeki Fransa seferinde, Fransızların masrafları yeterince karşılayamaması nedeniyle kendi gelirlerinden de harcama yaptığı söylenmektedir.

Hayrettin Paşa’nın İstanbul’daki akarları şunlardır.

  1. Zeyrek yokuşunun üstünde erkek ve kadın için olmak üzere yeni iki çinili hamam
  2. Zeyrek yokuşunun altında yan yana bir fırın ile bir değirmen
  3. Unkapanı’nda Müderrisoğlu Mahallesinde birbirine bitişik üç ev
  4. Balat kapısında Parmakkapı isimli yerde birbirine bitişik üç ev
  5. Karagümrük’te meyve ağaçları dolu bir bahçe içinde iki katlı büyük bir konak
  6. Ayvansaray kapısında kıpti odaları ismi ile anılan ve birbirine bitişik oniki oda ve bir sofalı bina
  7. Balık Pazarı’nda Halil Paşa Mahallesi’nde Yahudi Hane de denilen iki katlı bir han
  8. Mahmutpaşa’da Boyacılar Sokağı’nda bahçe içinde büyük bir konak
  9. Kadırga’da Altı Ocak Sokağı’nda birbirine bitişik altı dükkan
  10. Balat’ta Kesmekaya mevkiinde Yahudi Hane de denilen birbirine bitişik iki han
  11. Galata’da Kürkçü Kapısı’nda kale duvarı yanında birbirine bitişik sekiz dükkan
  12. Galata’da Yanıkkapı’da bir ev
  13. Galata’da Yanıkkapı’da kilise bahçesi yanında bir ev
  14. Beşiktaş’ta büyük bir konak
  15. Beşiktaş’ta deniz kenarında kendi oturduğu büyük konak ve 25.000 kuruş nakit para

Yukarıda sayılanlardan başka, medresede yatılı bulunacak olan 12 öğrenci ile diğer gündüzlü öğrencilerin faydalanmaları için 20 cilt kitap da vakfetmiştir. Hayrettin Paşa; akarlardan alınacak kira bedelleri ve nakit paranın aşağıdaki gibi harcanmasını vasiyet etmiştir.

  • Medresenin dar-ül hadis odasında haftada iki gün Tefsir-i Şerif dersi verilmesini ve bu maksatla eğitmene gündelik 50 akçe ödenmesini
  • 12 öğrencinin yatılı kalması ve her bir öğrenciye günde beş akçe verilmesini
  • Miras bıraktığı 20 cilt kitaba bakmak üzere kütüphane memuru tayin edilmesini ve gündelik bir akçe verilmesini
  • Medresedeki şadırvana su çekmek için bir kişinin tayin edilmesini bu kişiye günde iki akçe verilmesini
  • Medresedeki tuvaleti temizlemek ve her gece önünde kandil yakmak için bir kapıcı tayin edilmesini ve günde iki akçe ile ayda iki okka zeytinyağı verilmesini
  • Vakfettiği akarlarını yazmak üzere bir katip tayin edilmesini ve günde iki akçe verilmesini
  • Kiraları toplamak üzere tahsildar tayin edilmesini ve günde altı akçe verilmesini
  • Vakıflar için mutemet tayin edilmesini ve günde üç akçe verilmesini
  • Vakıflar için nazır tayin edilmesini ve günde beş akçe verilmesini
  • Beşiktaş’taki Tekerlek Mustafa Efendi camiinin imam ve müezzinine günde ikişer akçe verilmesini
  • Medrese civarında yaptırmış olduğu aşhanede, ölümünden sonra her Cuma ve Pazartesi geceleri öğrencilere pilav ve zerde dağıtılmasını ve aşçılara dörder akçe verilmesini
  • Ölümünden sonra her gece baş ve ayak uçlarında birer kandil yakılması için bir türbedar tayin olunmasını ve günde iki akçe ve her ay iki okka zeytinyağı verilmesini
  • Vakfa mütevelli olacak kimseye günde yirmi akçe verilmesini
  • İstanbul’un zenginlerinden ve dini bütün bir kimsenin vakfa denetçi seçilmesini ve kendisine her yıl altıyüz akçe verilmesini

Bundan başka gerek medrese ve müştemilatı ve gerekse sair akarları eskidikçe, elde mevcut akar kiralarının fazlası ile bunların onarılmasını ve yine artacak olan paranın yarısı ile yeniden akarlar yaptırılmasını, diğer yarısının tekrar yarısı ile görevlerinde başarı gösterenlerin gündeliklerine zam yapılmasını ve geri kalanla da medresede okuyan öğrencilere diğer günlerde de yemek verilmesini vasiyet etmiştir. Bugün Beşiktaş vapur iskelesi yanındaki türbesi etraftaki yüksek binalardan ve karmaşadan yeterince fark edilememektedir. Bu türbenin yapılışı vasiyetnamede şöyle yer almaktadır:... Ve yine kasaba-i Beşiktaş’ta Deve Meydanı tabir olunan meydana kendu cesedim defnolunması için müceddeden bina eylediğim türbe-i şerifime bu dar fenadan serayi bekaya rıhlet eylediğimde, cesedimi defnidüp bir salih kimesne türbedar nasp ve tayin olunup kabrimin üzerinde beher leyl ikişer kandil füruzan oluna ve türbenin cevanip erbaasına ve evlatların defn oluna..

Bugün aynı meydanda türbesinin yakınında Hayrettin Paşa’nın çok güzel bir anıtı bulunmaktadır. Bu anıt, Barbaros Hayreddin Paşa’nın anısına 1943’te ünlü heykelciler Ali Hadi Bara ile Zühtü Müridoğlu tarafından yapılmıştır. Heykelin arkasında Yahya Kemal Beyat’lının şu dizeleri yazılıdır:

Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?

Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!

Adalar`dan mı? Tunus`dan mı, Cezayir`den mi?

Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi

Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;

O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?

Ruhu şad olsun. O da, Turgut Reis gibi Batı literatürüne girmiştir. Maalesef, bizler onu yeterince tanımıyoruz. Onu milletimize tanıtmak ve anısını yaşatmak için yeterince gayret etmiyoruz. Akademik seviyede araştırılmış ve bir Türk tarafından kaleme alınmış Barbaros Hayrettin ve Turgut Reis hakkında kitabımız var mı, yoksa yine onları Batılı yazarlardan öğrenmeye devam mı edeceğiz?


[1] Bu yazının hazırlanmasında Emin Yakıtal’ın Deniz Mecmuasının 1945 yılı 375 nci sayısında yayınlanan Büyük Amiral Hayrettin Barbaros’un Vakfiyenamesi adlı makalesinden faydalanılmıştır.

[2] İnebahtı yenilgisi öncesi donanma sefere çıkarken ilk defa Barbaros’un türbesi ziyaret edilmemişti.

[3] Kaynak: Yılmaz Öztuna Büyük Türkiye Tarihi

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053

Gürcistan, yumuşak kıvrımlı ulu dağların ve bu dağlar arasındaki vadilerde gürül gürül akan nehirlerin ülkesi. İnsanın diline Kafkasların İsviçre’si demek geliyor. Ama hiçbir zaman İsviçre kadar huzurlu olmadığını hatırlayınca vaz geçmekten başka çare kalmıyor. Onlarca dil veya lehçenin onlarca fark...;

Editör: Dalia Ghanem - Türkiye'nin dünyanın çeşitli bölgelerindeki ayak izi genişlemiştir. Bu durum, sadece ekonomik anlamda değil, ülkenin eğitim girişimleri veya Afrika, Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Batı Balkanlar'daki izleyiciler arasında Türk televizyon dizilerinin popülaritesi gibi yumuşak gücü...;

Ekonomik güvenlik bireylerin, toplulukların ve ülkelerin ekonomik istikrar ve refahını koruma yeteneğini ifade etmektedir. Bu kavram makroekonomik faktörler, istihdam güvenliği, gelir güvenliği, finansal istikrar ve ticaret dengesi gibi boyutları içermektedir. Ekonomik güvenlik, aynı zamanda ekonomi...;

Son yıllarda küresel siyasette güç dengelerinde ki önemli değişimlerin Körfez siyasetine yansımakta ve bölgesel güvenlik haritasını yeniden şekillendirmekte olduğu görülmektedir. Bu dinamizm çerçevesinde gerçekleşen önemli gelişmeler uzun vadede değişim için bir potansiyel oluşturmakla birlikte deği...;

Ertuğrul’un 1889 Japonya ziyareti, sıradan bir nezaket ve diplomatik ziyaret değildir. Bu ziyaret, kıta Avrupası, Orta Asya, Uzakdoğu, Pasifik ve Ortadoğu’daki güç mücadelesinin zorunlu kıldığı bir ziyarettir. Ertuğrul gemisi, geri dönemese de bu seyahat, günümüze kadar devam eden, son derece kalıcı...;

Küresel hegemonya mücadelesi giderek sertleşirken jeopolitik saiklerin daha akışkan olduğu yeni bir döneme giriliyor. Bu yeni dönemde jeopolitik dinamikleri yeniden şekillendirmeyi planlayan iddialı projeler, stratejik pozisyon almak için uygun bir konjonktür yaratmayı hedefliyor. Bu projeler arasın...;

Napolyon Bonapart'ın yeğeni III. Napolyon, 1852'den 1870'e kadar Fransa'yı yönetti. Onun dış politikası, askeri maceracılık, diplomatik manevralar ve yurtdışında Fransız nüfuzu kurma girişimlerinden oluşmuştur. Kısaca III. Napolyon’un dış politikası hırs ve çelişkinin bir karışımıydı.;

Beck’in “Risk Toplumu“ adını verdiği sistemde bireyler artık modernleşen dünyada artan ekonomik, ekolojik ve biyolojik tehditlerle mücadele etmekte ve bu yüzden bireylerin yaşam memnuniyetleri düşmektedir. Ayrıca iklim kriziyle birlikte değerlendirildiğinde yaşam memnuniyetinin bireylerin kendilerin...;

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.