“Anastas Mum Satsana”

Makale

Kıbrıs’ta işlerin yeniden sarpa sarma ihtimaline üzülmek mi lazım? Sevinmek mi? En iyisi tepkisiz beklemek. Gözümü açtım Kıbrıs, bu yaşa geldim yine Kıbrıs. Ama hiç kuşkusuz bu haliyle Kıbrıs,...

Kıbrıs’ta işlerin yeniden sarpa sarma ihtimaline üzülmek mi lazım? Sevinmek mi? En iyisi tepkisiz beklemek. Gözümü açtım Kıbrıs, bu yaşa geldim yine Kıbrıs. Ama hiç kuşkusuz bu haliyle Kıbrıs, 1950, 60 ve 70 li yıllardan daha iyi bir durumda. En azından acil bir güvenlik sorunu yok. Ama karşılıklı güvensizlik berdevam. Şimdi bir kez daha çocukluk yıllarıma geri dönüp, Kıbrıs’ın o sıkıntılı günlerini ve yıllarını hatırladım. Bir de tersinden de aynı şekilde okunan tekerlemeyi. Tabii bunun nedeni Anatasiadis’in tutumu.


Dibine Işık Vermeyen Mum

Eğer birleşme umudu, Kıbrıs’ın AB ye katılımından önce gerçeğe dönüşseydi, iki tarafın da kazancı simetrik olacaktı. Hatta, hatta adanın güney yakasının işgücü ve toprak ihtiyacı, kuzey yakasının AB ile bütünleşme hayallerine şerbet verirken Helsinki zirvesi ile elde edilen ivme, sadece Güney Kıbrıs’ı AB üyeliğine koşturmakla kalmasaydı, bugün durum başka olabilirdi. Ama işte Kıbrıs AB üyeliğini, Helsinki zirvesinden 6 yıl sonra aldı. Sonra hiç bir siyasi hesap tutmadı. Tutamazdı da. KKTC vatandaşlarına pasaport veren AB üyesi Kıbrıs, zaten kendisi kazanmış, üstelik beklentilerin üzerinde ve bireysel düzeyde kazandırmıştı. Şimdi Anastasiadis’e söylenecek şey yine dön dolaş “Anastas mum satsana!“ olabilir ki, satır aralarında, hala atlanan ortak çıkarlar varsa ve gün ışığında bile farkedilmiyorsa, bari mum ışığında görülsün.


Köprüyü Geçene Kadar Ayıya Dayı Hesabı

Güney Kıbrıs, AB ile birleşme köprüsünü geçene kadar, birleşmenin iyi bir şey olacağına ikna olmuş gibi gözükse bile, daha 2000 li yılların başındanitibaren, Kıbrıs Rum kesiminin, birleşmeden olan çıkarının, Kıbrıs Türklerinden daha az olacağını biliyor ve söylüyorlardı. Kıbrıs Rum’larının, kuzeyde kalan mülklerine yeniden kavuşması mıydı işin hassas tarafı? Evet böyle bir romantik beklenti hep vardı ve hep olacaktır. Ama zaten en fazla sorun alanı burada değil miydi? Kaldı ki aradan geçen 43 yıllık geniş bir zaman diliminde, ata mülklerine kavuşmak yerine, kaybettikleri üzerine, şiirler, romanlar kaleme alsalar, festivallere filmler yollasalar hala dünyada daha fazla dikkat çekip, rant toplayabilirler. Onun için 2005 de bir ayıya dayı, dayı diyerek girdikleri AB, Kıbrıs Rumlarında ne müdana, ne de motivasyon bırakmadı. Çözümsüzlükten AB sorumlu.


Bugünü “Mumla Şamdanla Aramak“ da Var

Demek istediğim o ki, romantik hayalleri süslemek için atılacak adımlarla, Kıbrıs’ın her iki yakası da, gelecekte bugünü mumla, şamdanla arayacağını düşünüyor olmasa, zaten birleşmenin önüne adım başı engel çıkmazdı. Şimdi tam el sıkıştılar uzlaşma yakın derken ENOSİS romantisizimi, güven yoksunluğunun bir başka tezahürü. Bugün geldiği şekli ile buna “megalo idea“ demek kolay değil belki. Ama zor zamanlarda yürekleri yelpazelemenin yolu, ya milliyetçilik veya kilise koridorlarından geçerek ana karayla buluşma meşalesini yakmaksa, KKTC de hala kutladığı Temmuz kurtuluşunu yeniden kutsamaya çevirir tabii.


Birleşme ve Federasyon Kıbrıs’a Ne Kaybettirir, Ne Kazandırır?

Geçtiğimiz Ocak ayının 9 ve 12. günleri arasında Cenevre’de etrafında toplanılan masanın tam ortasında iki bölgeli federasyon mu vardı? Emin değilim. Çünkü Rum kesimi, KKTC ile birlikte oluşturulacak, olası bir federasyon’un, Kıbrıs’ın Avro bölgesinde kalma imkanını ortadan kaldıracağını düşünmekteydi. Bu tedirginliğini hem IMF, hem de AB çevrelerinin desteklediğini söylemek de hatalı olmaz.

Evet birleşme ile Kıbrıs, tüm ada olarak etrafını çevreleyen mavi denizin dibindeki kaynakları tartışmasız kullanabilme şansına kavuşabilir. Ancak Rum kesimi biliyor ki bunun için önce Türkiye’nin kendi Akdeniz Münhasır Ekonomik Bölgesini(EEZ) belirlemesi ve birleşme halinde artık haklarını savunmayacağı, savunamayacağı, Kuzey Kıbrıs Federe Devleti ile olabilecek pürüzleri önceden çözmesi gerekmektedir. Bu tesbitte de haksızlık olduğunu söylemek hatalı olur.

Tabii bütün bu maddi pürüzlerin ötesinde, bir de Birleşik bir Kıbrıs’ın geçmişin Lübnan’ı ile Bosna Hersek’e benzemesi olasılığının, Türk kesiminin olduğu kadar, müddet-i ömründe sadece ve sadece barış solumuş olan Rum kesiminin genç insanlarında da endişe yarattığını düşünmek için her neden var. Bırakalım böyle kalsın bu nedenle ehven-i şer bir yaklaşım.


ENONİS Ancak Yadsıya kadar Yanacak bir Mum

Anantas’ın değil ama Anastasiadis’in mumu ancak yadsıya kadar yanar. Çünkü, köşeye sıkışıp, en tehlikeli ateşe uzaıyor ve ENOSİS gibi tehlikeli bir oyuncağı bahane ediyor. Gizli endişelerini, bu ateşin dumanı ile gölgelemeye çalışıyor. Tabii çıbanın başında bir de AB var. AB Kuzey Kıbrıs’ın üyeliğini askıda bırakan protokolu, iptal edip, KKTC yi de üyeliğe davet etse, hepsi değil, bir pürüzün etkisi ortadan kalkar. Bunu yapmadıkça, çözümsüzlükten bence Yeşil adanın iki yakası ve Türkiye’den çok daha fazla, AB sorumludur. Ama bütün bu engelleri gördükçe, ben uzaktan belki Kıbrıs’ta tek çözümün zaten çözümsüzlük olduğunu düşünüyorum.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2700 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 636
Asya 98 1074
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1375 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 604
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2043 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2043

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Yeni Dengeler, Yeni Roller, Yeni İttifaklar“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği olarak ...;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu “Geleceğin Güvenlik Ekosistemi ve Stratejik Dönüşüm için Ortaklık“ ana teması altında TASAM Afrika Enstitüsü ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapıl...;

4. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2022; “Asya Yüzyılı, Denizci Devlet Ekosistemi ve Mavi Gezegen“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022’de Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt-etkinliği olar...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Post-Güvenlik, Dijital Devrim, Döngüsel Ekonomi ve Siber Ekosistem” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği ...;

Bu konferansın teması; "Post-Güvenlik İkilemler, Entegrasyonlar, Modeller ve Asya". İçinde bulunduğumuz zaman düşünüldüğünde gerçekten uygun bir tema. Çünkü ilgili ulus-devletlerimizin ulusal güvenliğine yönelik tehditler, üç kattan fazla artarak karmaşık güvenlik ikilemlerini ortaya çıkarmaktadır.;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik İkilemler, Entegrasyonlar, Modeller ve Asya“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03-04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham...;

Güvenlik ihtiyacı; temel insan haklarından biridir ve yalnızca çok yönlü kaynaklara ve tehdit biçimlerine karşı korunmayı değil, aynı zamanda tüm tebaa için tek bir devlette yaşama araçlarının mevcudiyetini de içermektedir. ;

Türkiye; büyük ekonomisi, bölgesel askerî ve siyasi gücüyle Dünya’da eşsiz ve çok önemli bir müttefik olarak ön plana çıkmaktadır. ASELSAN; ülkemizin uluslararası ittifaklarda eşsiz katkılar sunmasına, sınır ve sahillerini tehditlere karşı korumasına, hem savunma hem de sivil alandaki yüksek teknolo...;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.