Gıda Diplomasisi Çalıştayı | SONUÇ RAPORU

Haber

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından yüksek katılım ve yüksek başarı ile gerçekleştirilen “Global Sivil Diplomasi İnşası Zirvesi SİVİL GLOBAL 2016”...

SİVİL GLOBAL PROGRAMI | SEKTÖREL DİPLOMASİ KANALLARI
GIDA DİPLOMASİSİ ÇALIŞTAYI
SONUÇ RAPORU

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından yüksek katılım ve yüksek başarı ile gerçekleştirilen “Global Sivil Diplomasi İnşası Zirvesi SİVİL GLOBAL 2016“ kapsamındaki “Sektörel Diplomasi Kanalları“ altında 22 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da yapılan “Gıda Diplomasisi Çalıştayı“; Zirve’nin “Potansiyelin Keşfi: Kapasite Yönetimi ve Derinleşme“ olarak belirlenen ana temasına hizmet edecek şekilde, uluslararası alanda işbirliği imkânlarının proaktif yaklaşımlarla geliştirilmesine çok yönlü faydalar ve önemli katkılar sunmak üzere oldukça verimli geçmiştir. İlgili uzmanlar, yetkililer, akademisyenler ve STK yöneticilerinin katılımı ile icra edilen Çalıştay’da öne çıkan tespit ve değerlendirmeler özetle aşağıda derlenmiştir:

1- Gıda modern zamanların başlangıcından bu yana diplomasinin önemli unsurlarından biri olmuştur. Tarih boyunca devletler gıda, enerji ve su gibi doğal kaynaklar için rekabet etmiş ya da savaşmışlardır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından gıda ve gıda güvenliği hükümetlerin temel kaygıları arasında yer almıştır.

2- Gıda diplomasisi bir ülkenin besin kaynaklarının; küresel gıda piyasalarını, bunun da ötesinde uluslararası siyasi ve ekonomik ilişkileri etkileme amacıyla kullanılmasıdır.

3- Gıda konusu hakkında insanlar doğru şekilde bilgilendirilmelidir. Gıda tüketimiyle ilgili bilgilendirmenin de konuda uzman kişiler tarafından yapılması önem taşımaktadır.

4- Gıda konusuyla ilgili kavramların birbirine karıştırılmaması gerekir. Gıda güvenliği ve gıda güvencesi birbiri ile karıştırılan kavramlardır. Gıda güvenliği özetle güzel gıda üretmektir. Gıda güvencesi ise gıda üretiminin ülke nüfusuna yetecek oranda olmasıdır.

5- Dünya nüfusundaki hızlı artış, gıda güvenliği sorununu da beraberinde getirmiştir. Artan gıda talebi, enerji ve suya olan talebi de artırmaktadır. Küresel ısınma temelli iklim değişiklikleri bazı bölgelerde kuraklığı, diğerlerinde ise sel felaketlerini tetiklemektedir ve her iki felaket de gıda üretiminde ciddi düşüşlere neden olmaktadır.

6- Açlık ve kötü beslenme, insani kalkınmayı engelleyen en önemli iki nedendir. Bu iki unsur; yaşam hakkını tehdit etmekte, kalkınma için gerekli fırsatları, kısacası, temel insani işlevlerin yerine getirilmesini engellemektedir. Yeterli miktar ve uygun kalitede gıdaya kesintisiz erişilebilmesi, bireylerin gıda satın alma gücüne sahip olmaları, gıda maddelerinin uygun biçimde işlenip depolanması, bireylerin beslenme ve çocuk bakımı gibi konularda gerekli bilgiye, sağlık ve temizlik hizmetlerine rahatlıkla erişebilmesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gıda güvenliğinden söz edilebilir.

7- Günümüzde sadece tarım ve hayvancılık faaliyetlerine dayalı olarak, gelişmesini ve kalkınmasını tamamlamış bir ülkeye rastlamak mümkün değildir. Öte yandan, tarım ve hayvancılığı en fazla sübvanse eden ülkelere baktığımızda da karşımıza ABD ve Fransa gibi gelişmiş ülkeler çıkmaktadır. Bu verilerden yola çıkarak; Türkiye ölçeğindeki ülkelerin tarım ve hayvancılık alanlarında gerekli önlemleri almadıkları takdirde tam anlamıyla gıda bağımlısı ülkeler hâline gelebileceği ifade edilebilir. Bu da, herhangi bir kriz durumunda bu ülkelerin dış politikalarının gıda alanında güçlü ülkelerin kontrolüne girebileceği anlamına gelmektedir.

8- Gıda güvenliğini geliştirmek adına sorunlar ve riskler tespit edilmeli ve düzenleyici kanunlar oluşturulmalıdır.

9- AB ile yürütülen gıda güvenliği projeleri şimdiden iyi sonuçlar vermeye başlamıştır ve gelecek için de ümit vadetmektedir. Bu çalışmaların sayısı artırılmalıdır.

10- Türkiye’de bir gıda güvenliği otoritesi kurulmalıdır.

11- Türkiye’de GDO’lu ürün üretilmemektedir ve biyoteknolojik araştırmalar yasaktır. Ancak Türkiye’de GDO’lu ürün üretilecek ve tüketime sunulacaksa ABD ve AB’nin aksine bunun etikette belirtilmesi gerekmektedir. Böylece seçim, tüketicinin tercihine bırakılmalıdır.

12- Gıda sektöründe denetlenmesi gereken alan fazla ancak denetimci sayısı azdır. Bu nedenle gıda güvenliği eğitimi artırılmalıdır. Gıda mühendisliği bölümleri artırılmalıdır. Kalitenin yükseltilmesi için de bir uzmanlık sınavı uygulanmalıdır.

13- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı enstitülerin altyapılarının güçlendirilmesi ve ar-ge çalışmalarına yönlendirilmeleri gerekmektedir.

14- Türkiye’nin vizyonu; hasta bireyleri, yüksek meblağlar harcayarak kazanmaya çalışmak değil sağlıklı bireyler yetiştirmek olmalıdır.

15- Türkiye’de gıda konuları üzerine çalışan enstitüler yeterince tanınmamaktadır. Aynı zamanda yürütülen projelerden ve sahip olunan imkanlardan bu sektörün içinde olanlar bile genellikle haberdar değillerdir.

16- Hükümetler gıda diplomasisinde ellerini güçlendirmek üzere bir takım politikalar geliştirebilirler ve geliştirmelidirler. Ne var ki, gıda diplomasisinin çözümünde sadece devletler değil ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ve düşünce kuruluşları gibi devlet dışı aktörler de önemli hâle gelmiştir. Uluslararası gıda sorunlarına siyasi ve diplomatik çözümler geliştirilmesinde, başta düşünce kuruluşları olmak üzere çok farklı alanlardan sivil toplum örgütleri de “ikinci kanal diplomasisinin“ bir parçası olarak önemli roller üstlenebilirler. Gıda diplomasisi bağlamında öncelikle diplomatları ve akademisyenleri buluşturan etkinlikler düzenlenmesi, gıda enstitüleri kurulması, hükümet dışı örgütlenmeler ve sivil toplum örgütleri ile ilişkilerin geliştirilmesi, sorunla ilgili özel komisyonların kurulması gibi ilke ve faaliyetlere öncelik verilmesi gerekmektedir.

17- Sonuç olarak, gıda güvenliği ve gıda diplomasisi özetle tanımlanmış, bu konuyla ilgili genel hatlar çizilmiş, gıda güvenliğinin ve diplomasisisin Türkiye’de nasıl geliştirilebileceğine dair öneriler sunulmuştur. Gıda sektöründeki işleyiş, reklam ve gelişmeler ile ilgili belli başlı sıkıntılar belirtilmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. Ne yiyeceğiniz aslında ne olacağınız ve ne yapacağınızla doğrudan ilişkili olduğu için bu alanda örgütlenecek envanterin; gıda diplomasisi perspektifinde Türkiye’nin etkinliğine yaşamsal katkılar sağlayacağı ısrarla tekrarlanmıştır.
22 Nisan 2016, İstanbul
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2702 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 636
Asya 98 1075
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 287
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1376 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 604
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2043 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2043

İran binlerce yıl derinliği olan saygın bir medeniyet beşiği. Orta Asya steplerinde derin etkisi olan bir medeniyet. Türk medeniyetinde en büyük paya sahip olan medeniyet. Ama yalnız bir ülke. Yalnız bir halk. Derin coğrafyası olmayan bir devlet. ;

Çalışma kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz yetki sahalarındaki hak ve menfaatleri, deniz dibi kaynaklarına erişim ve enerji arz güvenliği konularında atması gereken adımlar incelenmiştir.;

1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra Amerikan hegemonyasının zirve dönemi başlamıştı. Amerikan kibrinin doruk noktası, tüm Orta Doğu'yu yeniden inşa edebilmeyi umduğu 2003 yılındaki Irak'ın işgaliydi. Bu dönemdeki tek kutupluluk derecesi tarihte nadirdir. ;

Bu tarihî ve güzel şehir İstanbul, uzun zamandır Batı ile Doğu'yu birbirine bağlayan köprü olarak bilinir ve umarım bu etkinlik, müreffeh ve gelişmiş bir bölgeye ulaşmak için İstanbul Boğazı'nın iki tarafını daha iyi anlamaya yardımcı olur.;

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Yeni Dengeler, Yeni Roller, Yeni İttifaklar“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği olarak ...;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu “Geleceğin Güvenlik Ekosistemi ve Stratejik Dönüşüm için Ortaklık“ ana teması altında TASAM Afrika Enstitüsü ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapıl...;

4. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2022; “Asya Yüzyılı, Denizci Devlet Ekosistemi ve Mavi Gezegen“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022’de Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt-etkinliği olar...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Post-Güvenlik, Dijital Devrim, Döngüsel Ekonomi ve Siber Ekosistem” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği ...;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...