Türkiye’de Etnik Siyaset Ve Terör

Kategori Seçilmedi

Prof. Dr. Hasret Çomak, TASAM Bahar Konferansları kapsamında 8 Nisan 2006 Cumartesi günü TASAM konferans salonunda

Türkiye; 1966 yılında imzalanan ve 1976 yılında yürürlüğe giren BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile BM Sosyal, Ekonomik, Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ni “ Lozan’daki yorum beyanı ve rezerv“ hakkını saklı tutarak 2003 yılında onaylamıştır.

Avrupa Konseyi tarafından 1995 yılında düzenlenmiş olan ulusal Azınlık Çerçeve Sözleşmesi. Azınlığın tanımı yapmamıştır.

“Ne mutlu Türküm Diyene“ diyen herkes hiçbir etnik kökene bakılmaksızın bu ülkenin ortak ve eşit vatandaşıdır.

Anayasa Mahkemesi; Anayasanın 66 / 1’incı maddesi; “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür“ ilkesini; DEP Kararında yorumlarken, vatandaşlık ve ulusal kimliğin, “vatandaşların etnik kökenlerini yadsıma anlamına“ gelmediğini vurgulamıştır.

Mahkemeye göre, bu konudaki yasal düzenlemelerin amacı; “ ülkedeki farklılıkların ve bunların dil ve kültürlerinin yasaklanması“ değildir . “Yasaklanan kültürel farklılıkların ve zenginliğin belirtilmesi“ olmayıp, bunların Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde azınlık yaratarak , ulus bütünlüğünün bozulması ve buna bağlı olarak AYRIMLARA dayanan yeni bir devlet düzeninin kurulması amacı ile kullanılmasıdır .

Avrupa Konseyi’nin 1992 tarihli Bölge yada Azınlık Dilleri Avrupa Sözleşmesi ile 1995 tarihli ulusal azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi gereğince; hiçbir zaman azınlık hakları; devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne karşı ileri sürülemeyecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3’üncü maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçe’dir. Bu hüküm değiştirilemez ve hükmün değiştirilmesi teklif edilemez. Bu nedenle ikinci bir dil, resmi dil olarak kabul edilemez ve edilmeyecektir.

Türkiye’de ayrımcılığa dayanan ve yönelen kültürel kimliklerin tanınması istemleri "bölücülük" niteliğindedir.

“ Azınlık Yaratmak“, ülkenin bölünmez bütünlüğü ve üniter devlet ilkeleri ile çatışmaktadır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2000 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2000

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.